snap - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

snap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "snap" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 88 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
snap v. patlamak
snap v. şipşak fotoğraf çekmek
snap v. şakırdatmak (parmaklarını)
snap v. çat diye kapanmak
snap v. çıkışmak
snap v. ısırmaya çalışmak
snap v. havada kapmak
snap v. şaklamak
snap v. çarparak kapamak
snap v. çatırdamak
snap v. şaklatmak
snap v. kırılmak
snap v. kütürdetmek
snap v. terslemek
snap v. şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi)
snap v. ısırmak
snap v. kapmak
snap v. şaklatmak (kırbacı)
snap v. koparmak
snap v. parlamak (göz)
snap v. çıtırdamak
snap v. şıklatmak
snap v. pat diye söylemek
snap v. kızgın bir şekilde söylemek
snap v. ters bir şekilde söylemek
snap v. parlamak (öfke ile)
snap v. kıpırdamak
snap v. aniden hareket etmek
snap n. enerji
snap n. ani şey
snap n. çarpma sesi
snap n. ağzıyla kapmaya çalışma
snap n. parmak şıklatma
snap n. şak
snap n. sürpriz
snap n. çat sesi
snap n. çıt
snap n. şipşak fotoğraf
snap n. şipşak resim
snap n. ısırmaya çalışma (köpek)
snap n. kapma
snap n. zencefilli bisküvi
snap n. kolay iş
snap n. gayret
snap n. çok kolay iş
snap n. anlık şey
snap n. çıtırdama
snap n. çıtçıt
snap n. şak sesi
snap n. çıtırtı
snap n. kuvvet
snap n. gevrek bir bisküvi
snap n. ısırma
snap n. kopma
snap n. kopça
snap n. fermejüp
snap adj. aniden yapılan
snap adj. kolay
snap adj. beklenmedik
snap adj. çat çat eden
snap adj. anlık
snap adj. ani
snap adv. şipşak
snap adv. çat diye
Colloquial
snap n. çocuk oyuncağı
snap n. kek iş
snap n. tereyağından kıl çeker gibi elde edilen şey
snap n. çantada keklik
snap n. çok basit
snap n. lüp
snap n. şipşak fotoğraf
Idioms
snap n. delirmek
snap n. dellenmek
snap n. çıldırmak
snap n. cozutmak
snap n. tozutmak
snap n. balatayı sıyırmak
snap n. kafayı yemek/çizmek
snap n. aklını yitirmek/kaçırmak
snap n. fıttırmak
Technical
snap v. kopmak
snap v. kırmak
snap n. çit sesi
snap n. çıt sesi
Computer
snap expr. yasla
snap expr. uydur
Slang
snap n. çok kolay iş
snap n. çocuk oyuncağı

Bedeutungen, die der Begriff "snap" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 268 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
snap at v. ısırmaya çalışmak (köpek)
snap at v. terslemek
have a snap v. kestirmek
snap up v. kapışmak
snap up v. hemen satın almak
snap at v. ağzıyla kapmaya çalışmak
snap up v. yakalamak
snap up v. kapmak
snap off v. kırmak
snap up v. hemen kabul etmek
snap up v. havada kapmak
snap out v. pat diye söylemek
snap off v. koparmak
snap out of something v. üzülmemek için kendini zorlamak
snap into the slot v. yuvasına oturtmak
snap one's fingers at v. hiçe saymak
snap finger at someone v. birine parmak şıklatmak
snap shut v. aniden kapamak
make a snap decision v. anlık bir karar vermek
hold a snap election v. erken seçim yapmak
hold a snap election v. erken seçime gitmek
snap on v. kolayca takılıp çıkarılmak
snap (one's) fingers v. parmağını şaklatmak
snap (one's) fingers v. parmağını şıklatmak
snap (one's) fingers v. parmak şıklatmak
snap decision n. ani karar
cold snap n. ani soğuk
ginger snap n. zencefilli çörek
cold snap n. havanın aniden soğuması
cold snap n. aniden gelen soğuk hava
snap decision n. çabuk karar
snap shot n. şipşak
snap judgment n. anlık karar/hüküm
snap decision n. anlık karar
snap blade knife n. falçata
snap beans n. taze fasulye
snap off knife n. maket bıçağı
snap off knife n. falçata
in a snap adv. hemencecik
in a snap adv. çabucak
in a snap adv. hemen
Phrasals
snap off v. aniden ısırıp koparmak
snap into (something) v. hemen (bir pozisyona, duruma) geçmek
snap into (something) v. anında (bir moda) girmek
snap into (something) v. hızlıca (bir vaziyete) geçmek
