kan - Turco Inglés Diccionario

kan

Significados de "kan" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
Abbreviation
kan n. kansas
Archaic
kan n. kağan
kan n. hakan
kan n. han

Significados de "kan" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kan blood n.
What is at stake is safety and finding a solution to the problem of blood shortages.
Söz konusu olan güvenlik ve kan kıtlığı sorununa bir çözüm bulunmasıdır.

More Sentences
General
kan gore n.
Some families keep their children away from the gore in movies.
Bazı aileler çocuklarını filmlerdeki kanlı sahnelerden uzak tutuyor.

More Sentences
kan blood n.
What is at stake is safety and finding a solution to the problem of blood shortages.
Söz konusu olan güvenlik ve kan kıtlığı sorununa bir çözüm bulunmasıdır.

More Sentences
Anatomy
kan blood n.
What is at stake is safety and finding a solution to the problem of blood shortages.
Söz konusu olan güvenlik ve kan kıtlığı sorununa bir çözüm bulunmasıdır.

More Sentences
General
kan family n.
kan flesh n.
kan descent n.
kan lineage n.
kan strain n.
kan wife n.
kan lifeblood n.
Colloquial
kan red gravy n.
Medical
kan haemo- pref.
kan hemo- pref.
Slang
kan tomato juice n.
kan dutch pink n.
British Slang
kan blad n.
kan claret n.

Significados de "kan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kan nakli transfusion n.
kan davası feud n.
tam kan sayımı complete blood cell count n.
(kan) nakletmek transfuse v.
General
kan tazısı bloodhound n.
kan zehirlenmesi yapan madde septic n.
kan yayması blood smear n.
kan davası vendetta n.
kan çıbanı furuncle n.
kan sayımı blood count n.
kan verme blood transfusion n.
kan zehirlenmesi toxaemia n.
kan dökme slaughter n.
kan hücumu afflux n.
kan aktarımı blood transfusion n.
kan pıhtısı gore n.
kan lekesi bloodstain n.
kan cisimciği blood corpuscle n.
damardan kan alma bloodletting n.
kan çıbanı carbuncle n.
kan dolaşımı circulation n.
kan hattı blood line n.
kan dökme bloodguiltiness n.
kan bağı consanguinity n.
edebiyatta kan davası vendetta in literature n.
kan dökme bloodletting n.
kan bağı kindredness n.
kan damlası drop of blood n.
kan çıkarma bloodletting n.
kan nakli blood transfusion n.
kan davası blood revenge n.
kan çekme bloodletting n.
kan kırmızı crimson n.
hastadan kan akıtma bloodletting n.
tam kan full blood n.
kan değişimi blood exchange n.
kan bağı blood tie n.
hayat veren kan lifeblood n.
kan dökme carnage n.
kan yuvarı corpuscle n.
kan damarlarını genişletici vasodilator n.
sülük kullanarak kan emdirme leeching n.
kan damarının en dış tabakası extima n.
kan davası feud n.
taze kan new blood n.
kan şekeri düşüklüğü hypoglycemia n.
kan veren kimse donor n.
sadece babadan olan kan bağı halfblood n.
damarlardan dışarıya kan akıtma veya akma extravasating n.
kan kan dansı can can n.
kan pıhtılaşması blood coagulation n.
kan alma depletion n.
kan kardeşi blood brother n.
kan hücresi corpuscle n.
asil kan blue blood n.
kan akrabalığı consanguinity n.
taze kan fresh blood n.
kan veren donor n.
kan emici bloodsucker n.
kan tahlili blood analysis n.
taze kan a shot in the arm n.
kan bağı blood n.
kan davası edebiyatta vendetta in literature n.
kan bağı kindredship n.
kan taşı bloodstone n.
kan pıhtısı blood clot n.
kan zehirlenmesi pyaemia n.
kan dökme bloodshed n.
kan toplanması plethora n.
kan bağışçısı blood donor n.
kan bağışı blood donation n.
kan veren kimse blood donor n.
kan davası blood feud n.
kan çokluğu plethora n.
kan bolluğu plethora n.
kan ürünü blood product n.
kan toplama blood build up n.
kan pıhtılaşması blood clotting n.
kan uyuşmazlığı testi blood incompatibility test n.
kan uyuşmazlık testi blood incompatibility test n.
kan faktörleri blood factors n.
kan bağı blood relation n.
kan portakalı blood orange n.
kan portakal blood orange n.
kan birikmesi congestion n.
kan basıncı oranı blood pressure rate n.
kan yoluyla bulaşan hastalık blood-borne disease n.
kan yoluyla geçen hastalık blood-borne disease n.
kan dolaşımı bloodstream n.
kan akıtma bloodshed n.
kan bağışı kampanyası blood donation campaign n.
kan emici leecher n.
kan hısımlığı natural cognation n.
kan bedeli blood money n.
saf kan true blood n.
kan lekesi blood stain n.
bir kan çeşmesi a fountain of blood n.
kızılhaç kan merkezi red cross blood center n.
pıhtılaşmış kan cruor n.
nadir görülen bir kan hastalığı a rare blood disease n.
kan izleri blood trails n.
kan emici kene blood sucking mite n.
kan kusma vomiting blood n.
kan gazı blood gas n.
kan taşı styptic pencil n.
kan emici bir böcek biting midge n.
kan emici bir böcek punkie n.
kan emici bir böcek no-see-um n.
kan emici bir böcek punky n.
kan emici bir böcek punkey n.
temiz kan arterial blood n.
kan dolaşım sistemi circulatory system n.
kan hücresi corpuscule n.
kan yuvarı corpuscule n.
geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse bleeder n.
aynı nadir kan grubu same rare blood type n.
kan zehirlenmesi pyemia n.
kan zehirlenmesi toxemia n.
kan şekeri düşüklüğü hypoglycaemia n.
kan emen iblis blood-sucking demon n.
kan tükürme blood-spitting n.
kan tahlili blood work n.
kan davası blood vengeance n.
güney amerika'da yaşadığına inanılan kan ile beslenen bir yaratık chupacabra n.
kan kırmızısı permanent red n.
kan pıhtısı clot of blood n.
kan parası bloodwealth n.
kan arzusu blood desire n.
kan kırmızısı incarnadine n.
kan bağış merkezi blood donation center n.
kan kan dansı can-can n.
kan kan dansı cancan n.
kan alma (hastadan) drawing blood n.
kan çıbanı charbocle [obsolete] n.
kan dondurucu vahşet blood-chilling violence n.
kan dondurucu vahşet blood-chilling brutality n.
kan tazısı bandog n.
kan bağı veya evlilik yolu ile akraba olan insan grubu kinship group n.
ringde kolayca kan içinde kalan dövüşçü bleeder n.
kan bağının anne tarafından geçtiği akrabalık sistemi matriliny n.
anne tarafından gelen kan bağı veya akrabalık matriliny n.
(yayılma, yaşamsallık özelliği bakımından) kan dolaşımına benzetilen şey bloodstream n.
(ellerinde kan olmak ifadesindeki anlamıyla) bir kimseyi öldürme veya yaralama suçu veya sorumluluğu blood n.
kan dökme bloodguilt n.
kan dökme bloodshedding n.
kan gölü bloodbath n.
kan akıtan kimse bloodletter n.
kan kardeşliği blood brotherhood n.
damardan kan alan kimse bloodletter n.
kan dökme suçu blood guilt n.