hızlı - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hızlı



Bedeutungen von dem Begriff "hızlı" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 51 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hızlı rapid adj.
hızlı speedy adj.
hızlı quick adj.
hızlı fast adv.
General
hızlı speed n.
hızlı ready adj.
hızlı crash adj.
hızlı fleet adj.
hızlı fast adj.
hızlı veloce adj.
hızlı tantivy adj.
hızlı nippy adj.
hızlı presto adj.
hızlı high-speed adj.
hızlı precipitous adj.
hızlı quick adj.
hızlı expeditious adj.
hızlı light-footed adj.
hızlı rakish adj.
hızlı double-quick adj.
hızlı quicker adj.
hızlı impetuous adj.
hızlı precipitate adj.
hızlı windy adj.
hızlı snappy adj.
hızlı fast-track adj.
hızlı promt adj.
hızlı frequent adj.
hızlı fast-paced adj.
hızlı lead-footed adj.
hızlı fastmoving adj.
hızlı winged adj.
hızlı zippy adj.
hızlı express adj.
hızlı hasty adj.
hızlı pacey adj.
hızlı pacy adj.
hızlı swift adj.
hızlı crashing adj.
hızlı high speed adj.
hızlı accelerated adj.
hızlı quickly adv.
hızlı violently adv.
hızlı strongly adv.
Idioms
hızlı fleet of foot
Technical
hızlı swift
hızlı rapid
hızlı high-powered
hızlı speedy
Computer
hızlı instant
hızlı express

Bedeutungen, die der Begriff "hızlı" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hızlı (cevap) prompt adj.
General
(aracı) hızlı sürmek race v.
(kalbi) hızlı veya düzensizce atmak flutter v.
(makineyi) çok hızlı işletmek race v.
(yürek) hızlı ve düzensizce atmak palpitate v.
anlaşılmayacak şekilde hızlı konuşmak yabber v.
arabayı çok hızlı sürmek have a heavy foot v.
arabayı çok hızlı sürmek drive the car too fast v.
aracı hızlı sürmek drive fast v.
biraz hızlı sürmek/kullanmak drive a bit fast v.
birden hızlı çekmek hoick out v.
çok hızlı çekmek whip v.
çok hızlı dönmek sleep v.
çok hızlı geçmek whiz v.
çok hızlı gidip kaçırmak overshoot v.
çok hızlı hareket etmek flash v.
çok hızlı hareket etmek move very fast v.
çok hızlı solumak breathe heavily v.
daha hızlı gitmek outdistance v.
daha hızlı koşmak outrun v.
daha hızlı sürmek outdrive v.
daha hızlı uçmak outfly v.
daha hızlı yürümeye başlamak put your best foot forward v.
-den daha hızlı koşarak kurtulmak outrun v.
-den daha hızlı koşmak outrun v.
elinden geldiği kadar hızlı ve acele bir şekilde koşmak dead run v.
hızlı akmak rush v.
hızlı atmak hammer v.
hızlı atmak (kalp) palpitate v.
hızlı başlamak jump-start v.
hızlı başlatmak jumpstart v.
hızlı başlatmak jump-start v.
hızlı başlatmak jump start v.
hızlı başlayıp yavaş bitmek fizzle out v.
hızlı biçimde hareket etmek jerk v.
hızlı bir ivme kazanmak gain acceleration v.
hızlı bir şekilde devam etmek continue apace v.
hızlı bir şekilde yükselmek move up quickly v.
hızlı çalışmak go to town v.
hızlı çalışmak (motor) race v.
hızlı çalıştırmak (avaradaki motoru) race v.
hızlı davranmak act quickly v.
hızlı davranmak go it v.
hızlı dönmek whirl v.
hızlı gitmek belt v.
hızlı gitmek spank along v.
hızlı gitmek streak v.
hızlı gitmek cover ground v.
hızlı gitmek race v.
hızlı gitmek (araba vb) scorch v.
hızlı gitmek (araba) scorch v.
hızlı hareket etmek act quickly v.
hızlı hareket etmek hotfoot v.
hızlı hareket etmek move quickly v.
hızlı hızlı çevirmek (sayfa) ruffle v.
hızlı hızlı solumak pant v.