snap into (something) v. anında (bir vaziyet) almak
snap into (something) v. (bir şeye) tam oturtmak
snap into (something) v. (bir şeye) cuk diye oturtmak
snap into (something) v. (bir şeye) cuk oturtmak
snap into (something) v. (bir şeye) şıp diye oturtmak/takmak
snap into (something) v. hemen (bir pozisyona, duruma) geçirmek
snap into (something) v. anında (bir moda) girmesini sağlamak
snap into (something) v. hızlıca (bir vaziyete) geçirmek
snap into (something) v. anında (bir vaziyet) aldırmak
snap something into something v. bir şeyi bir şeye tam oturtmak
snap something into something v. bir şeyi bir şeye cuk diye oturtmak
snap something into something v. bir şeyi bir şeye cuk oturtmak
snap something into something v. bir şeyi bir şeye şıp diye oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye tam oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye cuk diye oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye cuk oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye şıp diye oturtmak
snap into something v. bir şeye tam oturmak
snap into something v. bir şeye cuk diye oturmak
snap into something v. bir şeye cuk oturmak
snap into something v. bir şeye şıp diye oturmak
snap into something v. cuk diye yuvaya girmek/oturmak
snap off v. kolayca çıkmak
snap off v. kolayca yerinden sökülmek
snap off v. pıt/çıt diye çıkmak
snap off v. pıt/çıt diye yerinden sökülmek
snap off v. çıt diye kırılmak
snap off v. kolayca kırılmak
snap off v. kırılıvermek
snap off v. çıt diye kırmak
snap off v. kırıvermek
snap off v. çıkarıvermek
snap off v. yerinden söküvermek
snap off v. pıt/çıt diye çıkarmak
snap off v. pıt/çıt diye yerinden sökmek
snap off v. elektronik bir aleti kapatmak
snap off v. televizyonu, radyoyu, telsizi kapatmak
snap off v. kapatmak
snap on v. şıp diye takılmak
snap on v. şıp diye takılıp çıkarılmak
snap on v. kolayca takılmak
snap on v. kolayca takılıp çıkarılmak
snap on v. şıp diye oturtmak/takmak
snap on v. yerine oturtmak
snap on v. cuk diye oturtmak
snap on v. elektronik bir aleti açmak
snap on v. televizyonu, radyoyu, telsizi açmak
snap on v. açmak
snap onto (something) v. tık diye takılmak
snap onto (something) v. kolay takılıp çıkarılmak
snap onto (something) v. tık diye oturtmak/takmak
snap onto (something) v. yerine oturtmak
snap onto (something) v. cuk diye oturtmak
snap (one) out of (something) v. (birini) bir duygu durumundan çıkarmak/kurtarmak
snap (one) out of (something) v. (birinin bir şeyini) geçirmek
snap something out of something v. bir şeyi bir şeyden pat diye çıkarmak
snap somethingout v. bir şeyi bir şeyden pat diye çıkarmak
snap out of something v. bir şeyden aniden kurtulmak
snap out of something v. bir durumdan aniden çıkmak/kurtulmak
snap out of something v. bir durumdan bir anda çıkmak
snap out of something v. bir şeyden hemen iyileşmek
snap out of v. aniden/bir anda kurtulmak
snap out of v. bir anda/aniden çıkmak
snap out of v. hemen iyileşmek
snap out of something v. bir şeyden iyileşmek
snap out of something v. bir şeyi atlatmak
snap in v. şıp diye oturmak
snap in v. çıt diye yerini bulmak
snap in v. tam oturmak
snap in v. şıp diye oturtmak
snap in v. çıt diye yerine sokmak
snap in v. tam oturtmak
Phrases
with a snap expr. çat diye
Colloquial
be a snap [us] v. şıp diye olmak
be a snap [us] v. hemencecik olmak
be a snap [us] v. kolay bir iş olmak
snap somebody out of it v. birini depresyondan/mutsuzluktan kurtarmak
snap somebody out of it v. birini depresyondan/mutsuzluktan çıkarmak
snap it up! expr. acele et!
snap to it! expr. acele et!
snap to it! expr. çabuk ol!
snap it up! expr. çabuk ol!
oh snap! expr. hay allah!
snap to it! expr. elini çabuk tut!
oh snap! expr. hadi ordan!
snap it up! expr. elini çabuk tut!
oh snap! expr. hadi/yok ya!
snap! expr. pişti!
oh snap! expr. tüh!
