slap - Türkisch Englisch Wörterbuch

slap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slap — Definition

Bedeutung:
tokat atmak
Aussprache (IPA):
(AmE /slæp/ – BrE /slæp/)
Wortart:
Fiil: slap (slaps – slapped – slapping)
Synonyme:
smack
Antonyme:
caress

Bedeutungen von dem Begriff "slap" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 62 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
slap n. tokat
Surely that is a slap in the face for those EU partners?
Şüphesiz bu AB'li ortaklarımız için adeta bir tokattır.

More Sentences
slap v. tokatlamak
You slapped me.
Sen beni tokatladın.

More Sentences
General
slap n. tokat
Surely that is a slap in the face for those EU partners?
Şüphesiz bu AB'li ortaklarımız için adeta bir tokattır.

More Sentences
slap n. şaplak atmak
Jimmy slapped John across the face.
Jimmy, John'un suratına bir şaplak attı.

More Sentences
slap v. çarpmak
The open shutters slapped against the windows.
Açık panjurlar pencerelere çarpıyordu.

More Sentences
slap v. vurmak
He slapped my back, saying he was just kidding.
Şaka yaptığını söyleyerek sırtıma vurdu.

More Sentences
slap v. şaplak atmak
Jimmy slapped John across the face.
Jimmy, John'un suratına bir şaplak attı.

More Sentences
slap v. tokat atmak
I was so angry that I wanted to slap him.
O kadar sinirlendim ki ona tokat atmak istedim.

More Sentences
slap n. sille
slap n. şamar
slap n. hakaret
slap n. şaplak
slap n. şaklayan ses
slap n. şrak sesi
slap n. düzeneğin aksamları arasındaki oynama payı veya boşluktan kaynaklı ses
slap n. ani felaket
slap n. darbe
slap n. hızlı deneme
slap n. girişim
slap n. çarpma
slap v. yüzüne vurmak
slap v. şamar atmak
slap v. şamarlamak
slap v. çıkışmak
slap v. azarlamak
slap v. el ile vurmak
slap v. sille atmak
slap v. şaplak vurmak
slap v. koyuvermek (gelişigüzel)
slap v. aşk etmek
slap v. çatmak
slap v. tokat vurmak
slap v. şaplaklamak
slap v. (tetiği) şrak diye çekmek
slap v. öylece yerleştirivermek
slap v. kınamak
slap v. paylamak
slap v. şrak sesi çıkarmak
slap v. şaklamak
slap v. tokat sesi çıkarmak
slap adv. birden
slap adv. aniden
slap adv. hızla
slap adv. birdenbire
slap adv. ansızın
slap adv. pattadak
slap adv. pat diye
slap adv. büsbütün
slap adv. tamamen
slap adv. adamakıllı
slap adv. tümüyle
slap adv. kesinlikle
slap adv. mutlak suretle
Colloquial
slap v. yasal yollarla cezalandırmak
slap v. müthiş olmak
slap v. harika olmak
slap v. çok iyi olmak
slap v. efsane olmak
Law
slap v. hakkında yasal işlem başlatmak
slap v. tebliğ etmek
Music
slap n. (tap dansında) ayağı arkaya doğru vurma
British Slang
slap n. makyaj

Bedeutungen von dem Begriff "slap" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
şlap squelch n.

