medium - Turco Inglés Diccionario

medium

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

medium — Definition

Significado:
orta, ortam
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmiːdiəm/ – BrE /ˈmiːdɪəm/)
Categoría gramatical:
İsim: medium (media)
Sinónimo:
middle, channel
Antónimos:
extreme

Significados de "medium" en diccionario turco inglés : 64 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
medium n. orta
Do you have this jacket in size medium?
Bu ceketin orta boy olanı sizde var mı?

More Sentences
General
medium n. araç
Graffiti can be an excellent medium for making a statement.
Bir mesaj vermek için grafiti mükemmel bir araç olabilir.

More Sentences
medium n. ortam
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries.
Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır.

More Sentences
medium adj. orta büyüklükte
The eyes are medium large and brown.
Gözler orta büyüklükte ve kahverengidir.

More Sentences
Advertising
medium n. mecra
The internet is now a significant medium for advertising.
İnternet artık reklamcılık açısından önemli bir mecra.

More Sentences
Technical
medium n. araç
Graffiti can be an excellent medium for making a statement.
Bir mesaj vermek için grafiti mükemmel bir araç olabilir.

More Sentences
medium n. ortam
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries.
Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır.

More Sentences
Medical
medium n. ortam
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries.
Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır.

More Sentences
Psychology
medium n. medyum
She's considering going to a medium to connect with her mom's spirit.
Annesinin ruhuyla bağlantı kurmak için bir medyuma gitmeyi düşünüyor.

More Sentences
Linguistics
medium n. ortam
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries.
Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır.

More Sentences
medium adj. orta
I like my steak medium-rare.
Ben bifteğimi orta pişmiş severim.

More Sentences
General
medium n. çevre
medium n. vasıta
medium n. çare
medium n. orta düzey
medium n. gereç
medium n. madde
medium n. aracı
medium n. doğru meslek
medium n. doğru ifade aracı
medium n. kişinin alışkın olduğu faaliyet veya alan
medium n. meşguliyet
medium n. hedefe ulaştıran kimse
medium n. çöpçatan
medium n. arabulucu
medium n. temsilci
medium n. aracı
medium n. değişim aracı
medium n. değiş tokuş vasıtası
medium n. değiştirilen malın değerini ölçen ulusal para
medium n. orta yer
medium n. orta derece
medium adj. ortalama
medium adj. vasat
medium adj. normal
medium adj. orta uzunlukta
medium adj. vasati
Colloquial
medium n. yarım pint siyah bira
Media
medium n. gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarına verilen ad
medium n. medya sektörü
Technical
medium n. 23×18 inç veya 22×17¹/₂ inç boyutundaki kağıt
medium n. rötuşlamadan önce negatif fotoğrafın yüzeyine veya arkasına sürülen cila
medium n. yağlı boya ile boyamadan önce baskının yüzeyine sürülen cila
medium n. sahne ışıklandırmasında kullanılan renk filtresi
medium n. üzerinde katı maddelerin kimyasal filtrasyon ile biriktiği malzeme (kağıt, kumaş, aktif karbon)
Computer
medium n. sabit sürücü ve sayısal ses teybi gibi çeşitli depolama aygıtlarına verilen ad
Textile
medium n. orta beden giyen kimse
medium adj. orta bedende olan
Medical
medium n. mediyum
medium adj. vasat
Food Engineering
medium n. besiyeri
Gastronomy
medium n. orta pişmiş et
medium adj. az pişmişle çok pişmiş arasında olan (et)
Physics
medium n. kuvvetin veya etkinin iletilmesini sağlayan madde
medium n. kendi durumundaki değişiklikler aracılığı ile boşluğa enerji veya sinyal yayan madde
Biology
medium n. bakteri gibi organizmaların kültivasyonu için oluşturulan ve çoğunlukla kompleks organik ve inorganik maddeleri içeren yapay besin sistemi
medium n. gıda maddesi
medium n. muhafaza etmek veya çoğaltmak için organik yapıların içine yerleştirildiği sıvı veya katı madde
Astronomy
medium n. uzayda yıldız gibi büyük madde yığınlarının dışında var olan gaz veya toz benzeri ince ve seyrek madde
Linguistics
medium n. kanal
Art
medium n. (tuval, edebi biçim) sanatın ifade edilmesine aracılık eden malzeme veya teknik
Painting
medium n. ressamın boyayı karıştırmak için kullandığı sıvı (yağ, su)
Archaic
medium n. matematiksel ortalama
medium n. bir kıyasın orta terimi