hızlı içmek guzzle v.
hızlı ilerlemek move fast v.
hızlı ilerlemek go ahead fast v.
hızlı konuşmak patter v.
hızlı konuşmak jabber v.
hızlı koşmak run fast v.
hızlı koşmak sprint v.
hızlı koşmak run hard v.
hızlı para kazanmak make a fast buck v.
hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak jabber v.
hızlı ve anlaşılmaz konuşmak gibber v.
hızlı vurmak slog v.
hızlı yaşamak live life in the fast lane v.
hızlı yaşamak live fast v.
hızlı yaşamak lead a fast life v.
hızlı yemek gobble v.
hızlı yürümek trot v.
hızlı yürümek walk quickly v.
hızlı yürümek double-quick v.
hızlı yürümek leg it v.
hızlı yürümek step out v.
hızlı yürümek leg v.
indirmek (hızlı ve gürültülü bir şekilde) slam down v.
kesik kesik ve hızlı söylemek jerk out v.
tabancayı karşıdakinden daha hızlı çekmek outdraw v.
tetiği karşısındakinden daha hızlı çekmek outdraw v.
(bant) hızlı sarma fast wind n.
(çok) hızlı şekilde ilerleyen hastalık rampant disease n.
(soru/cevap) hızlı tur speed round n.
acil/hızlı kaçış quick getaway n.
ani ve hızlı artış upsurge n.
at üzerindeki yarışçısının yarış pistine dizilmiş varillerin çevresinden dolanarak yarışı en hızlı derecede tamamlamaya çalıştığı rodeo yarışı barrel racing n.
aynı hızla giden bir sürücünün bir süre sonra hızlı gittiğini algılıyamaması velocitization n.
çok hızlı hareket eden blue streak n.
hafif ve hızlı yürüme trip n.
her türden kara taşıtının hızlı yolculuğu için tasarlanmış kara yolu motorway n.
hızlı adım quickstep n.
hızlı akan akarsu fast-flowing stream n.
hızlı akış rapids n.
hızlı araba fast car n.
hızlı arabalar fast cars n.
hızlı arama fast dial n.
hızlı artış boom n.
hızlı artış heavy increase n.
hızlı asansör express elevator n.
hızlı at spanker n.
hızlı atak fastbreak n.
hızlı atma palpitation n.
hızlı başlangıç jump start n.
hızlı başlangıç jump-start n.
hızlı başlangıç jumpstart n.
hızlı başlatma jump start n.
hızlı başlatma jumpstart n.
hızlı başlatma jump-start n.
hızlı bir duyuru a quick announcement n.
hızlı bir şekilde dönen şey whirlabout n.
hızlı büyüme boom n.
hızlı büyüme durumu growthiness n.
hızlı cevap quick response n.
hızlı cevap swift response n.
hızlı cevap quick reply n.
hızlı cevap quick answer n.
hızlı darbe crack n.
hızlı davul sesi paradiddle n.
hızlı davul sesi drum roll n.
hızlı değerlendirme quick evaluation n.
hızlı değişim rapid change n.
hızlı dolum boost charge n.
hızlı döndürüş whirl n.
hızlı dönüş whirl n.
hızlı düşünme quick thinking n.
hızlı düşüş precipitous drop n.
hızlı düzelme rapid improvement n.
hızlı feribot fastcraft n.
hızlı feribot fast ferry n.
hızlı geçiş whirl n.
hızlı gelişim precocity n.
hızlı gelişme rapid growth n.
hızlı gelişme rapid improvement n.
hızlı gemi fast boat n.
hızlı giden gemi flyboat n.
hızlı giden okyanus gemisi ocean greyhound n.
hızlı giden şey clipper n.
hızlı gitme gallop n.
hızlı hareket quick motion n.
hızlı hareket whisk n.
hızlı hareket fast motion n.
hızlı hareket edebilme kabiliyeti ability to move fast n.
hızlı hareket eden kimse veya şey fast mover n.
hızlı hareket etme moving fast n.
hızlı hesap easy calc n.
hızlı hesaplama easy calc n.
hızlı içme guzzling n.
hızlı iyileşme rapid improvement n.
hızlı kalp atışı fast heartbeat n.
