hızla - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hızla



Bedeutungen von dem Begriff "hızla" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 81 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hızla rapidly adv.
hızla quickly adv.
hızla swiftly adv.
General
hızla like a house on fire n.
hızla quick adj.
hızla like a flash adv.
hızla hard adv.
hızla like a lightning adv.
hızla by leaps adv.
hızla apace adv.
hızla like a blue streak adv.
hızla by leaps and bounds adv.
hızla like a streak adv.
hızla speedly adv.
hızla in nothing flat adv.
hızla leapingly adv.
hızla post-haste adv.
hızla flat out hell-for-leather adv.
hızla at the rate of adv.
hızla slap-bang adv.
hızla fast adv.
hızla at a rapid clip adv.
hızla at a good clip adv.
hızla slap adv.
hızla in a flash adv.
hızla pronto adv.
hızla at a clip adv.
hızla double-quick adv.
hızla post adv.
hızla vanishingly adv.
hızla at a fast pace adv.
hızla in double time adv.
hızla tantivy adv.
hızla like a shot adv.
hızla sharply adv.
hızla promptly adv.
hızla like greased lightning adv.
hızla lickety-split adv.
hızla posthaste adv.
hızla swimmingly adv.
hızla speedily adv.
Phrases
hızla like a bat out of hell
Colloquial
hızla at a rate of knots
hızla like greased lightning
hızla at short notice
hızla quicker than you can say Jack Robinson
hızla nineteen to the dozen
Idioms
hızla off like a shot
hızla like the wind
hızla like stink
hızla beat the band
hızla mile a minute
hızla in nothing flat
hızla quick as greased lightning
hızla in leaps and bounds
hızla like wildfire
hızla in great haste
hızla to beat the band
hızla like it was going out of style
hızla in jig time
hızla at a rate of knots
hızla quick as lightning
hızla two shakes of a lamb's tail
hızla by leaps and bounds
hızla at a fast clip
hızla like a bat out of hell
hızla at a good clip
hızla at the stroke of a pen
hızla like nobody's business
hızla like greased lightning
hızla like hell
hızla in no time flat
Speaking
hızla before you can say knife
hızla before someone can say something
hızla before someone know it
Technical
hızla rapidly
British Slang
hızla like shit off a stick
hızla sharpish
hızla like shit off a shovel
hızla like the clappers
hızla like a rat up a drainpipe

Bedeutungen, die der Begriff "hızla" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 441 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hızla koşmak dash v.
General
(bulut) hızla gitmek scud v.
(yumurta vb) hızla götürmek whisk v.
ayaklarını hızla yere vurmak stamp v.
aynı hızla uzunca bir süre gitmek cruise v.
bir yana yatmak (hızla giderken) careen v.
birden hızla çekmek yank v.
birini hızla götürmek whirl someone off v.
birini hızla götürmek whirl someone away v.
birini kapıp hızla götürmek whirl someone away v.
birini kapıp hızla götürmek whirl someone off v.
büyük bir hızla geçmek whirl v.
büyük bir hızla geçmek flash v.
büyük bir hızla yayılmak spread like wildfire v.
-de hızla yayılmak sweep through v.
dik bir tepeden hızla kaymak schuss v.
dikine büyük bir hızla düşmek plunge down v.
düşmek (dikine ve büyük bir hızla) plummet v.
düşmek (dikine ve büyük bir hızla) plunge down v.
görünüp hızla kaybolmak flash v.
hızla akmak rush v.
hızla akmak course v.
hızla akmak flush v.
hızla artmak soar v.
hızla artmak gather steam v.
hızla artmak gain steam v.
hızla artmak (ticaret) boom v.
hızla atılmak hurtle v.
hızla atmak pant v.
hızla atmak hurtle v.
hızla atmak fling v.
hızla atmak hurl v.
hızla ayağa kalkmak stand up too fast v.
hızla ayrılmak leave promptly v.
hızla ayrılmak leave rapidly v.
hızla ayrılmak leave quickly v.
hızla ayrılmak leave swiftly v.
hızla bitirmek dispatch v.
hızla büyümek mushroom v.
hızla çarpmak slam v.
hızla çarpmak bang v.
hızla çekmek yank v.
hızla çekmek draw away v.
hızla çevirmek twirl v.
hızla çıkarmak whisk v.
hızla çıkarmak whip off v.
hızla çoğalmak proliferate v.
hızla değişmek change dramatically v.
hızla değişmek change rapidly v.
hızla döndürmek twirl v.
hızla döndürmek whirl v.
hızla dönmek whirl v.
