| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | medium n. | orta | ||
|
Do you have this jacket in size medium? Bu ceketin orta boy olanı sizde var mı? More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | medium n. | araç | ||
|
Graffiti can be an excellent medium for making a statement. Bir mesaj vermek için grafiti mükemmel bir araç olabilir. More Sentences |
||||
| General | medium n. | ortam | ||
|
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries. Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır. More Sentences |
||||
| General | medium adj. | orta büyüklükte | ||
|
The eyes are medium large and brown. Gözler orta büyüklükte ve kahverengidir. More Sentences |
||||
| Advertising | ||||
| Advertising | medium n. | mecra | ||
|
The internet is now a significant medium for advertising. İnternet artık reklamcılık açısından önemli bir mecra. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | medium n. | araç | ||
|
Graffiti can be an excellent medium for making a statement. Bir mesaj vermek için grafiti mükemmel bir araç olabilir. More Sentences |
||||
| Technical | medium n. | ortam | ||
|
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries. Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır. More Sentences |
||||
| Medical | ||||
| Medical | medium n. | ortam | ||
|
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries. Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır. More Sentences |
||||
| Psychology | ||||
| Psychology | medium n. | medyum | ||
|
She's considering going to a medium to connect with her mom's spirit. Annesinin ruhuyla bağlantı kurmak için bir medyuma gitmeyi düşünüyor. More Sentences |
||||
| Linguistics | ||||
| Linguistics | medium n. | ortam | ||
|
Coconut husk chips are a great alternative growing medium for strawberries. Hindistan cevizi kabuğu cipsleri, çilekler için harika bir alternatif yetiştirme ortamıdır. More Sentences |
||||
| Linguistics | medium adj. | orta | ||
|
I like my steak medium-rare. Ben bifteğimi orta pişmiş severim. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | medium n. | çevre | ||
| General | medium n. | vasıta | ||
| General | medium n. | çare | ||
| General | medium n. | orta düzey | ||
| General | medium n. | gereç | ||
| General | medium n. | madde | ||
| General | medium n. | aracı | ||
| General | medium n. | doğru meslek | ||
| General | medium n. | doğru ifade aracı | ||
| General | medium n. | kişinin alışkın olduğu faaliyet veya alan | ||
| General | medium n. | meşguliyet | ||
| General | medium n. | hedefe ulaştıran kimse | ||
| General | medium n. | çöpçatan | ||
| General | medium n. | arabulucu | ||
| General | medium n. | temsilci | ||
| General | medium n. | aracı | ||
| General | medium n. | değişim aracı | ||
| General | medium n. | değiş tokuş vasıtası | ||
| General | medium n. | değiştirilen malın değerini ölçen ulusal para | ||
| General | medium n. | orta yer | ||
| General | medium n. | orta derece | ||
| General | medium adj. | ortalama | ||
| General | medium adj. | vasat | ||
| General | medium adj. | normal | ||
| General | medium adj. | orta uzunlukta | ||
| General | medium adj. | vasati | ||
| Colloquial | ||||
| Colloquial | medium n. | yarım pint siyah bira | ||
| Media | ||||
| Media | medium n. | gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarına verilen ad | ||
| Media | medium n. | medya sektörü | ||
| Technical | ||||
| Technical | medium n. | 23×18 inç veya 22×17¹/₂ inç boyutundaki kağıt | ||
| Technical | medium n. | rötuşlamadan önce negatif fotoğrafın yüzeyine veya arkasına sürülen cila | ||
| Technical | medium n. | yağlı boya ile boyamadan önce baskının yüzeyine sürülen cila | ||
| Technical | medium n. | sahne ışıklandırmasında kullanılan renk filtresi | ||
| Technical | medium n. | üzerinde katı maddelerin kimyasal filtrasyon ile biriktiği malzeme (kağıt, kumaş, aktif karbon) | ||
| Computer | ||||
| Computer | medium n. | sabit sürücü ve sayısal ses teybi gibi çeşitli depolama aygıtlarına verilen ad | ||
| Textile | ||||
| Textile | medium n. | orta beden giyen kimse | ||
| Textile | medium adj. | orta bedende olan | ||
| Medical | ||||
| Medical | medium n. | mediyum | ||
| Medical | medium adj. | vasat | ||
| Food Engineering | ||||
| Food Engineering | medium n. | besiyeri | ||
| Gastronomy | ||||
| Gastronomy | medium n. | orta pişmiş et | ||
| Gastronomy | medium adj. | az pişmişle çok pişmiş arasında olan (et) | ||
| Physics | ||||
| Physics | medium n. | kuvvetin veya etkinin iletilmesini sağlayan madde | ||
| Physics | medium n. | kendi durumundaki değişiklikler aracılığı ile boşluğa enerji veya sinyal yayan madde | ||
| Biology | ||||
| Biology | medium n. | bakteri gibi organizmaların kültivasyonu için oluşturulan ve çoğunlukla kompleks organik ve inorganik maddeleri içeren yapay besin sistemi | ||
| Biology | medium n. | gıda maddesi | ||
| Biology | medium n. | muhafaza etmek veya çoğaltmak için organik yapıların içine yerleştirildiği sıvı veya katı madde | ||
| Astronomy | ||||
| Astronomy | medium n. | uzayda yıldız gibi büyük madde yığınlarının dışında var olan gaz veya toz benzeri ince ve seyrek madde | ||
| Linguistics | ||||
| Linguistics | medium n. | kanal | ||
| Art | ||||
| Art | medium n. | (tuval, edebi biçim) sanatın ifade edilmesine aracılık eden malzeme veya teknik | ||
| Painting | ||||
| Painting | medium n. | ressamın boyayı karıştırmak için kullandığı sıvı (yağ, su) | ||
| Archaic | ||||
| Archaic | medium n. | matematiksel ortalama | ||
| Archaic | medium n. | bir kıyasın orta terimi | ||