hızlı kalp atması fast heart beating n.
hızlı kararlar quick judgements n.
hızlı kasa (alanı) express lane n.
hızlı kazanç growthiness n.
hızlı kentleşme rapid urbanization n.
hızlı kilo alımı rapid weight gain n.
hızlı kimse whirlwind n.
hızlı konuşan jabberer n.
hızlı konuşma triple-tongue n.
hızlı konuşma jabber n.
hızlı konuşma patter n.
hızlı konuşma triple tongue n.
hızlı koşma dash n.
hızlı koşma sprint n.
hızlı mesaj swift message n.
hızlı moda fast fashion n.
hızlı nüfus artışı rapid population growth n.
hızlı okuma speed reading n.
hızlı olma promptitude n.
hızlı olma speed n.
hızlı olma promptness n.
hızlı olma speediness n.
hızlı ödeme prompt payment n.
hızlı öğrenen fast learner n.
hızlı öğrenen quick learner n.
hızlı refleks quick reflex n.
hızlı savaş gemisi cruiser n.
hızlı servis express service n.
hızlı şarj boost charge n.
hızlı şarj quick charge n.
hızlı takip (polisin suçluyu) high speed pursuit n.
hızlı tanışma speed-dating n.
hızlı taşıma rapid transit n.
hızlı temizleyici rapid cleaner n.
hızlı teslim fast delivery n.
hızlı teslim immediate delivery n.
hızlı teslim quick delivery n.
hızlı teslim prompt delivery n.
hızlı teslim express delivery n.
hızlı trafik express traffic n.
hızlı transit rapid transit n.
hızlı tren express train n.
hızlı tren high-speed train n.
hızlı tren flier n.
hızlı tren hattı high-speed rail line n.
hızlı trenler high speed trains n.
hızlı vapur fast ferry n.
hızlı ve canlı dans edilen gece kulübü à gogo n.
hızlı ve obur bir şekilde yiyen devourer n.
hızlı ve verimli çalışma efficiency n.
hızlı vuruş bash n.
hızlı vuruş slog n.
hızlı yağ fast oil n.
hızlı yanıt quick response n.
hızlı yanıt swift response n.
hızlı yargılama speedy trials n.
hızlı yaşayan kimse swinger n.
hızlı yiyecek fast food n.
hızlı yürüme quickstep n.
hızlı yürüme trot n.
hızlı yürüyüş double-quick n.
hızlı yürüyüş trot n.
ışık hızından daha hızlı uzay motoru warp drive n.
iki kat hızlı double time n.
japon hızlı tren sistemi shinkansen n.
kendinden önceki teknolojilerin yerini hızlı bir şekilde alan teknoloji disruptive technology n.
saat dilimlerini çok hızlı geçmekten kaynaklanan bedensel ritim bozukluğu jet lag n.
sesten daha hızlı giden her türlü taşıt supersonic transport n.
son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını crown fire n.
suyun en hızlı aktığı yer rapids n.
tekrar eden hızlı hareketler yapma jittering n.
üç defa daha hızlı ispanyol halk dansı jota n.
yüksek hızlı entegre devreler very high speed integrated circuits n.
yüksek hızlı santrifüj ultracentrifuge n.
(ırmak vb) en hızlı akan yeri rapid adj.
(sporda) çok hızlı/güçlü/etkileyici blistering adj.
alçak hızlı low speed adj.
aşırı hızlı ultrarapid adj.
çok çabuk/hızlı bir şekilde sharpish adj.
çok hızlı very fast adj.
çok hızlı fortissimo adj.
çok hızlı breakneck adj.
çok hızlı high-speed adj.
çok hızlı meteoric adj.
çok hızlı too fast adj.
daha hızlı zippier adj.
daha hızlı quicker adj.
en hızlı zippiest adj.
en hızlı quickest adj.
en hızlı büyüyen fastest-growing adj.
hızlı (bir şey) smart adj.
hızlı araba kullanan lead-footed adj.
hızlı bir şekilde yazılmış/karalanmış quickly-scribbled adj.
hızlı gelişen rapidly-developing adj.
hızlı hareket eden scudded adj.
hızlı kaçmış scurried adj.
hızlı kitlemeli fast lock adj.
hızlı konuşulmuş jabbered adj.
hızlı koşan spanking adj.
hızlı koşan swift of foot adj.
hızlı üreyen feracious adj.
hızlı ve büyük exponential adj.
hızlı ve verimli çalışan efficient adj.
hızlı yaşayan fast adj.
