gazete - Turco Inglés Diccionario

gazete

Significados de "gazete" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gazete newspaper n.
He reads the newspaper every morning.
Her sabah gazete okuyor.

More Sentences
General
gazete journal n.
All the old journals have been sold.
Bütün eski gazeteler satıldı.

More Sentences
gazete gazette n.
I enjoy reading The Daily Gazette for local news updates.
Yerel haberler için Günlük Gazete'yi okumaktan keyif alıyorum.

More Sentences
gazete paper n.
Did you read the headline in today's paper?
Bugünkü gazetenin manşetini okudunuz mu?

More Sentences
gazete post n.
I saw the news in the New York Post.
Haberi New York Post gazetesinde gördüm.

More Sentences
Trade/Economic
gazete paper n.
Did you read the headline in today's paper?
Bugünkü gazetenin manşetini okudunuz mu?

More Sentences
Media
gazete newspaper n.
He reads the newspaper every morning.
Her sabah gazete okuyor.

More Sentences
Computer
gazete newspaper n.
He reads the newspaper every morning.
Her sabah gazete okuyor.

More Sentences
General
gazete sheet n.
gazete print n.
gazete news medium n.
gazete news n.
gazete blatt n.
gazete mercury [dated] n.
gazete courant n.
gazete gazetteer [obsolete] n.
Media
gazete news-book n.
British Slang
gazete rag n.

