affair - Turco Inglés Diccionario

affair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

affair — Definition

Significado:
mesele, ilişki, olay
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈfer/ – BrE /əˈfeə/)
Categoría gramatical:
İsim: affair (affairs)
Sinónimo:
matter, incident, liaison

Significados de "affair" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
General
affair n. aşk ilişkisi
Sami has ended this affair months ago.
Sami bu aşk ilişkisine aylar önce son verdi.

More Sentences
affair n. ilişki
We live at a vital juncture of European and international affairs.
Avrupa ve uluslararası ilişkilerin hayati bir kavşağında yaşıyoruz.

More Sentences
affair n. mesele
Let us not therefore turn the discussion into an internal and national affair.
Bu nedenle tartışmayı iç ve ulusal bir mesele haline getirmeyelim.

More Sentences
affair n.
Promoting employment, however, is a long-winded affair and comes under structural policy.
İstihdamı teşvik etmek ise uzun soluklu bir iştir ve yapısal politika kapsamına girer.

More Sentences
affair n. konu
Parliament's dialogue with the European Central Bank on monetary affairs has made a real contribution to this.
Parlamento'nun Avrupa Merkez Bankası ile parasal konulardaki diyaloğu buna gerçek bir katkı sağlamıştır.

More Sentences
affair n. olay
The Pechiney, Crédit Lyonnais and Vivendi Universal affairs, show this all to well.
Pechiney, Crédit Lyonnais ve Vivendi Universal olayları bunu çok iyi göstermektedir.

More Sentences
affair n. vaka
It was a strange affair.
Bu, garip bir vakaydı.

More Sentences
affair n. dalga
affair n. hal
affair n. şey
affair n. takıntı
affair n. maslahat
affair n. macera
affair n. ince iş
affair n. sorun
affair n. ince iş (aşk)
affair n. durum
affair n. hadise
affair n. gönül macerası
affair n. şahsi mesele
affair n. kaçamak
affair n. yasak aşk

Significados de "affair" con otros términos en diccionario inglés turco: 73 resultado(s)

Inglés Turco
General
love affair n. korte
secret love affair n. aşna fişne
love affair n. aşk meşk
love affair n. aşk ilişkisi
love affair n. aşk macerası
gala affair n. şenlik işi
the inside of an affair n. işin iç yüzü
love affair n. aşıktaşlık
gala affair n. şenlik
gala affair n. cümbüş
extramarital affair n. evlilik dışı ilişki
commercial affair n. ticari iş
extra-marital affair n. kaçamak
state of affair n. şartlar
state of affair n. işlerin durumu
state of affair n. koşullar
state of affair n. durum
state of affair n. vaziyet
affair of honour n. namus meselesi
affair of honour n. şeref meselesi
affair of honor n. namus meselesi
affair of honor n. şeref meselesi
casual affair n. öylesine (bir) ilişki
casual affair n. gelgeç ilişki
indiscreet affair n. yasak/uygunsuz ilişki
love affair n. gönül ilişkisi
social affair n. dostluk veya beraberliği teşvik amacıyla toplanma
illicit affair n. yasak aşk
illicit affair n. yasak ilişki
have an affair with v. kendisiyle evli olmayan biriyle bir aşk ilişkisinde bulunmak
be mixed up in an affair v. arada kalmak
be having a secret love affair v. gizli bir beraberlik (aşk ilişkisi) yaşamak
be in an affair v. ilişki içinde bulunmak
be in an affair v. ilişki içinde olmak
come out of an affair v. bir işten kurtulmak
end one’s affair with someone v. biriyle ilişkisini bitirmek
end one’s affair with someone v. biriyle olan ilişkisini bitirmek
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle ilişkisi olmak
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle aşk yaşamak
have an affair v. birliktelik yaşamak
Colloquial
secret affair n. yasak aşk
secret affair n. gizli ilişki
Idioms
love affair n. aşk macerası
love affair n. (bir şeye karşı duyulan) tutku
emotional affair n. gönül macerası
love affair n. (bir şeye karşı duyulan) yoğun merak
love affair n. (bir şeye karşı duyulan) heves
emotional affair n. beyniyle aldatma
emotional affair n. duygusal kaçamak
love affair n. aşk serüveni
have an affair with v. birisiyle aşk ilişkisi olmak
have an affair with v. birisiyle cinsel ilişkisi olmak
have an affair with v. gönül macerası olmak
have an affair (with someone) v. biriyle aşk yaşamak
have an affair (with someone) v. biriyle yasak/gizli/uygunsuz ilişki yaşamak
have an affair (with someone) v. biriyle ilişkisi olmak
Speaking
how long did your affair go on? expr. ilişkiniz ne kadar devam etti?
how long did your affair go on? expr. ilişkiniz ne kadar sürdü?
Trade/Economic
private affair n. özel iş
financial affair n. mali durum
personal affair n. özel iş
private affair n. kişisel iş
personal affair n. kişisel iş
economic affair n. ekonomik ilişki
Politics
meddle in domestic affair n. bir devletin içişlerine karışma
iran-contra affair n. iran-kontra skandalı
Media
current affair programme n. güncel olaylar programı
current affair program n. güncel olaylar programı
Military
civil affair n. savaş komutanı ile askeri birlik konuşlandırılan bölge halkı veya yönetimi arasındaki ilişkiler
Modern Slang
affair child n. diğer kardeşlerine hiç benzemeyen çocuk
affair child n. başkasından olmuş gibi tipi kardeşlerinden farklı olan çocuk
affair lite v. cinsel ilişki yaşamadan eşinden başka biriyle flörtleşmek
affair lite v. eşinden başka biriyle cinsel münasebet olmadan ilişki yaşamak