toll - Turco Inglés Diccionario

toll

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

toll — Definition

Significado:
geçiş ücreti, bedel
Pronunciación (IPA):
(AmE /toʊl/ – BrE /təʊl/)
Categoría gramatical:
İsim: toll (tolls); Fiil: toll (tolls – tolled – tolling)
Sinónimo:
fee, cost
Antónimos:
free passage

Significados de "toll" en diccionario turco inglés : 62 resultado(s)

Inglés Turco
General
toll n. çan sesi
Can you hear the toll from afar?
Çanların sesini uzaktan duyabiliyor musun?

More Sentences
toll n. (yol vb) geçiş ücreti
You have to pay a toll of 2 pounds to use the highway.
Otoyolu kullanmak için 2 pound geçiş ücreti ödemek zorundasınız.

More Sentences
toll n. bilanço
The death toll is reported to be 16.
Ölenlere ilişkin bilançonun 16 olduğu bildirildi.

More Sentences
toll n. zarar
Being forced to work in the mines for years took its toll on his health.
Yıllar boyu madenlerde çalıştırılması sağlığına zarar vermişti.

More Sentences
toll v. çalmak
For whom does the bell toll in Syria?
Suriye'de çanlar kimin için çalıyor?

More Sentences
toll n. mürüriye
toll n. yol parası
toll n. köprü geçiş parası
toll n. geçiş parası
toll n. köprü geçişlerinden alınan ücret
toll n. şehirler ya da milletler arası telefon konuşmalarından alınan ücret
toll n. pay
toll n. işgaliye bedeli
toll n. yol ve köprü parası
toll n. yer parası
toll n. ayak bastı bedeli
toll n. telefon ücreti
toll n. resim
toll n. geçmelik
toll n. saatin çalması
toll n. şehirlerarası telefon ücreti
toll n. milletlerarası telefon ücreti
toll n. çınlama
toll n. köprü parası
toll n. hasar maliyeti
toll n. harç
toll v. ağır ağır çalmak (çan)
toll v. çan çalmak
toll v. ağır ağır çalmak (çanı)
toll v. (çan) çalmak
toll v. ücret olarak vermek
toll v. vergi ödemek
toll v. ayak bastı bedeli ödemek
toll v. vergi koymak
toll v. ayak bastı bedeli almak
toll v. yem atmak
toll v. ağına çekmek
toll v. cezbetmek
toll v. tuzağa düşürmek
toll v. sesle belirtmek
toll v. çalarak haber vermek
toll v. ölümü ilan etmek
toll v. (birini) çağırmak
toll v. geçersiz kılmak
toll v. ortadan kaldırmak
toll v. alıp götürmek
toll v. harç almak
toll v. harç vermek
toll N. bedel
Trade/Economic
toll n. geçiş vergisi
toll n. geçiş ücreti
toll n. işgaliye bedeli
toll n. kanal
toll n. köprü ya da yoldan geçiş parası
toll n. köprü gibi geçiş ücreti
toll n. müruriye
toll n. vergi
toll v. atı satılması için pazara koymak
toll v. vergi vermek
Automotive
toll n. geçiş ücreti
Breeding
toll v. (hayvanı) çan veya yemle istenen yöne çekmek
History
toll n. ortaçağ'da ingiliz lordlarının köylüden vergi tahsil etme hakkı