hızla dönmek twirl v.
hızla düşmek fall out of bed v.
hızla düşmek hurtle v.
hızla fırlatmak hurtle v.
hızla geçip gitmek chase v.
hızla geçip gitmek rip v.
hızla geçmek flit v.
hızla geçmek shoot ahead of v.
hızla geçmek shoot v.
hızla geçmek streak v.
hızla geçmek whish v.
hızla geçmek move along rapidly v.
hızla gelişmek develop rapidly v.
hızla gelişmek progress rapidly v.
hızla gelişmek grow rapidly v.
hızla gitmek scud v.
hızla gitmek spin along v.
hızla gitmek streak v.
hızla gitmek speed v.
hızla göz atmak skim v.
hızla göz atmak sneak a peek v.
hızla göz gezdirmek skim v.
hızla iflas etmek (işyeri) crash v.
hızla ilerlemek press forward v.
hızla ilerlemek scuttle v.
hızla ilerlemek gather steam v.
hızla ilerlemek gain steam v.
hızla ilerlemek sweep v.
hızla ilerlemek dash v.
hızla ilerlemek forge ahead v.
hızla inmek spiral downwards v.
hızla iyileşmek recover quickly v.
hızla kaçmak scurry v.
hızla kapanmak clap v.
hızla karıştırmak jactitate v.
hızla koşmak sprint v.
hızla koşmak scamp v.
hızla not düşmek jot down v.
hızla okumak peruse v.
hızla öne geçmek shoot ahead v.
hızla saçını taramak comb one's hair quickly v.
hızla su akıtmak flush v.
hızla taban yapmak fall out of bed v.
hızla taramak scan over v.
hızla uçmak soar v.
hızla uçurmak hurtle v.
hızla uzaklaşmak hightail v.
hızla uzamak (boy) shoot up v.
hızla ve gururla ilerlemek sweep v.
hızla vurmak bash v.
hızla vurmak throb v.
hızla vurmak swipe v.
hızla vurup ezmek swat v.
hızla yana çekilmek dodge v.
hızla yayılmak sweep v.
hızla yemek snarf v.
hızla yere vurmak stamp v.
hızla yuvarlanmak hurtle v.
hızla yükselmek spiral upwards v.
hızla yükselmek rise rapidly v.
hızla yükselmek soar v.
hızla yükselmek shoot up v.
hızla yükselmek (nüfus vb) boom v.
hızla yürümek walk with a quick step v.
hızla yürümek scuttle v.
kendinden emin bir şekilde hızla yürümek sweep v.
km hızla gitmek drive at (..) km per hour v.
km hızla gitmek drive at (..) km an hour v.
meclisten hızla geçirmek railroad v.
şöhret basamaklarını hızla tırmanmak climb up the celebrity ladder v.
tam hızla koşmak sprint v.
üzerinden büyük bir hızla uçmak fly over something at high speed v.
yanından hızla geçmek zip past someone v.
yolu hızla katetmek make good time v.
(at vb) hızla çıkma bolting n.
alçak hızla tarama low velocity scanning n.
alçak hızla uçuş low speed flight n.
aynı hızla giden bir sürücünün bir süre sonra hızlı gittiğini algılıyamaması velocitization n.
aynı zamanda ve aynı hızla paripassu n.
birden hızla çekme yanking n.
birden hızla yükselme skyrocketing n.
dağdan aşağı hızla ve kontrolsüz inen kar ve buz kütlesi avalanche n.
hızla ancak sağlıksız biçimde kilo vermeyi hedefleyen diyet fad diet n.
hızla çarpan kimse (kapı vb) slammer n.
hızla çıkarılabilen bir kemer türü quick release n.
hızla geçen bir şeyin çıkardığı ses whiz n.
hızla geçme zapping n.
hızla gelen büyük iflas crash n.
hızla gitme scuttle n.
hızla gitme scud n.
hızla gitme scudding n.
hızla kaçma scurry n.
hızla kaçma scurrying n.
hızla kalkınmış kent boom town n.
hızla karıştırma jactitating n.
hızla savrulan şeyin çıkardığı ses swoosh n.
hızla yazılmış transkript rush transcript n.
hızla yazılmış video dökümü rush transcript n.
internet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam superhighway n.
kariyeri hızla yükselen kimse ball of fire n.
kariyeri hızla yükselen kimse go-getter n.
kariyeri hızla yükselen kimse whiz-kid n.
kariyeri hızla yükselen kimse whizz-kid n.
kentsel alanlarda yolcuların yüksek hızla taşınmasına yönelik sistem veya taşıt rapid transit n.
