quick - Türkisch Englisch Wörterbuch

quick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

quick — Definition

Bedeutung:
hızlı, çabuk, çevik
Aussprache (IPA):
(AmE /kwɪk/ – BrE /kwɪk/)
Wortart:
Sıfat: quick
Synonyme:
fast, rapid
Antonyme:
slow

Bedeutungen von dem Begriff "quick" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 60 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
quick adj. hızlı
The students needed a quick break.
Öğrencilerin hızlı bir molaya ihtiyacı vardı.

More Sentences
quick adv. çabuk
Come here! Quick!
Buraya gelin! Çabuk!

More Sentences
quick expr. çabuk
Come here! Quick!
Buraya gelin! Çabuk!

More Sentences
quick adj. süratli
General
quick adj. kıvrak
Ethan's quick wit makes him popular with girls.
Ethan'ın kıvrak zekası onu kızlar arasında popüler yapıyor.

More Sentences
quick adj. hızla
We can see the quick destruction of our coasts.
Kıyılarımızın hızla yok olduğunu görebiliyoruz.

More Sentences
quick adj. çabuk
Come here! Quick!
Buraya gelin! Çabuk!

More Sentences
quick adj. hızlı
The students needed a quick break.
Öğrencilerin hızlı bir molaya ihtiyacı vardı.

More Sentences
quick adj. acele
Why are you so quick to defend Tom?
Tom'u savunmak için neden bu kadar acele ediyorsun?

More Sentences
quick adj. aceleci
He was quick to accept his offer.
Teklifini kabul etmekte aceleci davrandı.

More Sentences
quick adv. çabucak
I'll make it quick.
Çabucak halledeceğim.

More Sentences
quick n. can evi
quick n. can alıcı nokta
quick n. öz
quick n. tırnak altındaki hassas et
quick n. his
quick n. en önemli şey
quick n. en derin duygular
quick n. en güçlü hassasiyetler
quick n. ayrık otu
quick n. hassas nokta
quick n. hassas bölge
quick n. kalp
quick n. merkez
quick n. orta
quick adj. canlı
quick adj. diri
quick adj. yaşayan
quick adj. anlayışlı
quick adj. alevli (ateş)
quick adj. işlek
quick adj. tez
quick adj. hamile
quick adj. gebe
quick adj. faal
quick adj. şipşak
quick adj. seri
quick adj. hayat dolu
quick adj. hazır
quick adj. çabuk kavrayan
quick adj. keskin
quick adj. sıcak (ocak)
quick adj. atik
quick adj. çevik
quick adj. hassas
quick adj. kavrayışlı
quick adj. atik tetik
quick adj. zeki
quick adj. diri
quick adj. hayatta
quick adj. sabırsız
quick adj. akan
quick adj. akıcı
quick adj. yanan
quick adj. yanabilir
quick adj. yanıcı
Colloquial
quick adj. şıpın işi
Technical
quick adj. süratli
Food Engineering
quick adj. çabuk anlayan
Botanic
quick n. çalı çit yapmak için kullanılan bitkiler

