zeki - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

zeki



Bedeutungen von dem Begriff "zeki" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 78 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
zeki smart adj.
zeki clever adj.
zeki intelligent adj.
General
zeki quick of comprehension n.
zeki understanding n.
zeki brain n.
zeki hardhead n.
zeki luminous adj.
zeki as fresh as paint adj.
zeki bright adj.
zeki acute adj.
zeki keen adj.
zeki sharpwitted adj.
zeki intellectual adj.
zeki cute adj.
zeki brilliant adj.
zeki clear eyed adj.
zeki subtle adj.
zeki nimble adj.
zeki incisive adj.
zeki perspicacious adj.
zeki quickwitted adj.
zeki as sharp as a needle adj.
zeki knowledgeable adj.
zeki sapient adj.
zeki witted adj.
zeki nifty adj.
zeki discerning adj.
zeki clever adj.
zeki spiritual adj.
zeki penetrative adj.
zeki sharp witted adj.
zeki brainy adj.
zeki penetrating adj.
zeki astute adj.
zeki clear adj.
zeki intelligent adj.
zeki sparkling adj.
zeki sharp adj.
zeki subtile adj.
zeki quick witted adj.
zeki longheaded adj.
zeki shrewd adj.
zeki wideawake adj.
zeki apt adj.
zeki ingenious adj.
zeki witty adj.
zeki perceptional adj.
zeki sagacious adj.
zeki neat adj.
zeki shrewdest adj.
zeki daedalian adj.
zeki able-minded adj.
zeki keen-witted adj.
zeki clear-eyed adj.
zeki nimble-witted adj.
zeki sharp-witted adj.
zeki quick-witted adj.
zeki quick adj.
zeki acuminous adj.
zeki canny adj.
zeki nimble-minded adj.
zeki nimblewitted adj.
zeki tidy adj.
zeki knowing adj.
zeki enginous adj.
zeki volable adj.
Colloquial
zeki on the beam adj.
zeki with all the brains expr.
Idioms
zeki fire-breather n.
zeki a bright spark n.
zeki about it expr.
zeki bout it expr.
zeki quick on the trigger expr.
zeki quick on the uptake expr.
Technical
zeki brainy adj.
Literature
zeki astucious [obsolete] adj.
Slang
zeki sharp cookie n.