Significados de "medium" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
culture medium n. kültür ortamı
medium term n. orta vade
small and medium sized enterprises n. küçük ve orta ölçekli işletmeler
empty medium n. boş ortam
medium range aircraft n. orta menzilli uçak
medium altitude bombing n. orta irtifadan bombardıman
news medium n. gazete
medium sand n. orta kum
virgin medium n. temiz ortam
medium alloy steel n. orta alaşımlı çelik
multiplying medium n. çoğaltıcı ortam
machine readable medium n. makine tarafından okunabilir ortam
medium fertility rate of women n. doğurganlık oranı
medium frequency n. radyo orta dalga
medium artillery n. orta çaplı top
medium carbon steel n. orta karbonlu çelik
medium wave n. orta dalga
small and medium industry development organization n. kosgeb
recording medium n. kayıt evrakı
medium size n. orta boy
dispersion medium n. dağıtım aracı
dispersive medium n. ayırgan ortam
medium -sized business n. orta büyüklükteki işletmeler
medium-term prediction n. orta vadeli tahmin
nutrient medium n. gıda maddesi
medium pressure n. orta basınçlı
medium caliber n. orta kalibre
medium of transport n. ulaşım aracı
medium coffee n. orta kahve
medium-weight n. orta kilo/ağırlık
medium of writing n. yazı aracı
medium pizza n. orta boy pizza
medium coeli n. baş ucu noktası
medium coeli n. tepe noktası
medium of expression n. ifade aracı
happy medium n. orta yol
visual medium n. görsel ortam
auditory medium n. işitsel ortam
literary medium n. edebi ortam
medium sized adj. orta boy
medium sized adj. orta beden
medium scaled adj. orta ölçekli
medium-sized adj. orta boy
medium-level adj. orta düzey
medium-sized adj. orta boylu
medium height adj. orta yükseklikli
medium height adj. orta boylu
medium-sugar adj. orta şeker
medium-sugar adj. orta şekerli
medium weight adj. orta ağırlıkta
medium weight adj. orta kilolu
medium weight adj. orta ağırlıklı
medium-priced adj. orta fiyatlı
medium built adj. orta boyutta
of medium build adj. orta yapılı
of medium height adj. orta boylu
medium built adj. orta yapılı
medium-size adj. orta boy
medium-large adj. en büyük olmayıp oldukça büyük olan
medium-wave adj. dalgaboyu 100 m ile 1000 m arasındaki radyo dalgasını kullanan
by the medium of adv. vasıtasıyla
at medium heat adv. kısık ateşte
in the medium term adv. orta vadede
for the medium term adv. orta vadede
through the medium of prep. vasıtasıyla
through the medium of prep. aracılığıyla
Phrases
in the medium range adv. orta vadede
Colloquial
medium hard [us] adv. orta pişmiş (yumurta)
medium hard [us] adv. kayısı (yumurta)
Idioms
a happy medium n. dengeyi tutturmuş/sağlamış şey
a happy medium n. orta yolu bulmuş şey
the happy medium n. orta yol
the happy medium n. orta nokta
a happy medium n. orta nokta
a happy medium n. denge noktası
the happy medium n. denge noktası
a happy medium n. orta yol
find a happy medium v. ortasını bulmak
strike a happy medium v. ortasını bulmak
hit a happy medium v. ortasını bulmak
hit a happy medium v. bir orta yol bulmak
find a happy medium v. bir orta yol bulmak
strike a happy medium v. bir orta yol bulmak
the medium is the message expr. üslup mesajdır
the medium is the message expr. mesajı aktarım şekli mesajın algılanma şeklini etkiler
the medium is the message expr. biçim mesajdır
the medium is the message expr. kullanılan araç mesajı yansıtır