Bedeutungen, die der Begriff "quick" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
quick-witted adj. cin gibi
General
quick death n. ani ölüm
quick of comprehension n. zeki
quick break n. kısa ara
quick wittedness n. zekilik
quick motion n. hızlı hareket
quick wit n. zeka
the quick and the dead n. diriler ve ölüler
quick release n. hızla çıkarılabilen bir kemer türü
quick objection n. acele itiraz
quick reply n. acele cevap
quick answer n. acele cevap
quick delivery n. hızlı teslim
quick evaluation n. hızlı değerlendirme
get-rich-quick scheme n. küçük yatırımla çabuk zengin olma planı
double-quick n. hızlı yürüyüş
quick-wit n. kıvrak zeka
quick-wit n. pratik zeka
quick charge n. çabuk şarj
quick charge n. hızlı şarj
quick fix n. kestirme çözüm
quick fix n. kestirme ve hızlı çözüm
quick reply n. hızlı cevap
quick answer n. hızlı cevap
quick reflex n. hızlı refleks
quick transport n. çabuk nakliye
quick temper n. asabiyet
quick donning mask n. çabuk takılan maske
quick learner n. çabuk öğrenen
quick learner n. hızlı öğrenen
quick response n. çabuk yanıt
quick response n. hızlı cevap
quick response n. çabuk cevap
quick response n. hızlı yanıt
a quick announcement n. hızlı bir duyuru
quick response team n. acil müdahale timi
quick getaway n. acil/hızlı kaçış
quick thinking n. hızlı düşünme
quick response n. çabuk tepki
quick fact n. kısa özet bilgi
quick facts n. kısa özet bilgiler
quick judgements n. hızlı kararlar
quick dial n. hızlı arama
quick-wittedness n. çabuk anlama
quick fix n. geçici çözüm
quick fix n. geçici önlem
quick vinegar n. canlı sirke
quick water n. yaldızlamada kullanılan cıva nitrat çözeltisi
double quick n. hızlı tempo
double quick n. iki kat hızlı tempo
double quick n. hızlı ritim
quick buck n. hızlı kazanılmış para
quick buck n. kolay para
quick buck n. kolay kazanılmış para
quick buck n. uğraşmadan kazanılmış para
quick survey n. kısa anket
quick fact n. kısa bilgi
quick fact n. özet bilgi
quick fact n. hap bilgi
have a quick mind v. kafası çalışmak
cut someone to the quick v. birisini çok fazla eleştirerek üzmek
wish somebody a quick recovery v. acil şifalar dilemek
be quick v. aceleci davranmak
cut to the quick v. zoruna gitmek
walk with a quick step v. hızla yürümek
get rich quick v. çabuk zengin olmak
have a quick look around v. etrafı kolaçan etmek
have a quick mind v. kafası işlemek
cut one's nails to the quick v. tırnaklarını dibine kadar kesmek
cut someone to the quick v. birini acı sözlerle derinden yaralamak
be quick to retort v. söz altında kalmamak
cut to the quick v. içini yakmak
be quick to take advantage of an opportunity v. açıkgözlük etmek
hurt to the quick v. can evinden vurulmak
be quick v. çabuk olmak
be quick v. acele etmek
cut to the quick v. can evinden vurmak
do a quick sketch of v. çiziktirmek
take a quick look at something v. çabuk bakmak
have a quick recovery v. çabuk iyileşmek
be quick on the draw v. erken davranmak
double-quick v. hızlı yürümek
find a quick market v. seri sürüm imkanı bulmak
give it a quick read v. kitaba/dergiye hızlıca bir göz gezdirmek
have a quick temper v. kolay sinirlenmek
have a quick temper v. çabuk sinirlenmek
follow in quick succession v. art arda olmak/gelmek
follow in quick succession v. birbirini izlemek
double-quick v. hızlı çalıştırmak
double-quick v. hızlı hareket etmek
double-quick v. hızlı hareket ettirmek
quick tempered adj. çabuk öfkelenen
quick to fall in love adj. şıpsevdi
as quick as adj. kadar hızlı
quick at understanding adj. kavrayışlı
quick enough adj. yeterince çabuk
quick witted adj. zeki
hurt to the quick adj. can evinden vurulmuş
quick at repartee adj. hazırcevap
double-quick adj. hızlı
double-quick adj. hemencecik
double-quick adj. çok çabuk
double-quick adj. rüzgar gibi
double-quick adj. jet gibi
double-quick adj. çabucak
quick-tempered adj. asabi
quick-tempered adj. horoz gibi
quick-witted adj. çabuk kavrayıp gerekeni hemen yapan
quick-tempered adj. sinirli
quick-tempered adj. çabuk kızan
quick-witted adj. çabuk kavrayan
quick-witted adj. kavrayışlı
quick-witted adj. hazırcevap
quick-tempered adj. çabuk sinirlenen
quick-witted adj. zeki
quick-tempered adj. dövüşken
quick-witted adj. çabuk kavrayıp hemen gerekeni yapan (durumu)
quick-witted adj. çabuk kavrayan (durumu)
quick-eyed adj. anlayışlı
quick-tempered adj. aceleci
quick-tempered adj. fevri
quick-tempered adj. hiddetli
quick-sighted adj. gözleri keskin
quick-sighted adj. keskin gözlü
quick-witted adj. cin fikirli
quick to fall in love adj. ayran gönüllü
quick-dry adj. çabuk kuruyan
quick tempered adj. huysuz
a quick fix of adj. şipşak (bir) doz
quick-scented adj. keskin kokulu
quick-setting adj. hızlı donan
quick-scented adj. yoğun kokulu
quick-setting adj. hızlı katılaşan
quick-setting adj. çabuk kuruyan
quick-and-dirty adj. düşük kalite
quick-change adj. (kostüm, kıyafet) çabuk değiştiren
quick-setting adj. hızlı kuruyan
quick-eared adj. işitme duyusu keskin
quick-and-dirty adj. basit ve kalitesiz bir biçimde üretilen
quick-change adj. (kostüm, kıyafet) hızla değiştirebilen
get-rich-quick adj. kolay yoldan zengin olma
to the quick adv. can evinden
to the quick adv. can alıcı noktadan
to the quick adv. en hassas noktaya
to the quick adv. sapına kadar
double-quick adv. hızla
quick-wittedly adv. hazırcevap bir şekilde
double quick adv. daha hızlı
Irregular Verb
quick-freeze v. quick-froze - quick-frozen
Phrases
real quick expr. hemen