notaları hızla ve kesik çalma arpeggio n.
tam hızla koşma sprint n.
birden hızla yükselen skyrocketed adj.
büyük hızla giden high-speed adj.
hızla artan rapidly increasing adj.
hızla büyüyen fast growing adj.
hızla değişen rapidly changing adj.
hızla geçen flying adj.
hızla gelişen rapidly emerging adj.
hızla gelişen fast-growing adj.
hızla ortaya çıkmakta/gelişmekte olan rapidly emerging adj.
hızla yapılan (iletişim vb) fast-paced adj.
baş döndürücü bir hızla at an unprecedented pace adv.
bu hızla at that speed adv.
bu hızla at this speed adv.
bu hızla at that rate adv.
büyük bir hızla by leaps and bounds adv.
büyük bir hızla posthaste adv.
büyük bir hızla post-haste adv.
büyük bir hızla at a great pace adv.
en yüksek hızla whip and spur adv.
gelişigüzel son hızla tesadüfen at random adv.
hızla giderek at speed adv.
sağa sola hızla hareket ederek flittingly adv.
son hızla at full tilt adv.
son hızla at top speed adv.
son hızla at full steam adv.
son hızla flat out adv.
son hızla at full speed adv.
tam hızla at full steam adv.
tam hızla in full career adv.
tam hızla full-tilt adv.
yavaş bir hızla at a slow rate adv.
Phrasals
(araba vb.) (bir yerden) hızla uzaklaşmak speed away (from something)
(arabalar) vızıldayarak/hızla geçmek buzz along
(bir yeri/yerden) hızla/çabucak/hışımla geçmek steam across (a room)
(birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak grab away
(birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak grab something away from someone
(elbise vb) hızla çıkarmak whip something off
(öne doğru) hızla eğilmek duck down
acele ile/hızla koşmak scurry along
aceleyle/hızla aşağıya inmek/gitmek hurry down to somewhere
bir işe düşünmeden/hızla girişmek plunge in
bir işe düşünmeden/hızla girişmek rush into
bir şeyi (bardak vb) bir yere (masa/sıra) hızla vurmak plop something down
bir şeyi (bardak vb) bir yere (masa/sıra) hızla vurmak plonk something down
bir şeyi (bardak vb) bir yere (masa/sıra) hızla vurmak slap something down
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak jerk something off
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak pull something back from someone
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak jerk something off of someone
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak jerk something away from someone
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak snatch something away from somene
bir şeyi hızla/aceleyle bir yerden geçirmek rush something through
bir şeyin altına hızla/şöyle bir bakmak peek under something
bir uçtan diğerine hızla geçmek streak across something
bir yerden hızla çıkmak charge out
bir yerden hızla çıkmak sweep out of some place
bir yere doğru hızla koşmak break for something
birini bir yerden hızla/aniden çekmek jerk someone out
birini bir yerden hızla/aniden çekmek jerk someoneout of something
boyunca hızla gitmek cannonball along
boyunca hızla gitmek rush along
boyunca hızla gitmek belt along
boyunca hızla gitmek bucket along
boyunca hızla gitmek pelt along
hızla (mektup) yazmak whip (something written) off to someone
hızla artmak soar up
hızla artmak/yükselmek spike up
hızla ayrılmak light out of
hızla ayrılmak light out
hızla birilerini bir yere sokmak hurry someone in to something
hızla çarpmak jar against
hızla çarpmak bump into
hızla çarpmak run into
hızla çarpmak knock against
hızla çarpmak butt against
hızla çekmek tug away (at something)
hızla çıkmak light out of
hızla çıkmak light out
hızla çıkmak dart out
hızla çıkmak dart out
hızla dışarı çıkmak light out
hızla dışarı çıkmak sweep off
hızla dışarı çıkmak pelt out
hızla dışarı çıkmak light out of
hızla döndürmek whip someone around
hızla geçmek putt along
hızla geçmek zip past
hızla geçmek zoom past
hızla geçmek barrel along
hızla geçmek/uzaklaşmak roar away
hızla gitmek charge out
hızla gitmek rush over
hızla gitmek/girmek whip into something
hızla giyinmek crawl in
hızla göz atmak glance over
hızla göz atmak glance through
hızla göz gezdirmek glance over
hızla göz gezdirmek glance through
hızla harcamak blow through
hızla kaçmak breeze out of some place