snap out of it expr. şu durumdan çık
snap out of it expr. kötü/mutsuz halinden çık
snap out of it expr. çık şu kafadan
Idioms
snap someone's head off v. birinin yüzüne bağırmak
snap someone's head off v. birine bağırmak
snap someone's head off v. birini bozmak
snap someone's head off v. bağırıp çağırmak
snap into place like a clockwork v. cuk diye oturmak
snap to attention v. dikkat kesilmek
snap one's fingers at v. dikkate almamak
snap to attention v. hazırola geçmek
snap one's fingers at v. hiçe saymak
snap one's fingers at v. hor görmek
snap someone's head off v. paylamak
snap someone's head off v. yüzüne bağırmak
snap into it v. (bir işe vb) kendini vermek
snap (one's) fingers v. (birine) göre yaşamak
snap (one's) fingers v. (birinin) kararlarına göre yaşamak
snap (one's) fingers v. (biri) ne derse/yaparsa onu takip etmek
snap (one's) fingers v. (birinin) parmağında oynatmasına izin vermek
snap (one's) fingers at (someone or something) v. nanik yapmak
a cold snap n. aniden gelen soğuk hava
a cold snap n. ani soğuk
snap course n. çerez ders
snap course n. geçmesi kolay ders
snap course n. çocuk oyuncağı ders
snap course n. çok kolay ders
snap course n. kolay ve çaba gerektirmeyen üniversite dersi
snap into place like a clockwork expr. cuk oturdu
not a snap expr. hiç
not a snap expr. katiyen
Speaking
it's a snap expr. çantada keklik
it's a snap expr. çocuk işi
it's a snap expr. çok kolay
it's a snap expr. çocuk oyuncağı
snap out of it expr. kendine gel
snap out of it expr. toparla kendini
Trade/Economic
snap judgment n. gıyabi karar
Law
snap judgment n. gıyap kararı
Politics
snap election n. erken seçim
Technical
snap-in v. araya girmek
snap-on lid v. geçmeli kapak
snap action n. ani hareket mekanizması
snap-action mechanism n. ani hareket mekanizması
snap cap n. basma kafa
snap switch n. döner düğme
flat snap gauge n. düz çatal mastar
snap through buckling n. flambaj yoluyla ayrılma
snap flask n. geçme derece
snap-action control n. hızlı kapama kontrolü
snap hook n. kanca
snap blister n. kılıf ambalaj
snap-on coupling n. kolay bağlantı
snap clutch n. mandallı kavrama
snap flask n. menteşeli derece
snap temper n. peşleme meneviş
snap flask n. parçalı derece
rivet snap n. perçin baskısı
rivet snap n. perçin baskı
snap switch n. rotatif anahtar
snap generator n. snap üreteci
snap ring pliers n. segman pensesi
snap roll n. seri tono
snap gauge n. sürgülü mastar
snap clutch n. sustalı kavrama
snap ring n. tespit segmanı
snap ring n. tutucu halka
double snap gauge n. uçları yassı gösterge
snap hook n. yaylı kanca
snap lock n. yaylı anahtar
snap switch n. yaylı anahtar
snap lock n. yaylı kilit
snap ring groove n. yay segman yuvası
snap ring n. yaylı segman
wins manager snap-in wizard n. wıns yöneticisi eklenti sihirbazı
snap fit adj. esneyerek kilitlenen
snap-fit adj. esneyerek kilitlenen
snap-fit adj. kavrayarak yerleşen/takılan
Computer
snap-in gallery n. ek bileşen galerisi
help on snap-in n. ek bileşenle ilgili yardım
snap-in n. ek bileşen
snap shot button n. fotoğraf çekme butonu
igmp snap-in n. igmp eklentisi
snmp snap-in n. snmp ek bileşeni
snap point n. kenetleme noktası
snap to expr. düğmeye git
remove snap-in expr. eklenti kaldır
snap to grid expr. kılavuza uydur
objects snap to grid expr. nesneler kılavuz çizgilerinde
snap to grid expr. kılavuza ayarla
snap to grid expr. kılavuzlara daya
snap to expr. sığdırılacak yer
snap to shape expr. şekle uydur
snap to default expr. varsayılan düğmeye git
Informatics
snap-in n. yardımcı program takısı
Electric
miniature snap-on coaxial connector series smb n. itip çekmeli minyatür smb serisi koaksiyel konektör
Mechanic
snap gage n. çeneli mastar
caliper snap gauge n. uçları düz olan sabit kalibreli ölçü aleti
snap ring n. yaylı tutturma bileziği
Textile
body with snap crotch n. alttan çıtçıtlı body
snap fastener n. çıt çıt
snap fastener n. çıtçıt
snap fasteners n. çıt çıt
snap ring n. sekman
Automotive
snap switch n. aç kapa anahtar
snap fastener n. çıtçıt
snap ring n. emniyet segmanı
snap-splice connector n. geçmeli konnektör
snap ring n. gergi rondelası
fire brigade snap hook n. itfaiyeci karabina kancası
snap blade n. maket bıçağı
snap ring n. segman
spiral snap ring n. spiral segman
snap-in adj. bastırılarak oturtulan
Food Engineering
snap freezing n. sıvıya daldırarak dondurma
Statistics
snap reading method n. atlamalı okuma yöntemi
Marine Biology
snap swivel n. fırdöndü
Forestry
snap willow n. gevrek söğüt
Meteorology
cold snap n. soğuk dönem
cold snap n. soğuk hava dalgası
Military
snap roll n. hızlı tono
snap report n. ön rapor
half snap roll n. seri yarım tono
Hunting
snap shooting n. ani atış
snap cap n. boşa tetik düşürürken silahı koruyacak şekilde yapılmış özel fişek
Sport
snap pass n. bilek pası
snap down n. çift dalma
Football
snap back v. geri pas atmak
Slang
snap one's cookies v. kusmak
pmoys (put me on your snap(chat)) expr. beni snap(chat)'inde paylaşır mısın
pmoys (put me on your snap(chat)) expr. beni snap(chat)'ine koyar mısın
pmoys (put me on your snap(chat)) expr. beni snap(chat)'inde paylaşsana
pmoys (put me on your snap(chat)) expr. beni hikayende paylaşsana
pmoys (put me on your snap(chat)) expr. beni snap(chat)'ine koysana