Significados de "toll" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
toll road n. paralı yol
toll road n. ücretli yol
General
toll call n. ücrete tabi konuşma
city toll n. ayakbastı parası
toll bridge n. paralı köprü
toll gate n. turnike
death toll n. ölü sayısı
toll line n. geçiş parası hattı
city toll n. ayakbastı
toll booth n. yol ücretlerinin alındığı gişe
canal toll n. geçmelik
toll booth n. gişe (karayolu)
toll booths n. gişeler (karayolu)
road toll n. yol ücreti
toll road n. yol ücreti
toll fee n. yol ücreti
cash toll n. nakit geçiş
bridge-toll n. köprü parası
toll-gate n. geçiş parası alınan yer
call toll n. görüşme ücreti
call toll charge n. görüşme ücreti
call toll charge n. konuşma ücreti
call toll n. konuşma ücreti
toll call n. şehirlerarası telefon görüşmesi
bridge toll n. köprü geçiş ücreti
death toll n. ölenlerin sayısı
toll route n. paralı yol
toll charge n. (otoyol/köprü) geçiş ücreti
toll fee n. (otoyol/köprü) geçiş ücreti
toll hop n. değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak
toll gatherer n. geçiş parası tahsildarı
toll plaza n. geçiş gişelerinin bulunduğu bölge
toll [dialect] n. değirmencinin ücret olarak aldığı bir miktar tahıl
toll collector n. değirmencinin payını otomatik olarak müşterinin tahılından ayıran cihaz
take a heavy toll v. büyük bir kayba sebep olmak
take a heavy toll v. bir şeye çok zarar vermek
take it's toll on someone v. birine zarar vermek
toll the statute of limitations v. zamanaşımını kesmek
fear rise in death toll v. ölü sayısının artmasından endişe etmek
dial the toll-free number on the screen v. ekranda görünen ücretsiz telefon hattını aramak
toll for someone v. (çan) birisi için çalmak
toll in v. çan çalarak insanları kiliseye çağırmak
toll-free adj. ücretsiz
in the vicinity of the toll booths adv. gişeler mevkiinde
Phrasals
toll for (someone or something) v. çanlar (biri/bir şey) için çalmak
toll for (someone or something) v. çanlar (birinin/bir şeyin) anısına çalmak
toll for v. için çalmak
Colloquial
death toll rise n. ölü sayısının artması
oppress of toll n. bedel ödeme
death toll is on the rise expr. ölü sayısı artıyor
death toll reach to 38 expr. ölenlerin sayısı 38'e ulaştı
death toll reach to 38 expr. ölü sayısı 38'e ulaştı
Idioms
take a heavy toll on v. büyük bir kayba sebep olmak
take a heavy toll on v. bir şeye çok zarar vermek
take its toll v. olumsuz anlamda etkilemek
take its toll v. büyük zarar vermek
take a toll v. durumunu vb. kötüleştirmek
take its toll v. durumunu vb. kötüleştirmek
take a toll v. olumsuz anlamda etkilemek
exact a toll v. bir bedel ödetmek
toll the death knell v. sonunu getirmek
toll the death knell v. başarısızlığa uğratmak
take (quite) a toll (on someone or something) v. olumsuz anlamda etkilemek
take (quite) a toll (on someone or something) v. büyük zarar vermek
take (quite) a toll (on someone or something) v. durumunu kötüleştirmek
take a toll v. büyük zarar vermek
take a toll v. durumunu kötüleştirmek
take a toll (on someone or something) v. (birinin/bir şeyin) durumunu gitgide kötüleştirmek
take a toll (on someone or something) v. (birine/bir şeye) sürekli zarar vermek
take a toll (on someone or something) v. (birine/bir şeye) zarar vermek
take a toll (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) olumsuz/kötü etkilemek
take a toll (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) hasara uğratmak
Trade/Economic
road toll n. yol parası
road toll n. otoyol ücreti
toll road n. paralı geçiş yolu
toll collector n. vergi tahsildarı
toll manufacturing n. fason imalat
canal toll n. kanal geçiş ücreti
canal toll n. müruriye
toll-call n. şehirler arası telefon konuşması
town toll n. oktruva
town toll n. giriş vergisi
town toll n. ayakbastı parası
toll bridge n. geçiş ücretli köprü
toll road n. geçiş ücretli yol
economic toll n. ekonomik hasar boyutu
toll taker n. vergi tahsildarı
toll taker n. geçiş ücreti toplayan görevli
toll agent n. vergi tahsildarı
toll agent n. geçiş ücreti toplayan görevli
Law
city toll n. giriş resmi
city toll n. oktruva
city toll n. duhuliye
toll thorough n. ingiltere'de bir başkasının özel mülkiyeti üzerinden geçişte ödenen ücret
toll traverse n. ingiltere'de bir başkasının özel mülkiyeti üzerinden geçişte ödenen ücret
toll turn n. ingiltere'de bir başkasının özel mülkiyeti üzerinden geçişte ödenen ücret
toll and team n. (eski ingiltere'de) pazar ve köylüler üzerinde yetki sahibi olma
toll travers n. ingiltere'de bir başkasının özel mülkiyeti üzerinden geçişte ödenen ücret
port toll n. limana ürün getirmek için yapılan ödeme
Politics
heavy toll n. ağır fatura
committee for the interoperability of electronic road toll systems n. elektronik yol ücret toplama sistemlerinin birlikte işletilebilirliği komitesi
Technical
toll centre n. şehirlerarası toplama merkezi
toll free number n. ücretsiz hatlar
toll office n. kentlerarası santral
toll exchange n. şehirlerarası telefon santralı
toll circuit n. şehirlerarası devre
toll line n. kentlerarası telefon hattı
toll-like receptor n. çan benzeri reseptör
Computer
toll prefixes n. uzun mesafe önekleri
toll number n. ücretli arama numarası
Informatics
toll office n. düzgeçiş santrali
toll office n. şehirlerarası santral
toll restriction n. şehirlerarası arama kısıtlaması
Telecom
toll exchange n. şehirlerarası telefon santralı
toll call n. şehirlerarası telefon konuşması
toll centre n. şehirlerarası toplama merkezi
toll-free services n. ücretsiz telefon hatları
electronic toll collection n. elektronik ücret toplama
toll circuit n. uzak mesafe devresi
toll carrier n. uzun mesafe taşıyıcısı
message toll service n. mesaj ücretlendirme hizmeti
toll ticketing house n. ön ödeme merkezi
toll connecting trunk n. uzak mesafe bağlantı omurgası
toll fraud n. ücret sahtekarlığı
toll [new zealand] n. görüşme ücreti
toll board n. arama yapmakta kullanılan telefon santrali
toll-free adv. ücretsiz
toll-free adv. bedava
Automotive
automated toll collection n. otomatikleştirilmiş geçiş düzeni
high occupancy toll lane n. dolu araç ücretlendirme şeridi
electronic toll and traffic management n. otomatik geçiş düzeni ve trafik yönetimi
toll road n. paralı otoyol
Transportation
toll collector n. gişede ücret ödeyen kişi sayısını gösteren gösterge
Traffic
toll booth n. ücretli geçiş gişesi
toll plaza n. ücretli geçiş gişesi
toll road n. paralı yol
toll free number n. ücretsiz hatlar
toll station n. ücretli geçiş gişesi
toll bridge n. paralı köprü
toll bridge n. geçiş ücreti alınan köprü
automatic toll collection system n. otomatik geçiş sistemi
automatic toll collection system n. ogs
electronic toll collection system n. otomatik geçiş sistemi
electronic toll collection system n. ogs
highway toll n. otoban ücreti
highway toll n. otoban parası
toll house n. ücretli geçiş gişesi
toll collection cost n. ücret toplama maliyeti
toll bar n. (karayolu) bilet gişesi
toll gate n. ücretli geçiş gişesi