lane - Turco Inglés Diccionario

lane

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lane — Definition

Significado:
şerit, dar yol
Pronunciación (IPA):
(AmE /leɪn/ – BrE /leɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: lane (lanes)
Sinónimo:
path, strip
Antónimos:
highway, open field

Significados de "lane" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lane n. (yol) şerit
Entry and exit lanes of motorways are included irrespectively of the location of the signposts.
Yol işaretlerinin bulunduğu yerden bağımsız olarak, otoyolların giriş ve çıkış şeritleri de dahildir.

More Sentences
lane n. şerit
General
lane n. şerit (yol)
I got a bill for driving on the bus lane.
Otobüs şeridinde araba kullandığım için ceza yedim.

More Sentences
lane n. dar yol
The country lane is popular among young illegal racers.
Taşrada bulunan dar yol, yasadışı genç yarışçılar arasında popüler.

More Sentences
lane n. dar sokak
The town has many narrow lanes.
Kasabanın birçok dar sokağı bulunuyor.

More Sentences
lane n. kulvar
The swimmer on the second lane jumpstarted the race.
İkinci kulvardaki yüzücü yarışmaya hızlı bir başlangıç yaptı.

More Sentences
Automotive
lane n. dar yol
The country lane is popular among young illegal racers.
Taşrada bulunan dar yol, yasadışı genç yarışçılar arasında popüler.

More Sentences
Aeronautic
lane n. kulvar
The swimmer on the second lane jumpstarted the race.
İkinci kulvardaki yüzücü yarışmaya hızlı bir başlangıç yaptı.

More Sentences
lane n. rota
The two ships crashed into each other in a busy shipping lane.
Yoğun gemi rotasında iki gemi birbirine çarptı.

More Sentences
Marine
lane n. rota
The two ships crashed into each other in a busy shipping lane.
Yoğun gemi rotasında iki gemi birbirine çarptı.

More Sentences
Sport
lane n. kulvar
The swimmer on the second lane jumpstarted the race.
İkinci kulvardaki yüzücü yarışmaya hızlı bir başlangıç yaptı.

More Sentences
General
lane n. dar geçit
lane n. keçi yolu
lane n. yol şeridi
lane n. patika
lane n. ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim
lane n. kanal
lane n. mecra
lane n. tabloda bir sıranın tamamının kaldırılmasıyla oluşan boşluk
lane n. yüzen bir buz kütlesinde suyun aktığı kanal
lane n. buz kütlesinde suyun aktığı kanal
lane n. … yolu
lane v. şerit açmak
lane v. yol oluşturmak
lane v. patika açmak
lane v. şeritler haline getirmek
Tourism
lane n. trafik şeridi
Automotive
lane n. yol şeridi
Transportation
lane n. transatlantik gemiler veya uçakların sürekli kullandığı nakliye rotası
Aeronautic
lane n. yol şeridi
Geography
lane n. güney dakota eyaletinde yerleşim yeri
lane n. kansas eyaletinde şehir
lane n. güney carolina eyaletinde yerleşim yeri
Sport
lane n. (koşu veya yüzme yarışmasında) sporcunun dışına çıkmaması gereken şerit
lane n. (koşu veya yüzme yarışmasında) atletin içinde kalması gereken kulvar
lane n. bovling pisti
lane n. bovling yolu
lane n. (bovlingte) üzerinde topun yuvarlandığı uzun dar ahşap pist
Basketball
lane n. ampül
lane n. üç saniye koridoru