Bedeutungen, die der Begriff "zeki" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 164 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çok zeki olmak have a good head on one's shoulders v.
akıllı/zeki geçinmek act as if he/she was smart v.
çok zeki kadın minerva n.
zeki kimse intellect n.
çok zeki kişi brainiac n.
zeki kimse brain n.
zeki ama anti-sosyal geek n.
zeki ve çekici kadın intelligent and attractive woman n.
zeki yaşam formu intelligent life form n.
zeki kararlar clever decisions n.
zeki oğlan clever boy n.
zeki çocuk clever boy n.
zeki kız clever girl n.
uyanık ve zeki kimse nimblewit n.
zeki olma nerdiness n.
zeki ama asosyal olma nerdiness n.
zekaya aşık kimse. zeki insanı romantik veya cinsel yönden çekici bulan kişi sapiophile n.
çok zeki veya kültürlü olmayan kimse yahoo n.
zeki olmama unintelligence n.
zeki adam bel-esprit n.
zeki ve yaramaz olma waggery n.
oldukça zeki veya başarılı kimse bird n.
kendince zeki kimse witling n.
sözde zeki kimse witling n.
geneli zeki, çalışkan ve yasalara saygılı olma gibi arzu edilen özelliklere sahip olan azınlık grubu model minority n.
daha zeki wittier adj.
zeki olmayan unwise adj.
en zeki wittiest adj.
kadar zeki as wise as adj.
zeki olmayan unintelligent adj.
yeterince zeki clever enough adj.
en zeki sharpest adj.
daha zeki shrewder adj.
çok zeki fiendish adj.
aşırı zeki overwise adj.
fazlasıyla zeki too clever adj.
son derece zeki too clever adj.
çok zeki too clever adj.
daha zeki/akıllı cleverer adj.
en zeki/akıllı the cleverest adj.
aşırı zeki ultrasmart adj.
zeki olmayan unapprehensive adj.
zeki olmayan underwitted adj.
zeki olmayan unsmart adj.
zeki olmayan unwitty adj.
zeki bir şekilde intellectively adv.
zeki olmayan bir şekilde uncleverly adv.
Phrasals
kendinden daha çekici, zeki, yetenekli, üst sınıftan biriyle evlenmek marry up v.
Colloquial
pek akıllı/zeki olmamak be not all there v.
pek akıllı/zeki olmamak be not quite there v.
zeki geçinen tip alec n.
bir gruptaki en zeki kişi the brains of the outfit n.
olağanüstü zeki davranış wise move n.
olağanüstü zeki davranış masterly move n.
zeki insan bright spark n.
çok zeki double-dome n.
akıllı/zeki çocuk quiz kid n.
akıllı/zeki genç quiz kid n.
zeki ama popüler olmayan kimse poindexter n.
çok zeki very clever adj.
çok zeki so clever adj.
olağanüstü zeki davranış master-stroke adj.
çok zeki whip-smart adj.
yalnızca güzel değil zeki de not just a pretty face expr.
hiç zeki değil none too clever expr.
pek zeki/çok akıllı biri değil nothing going on upstairs expr.
Idioms
(zeki be touched with something v.
çok zeki/çok akıllı olmak be all that v.
çok zeki olmak have a mind as sharp as a steel trap v.
zeki olmak get all the brains v.
zeki olmak have one's head screwed on the right way v.
pek zeki olmamak have a few kangaroos loose in the top paddock v.
zeki olmak have a hard head v.
zeki/akıllı olmak have something on the ball v.
kendinden daha başarılı, zeki ve güzel olduğu düşünülen biriyle hit above (one's) weight v.
zeki/akıllı görünmek look smart v.
çok zeki olmak be as sharp as a tack v.
(zeki, hoş) bir yanı olmak be touched with (something) v.
pek akıllı/zeki olmamak be not playing with a full deck v.
pek zeki olmamak be several bricks short of a (full) load v.
pek zeki olmamak be several cards short of a (full) deck v.
pek zeki olmamak be several cards short of a full deck v.
zeki ve aykırı erkek (yardımcı) karakter manic pixie dream boy n.
zeki ama aklı bir karış havada kişi absent-minded professor n.
çok zeki kimse a brain box n.
kendisini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip a smart alec n.
kendini zeki göstermeye çalışan tip clever clever n.
kendisini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip a smart aleck n.
zeki geçinen tip clever dick n.
zeki ve çekici adam the thinking woman's crumpet n.
zeki geçinen tip smart aleck n.
zeki ve çekici kadın the thinking man's crumpet n.
zeki geçinen tip clever clogs n.
(karşı cinsin ilgisini çeken) zeki/akıllı ve çekici kimse the thinking man's/woman's crumpet n.
çok zeki ve derin düşünceleri olan kimse deep thinker n.
zeki geçinen tip a smart alec [uk] n.
zeki geçinen tip a smart aleck n.
kendini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip a smart alec n.
zeki geçinen tip a smart alec n.
kendini diğer insanlardan zeki göstermeye çalışan tip a smart aleck n.
zeki geçinen tip a smart aleck n.
zeki tip a smart cookie [us] n.
zeki tip one smart cookie [us] n.
zeki gözlemci acute observer n.
çok zeki kimse brain box n.
zeki çocuk brainchild n.
kendini zeki sanan too clever by half adj.
çok/aşırı zeki too clever by half [uk] adj.
çok fazla zeki too clever by half [uk] adj.
çok zeki (as) sly as a fox adj.
pek zeki/çok akıllı biri değil not anything going on upstairs expr.
pek zeki/çok akıllı biri değil not anything upstairs expr.
pek zeki/çok akıllı biri değil not much going on upstairs expr.
pek zeki/çok akıllı biri değil not much upstairs expr.
çok zeki as sharp as a tack expr.
çok zeki/akıllı biri (one) smart apple expr.
çok zeki crazy like a fox expr.
(biri) pek zeki değil (one) is not playing with a full deck expr.
(biri) yeteri kadar zeki değil (one's) elevator doesn't go all the way to the top expr.
(biri) kendini çok zeki sanıyor/zannediyor (someone) thinks (they) are so smart expr.
(biri) çok akıllı/zeki olduğunu düşünüyor (someone) thinks (they) are so smart expr.
çok zeki as clever as they come expr.
son derece zeki as clever as they come expr.
çok zeki as clever as they come expr.
oldukça zeki as clever as they come expr.
son derece zeki as clever as they come expr.
aşırı zeki as clever as they come expr.
Speaking
ben zeki biriyim I am an intelligent person expr.
ben zeki biriyim I am a smart person expr.
ne kadar zeki olduğumuzu düşünsek de no matter how clever we think we are expr.
zeki olduğunu mu sanıyorsun! you think you're so smart! expr.
Trade/Economic
zeki ve deneyimli borsa simsarı wolf n.
Politics
siyahilerin beyazlardan daha az zeki savunan inanış jensenism n.
Technical
zeki terminal intelligent terminal n.
Computer
zeki terminal intelligent terminal n.
Psychology
zeki insanları seksi bulan kişi sapiosexual n.
Literature
zeki olma astucity n.
Basketball
rakibin hatalarından yararlanmasını bilen zeki oyuncu heady player n.
Mythology
insan formunda olup büyü yapabilen, zeki ve fesat olarak betimlenen hayali yaratık fairies n.
Archaic
çok zeki kimse wit n.
Slang
zeki geçinmek play the smart-ass v.
kendini olduğundan zeki göstermek fake the funk v.
zeki/uyanık olmak know shit from shinola v.
zeki/uyanık olmak tell shit from shinola v.
çekici ama pek zeki olmayan kadın bim n.
bilim, teknik, bilgisayar, edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan, zeki, kültürlü, yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi geek n.
çok zeki brainbox n.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nerd n.
zeki geçinen tip a clever dick (brit) n.
zeki ve seksi erkek a stud-muffin n.
zeki ve seksi smexy n.
zeki ama ucube olan kişi nerd n.
zeki ama anti-sosyal olma durumu geekdom n.
zeki ama antisosyal kişi frog face n.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nurd [obsolete] n.
aşırı zeki too far north adj.
akıl küpü (çok zeki oldukları düşünülen kuzey ingiltereli insanlara atıfla kullanılan bir ifade) too far north adj.
çok zeki değil not the full quid expr.
yeteri kadar zeki olmama elevator doesn't go to the top floor expr.
pek zeki olmayan the elevator doesn't go all the way to the top expr.
British Slang
sosyal standartları düşük olan genelde çalışan kesimden olup fazla zeki olmayan ve kötü giyinen kızları nitelemek için söylenen aşağılayıcı bir söz sharon and tracy n.
zeki tip clever-dick n.
zeki/akıllı tip egghead n.
zeki tip clever-clogs n.