sail - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sail

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "sail" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
sail v. denize açılmak
sail n. yelkenli
sail n. yelken
General
sail v. uçmak
sail v. yelkenli ile gitmek
sail v. gururla hareket etmek
sail v. havada uçurmak
sail v. gemi ile yol almak
sail v. kullanmak (gemi)
sail v. gemi ile gitmek
sail v. havada süzülmek
sail v. yüzdürmek
sail v. gemi ile yola çıkmak
sail v. süzülmek
sail v. seyretmek
sail v. yelkenliyle gitmek
sail v. üzerinde seyretmek
sail n. yelkenli gemi
sail n. denize açılma
sail n. yeldeğirmeni kanadı
sail n. gemi ile yolculuk
sail n. deniz yolculuğu
sail n. kanat (yel değirmeni)
sail n. kanat (değirmen)
sail n. yelken
sail n. seyir
Colloquial
sail v. yelken yapmak
Technical
sail v. bir tekne veya gemiyle suda hareket etmek
sail n. yelken
Marine
sail v. denizde yol almak
sail v. gemi ya da yelkenli ile gitmek
sail v. yelkenli gemi ile gitmek
sail v. sefere çıkmak
sail v. yelken açmak
sail v. yelkenli kullanmak
sail v. gemi kullanmak
sail n. denizaltı yelken kısmı
sail n. rüzgarı yakalamak üzere teknelerin direklerine takılan büyükçe kumaş parçası
sail n. deniz yolculuğu
sail n. yelkenli gemi yolculuğu
Astronomy
sail n. yelken (takımyıldızı)

Bedeutungen, die der Begriff "sail" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 171 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
go in full sail v. pupa yelken gitmek
sail under false colors v. olduğundan başka türlü görünmek
sail away v. uzaklara yelken açmak
sail in v. söze karışmak
sail in v. girmek
sail at a great distance from the lande v. açıktan gitmek
set sail v. yelken açmak
make sail v. sefere çıkmak
sail into v. azarlamak
strike sail v. yelkenleri mayna etmek
sail with the wind on the quarter v. apazlamak
sail into v. fırça atmak
hoist sail v. yelken açmak
sail from the shore v. kıyıdan açılmak
sail a boat v. tekne kullanmak
break out a sail v. yelken açmak
sail from some place to some place else v. yelken açmak
reef a sail in v. camadan vurmak
sail up a river v. nehirden yukarı doğru gitmek
sail a sailboat v. yelkenli sürmek
sail a sailboat v. yelkenli kullanmak
full sail n. pupa yelken
lateen sail n. üçgen yelken sereni
studding sail n. cunda yelkeni
wind sail n. manika
square sail n. kare yelken
under sail adv. yelkenler fora olarak
under sail adv. yelkenlen fora olarak
under sail adv. seyir halinde
under sail adv. yelkenleri fora edilmiş olarak
Phrasals
sail along (something) v. boyunca gitmek
sail through v. bir işi kolayca yapmak
sail into v. birine sözle saldırmak/dil uzatmak
sail for some place v. -e yola çıkmak
sail in v. (tekneyle) girmek
sail against something v. (rüzgara vb) karşı yelken açmak/gitmek
sail around v. (tekne ile) gezmek
sail for some place v. -e yelken açmak
set sail for v. -e yelken açmak
sail into v. tekneyle/gemiyle/uçakla bir yere girmek
sail into v. tekneyle/gemiyle/uçakla varmak
sail into v. paldır küldür girmek/dalmak
sail into v. umursamaz bir tavırla girmek/içeri dalmak
sail into v. lakayt bir şekilde girmek/içeri dalmak
sail into v. elini kolunu sallayarak içeri girmek/dalmak
sail into v. soğukkanlı bir tavırla içeri girmek/dalmak
sail into someone or something v. tekneyle/gemiyle birine veya bir şeye çarpmak
sail into someone or something v. tekneyle/gemiyle birine veya bir şeye bindirmek
sail into someone or something v. birine/bir şeye çarpmak
sail into someone or something v. birine/bir şeye bindirmek
sail into v. suyun üzerinde seyrederek bir yere gelmek/varmak
sail into v. gemi, tekne ile bir yere gelmek/varmak
sail into v. içeri süzülmek
sail into v. içeri sızmak
Proverb
hoist your sail when the wind is fair su akıyorken testiyi doldur
hoist your sail when the wind is fair su akarken testiyi doldurmalı
Idioms
make sail v. seyahate çıkmak
sail right through something v. çabucak bitirmek
sail into v. lafa karışmak
hoist your sail when the wind is fair v. koşullar uygun olduğunda harekete geçmek
sail under false colours v. olduğundan farklı göstermek
sail in v. lafa karışmak
sail under false colors v. olduğundan farklı göstermek
sail under false colors v. kuzu postuna bürünmek
sail into v. söze karışmak
sail in v. söze karışmak
sail close to the wind v. riskli işler yapmak