Significados de "lane" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
offside lane n. karayolunda sollama şeridi
left turn lane n. sola dönüş şeridi
sea lane n. rota
fast lane n. otoyolda sürat şeridi
climbing lane n. tırmanma şeridi
left lane n. sol şerit
traffic lane n. trafik şeridi
right lane n. sağ şerit
left lane n. sol şerit (trafik)
traffic lane n. şerit
lane line n. şerit çizgisi
acceleration lane n. hızlanma şeridi
bus lane n. tercihli araç yolu
bus lane n. otobüs yolu
emergency lane n. acil durum şeridi
sea-lane n. devamlı kullanılan deniz rotası
parking lane n. park şeridi
truck lane n. kamyon şeridi
improper lane change n. şerit ihlali
unsafe lane change n. şerit ihlali
express lane n. hızlı kasa (alanı)
express lane n. ekspres kasa (alanı)
cycle lane n. bisiklet yolu
cycle lane n. bisiklet şeridi
acceleration lane n. hız şeridi
middle lane n. orta şerit
bike lane n. bisiklet yolu
bike lane n. bisiklet şeridi
bicycle lane n. bisiklet şeridi
bicycle lane n. bisiklet yolu
lane change n. şerit değiştirme
memory lane n. anılara yolculuk
memory lane n. hatıralar geçidi
by-lane n. yan yol
by-lane n. tali yol
by-lane n. özel yol
filter lane n. dönüş şeridi
four-lane n. dört şeritli otoban
slow lane n. ağır ilerleme
slow lane n. görece daha yavaş ilerleme kaydedilen durum
slow lane n. yavaş gelişim
enter the opposite lane v. ters yöne girmek
live life in the fast lane v. hayatı uçlarda yaşamak
live life in the fast lane v. uçlarda yaşamak
live life in the fast lane v. hızlı yaşamak
trip down memory lane v. anıları deşmek
two lane adj. iki şeritli
lane-by-lane adj. şerit şerit
lane [scotland] adj. ıssız
lane [scotland] adj. bekar
lane [scotland] adj. kimsesiz
lane [scotland] adj. tek
lane [scotland] adj. yalnız
four-lane adj. (otoban) dört şeritli
his lane expr. tek başına
his lane expr. kendi kendine
Proverb
it is a long lane that has no turning bu da geçer anlamında bir atasözü
Colloquial
fast lane n. kolay ve hızlı faaliyet
fast lane n. olağanüstü hızda ilerleyen durum
Idioms
a trip down memory lane n. anılara yolculuk
down the little red lane n. gırtlaktan aşağıya
life in the slow lane n. dikkatli bir yaşam tarzı
life in the slow lane n. ihtiyatlı yaşam
life in the slow lane n. pek yoğun olmayan bir yaşam tarzı
life in the slow lane n. pek hareketli olmayan bir yaşam tarzı
life in the slow lane n. sakin yaşam
life in the slow lane n. uçlarda olmayan bir yaşam tarzı
fast lane n. hızlı yaşam
fast lane n. zevk-ü safa
fast lane n. vurdumduymaz yaşam
fast lane n. uçlarda yaşam
jumble-gut lane [obsolete] n. engebeli/bozuk yol
jumble-gut lane [obsolete] n. eğri büğrü yol
jumble-gut lane [obsolete] n. tümsekli çukurlu yol
jumble-gut lane [obsolete] n. inişli çıkışlı yol
jumble-gut lane [obsolete] n. yamru yumru yol
life in the fast lane n. hızlı yaşam
life in the fast lane n. uçlarda yaşam
lovers' lane n. aşıklar tepesi/şeridi
lovers' lane n. genç çiftlerin/aşıkların gidip öpüştükleri, cinsel münasebete girdikleri manzaralı alan
stroll down memory lane n. eskiyi yad etme
stroll down memory lane n. maziye dalma
stroll down memory lane n. anılara uzanma
stroll down memory lane n. anılara dalma
stroll down memory lane n. geçmişi hatırlama
stroll down memory lane n. eski günleri yad etme
stroll down memory lane n. maziyi yad etme
stroll down memory lane n. anıları hatırlama
go down memory lane v. geçmişi anmak
go down memory lane v. geçmişe dönmek
go down memory lane v. geçmişi hatırlamak
trip down memory lane v. anıları hatırlamak
trip down memory lane v. geçmişi gözünün önünden geçmek
take a stroll down memory lane v. geçmişi hatırlamak
take a stroll down memory lane v. anıları gözünün önünden geçmek
trip down memory lane v. geçmişi hatırlamak
trip down memory lane v. anıları gözünün önünden geçmek
take a stroll down memory lane v. anıları hatırlamak
take a stroll down memory lane v. geçmişi gözünün önünden geçmek
take a trip down memory lane v. maziye dalmak
take a trip down memory lane v. anılara uzanmak
take a trip down memory lane v. anılara dalmak
take a stroll down memory lane v. maziye dalmak
take a stroll down memory lane v. anılara uzanmak
take a stroll down memory lane v. anılara dalmak
take a stroll down memory lane v. maziyi yad etmek
take a trip down memory lane v. maziyi yad etmek
take a trip down memory lane v. eskiyi yad etmek
take a stroll down memory lane v. eskiyi yad etmek
take a trip down memory lane v. eski günleri yad etmek
take a stroll down memory lane v. eski günleri yad etmek
take a walk down memory lane v. eski anılara dalmak/uzanmak
take a walk down memory lane v. maziyi yad etmek
take a walk down memory lane v. maziye dalmak
take a walk down memory lane v. eski günleri hatırlamak/yad etmek
walk down memory lane v. eski anılara dalmak/uzanmak
walk down memory lane v. eski günleri hatırlamak/yad etmek
walk down memory lane v. maziyi yad etmek
walk down memory lane v. maziye dalmak
take someone down memory lane v. anıları birinin gözünde canlandırmak
take someone down memory lane v. eskiyi anımsatmak
go down memory lane v. anıları gözünün önünden geçmek
go down memory lane v. anıları hatırlamak
take a trip down memory lane v. eskiyi anımsatmak
take a trip down memory lane v. anıları hatırlatmak
go down memory lane v. anılara dalmak
take a trip down memory lane v. geçmişe götürmek
take someone down memory lane v. anıları hatırlatmak
take someone down memory lane v. birini anılara götürmek
take a trip down memory lane v. birini anılara götürmek
take a trip down memory lane v. anıları birinin gözünde canlandırmak
stroll down memory lane v. geçmişi hatırlamak
stroll down memory lane v. maziyi yad etmek
stroll down memory lane v. anıları hatırlamak
stroll down memory lane v. anıları gözünün önünden geçmek
stroll down memory lane v. anılara dalmak
stroll down memory lane v. eski günleri yad etmek
stroll down memory lane v. geçmişi gözünün önünden geçmek
stroll down memory lane v. anılara uzanmak
stroll down memory lane v. maziye dalmak
stroll down memory lane v. eskiyi yad etmek
take (one) down memory lane v. (birini) eski günlere/maziye götürmek
take (one) down memory lane v. (birine) eskiyi anımsatmak
take (one) down memory lane v. (birine) anıları hatırlatmak
take (one) down memory lane v. (birini) anılara götürmek
take (one) down memory lane v. (birini) geçmişe götürmek
in the fast lane expr. başarılı konuma/duruma
in the fast lane expr. başarı yoluna
in the fast lane expr. aşırı uçlarda
in the fast lane expr. uçlarda