ışık hızından daha hızlı superluminal adj.
jet gibi hızlı jet-propelled adj.
kadar hızlı as swift as adj.
kadar hızlı as quick as adj.
kadar hızlı as fleet as adj.
kalbin aşırı derecede hızlı işlemesi ile ilgili tachycardiac adj.
sesten daha hızlı olan supersonic adj.
sesten hızlı ultrasonic adj.
sesten hızlı supersonic adj.
aşırı hızlı (at) full speed adv.
çok hızlı like fury adv.
çok hızlı at rare bat adv.
daha hızlı fast adv.
daha hızlı faster adv.
en hızlı şekilde in the quickest way adv.
en hızlı şekilde in the fastest way adv.
hızlı adımlarla at a trot adv.
hızlı bir biçimde snappily adv.
hızlı bir şekilde summarily adv.
hızlı bir şekilde expeditiously adv.
hızlı bir şekilde swiftly adv.
hızlı bir şekilde mercurially adv.
hızlı gelişmiş grow rapidly adv.
hızlı hızlı speedily adv.
hızlı hızlı rapidly adv.
hızlı şekilde hurriedly adv.
hızlı şekilde expeditiously adv.
hızlı şekilde quickly adv.
hızlı şekilde fast adv.
hızlı şekilde speedily adv.
hızlı şekilde hastily adv.
hızlı şekilde rapidly adv.
hızlı şekilde promptly adv.
hızlı şekilde swiftly adv.
hızlı şekilde impetuously adv.
hızlı tempo ile presto adv.
hızlı ve canlı şekilde à gogo adv.
olabildiğince hızlı as fast as possible adv.
sesten hızlı at supersonic speed adv.
yeterince hızlı fast enough adv.
Phrasals
çok hızlı at full bat
hızlı hızlı bir şeyler söylemek rattle something off
hızlı hızlı bir şeyler söylemek rattle off something
hızlı şekilde çekmek/çıkarmak yank out
yanından hızlı geçmek zoom by
Phrases
çok hızlı on the wings of the wind
en hızlı şekilde the fastest way possible
hızlı cevabınız çok makbule geçecektir your prompt reply will be appreciated
hızlı cevabınız için çok teşekkür ederim. thank you very much for your prompt response
hızlı gelişme içerisinde with rapid strides
tazı gibi hızlı like a bat out of hell
zaman ne kadar da hızlı geçiyor how time flies
zaman ne kadar da hızlı geçiyor time flies
zamanın çok hızlı geçmesi time files
Colloquial
hızlı gitmek barrel v.
biraz hızlı a tad fast
çok hızlı like hell
çok hızlı like heck
çok hızlı bir şekilde like greased lightning
hayatın tadını çıkaran ve hızlı yaşayan kimse swinger
hızlı bir başlangıç a flying start
hızlı bir başlangıç a running start
hızlı bir ölüm a quick death
hızlı koşmak burning rubber
hızlı öğle yemeği quick lunch
hızlı sürmek burning rubber
hızlı yaşa genç öl live fast die young
piyasadaki gelişmelere hızlı biçimde cevap vererek avantaj elde etme beating the gun
Idioms
(araba) çok hızlı gitmek go like a bomb
(daha hızlı gitmesi için) araba motorunu değiştirmek hop up
(olumlu anlamda) hızlı düşünüp anında tepki vermek think on one's feet
aşırı hızlı as flat as a strap [australia]
aşırı hızlı flat as a strap [australia]
büyük/hızlı çıkış yapmak hit the big time
çok hızlı swift as an arrow
çok hızlı as swift as thought
çok hızlı quicker than hell
çok hızlı like the clappers
çok hızlı as fast as lightning
çok hızlı slick as a whistle
çok hızlı fast as lightning
çok hızlı as slick as a whistle
çok hızlı as swift as the wind
çok hızlı swift as the wind
çok hızlı as quick as lightning
çok hızlı swift as thought
çok hızlı no flies on you
çok hızlı at breakneck speed
çok hızlı as swift as an arrow
çok hızlı bir şekilde kaçmak be in full flight
çok hızlı konuşmak talk a blue streak
çok hızlı koşmak run one's feet off
çok hızlı vurmak knock into the middle of next week
deli gibi (hızlı) like mad
deli gibi (hızlı) like crazy
hızlı biçimde fast and furious
hızlı cevap pat answer
