et - Turco Inglés Diccionario

et

Significados de "et" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
et beef n.
Therefore people want to know which country their beef comes from.
Bu nedenle insanlar etlerinin hangi ülkeden geldiğini bilmek istiyorlar.

More Sentences
et flesh n.
The flesh near the bones has a sweeter taste.
Kemiklere yakın etin tadı daha tatlıdır.

More Sentences
et meat n.
I prefer eating white meat.
Beyaz et yemeyi tercih ediyorum.

More Sentences
General
et meat n.
I prefer eating white meat.
Beyaz et yemeyi tercih ediyorum.

More Sentences
et steak n.
This steak is better if you make a casserole with it.
Bu et güveç yapmaya daha uygun.

More Sentences
Food Engineering
et flesh n.
The flesh near the bones has a sweeter taste.
Kemiklere yakın etin tadı daha tatlıdır.

More Sentences
Gastronomy
et meat n.
I prefer eating white meat.
Beyaz et yemeyi tercih ediyorum.

More Sentences
General
et idler n.
et pulp n.
et carve n.
et headcheese n.
Colloquial
et cow [uk] n.
Idioms
et meat on (one's) bones n.

Significados de "et" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kaba et buttock n.
et suyu broth n.
General
söğüş et cold cuts n.
fırında pişirilmiş et roast n.
kurutulmuş dövülmüş et pemmican n.
kalın bir dilim et steak n.
et baltası meat cleaver n.
et endüstrisi ve ticareti meat industry and trade n.
değişik et variety meat n.
kızarmış et parçası roast n.
et bezi gland n.
kuşbaşı doğranarak yeniden pişirilen et yemeği hash n.
yenecek et meat n.
kanlı et rare meat n.
rosto tenceresi (et kızartmaya yarayan kapaklı) roaster n.
et suyu gravy n.
kaba et hip n.
kızartmalık et parçası roast n.
et lokantası grill house n.
et yağı grease n.
kemiksiz et fillet n.
et dilimi collop n.
gevezelik et babbling n.
kaba et buttocks n.
et yemeği dish of meat n.
rostoluk et parçası roast n.
et lokantası chophouse n.
et yiyen memeli hayvan carnivora n.
lop et boneless meat n.
kaba et bum n.
ızgara (et kızartmak için) barbecue n.
et lokantası rotisserie n.
genç et sığırı beefling n.
yağda kızartılmış kemiksiz ve ince et escalope n.
tırnak altındaki hassas et quick n.
tezgah (kasabın üstünde et kestiği kalın tahta) slab n.
et yiyen flesh eater n.
et suyu stock n.
et ürünleri meat products n.
et lokantası grillroom n.
kıyılmış et mince n.
çürümüş et carrion n.
doğranmış et mince n.
et sote sauteed meat n.
yağsız (et) lean meat n.
ızgara et grill n.
sofrada kullanılan et bıçağı carving knife n.
et ve kemik flesh and bone n.
güney amerika'ya mahsus et yiyen ağaçlarda yaşayan ve kediden büyük memeli bir hayvan kinkajou n.
et, sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek soup n.
salçalı et fricassee n.
et suyu liquor n.
musevi şeriatına göre temiz sayılan et kasher n.
kasaplık hayvanın gövdesinden belirli bir şekilde kesilen et parçası cut of meat n.
kokmuş et carrion n.
et suyu extract of beef n.
fırında et kızartmaya özgü ızgaralı kap broiler n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer smokehouse n.
fileto et noisette n.
et ve patates yahnisi hotpot n.
hindistan'da et yemeyen tüccar sınıfı banian n.
işlenmiş et processed meat n.
yağlı et fat meat n.
et askısı meat stall n.
et fabrikası meat plant n.
kırmızı et red meat n.
et yememe veganism n.
et yemezlik vegetarianism n.
et yemezlik veganism n.
et döner meat doner n.
konserve et canned meat n.
et bıçağı carver n.
dondurulmuş et frozen meat n.