Significados de "gazete" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tabloit gazete tabloid n.
General
gazete editörleri newspaper editors n.
ilave gazete extra n.
belirli aralıklarla çıkan gazete newsletter n.
gazete bozuntusu rag n.
gazete satıcısı newsboy n.
gazete haberleri current events n.
gazete muhabiri newspaper correspondent n.
gazete köşe yazarı columnist n.
yerel gazete local n.
gazete muhabiri newspaper reporter n.
gazete ilanları classified ads n.
gazete bayii newsstand n.
gazete bayii newspaper vendor n.
gazete tezgahı newsstand n.
(gazete vb.) ucuz hediye giveaway n.
tek sayfalık gazete newssheet n.
gazete satış yeri newsstand n.
elektronik gazete electronic gazette n.
gazete sayısı issue n.
haberi ilk verme (gazete) scoop n.
gazete kupürleri veya resim yapıştırmaya özgü defter scrapbook n.
gazete muhabiri reporter n.
gazete bayii bookstall n.
gazete sütunu newspaper column n.
gazete tezgahı newsstall n.
aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete) spread n.
gazete kulübesi bookstall n.
ayaklı gazete newsmonger n.
günlük gazete daily n.
gazete başlığı newspaper heading n.
günlük gazete daily newspaper n.
gazete eki newspaper supplement n.
gazete müdürü editor n.
gündelik gazete daily n.
sansasyonel gazete tabloid n.
gazete firması newspaper size n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
gazete dağıtıcı newspaper distributor n.
gazete bayii newsagent n.
gazete çalışanları newspaper employees n.
gazete kupürleri veya resim toplayarak defter tutma scrapbooking n.
atlatma (gazete) scoop n.
dürülmüş gazete swat n.
gazete ilanı newspaper advertisement n.
resmi gazete gazette n.
gazete savaşı paper warfare n.
gazete okumak read newspaper n.
gazete satıcısı news vendor n.
gazete satıcısı newsvendor n.
çok okunan gazete popular newspaper n.
gazete röportajı newspaper interview n.
resimli gazete illustrated paper n.
kadın gazete yazarı newspaperwoman n.
gazete satıcısı newsdealer n.
gazete sahibi kadın newspaperwoman n.
gazete sahibi newspaperman n.
gazete bayi newsstand n.
gazete yazarı newspaperman n.
gazete yayıncılığı newspaper publishing n.
gazete okuma newspaper reading n.
gazete üyeliği newspaper subscription n.
gazete sütun yazarı newspaper columnist n.
gazete köşe yazarı newspaper columnist n.
resmi gazete official gazette n.
yerel gazete local paper n.
gazete haberi report n.
gazete büfesi newsstand n.
gazete satıcısı newsstand operator n.
gazete büfesi newsagent n.
gazete büfesi newsdealer n.
gazete satıcısı newsagent n.
gazete büfesi newsstand operator n.
gazete büfesi newsvendor n.
gazete kupürü press clipping n.
gazete kağıdı newsprint n.
gazete satıcısı çocuk paper boy n.
ücretsiz günlük gazete freesheet n.
geçmiş tarihli gazete past issues of a newspaper n.
geçmiş tarihli gazete back issue newspaper n.
ulusal gazete national newspaper n.
gazete kupürü newspaper cutting n.
gazete kupürü newspaper clipping n.
gazete dağıtma işi paper route n.
gazete dağıtıcılığı paper route n.
içinde yerel haberler ve reklamlar yayınlanan ücretsiz gazete shopper n.
ücretsiz yerel gazete shopper n.
gazete büfesi newspaper stand n.
gazete küpürleri press clippings n.
gazete kupürü clipping n.
gazete dağıtımı ve bunu yaparken kullanılan güzergah paper round n.
gazete dağıtımı ve bunu yaparken kullanılan güzergah paper route n.
büyük sayfaya basılmış gazete broadsheet n.
yerel gazete hometown newspaper n.
gazete haberleri newspaper reports n.
gazete haberleri newspaper news n.
gazete bayi newsstand (us/canada) n.
gazete bayi newsagent's shop (uk) n.
gazete büfesi newsstand (us/canada) n.
gazete satılan yer newsstand (us/canada) n.
gazete satılan yer newsagency (aus) n.
gazete bayisi newsagent's shop (uk) n.
gazete büfesi newsagent's shop (uk) n.
gazete bayi newsagency (aus) n.
gazete satılan yer newsagent's shop (uk) n.
gazete bayisi newsstand (us/canada) n.
gazete büfesi newsagency (aus) n.
gazete bayisi newsagency (aus) n.
(belge, istatistiksel bilgi, resim, gazete haberi gibi) bir tartışmada tarafların kullandığı inandırıcı veya ikna edici ya da destekleyici noktalar, konular talking point n.
(evlere) gazete dağıtımı paper round n.
yerel gazete local newspaper n.
yerel gazete local rag (uk) n.
bir konuda önemli bilgiler veren dergi veya gazete bible n.
normalin yarısı boyutundaki küçük gazete tabloid n.
gazete dağıtan kimse carrier n.
gazete veya derginin orta sayfasına takvim vb. ekleme centerfold n.
gazete veya dergide orta sayfayı kaplayacak şekilde çıplak/yarı çıplak model yerleştirme centerfold n.
gazete veya derginin orta sayfasında yer alan çıplak kadın fotoğrafı centrefold n.
dergi, gazete vs. ortasında yer alan ve aynı habere ayrılmış karşılıklı sayfa çifti centre spread n.
gazete satıcısı kız paper girl n.
gazete kağıdı news n.
gazetenin iç sayfalarındaki uzun bir gazete yazısını ayıran geniş çizgi binder n.
gazetenin iç sayfalarındaki uzun bir gazete yazısını ayıran geniş çizgi binder line n.
(gazete ve yazılarda) referans listesi hand-list n.
gazete büfesi book stall [uk] n.
gazete veya dergi basımından farklı olarak kitap basımı bookwork n.
gazete ilanı cevap kutusu box n.
ayaklı gazete gadder n.
gazete sayfasının yarattığı tekdüze grilik algısı grayness n.
gazete sayfasının göze yansıttığı gri renk greyness n.
haftalık gazete hebdomadal n.
satışa sunulan veya dağıtıma çıkan basılı bir malzemenin sayısı (dergi, gazete) opus n.
(gazete dağıtımcılarından oluşan grubun) denetmeni routeman n.
ayaklı gazete rumourer [uk] n.
ayaklı gazete rumorer [us] n.
(gazete, kitap, televizyon, sinema) internet öncesinde var olan medya old media n.
gazete büfesi paper shop [uk] n.
gazete satan adam paperboy n.
gazete dağıtıcı paperboy n.
gazete bayisi paper shop [uk] n.
(gazete veya dergilere satmak için) ünlüleri fotoğraflamaya çalışan serbest fotoğrafçı paparazzo n.
gazete satan genç kız papergirl n.
gazete dağıtan genç kız papergirl n.
gazete için paragraf yazan gazeteci paragraphist n.
gazete-habercilik tarzı paragraf yazma sistemi paragraphism n.
olağandışı gazete yazısı feature article n.
gazete makalesi peg n.
gazete manşetindeki katları veya hikayeleri ayıran yatay çizgiler dash n.
devam niteliğindeki gazete yazısı follow n.
daha önemli bir gazete makalesi ile ilişkili olup genellikle ona ek olarak basılan gazete makalesi follow n.