hızlı cevap veren quick on the draw
hızlı cevap veren quick on the trigger
hızlı gitmek have legs
hızlı gitmek bowl along
hızlı hızlı at a rate of knots
hızlı konuşmak talk a mile a minute
hızlı silah çeken quick on the draw
hızlı silah çeken quick on the trigger
hızlı silmek/temizlemek give something a lick and a promise
hızlı şekilde hareket etmek be light on their feet
hızlı yaşama fast living
hızlı yaşamak live it up
hızlı yaşayan adam fast man
hızlı/iyi bir başlangıç yapmak get off to a running start
iyi/hızlı yol almak make good time
jet gibi hızlı swift as the wind
jet gibi hızlı swift as an arrow
jet gibi hızlı swift as thought
jet gibi hızlı as flat as a strap [australia]
jet gibi hızlı flat as a strap [australia]
kontrolsüz ve hızlı bir biçimde yayılmak run rife
kurşun gibi hızlı like a bullet out of a gun
kurşun gibi hızlı like a bullet from a gun
ok gibi hızlı as swift as an arrow
ok gibi hızlı swift as the wind
ok gibi hızlı as swift as the wind
ok gibi hızlı as swift as thought
ok gibi hızlı swift as thought
ok gibi hızlı swift as an arrow
ok gibi hızlı as fast as lightning
ok gibi hızlı as flat as a strap [australia]
ok gibi hızlı fast as lightning
ok gibi hızlı flat as a strap [australia]
son derece hızlı olmak be as (fast) as all get out
şimşek gibi hızlı fast as lightning
şimşek gibi hızlı as fast as lightning
şimşek kadar hızlı as quick as lightning
tazı gibi hızlı like the clappers
Speaking
ayağa çok hızlı kalktığından başı döndü he just got dizzy from standing up too fast
burada hızlı sürmemelisin you should not drive fast here
çok hızlı hell for leather
çok hızlı büyüyorsun you're growing up so fast
her şey çok hızlı oldu it happened so fast
hızlı koşabilir misin? can you run fast?
hızlı koşamaz he can't run fast
hızlı koşamıyor he can't run fast
kalbim çok hızlı çarpıyor my heart's beating so fast
kalbin çok hızlı atıyor your heart is beating so fast
mesajıma hızlı cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim thank you very much for your quick reply to my message
mesajıma hızlı cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim thank you very much for your prompt reply to my message
ne kadar hızlı how fast
ne kadar hızlı gidebiliriz? how fast can we go?
o hızlı koşamaz he can't run fast
o hızlı yüzebilir she can swim fast
o hızlı yüzebiliyor she can swim fast
yerinde olsam çok hızlı sürmezdim if I were you, I wouldn't drive so fast
Slang
(özellikle orgazm sonrası) hızlı kalp atışı hummingbird heartbeat
çok hızlı hareket etmek barrel
daha çabuk öğrenmek/daha hızlı kavramak catch on quicker
daha hızlı biçimde hareket etmeye başlamak get the lead out
hızlı bir el a quick spin
hızlı bir şekilde hareket etmek boogie
hızlı hareket etmek run up
hızlı içmek (alkol vb.) juice something back
hızlı kaçmak bug out
trafikte sağ şerit üzerinde son derece hızlı seyretme pac-manning
Trade/Economic
artan hayat standardı eşliğinde ekonomisi hızlı bir büyüme gösteren ülke ekonomisi tiger economy
birden bire ve hızlı düşüş slump
dünyanın en hızlı büyüyen 10 ekonomisi world’s 10 fastest-growing economies
ekonomisi hızlı ekonomik gelişimin altında seyretmekle birlikte yaşam standardı artan ülkeler tiger economy
hızlı cevabınız için teşekkür ederim thank you for your quick response
hızlı değer artışı sağlayan fonlar rapid growth funds
hızlı dönüşünüz için teşekkür ederim thank you for your quick response
hızlı düşüş rapid decline
hızlı düşüş rapid decrease
hızlı fiyat artışı violent price increase
