gravy - Turco Inglés Diccionario
Historia

gravy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "gravy" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
General
gravy n. salça
gravy n. yemek sosu
gravy n. kolay kazanç
gravy n. et suyu
gravy n. etin pişerken saldığı su
gravy n. sos
Colloquial
gravy n. beklenmedik zenginlik
gravy n. beklenmedik şans
gravy n. gökten gelen refah
gravy n. talih kuşu
Idioms
gravy n. devlet kuşu
gravy n. devletkuşu
Trade/Economic
gravy n. avanta
gravy n. kolay kazanılan para
Gastronomy
gravy n. et suyu
gravy n. etin pişerken saldığı doğal suyu
gravy n. koyu et suyu
gravy n. pişen yemeğin kendi bıraktığı suyu
gravy n. salça
gravy n. sos
Slang
gravy n. mükafat
gravy n. bonus
gravy n. kolayca elde edilen para/kar
gravy n. kolay para/kar
gravy n. mükemmel
gravy n. harika
gravy n. çok iyi

Significados de "gravy" con otros términos en diccionario inglés turco: 67 resultado(s)

Inglés Turco
General
get on the gravy train v. köşe dönmek
get on the gravy train v. beleşe konmak
ride the gravy train v. bolluk içinde yaşamak
ride the gravy train v. bolluk içerisinde yaşamak
Colloquial
gravy train n. kolay kazanılmış para
red gravy n. kan
good gravy! exclam. aman tanrım!
good gravy! exclam. aman yarabbi!
(good) gravy! exclam. iyi!
(good) gravy! exclam. güzel!
Idioms
board the gravy train v. kebap gibi bir işe gelmek
board the gravy train v. az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek
board the gravy train v. turnayı gözünden vurmak
board the gravy train v. sağlam yere olta atmak
board the gravy train v. sağlam yere kapak atmak
board the gravy train v. işi iş olmak
climb on the gravy train v. kebap gibi bir işe gelmek
climb on the gravy train v. az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek
climb on the gravy train v. turnayı gözünden vurmak
climb on the gravy train v. sağlam yere olta atmak
climb on the gravy train v. sağlam yere kapak atmak
climb on the gravy train v. işi iş olmak
get on the gravy train v. kebap gibi bir işe gelmek
get on the gravy train v. az emek harcanan ama çok para kazanılan iş/makam/duruma gelmek
get on the gravy train v. turnayı gözünden vurmak
get on the gravy train v. sağlam yere olta atmak
get on the gravy train v. sağlam yere kapak atmak
get on the gravy train v. işi iş olmak
ride the gravy train v. bir eli yağda bir eli balda olmak
in the gravy v. kolay para kazanıp zengin olmak
be on the gravy train v. köşeyi dönmek
be on the gravy train v. köşe olmak
be on the gravy train v. para kırmak
be on the gravy train v. turnayı gözünden vurmak
be on the gravy train v. cukkalamak
be on the gravy train v. (kumarda) duman yapmak
be on the gravy train v. mangır kesmek
be on the gravy train v. yükü tutmak
be on the gravy train v. beleşe konmak
be on the gravy train v. işleri kebap olmak
be on the gravy train v. işleri gıcırında olmak
have gravy on one’s grits v. zengin olmak
have gravy on one’s grits v. bok gibi parası olmak
the gravy train n. beleşten zengin olma
the rest is gravy n. bu da mükafatı
the rest is gravy n. kısa günün karı
a gravy train n. çok para kazanmanın kolay yolu
a gravy train n. az emek harcayıp çok para kazanılan iş/makam/durum
a gravy train n. uzun vadede kolay yoldan çok para getiren iş/makam/durum
a gravy train n. yağlı kapı
in the gravy expr. haybeden zengin
in the gravy expr. havadan para kazanmış
in the gravy expr. şansa zengin olmuş
in the gravy expr. vurgun zengini
Gastronomy
redeye gravy n. unla kıvamlı hale getirilen pişmiş domuz eti suyuna kahve eklenerek yapılan sos
red-eye gravy n. unla kıvamlı hale getirilen pişmiş domuz eti suyuna kahve eklenerek yapılan sos
pan juice gravy n. etin pişerken saldığı doğal suyu
lamb meat balls in gravy n. izmir köftesi
vegetables and meat cubes first fried and then cooked in its own gravy, shaken at intervals n. silkme
gravy boat n. sos kabı
Slang
have gravy on (one's) grits v. zengin olmak
have gravy on (one's) grits v. bok gibi parası olmak
red gravy [us] n. kreole, haiti ve new orleans mutfağında kullanılan ve domates, kereviz, dolmalık biber, soğan ve sarımsaktan yapılan sos
red gravy [us] n. domates ve sarımsaklı makarna sosu
red gravy [us] n. italyan/italyan-amerikan domates sosu
British Slang
man gravy n. sperm
baby gravy n. sperm