et yiyen hayvanlar flesh-eating animals n.
tasarla-inşa et design-build n.
et lokantası porter-house n.
et sineği blowfly n.
et suyu consomme n.
içinde et curry n.
normal kasap bıçağıyla alanımayıp özel yöntemlerle alınan et recovered meat n.
şişlik (et) shashlik n.
kaba et bölgesi nates n.
et ve et mamulleri meat and meat products n.
et ve et ürünleri meat and meat products n.
et lokantası steakhouse n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf and turf n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf 'n' turf n.
et bıçağı carving knife n.
et dolabı meat safe n.
et saklanan yer meat locker n.
yarım kilo et (453.59 gram) pound of meat n.
et reyonu meat counter n.
et pazarı a meat market n.
bir dilim soğuk et a slice of cold meat n.
(yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları chum n.
et suyuna çorba broth n.
sırttan çıkarılan et chine n.
et bıçağı chopping knife n.
et kıyma tahtası chopping board n.
et tokmağı meat tenderizer n.
et döveceği meat tenderiser (uk) n.
et döveceği meat mallet n.
et tokmağı meat tenderiser (uk) n.
et döveceği meat tenderizer n.
et tokmağı meat mallet n.
yumurta harici tüm et ürünlerinin tüketilmediği vejeteryanlık ovo vegetarianism n.
süt ürünleri ve yumurta harici et ürünlerinin hiçbirini tüketmeyen vejetaryen ovo-lacto vegetarian n.
süt ürünleri ve yumurta harici et ürünlerinin hiçbirini tüketmeyen vejetaryen lacto-ovo vegetarian n.
et dilimi meatloaf n.
et parçası piece of meat n.
et reyonu meat section n.
kemikli et bone-in meat n.
kemikli et meat on the bone n.
et çengeli kanca ucu mourne n.
rosto et lokantası carvery n.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen flexitarian n.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen semi-vegetarian n.
park et devam et otoparkı park-and-ride n.
et beni skin tag n.
üzeri mısır unu ekmeği ile kaplanmış bir tür meksika et yemeği tamale pie n.
et açlığı carnivoracity [obsolete] n.
et düşkünlüğü carnivoracity [obsolete] n.
et kesen kimse carver n.
et dilimleyici (kişi) carver n.
süt ürünleri ve yumurta haricinde hiçbir et ürünü tüketmeyen vejetaryen lactoovovegetarian n.
şarküteri et deli meat n.
et sosunun konduğu kapaklı bir kap argyle n.
et sosunun konduğu kapaklı bir kap argyll n.
et çevirme aletleri yapan demirci jacksmith n.
et kesen kimse kerver [obsolete] n.
yağsız veya az yağlı et lean n.
mayalama, yoğurma ve et tuzlama için kullanılan büyük ahşap bir tekne kymnel [obsolete] n.
birinci dünya savaşı'nda askerlere verilen konserve et yahnisi ve sebze maconochie n.
et, kauçuk gibi malzemeleri küçük parçalara ayırmaya yarayan makineyi çalıştıran kimse masticator n.
et, kauçuk gibi malzemeleri küçük parçalara ayırmaya yarayan makine masticator n.
(et, ahşap) beyaz veya açık renkli kısım white n.
blok et block n.
işlenmiş et ürünlerinin taze görünümü bloom n.
et veya balık gibi kurutulmuş çeşitli besinlerin öğütülmesi ile elde edilen ürün meal n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer meat house n.
kesim ve et işleme işi meat packer n.
et saklamak için genellikle çiftliklerde kullanılan küçük yapı meat house n.
et yiyici meat-eater n.
küçük ve yuvarlak porsiyonlar halinde servis edilen balık, et veya etli börek medallions n.
(et) doğrayan kimse mincer n.
et suyu bree [scotland] n.
et pişirmeye yarayan şiş broacher n.
et şişi broche n.
et şiş broche n.
et suyu broo [dialect] [scotland] n.