hızlı fiyat artışı big-board rise
hızlı fiyat düşüşü big-board fall
hızlı giden parçalar fast moving items
hızlı kontör quick credit
hızlı ödeme fast pay
hızlı posta hizmeti fast mail service
hızlı posta hizmeti express mail service
hızlı posta servisi express mail service
hızlı posta servisi fast mail service
hızlı sarf parçaları fast moving items
hızlı satılan ürün fast moving product
hızlı sürüm quick sale
hızlı takipçi fast follower
hızlı tepkisel üretim quick response manufacturing
hızlı tüketim malları fast moving consumer goods
hızlı tüketim ürünleri fmcg (fast moving consumer goods)
hızlı üretim fast production
hızlı yemek yenen ve hızlı servis yapılan restoranlar quick service restaurant
hızlı yükleme primi dispatch money
hızlı yükselen rapidly increasing
hızlı yükselen rapidly rising
hızlı yükseliş rapid increase
hızlı/hareketli çevre fast-paced environment
müşteriyi yakından bilme ve bu doğrultuda müşterinin istek ve ihtiyaçlarını en hızlı ve en etkin şekilde karşılayabilme customer intimacy
sektördeki hızlı büyüme rapid growth in the sector
Politics
hızlı alarm sistemleri prompt alarm systems
hızlı dondurulmuş gıdalar quick frozen foodstuff
hızlı intikal kuvveti rapid deployment force
hızlı işleyen müzakere yöntemi fast track negotiation
hızlı nüfus artışı rapid population growth
hızlı yerleştirme fast-track resettlement
iki hızlı avrupa europe at two speeds
Institutes
gıda ve yem içim hızlı alarm sistemi rapid alert system for food and feed
Tourism
az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi whistle stop
sınır kapısında verilen vize (varış noktasında belli bir ücret karşılığı alınan hızlı vize türü) entry point visa
sınır kapısında verilen vize (varış noktasında belli bir ücret karşılığı alınan hızlı vize türü) border gate visa
Technical
(paraşütçülükte) hızlı bulut oluşumu overdevelopment
alçak hızlı low-speed
çabuk/hızlı donan/dondurulan quick-freezed
çok hızlı high-speed
çok hızlı bilgisayar ultrahigh-speed computer
çok hızlı gidip kaçırmak overshoot
çok hızlı hareket etmek race
çok hızlı motor multispeed motor
çok hızlı soğutma ultrafast cooling
çok hızlı soğutmalı süreç ultrafast cooling process
çok slotlu yüksek hızlı devre anahtarlamalı seyyar veri istasyonu high-speed circuit switched data multi-slot mobile station
değişken hızlı sürücü variable speed drive
değişken hızlı şanzıman variable-speed transmission
değişken hızlı tahrik variable speed drive
değişken hızlı terminal birim variable rate terminal unit
değişmez hızlı sürünme steady-rate creep
düşük basamak hızlı veri haberleşmesi low bit rate data communication
düşük hızlı bağlantı slow speed connection
düşük hızlı şaft low-speed shaft
elektriksel hızlı geçici rejim patlama bağışıklık deneyi electrical fast transient burst immunity test
elektronik 4 hızlı aşırı hız electronic 4-speed overdrive
güç kontrol kolunun çok hızlı olarak ileri itildiği uygun olmayan motor çalıştırılması slam acceleration
havalı hızlı kesici air-blast circuit breaker
hızlı açar vana quick-opening valve
hızlı açmalı anahtar quick-make switch
hızlı ağartma rapid bleaching
hızlı ağartma quick bleach
hızlı arama speed dialing
hızlı aşınma rapid wear
hızlı bağlama-çözme kaplını quick-release coupling
hızlı bağlama-çözme kaplini quick-release coupling
hızlı bağlantı elemanları quick couplings
hızlı bakış quick viewer
hızlı basınç yükselmesi süreci rapid combustion
hızlı başvuru kılavuzu quick reference guide
hızlı bellek fast memory