Bedeutungen, die der Begriff "slap" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
slap in the face n. şamar
slap in the face n. tokat
ottoman slap n. osmanlı tokadı
a heavy slap n. okkalı bir tokat
a hard slap n. okkalı bir tokat
a sharp slap n. okkalı bir tokat
slap [dialect] [uk] n. gedik
slap down n. şiddetli azarlama
slap [dialect] [uk] n. tepeler arasındaki geçit
slap down n. sert kınama
slap [dialect] [uk] n. açıklık
slap in the face v. tokat atmak
slap paint on v. gelişigüzel boya vurmak
slap on v. bir şeyi gürültülü bir şekilde (bir yere) koyuvermek
slap on v. eklemek
slap on v. ilave etmek
get a slap on the wrist v. zılgıtı yemek
get a slap on the wrist v. azar işitmek
get slap on the wrist v. hafifçe fırça yemek
get slap on the wrist v. azar işitmek
slap someone on the wrist v. (ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak
slap someone's wrist v. (ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak
slap a tariff on v. gümrük tarifesi uygulamak
slap-up adj. mükemmel
slap-up adj. birinci sınıf
slap-happy adj. mutluluktan mal gibi dolaşan
slap-happy adj. aklı bulutlarda gezinen
slap-happy adj. tokat manyağı olmuş
slap-bang adj. (buz hokeyinde) sert ve genellikle uzun mesafeli atış
slap-happy adj. sersem
slap-happy adj. şaşkın
slap-bang adv. tam
slap-bang adv. birden
slap-bang adv. hızla
slap-bang adv. aniden
slap-bang adv. tam olarak
slap bang adv. tam olarak
slap bang adv. tam
Phrasals
slap down v. susturmak
slap down v. durdurmak
slap down v. bastırmak
slap something down v. bir şeyi (bardak vb) bir yere (masa/sıra) hızla vurmak
slap someone down v. tokat atarak yere sermek
slap something on v. üzerine hızla bir şey (elbise vb) geçirmek
slap someone down v. birini terslemek
slap someone in something v. birini kodese tımak
slap something together v. yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/ hazırlamak
slap something together v. acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak
slap (one) around v. tokatlamak
slap around v. tokatlamak
slap (one) around v. tokat/şamar atmak
slap around v. tokat/şamar atmak
slap around v. tartaklamak
slap (one) about v. (birini) tokatlamak
slap (one) about v. (birine) şamar atmak
slap (one) about v. (birini) tartaklamak
slap something onto someone or something v. birinin/bir şeyin üstüne pat diye bir şey koymak
slap on v. bir yerini tokatlamak
slap on v. aceleyle uygulamak
slap on v. ceza kesmek
slap something on someone v. birine bir ceza kesmek
slap in v. içine koymak
slap onto v. rastgele sürmek/atmak
slap in v. sokmak
slap something on v. bir şeyin üstüne pat diye bir şey koymak
slap onto v. yalap şap sürmek
slap on v. üstüne sürüvermek
slap on v. yalap şap sürmek
slap on v. hızla geçirmek
slap (one) with (something) v. (biri) hakkında suçlamada bulunmak
slap onto v. üstüne geçirivermek
slap on v. cezaya çarptırmak
slap something onto someone or something v. birine/bir şeye bir şeyi tokat gibi yapıştırmak
slap on v. yalap şap sürmek
slap in v. içine koyuvermek
slap on v. rastgele sürmek/atmak
slap (one) with (something) v. (birine) ihbar göndermek/çekmek
slap with v. cezaya çarptırmak
slap on v. yasal bir zorunluluk uygulamak/koymak (vergi, ceza)
slap with v. ihbar göndermek
slap something on someone v. birine celp göndermek
slap in v. geçirivermek
slap onto v. aceleyle uygulamak
slap on v. ihbar göndermek
slap something on someone v. birine ihbar göndermek/çekmek
slap something on v. bir şeye şap diye bir şey yapıştırmak
slap on v. aceleyle uygulamak
slap on v. hızla geçirmek
slap something on v. bir şeye bir şeyi tokat gibi yapıştırmak
slap with v. ihbar çekmek
slap on v. üstüne geçirivermek
slap on v. bir yerine eliyle vurmak
slap on v. hızlı hızlı sürüvermek
slap on v. celp göndermek
slap (one) with (something) v. (birine) bir ceza kesmek
slap something on someone v. birini bir cezaya çarptırmak
slap with v. celp göndermek
slap something onto someone or something v. birine/bir şeye şap diye bir şey yapıştırmak
slap on v. hızlı hızlı sürüvermek
slap onto v. üstüne sürüvermek
slap on v. rastgele sürmek/atmak
slap on v. ihbar çekmek
slap onto v. hızla geçirmek
slap on v. üstüne sürüvermek
slap on v. üstüne geçirivermek
slap (one) with (something) v. (birini) bir cezaya çarptırmak
slap on v. tokatlamak
slap in v. sokuvermek
slap onto v. hızlı hızlı sürüvermek
slap (one) with (something) v. (birine) celp göndermek
slap with v. ceza kesmek
slap against someone or something v. birine/bir şeye vurup durmak
slap something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye şak diye vurmak
slap against (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) şaklatmak
slap against (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) vurup durmak
slap something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye vurup durmak
slap against (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) şak diye vurmak
slap something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye şaklatmak
slap against someone or something v. birine/bir şeye şap şap vurmak
slap against (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) şap şap vurmak
slap against someone or something v. birini/bir şeyi tokatlayıp durmak
slap against (someone or something) v. (birine/bir şeye) vurup durmak
slap against (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) çarptırıp durmak
slap against (someone or something) v. (birine/bir şeye) şap şap vurmak
slap something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye çarptırıp durmak
slap against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tokatlayıp durmak
slap against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tokatlamak
slap against someone or something v. birini/bir şeyi tokatlamak
slap something against someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye şap şap vurmak
slap against v. '-e şap şap vurmak
slap against v. -i tokatlayıp durmak
slap against v. -e çarptırıp durmak
slap against v. -e vurup durmak
Colloquial
a slap on the back n. sırtını sıvazlama
fetch a slap v. tokat aşketmek
slap happy adj. sersem
slap-dash adj. hızlı ve umursamaz
slap-dash adj. özensiz
slap-dash adj. paldır küldür
slap-dash adj. itinasız
slap-dash adj. sallapati
slap happy adj. hoppa
slap happy adj. şaşkın
slap happy adj. neşeli
slap-dash adj. yalap şap
slap-dab expr. gümbür gümbür
slap-dab expr. doğrudan
slap-dab expr. patır kütür
slap-dab expr. tam olarak
slap-dab expr. şiddetlice