floor - Turco Inglés Diccionario

floor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

floor — Definition

Significado:
zemin, kat
Pronunciación (IPA):
(AmE /flɔːr/ – BrE /flɔː/)
Categoría gramatical:
İsim: floor (floors); Fiil: floor (floors – floored – flooring)

Significados de "floor" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
floor n. kat
The strike at the production floor caused the company to go bankrupt.
Üretim katındaki grev şirketin iflas etmesine neden oldu.

More Sentences
floor n. yer
These rooms are located between the 1st and 5th floor of the hotel.
Bu odalar otelin 1. ve 5. katları arasında yer almaktadır.

More Sentences
floor n. zemin
Be careful! You can slip because of the wet floor.
Dikkatli olun! Islak zemin yüzünden kayabilirsiniz.

More Sentences
floor n. taban
Life on the ocean floor is fascinating.
Okyanus tabanındaki yaşam büyüleyici.

More Sentences
floor v. yeri kaplamak
General
floor n. pist
Everyone at the wedding took the floor when the band started playing.
Orkestra çalmaya başladığında düğündeki herkes piste çıktı.

More Sentences
floor n. taban
Life on the ocean floor is fascinating.
Okyanus tabanındaki yaşam büyüleyici.

More Sentences
floor n. döşeme
All the floors in her house are made of wood.
Evindeki tüm döşemeler ahşaptan yapılmıştır.

More Sentences
floor n. söz hakkı
Mr MacCormick has the floor for a point of order.
Bay MacCormick'in söz hakkı var.

More Sentences
floor v. afallatmak
The president seemed floored by a string of scandals.
Başkan bir dizi skandal karşısında afallamış görünüyordu.

More Sentences
floor v. yere yıkmak
The puncher was floored by the uppercut of his opponent.
Yumrukçu rakibinin aparkatıyla yere yıkıldı.

More Sentences
floor v. köklemek (gazı)
He floored the acceleration pedal but couldn't run away from the police.
Gaz pedalına kökledi ama polisten kaçamadı.

More Sentences
Technical
floor n. zemin
Be careful! You can slip because of the wet floor.
Dikkatli olun! Islak zemin yüzünden kayabilirsiniz.

More Sentences
Textile
floor n. zemin
Be careful! You can slip because of the wet floor.
Dikkatli olun! Islak zemin yüzünden kayabilirsiniz.

More Sentences
Construction
floor n. kat
The strike at the production floor caused the company to go bankrupt.
Üretim katındaki grev şirketin iflas etmesine neden oldu.

More Sentences
floor n. taban
Life on the ocean floor is fascinating.
Okyanus tabanındaki yaşam büyüleyici.

More Sentences
floor n. zemin
Be careful! You can slip because of the wet floor.
Dikkatli olun! Islak zemin yüzünden kayabilirsiniz.

More Sentences
floor adj. döşeme
All the floors in her house are made of wood.
Evindeki tüm döşemeler ahşaptan yapılmıştır.

More Sentences
Automotive
floor n. taban
Life on the ocean floor is fascinating.
Okyanus tabanındaki yaşam büyüleyici.

More Sentences
Archaeology
floor n. döşeme
All the floors in her house are made of wood.
Evindeki tüm döşemeler ahşaptan yapılmıştır.

More Sentences
General
floor n. taş döşeme
floor n. tahta döşeme
floor n. dip
floor n. atraksiyon
floor n. kat (binadaki)
floor n. düzlük
floor n. kat sakini
floor n. kat maliki
floor n. alt limit
floor v. taş döşemek
floor v. şaşırtmak
floor v. yenmek
floor v. tahta döşemek
floor v. döşemek
floor v. vurup yere yıkmak
floor v. zeminleştirmek
floor v. tam gaz vermek
floor v. şoke etmek
floor v. devirmek
floor v. yıkmak
floor v. gazı köklemek
floor v. yere koymak
floor v. yerde sergilemek
floor v. rafa koymak
floor v. rafta göstermek
Trade/Economic
floor n. borsa salonu
floor n. taban oran
floor n. çalışma alanı
floor n. tahvil alım-satımının gerçekleştirildiği yer
floor n. borsa işlemlerinin gerçekleştirildiği yer
floor n. ürün raflarının bulunduğu bölüm
floor n. fabrikada üretim ve montaj alanı
floor n. alt sınır
Politics
floor n. (parlamento, toplantı salonunda) üyelerin oturarak konuşma yaptıkları bölüm
floor n. meclise hitap etme hakkı
floor n. bir meclis üyesine seslenme hakkı
floor n. meclis üyeleri grubu
floor n. parlamento üyeleri
Technical
floor n. döşeme kaplaması
floor n. dip
floor v. döşeme ile kaplamak
Construction
floor n. döşeme kaplaması
floor n. döşeme (yer)
floor n. yer döşemesi
floor n. (bina) kat
Marine
floor n. döşek
Food Engineering
floor n. (maltlamada) çimlendirilme için serpilmiş tohum tabakası
Forestry
floor n. ölü örtü
floor n. ölü örtü dökümü
Basketball
floor n. serbest atış bölgesi
floor n. boyalı alanın ucunda yer alan çizgili alan