hızla kaçmak pelt out
hızla kaçmak breeze away
hızla kaçmak hare off
hızla kaçmak breeze off
hızla kapıp/çalıp uzaklaşmak whip something away (from someone)
hızla katetmek pelt along
hızla katetmek bucket along
hızla katetmek cannonball along
hızla katetmek belt along
hızla katetmek rush along
hızla koşmak hare off
hızla not almak scribble away
hızla okumak glance over
hızla okumak glance through
hızla okumak glance down
hızla sıvışmak hurry away
hızla terk etmek dash away
hızla terk etmek light out
hızla terk etmek dash off
hızla terk etmek light out of
hızla tüymek pelt out
hızla/bir çırpıda söylemek rattle off something
hızla/bir çırpıda söylemek rattle something off
hızla/çabucak yapıvermek whip something off
hızla/çabucak yapıvermek whip something out
hızla/koşarak çıkmak run out of some place
hızla/süratle geçmek tear along
şiddetle/hızla sarsmak/sallamak lash something about
üzerinden büyük bir hızla uçmak zoom over something
üzerine hızla bir şey (elbise vb) geçirmek slap something on
vızıldayarak (hızla) geçmek whiz (right) through something
vızıldayarak (hızla) geçmek whiz past someone or something
yanından hızla geçmek brush past someone
yanından hızla geçmek zoom past someone
yanından hızla geçmek brush by someone
Phrases
en son hızla with all possible dispatch
hızla alınacak aksiyonlar actions to be taken quickly
Proverb
hayat (çok) kısa ve (hızla) akıp gidiyor life is short and time is swift
Colloquial
(bir yere) hızla/son sürat (gitmek) hell-bent for leather
(bir yere) hızla/sün sürat (gitmek) hell-bent for
(kan basıncı) hızla düşmek (blood pressure) drop precipitously
hızla açılmak fly open
son hızla flat out
son hızla like blue murder
Idioms
(bir derginin/kitabın) hızla sayfalarını çevirmek flick through something
(hızla) kötüye gitmek go into a tailspin
(kariyeri/sağlığı) hızla kötüye gitmek go into freefall
başını hızla geriye atmak fling one's head back
bir an için hızla bakmak dart a glance at
bir gruba hızla rozet vb göstermek flash something at someone
bir şeyi hızla çevirmek/döndürmek flip something over
bir şeyi hızla/çabucak temizlemek give something a once-over
birisinden hızla kaçmak show a clean pair of heels
büyük bir hızla at breakneck speed
hızla artmak increase by leaps and bounds
hızla artmak gain by leaps and bounds
hızla ayağa kalkmak spring to one's feet
hızla başlamak race out of the traps
hızla büyümek/çoğalmak grow like topsy
hızla büyümek/gelişmek grow by leaps and bounds
hızla doğrulmak spring to one's feet
hızla geri çekilmek beat a hasty retreat
hızla geri çekilmek beat a retreat
hızla gitmek go mile a minute
hızla gitmek bowl along
hızla gitmek go at a fast clip
hızla gitmek move mile a minute
hızla gitmek go at a good clip
hızla gitmek go hell for leather
hızla göz atmak run an eye over something
hızla göz atmak cast one's eye over something
hızla göz atmak run one's eye over something
hızla göz atmak cast an eye over something
hızla göz gezdirmek run one's eye over something
hızla göz gezdirmek cast an eye over something
hızla göz gezdirmek run an eye over something
hızla göz gezdirmek cast one's eye over something
hızla gözden uzaklaşmak race away out of sight
hızla kaçmak run like the dickens
hızla kaçmak run like hell
hızla kaçmak bolt out of some place
hızla kaçmak take to one's heels
hızla kaçmak run like the devil
hızla kötüye gitmek go into a nosedive
hızla kötüye gitmek go to hell in a handbasket
hızla kötüye gitmek go to hell in a handcart
hızla kötüye gitmek take a nosedive
hızla not almak/yazmak dash a note off
hızla önüne geçmek cut in
hızla sayfalara göz gezdirmek flip through something
hızla terketmek blow the joint
hızla uzaklaşmak show a clean pair of heels
hızla ve bol bol thick and fast
hızla ve emin swift and sure
hızla yayılmak spread like wildfire
hızla yayılmak spread far and wide
hızla yazmak knock off
hızla yürümekte on the wing
hızla/çabucak büyümek grow like a weed
işinde başarılı olup hızla yükselen/zengin olan kimse a high-flier
işinde başarılı olup hızla yükselen/zengin olan kimse a high-flyer
kariyer basamaklarını hızla tırmanma meteoric rise