sail close to the wind v. tehlikeyi göze almak
sail close to the wind v. tehlikeli sularda yüzmek
sail right through something v. (kanun tasarısını vb) hemen geçirmek
set sail for new horizons v. yeni ufuklara yelken açmak
sail right through something v. (tekneyle vb) bir yerden geçmek
sail near the wind v. denizde rüzgara karşı yol almak
sail near the wind v. denizde rüzgarın geldiği yöne doğru gitmek
sail near the wind v. orsasına seyretmek
sail near the wind v. tehlikeli sularda yüzmek
sail near the wind v. tehlikede/risk alarak hareket etmek
Insurance
not fit to sail on the sea adj. denize elverişli olmayan
Technical
balloon sail n. balon yelken
square sail n. dört köşe seren yelkeni
legof mutton sail n. latin yelkeni
wind sail n. yel değirmeninin yelkeni
Automotive
sail panel n. arka cam panosu
sail panel n. c direği
Marine
bring a sail to v. (yelkeni) serene bağlamak
flatten a sail v. baş ve kıç istikametinde yelken açmak
haul home the sheets of a sail v. iskota yakasını palanga makarasına yakın bir şekilde vira etmek
heave out a sail v. yelken açmak
make sail v. yelkenleri daha fazla açmak
point a sail v. yelkenin yönünü ayarlamak
sail fine v. rüzgara mümkün olduğunca yakın yelken açmak
sail free v. serenler kapalı yelken açmak
sail on a rhumb v. her meridyenle aynı açıyı yapan hattı takip ederek tek bir rotada yelken açmak
set a sail v. yelken açmak
set sail v. yelkeni fora etmek
shorten sail v. yelkeni aşağı indirmek
strike sail v. zayıf olduğunu kabul etmek
touch a sail v. kıç yelken dış yakası sallanacak kadar yelken açmak
set sail v. denize açılmak
sail free v. hemen hemen rüzgara karşı yelken açmak
shorten sail v. yelkeni kısmen indirmek
set sail v. yola çıkmak
set sail v. işe koyulmak
set sail for v. denize açılmak
be ready to sail v. harekete hazır olmak
sail close to the wind v. orsasına seyretmek
sail close of the wind v. orsasına seyretmek
be about to sail v. sefere çıkmak üzere olmak
sail in the wind's eye v. rüzgarın gözüne karşı gitmek
clue down a sail v. sereni aşağıya çekmek
set sail v. sefere çıkmak
make sail v. sefere çıkmak
sail before the wind v. pupa yelken gitmek
crowd on sail v. tüm yelkenleri açmak
pack on sail v. tüm yelkenlerini açmak
set sail for v. yelkenliyle hareket etmek
get under sail v. yelken açmak
make sail v. yelken açmak
sail to v. yola çıkmak
stow the sail v. yelkeni sarmak
spill the sail v. yelkeni boşaltmak
set sail for v. yelken açmak
go for a sail v. yelkenliyle gezintiye çıkmak
clap on sail v. yelkenleri açarak hızlanmak
go under sail v. yelken açmak
take a sail v. yelkenliyle gezintiye çıkmak
be under sail v. yelkenleri fora etmek
reef the sail v. camadan vurmak
reef a sail in v. fazla rüzgara karşı yelkeni kasmak
reef in the sail v. camadan vurmak
topgallant sail n. babafingo yelkeni
main sail n. ana yelken
drag sail n. bir yelkenden yapılan deniz feneri
studding sail n. cunda yelkeni
drag sail n. deniz demiri
square sail n. dört köşe seren yelkeni
storm sail n. fırtına yelkeni
top sail yard n. gabya yelkeninin sereni
sail yard n. gabya yelkeninin sereni
sun sail n. güneşlik
lateen sail n. gemilerin ana direğiyle 45* açı yapan üç köşeli yelken
sail twine n. ispavlo
lower studding sail n. iskopomar yelkeni
corner of edge of a sail n. kenar
top gallant studding sail n. kordeliçin yelkeni
wind sail n. makine
lateen sail n. latin yelken
mizzen top gallant sail n. mizan babafingo yelkeni
mizen top gallant sail n. mizan babafingo yelkeni
foretop top sail n. pruva gabya yelkeni
foretop-top gallant sail n. pruva babafingo yelkeni
sail drive n. saildrive
full sail n. pupa yelken
under a crowd of sail n. tüm yelkenler fora halde
leg of-mutton (sail) n. üç köşeli yelken
fore sail n. veleistralye yelkeni
fore topmast stay sail n. veledibarka
forestay sail n. veledi barga
sail surface n. yelken alanı
studding sail n. yardımcı yelken
corner of edge of a sail n. yaka
sail loll n. yelkenlerin yapıldığı veya onarıldığı yer
sail plan n. yelken planı
studding sail boom n. yan çubuğu
sail-cloth n. yelken bezi
under sail adj. seferde
ready to sail adj. yola hazır (gemi)
under sail adv. seyir halinde
Agriculture
sail reaper n. kanatlı orak makinesi
sail reaper winged harvester n. kanatlı orak makinesi
Sport
sail-off n. yelken yarışı finali