Significados de "floor" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
double floor n. çift taban
first floor n. ilk kat
floor beam n. döşeme kirişi
floor polish n. döşeme cilası
threshing floor n. harman
vinyl floor covering n. marley
threshing floor n. harman yeri
second floor n. ikinci kat
floor tile n. yer karosu
hardwood floor n. ahşap döşeme
ground floor n. alt kat
floor cloth n. tahta bezi
floor tile n. döşeme çinisi
floor tile n. karo
floor lamp n. ayaklı lamba
ground floor n. zemin katı
first floor n. birinci kat
ceiling floor n. asma tavan
ground floor n. yerkatı
floor board n. döşeme tahtası
floor show n. eğlence programı
floor table n. yer sofrası
ground floor n. zemin kat
first floor n. zemin kat
floor carpet n. döşeme paspası
second floor n. abd birinci kat
floor covering n. zemin döşeme
floor turtle n. eğitim robotu
forcing to wait on cold floor n. soğuk zeminde bekletme
first floor n. zemin katı
blind floor n. kördöşeme
wage floor n. asgari ücret
wet floor n. ıslak zemin
the top floor n. en üst kat
floor mats n. araba paspasları
first floor n. abd zemin kat
concrete floor n. beton döşeme
floor covering n. zemin kaplama
total floor area of a building n. bina toplam oturma alanı
gross floor area n. toplam zemin alanı
floor sander n. sistire makinesi
floor lamp n. abajur
floor covering n. döşeme
floor area n. yüz ölçüsü
floor arch n. volta kemeri döşeme voltası
floor and walls n. yer ve duvarlar
shop floor n. çalışanlar
shop floor n. işçiler
shop floor n. üretim bölümü
wagon floor n. vagon tabanı
garden floor flat n. bahçe katı apartman dairesi
garden floor n. bahçe katı
dance floor n. dans pisti
attic floor n. çatıarası katı
basement floor n. bodrum katı
floor cushion n. yer minderi
floor-lamp n. ayaklı lamba
inter-floor traffic n. katlar arası trafik
dance-floor n. pist
inter-floor traffic n. katlararası trafik
threshing-floor sweepings n. badas
tenth floor n. onuncu kat
floor squeegee n. çekpas
floor squeegee n. çek-pas
floor furnace n. tandır
top floor n. en üst kat
open-air dance floor n. açık hava dans pisti
the second floor of the building n. binanın ikinci katı
floor coverings n. zemin örtüleri
floor director n. sahne amiri
floor director n. sahne müdürü/yönetmeni
floor director n. set amiri
third floor of the parking garage n. otoparkın üçüncü katı
fourth floor of the parking garage n. otoparkın dördüncü katı
fifth floor of the parking garage n. otoparkın beşinci katı
second floor of the parking garage n. otoparkın ikinci katı
ground floor flat n. giriş kat dairesi/zemin (kat) dairesi
sunken floor n. çökük zemin
main floor n. ana kat
floor covering n. yer kaplama
floor lamp n. lambader
4th floor of 9-story building n. 9 katlı binanın 4. katı
social protection floor n. sosyal koruma tabanı
dirt floor n. toprak zemin
floor model n. teşhir ürünü
sticky floor n. yapışkan zemin
floor [scotland] n. çiçek
floor [scotland] n. un
floor-through n. bütün bir katı kaplayan daire
take the floor v. söz almak (konuşma vb)
floor goes to v. sözü vermek
take the floor v. mecliste söz almak
have the floor v. mecliste söz söyleme hakkı olmak
give floor to v. sözü vermek
put one's foot to the floor v. birden gaza basmak
take the floor v. sesini yükseltmek (bir tartışma esnasında)
hold the floor v. söz almak (bir konuşmada)
mop the floor v. yerlere paspas atmak
mop the floor v. paspas atmak
mop the floor v. yerlere paspas çekmek
mop the floor v. paspaslamak
mop the floor v. yerleri paspaslamak
mop the floor v. paspas çekmek
mop the floor v. yerleri silmek
sweep the floor v. yerleri silmek
wipe the floor v. yerleri silmek
wipe the floor with v. yere sermek
mop the floor with someone v. birini mat etmek
walk the floor v. volta atmak
spit on the floor v. yerlere tükürmek
spit on the floor v. yere tükürmek
jump to the floor v. yere atlamak
sit down on the floor v. yere oturmak
ask for the floor v. söz hakkı istemek
drop something to the floor v. bir şeyi yere düşürmek
lay spread-eagle on the floor v. kol ve bacaklar yanlara açılmış olarak yatmak
furnish (a room) with a parquet floor v. parke kaplamak
get on the floor v. (dans vb) piste çıkmak
get on the dance floor v. dans pistine çıkmak
vacuum the floor v. (makine ile) yeri süpürmek
yield the floor for someone v. sözü birine devretmek
fall from the sixth floor v. altıncı kattan düşmek
hoover the floor v. yeri elektrik süpürgesiyle temizlemek
mop the floor v. yerleri viladalamak
sweep the floor v. yerleri süpürmek
drop the phone on the floor v. telefonu yere düşürmek
low floor adj. alçak zeminli
ground-floor adj. zemin katta bulunan
floor-length adj. yere değen
floor-through adj. tam kat büyüklüğünde olan
floor-through adj. bütün bir katı kaplayan
floor-length adj. (kıyafet) yerleri süpüren
floor-length adj. yeri yalayan
four-on-the-floor adj. dörtlü manuel şanzıman ile ilgili
four-on-the-floor adj. dörtlü manuel şanzımana ait
on a higher floor adv. yukarı katta
on a higher floor adv. üst katta
on a lower floor adv. aşağı katta
on a lower floor adv. bir kat altta
on a lower floor adv. bir kat aşağıda
Phrases
caution wet floor expr. dikkat ıslak zemin
caution wet floor expr. dikkat zemin ıslak
Colloquial
crowded dance floor n. kalabalık dans pisti
third floor n. üçüncü kat
ground floor n. (spekülatif yatırımda) ayrıcalıklı durum
ground floor n. projenin ilk aşaması
take the floor v. dans için yerini almak
take the floor v. bir konuşma yapmak için ayağa kalkmak
take the floor v. konuşma yapmak
wipe the floor with v. birini tamamıyla yenmek