sayfaları hızla gözden geçirmek thumb through something
son hızla at full lick
son hızla in full gear
son hızla like a bat out off hell
Speaking
zaman hızla akıyor time's going by so fast
Slang
(araba) çok yakından hızla geçmek blow someone's doors off
bir yerden hızla ayrılmak agitate the gravel
-e doğru hızla gitmek/yol almak make tracks for
hızla düşmek/dibe vurmak (fiyat vb.) tank
hızla uzaklaşmak haul ass out of
kapıyı hızla çarpmak slam shut
kapıyı hızla çarpmak slamshut
Trade/Economic
enflasyonun hızla yükselme oranı runaway rate of inflation
gereken hamleleri hızla yapan firma fast follower
hızla artan rapidly increasing
hızla artan rapidly rising
hızla artan enflasyon galloping inflation
hızla değişen tüketici zevkleri rapidly changing consumer tastes
hızla gelişen endüstri fast moving industry
hızla gelişen şehir boomtown
hızla gelişen teknoloji yüzünden işsiz kalacaklarından korkan işçi luddite
hızla gelişen teknoloji yüzünden işsiz kalacaklarından korkan işçiler luddites
hızla yükselen rapidly increasing
hızla yükselen rapidly rising
hızla yükselen enflasyon oranı runaway rate of inflation
hızla yükselen fiyatlar soaring prices
Technical
alçak hızla tarama low-velocity scanning
değişken hızla tarama variable-speed scanning
hızla ateş alan rapid-fire
hızla ateş eden rapid-fire
hızla bir yasayı onaylamak railroad
hızla çekmek snake
hızla çevrilme gyre
hızla dalmak zoom into
hızla dönme vertiginous
hızla hareket etmek scud
hızla sertleşen ast-hardening
hızla tekrarlanan elektronik flaş strobe light
ince, yüksek basınç ve hızla püskürtülen su ışın demeti water jet
sabit hızla yüklenme constant rate of loading
ses hızından daha az hızla giden subsonic
sesten hızla supersonic
yüksek hızla biçimleme high-energy-rate forming
yüksek hızla dövme high-energy-rate forging
yüksek hızla yayılmalı yakıcı high-velocity convection burner
yüksek hızla yayımlı yakaç high-velocity convection burner
Telecom
hızla büyüyen blooming
Textile
tüm kumaşlarda hızla kuruyan ve uzun süre parlak kalabilen kalem fabric marking pen
Automotive
hızla uzaklaşmakta olan otomobil stormer
sabit hızla yolculuk cruising
Traffic
hızla bağlantılı çarpışma speed-related crash
hızla kür olan katbek asfaltı rapid curing cutback
Aeronautic
devamlı azami hızla uçmak buster
hızla püskürterek yüzey temizlemesi abrasive blasting
hızla püskürterek yüzey temizlenmesi grit blasting
yüksek hızla atma high velocity drop
Marine
bir teknenin tam hızla ilerlerken gövdesinin ön kısmının su yüzeyiyle teması kesilecek ölçüde kalkma plane
bütün hızla full steam
dalgıcın bedeninde basıncın hızla düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum decompression sickness
hızla su tahliye eden dümen odası quick-draining cockpit
su yüzeyinde hızla giden deniz motoru hydroplane
tuzluluğun hızla değiştiği tabaka halocline
Medical
hızla ilerleyen rapidly progressive
hızla ilerleyen demans rapidly progressive dementia
hızla kötüleşme quick deterioration
klinik durumun hızla bozulması a rapid decline in clinical status
Veterinary
beyaz burun sendromu (yarasalar arasında hızla yayılan bir salgın) white-nose syndrome (wns)
Food Engineering
hızla soğutma blast chilling
Marine Biology
yumurtlama yerine aniden hızla yaklaşarak yumurtaları döllemeye çalışan küçük, baskın olmayan erkek balık sneaky male
Environment
kendi kendine temizlenen, hızla akan sular lenitic
Geography
akıntıların karşılaşması nedeniyle deniz veya akarsuda oluşan çalkantılı ve hızla akan su kesimi rip
birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen akıntı torrent
birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen nehir torrent
Military
düşük hızla atma low velocity drop
düşük hızla bırakma low velocity drop
kazanılmış hızla uçuş coasting flight
yüksek hızla atma high velocity drop
Basketball
takımın hızla hücuma çıkıp etkili şutörleriyle rakip savunma yerleşmeden sayı bulması run-and-gun
Archaic
(başı öne eğik) hızla öne doğru yürümek nuddle
(başı öne eğik) hızla öne doğru yürümek nuddle along
British Slang
birisinin suratına hızla vurup bunu kameraya çekme happy slapping
hızla/jet gibi gitmek go like the clappers