the medium is the message expr. araç mesajdır
Speaking
I am medium height expr. ben orta boyluyum
do you have this in medium? expr. bunun orta boyu var mı?
do you have this in medium? expr. bunun medium'u var mı?
my house is medium-sized expr. benim evim orta büyüklükte
I am of medium height expr. orta boyluyum
my mother is slim and of medium height expr. annem zayıf ve orta boyludur
my mother is slim and of medium height expr. annem ince ve orta boyludur
Trade/Economic
medium term bonds n. orta vadeli tahviller
medium term credit n. orta vadeli kredi
medium price n. vasat fiyat
medium price n. orta fiyat
posting medium n. kayıtlara esas oluşturan belge
medium of exchange n. mübadele vasıtası
medium of exchange n. değiştirilen malın değerini ölçen ulusal para
small and medium sized enterprise n. küçük ve orta ölçekli işletme
medium of exchange n. değişim aracı
circulating medium n. dolaşım aracı
medium term liabilities n. orta vadeli borçlar
medium term debt n. orta vadeli borç
medium price n. ortalama fiyat
medium of exchange n. mübadele aracı
circulating medium n. tedavül vasıtası
medium price n. vasati fiyat
medium quality n. vasat kalite
international medium of exchange n. uluslararası değişim aracı
small and medium sized enterprises n. küçük ve orta boyutlu işletmeler (kobi)
medium-slow moving items n. orta-yavaş sarf parçaları
medium-term note n. orta vadeli borç senedi
small-and medium-scaled enterprises n. küçük ve orta büyüklükteki işletmeler
medium quality n. orta kalite
small and medium-sized enterprises n. küçük ve orta boy işletmeler
small and medium-sized businesses n. küçük ve orta boy işletmeler
medium grades goods n. orta derecede kaliteli mallar
circulating medium n. tedavül aracı
record medium n. kayıt evrakı
medium of exchange n. değiş tokuş vasıtası
medium and long-term liabilities n. orta ve uzun vadeli borçlar
circulation medium n. tedavül aracı
medium dollar value item n. orta dolar değerli madde
medium term financial plan n. kısa dönemli mali plan
medium and long-term (debts) liabilities n. orta- ve uzun-vadeli (borçlar) yükümlülükler
small and medium scaled enterprises n. küçük ve orta ölçekli şirketler
small and medium sized enterprises n. küçük ve orta ölçekli şirketler
medium-term note (mtn) n. orta vadeli senetler (ovs)
medium term program n. orta vadeli program
eu programme for the competitiveness of enterprises and small and medium-sized enterprises (smes) n. işletmelerin ve kobilerin rekabet edebilirliği için ab programı
fiduciary medium n. itibari/kaydi değişim aracı
medium-sized enterprises n. orta ölçekli işletmeler
small and medium sized enterprises n. küçük ve orta boyutlu işletmeler
medium-term programme n. orta vadeli program
medium-term credits n. orta vadeli krediler
small and medium enterprises development organization n. kosgeb
medium dated adj. orta vadeli
medium-term adj. orta vadeli
Law
arbitration medium n. tahkim organı
Politics
small and medium size enterprise n. küçük ve orta boy işletme
medium-sized enterprise n. orta ölçekli işletme
small and medium-sized enterprises n. küçük ve orta ölçekli işletmeler
record medium n. kayıt evrakı
medium term inflation outlook n. orta vadede enflasyon görünümü
medium-term fiscal frameworks n. orta vadeli mali çerçeveler
medium income countries n. orta gelir düzeyindeki ülkeler