kesik - Turco Inglés Diccionario

kesik

Significados de "kesik" en diccionario inglés turco : 38 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kesik cut n.
There was a small cut on her finger.
Parmağında küçük bir kesik vardı.

More Sentences
General
kesik cut n.
There was a small cut on her finger.
Parmağında küçük bir kesik vardı.

More Sentences
kesik incision n.
This process doesn’t require any incisions and will only take a couple of minutes.
Bu işlem herhangi bir kesi gerektirmez ve sadece birkaç dakika sürer.

More Sentences
kesik out adj.
Tom has been out of touch.
Tom'la irtibat kesildi.

More Sentences
kesik off adj.
The electricity has been off since this morning.
Bu sabahtan beri elektrikler kesik.

More Sentences
kesik dead adj.
All the comms are dead due to the power cut.
Elektrik kesintisi nedeniyle tüm iletişimler kesik.

More Sentences
kesik clipping n.
kesik gash n.
kesik ogle n.
kesik scotch n.
kesik kerf n.
kesik slit n.
kesik slish [obsolete] n.
kesik snipping n.
kesik interrupted adj.
kesik broken adj.
kesik disconnected adj.
kesik penniless adj.
kesik cutting adj.
kesik broke adj.
kesik abrupt adj.
kesik hacking adj.
kesik rickety adj.
kesik incut adj.
Colloquial
kesik boo-boo n.
Technical
kesik bevelling cut n.
kesik slash n.
kesik truncated adj.
kesik discontinuous adj.
Automotive
kesik cut-out n.
kesik cutout n.
Medical
kesik tomy suf.
kesik tomies suf.
Anatomy
kesik scissure n.
Biochemistry
kesik scission n.
Botanic
kesik succise adj.
Music
kesik staccato adj.
Archaic
kesik insection n.

Significados de "kesik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzun ve dar kesik slit n.
derin kesik laceration n.
kesik ve tiz bir havlama yap n.
pürüzsüz kesik clean cut n.
uzun kesik slash n.
çabuk ve kesik bir el sallama a flick of the wrist n.
kesik kuyruk bob n.
kesik ve acı bir havlama yelp n.
kesik ve tiz bir havlama yip n.
notaları hızla ve kesik çalma arpeggio n.
kesik ve kuvvetli staccato n.
kesik atan kimse slitter n.
kesik gövde frustum n.
kesik kuyruklu cocktail n.
paçaları kesik kot cut-off jeans n.
kafası kesik ceset beheaded body n.
kafası kesik ceset headless body n.
üstü kesik piramit truncated pyramid n.
kuyruğu kesik hayvan bobtail n.
kesik baş aldatmacası yapılarak fotoğraf çekilme horsemanning n.
kötü kesik bad cut n.
kesik atma nicking n.
özel yöntemlerle süslenmiş kesik kafa tsantsa n.
ingiliz armalarında uçları kesik ince bir sopa şekli baton n.
kesik nefes bated breath n.
balta ile vurarak yapılan şekilsiz kesik hack n.
bıçak veya baltayla yapılan kesik hack n.
hafif kesik ripple [dialect] [uk] n.
kesik motor sesi chug-chug n.
bıçakla açılan tek kesik draw-cut n.
bir dizi kesik indentation n.
kulağı kesik hayvan crop-ear n.
kulağı kesik kimse crop-ear n.
kuyruğu kesik köpek curtal dog n.
(dekoratif cam eşyada) düz tabanlı kesik panel n.
kesik soluk pant n.
kesik parça shear n.
kesik insan kafası shrunken head n.
kumaşta açıklık veya yırtmaç belirten uzun düz kesik veya işaret slash n.
kesik cep slash pocket n.
kesik kesik havlamak yelp v.
kesik kesik ve hızlı söylemek jerk out v.
kesik atmak ogle v.
kesik kesik gülmek cackle v.
kesik yeri dikmek sew something up v.
kesik ve acı bir sesle havlamak yelp v.
sık ve kesik soluklar alıp vermek breathe hard v.
kesik olmak (elektrik/su/gaz) be off v.
kesik ve tiz bir sesle havlamak (ufak köpek) yip v.
çabuk ve kesik bir şekilde elini sallamak flick one's wrist v.
havlamak (ufak köpek kesik ve tiz bir sesle) yap v.
elektrik kesik olmak (power) be out v.
boğulurcasına kesik ses çıkarmak throttle [obsolete] v.
kesik kesik parlamak winkle v.
kesik kesik parıldamak winkle v.
kesik kesik ışıldamak winkle v.
(kalem, mürekkep) lekeli ve kesik kesik yazmak blotch v.
(hayvan) kesik kesik zıplayarak ilerlemek hop v.
kesik atmak scise v.
kesik hale getirmek slash v.
(kıyafetin kenarına) tasarım amaçlı kesik atmak slitter v.
kesik kesik ses çıkarmak stammer v.
tepesi kesik truncate adj.
kesik kesik intermittent adj.
(nefes) kesik kesik catchy adj.
tepesi kesik trunked [obsolete] adj.
kesik kuyruklu bobtail adj.
üstü kesik decacuminated adj.
ucu kesik decacuminated adj.
başı kesik decapitated adj.
(kesik, yara) keskin bir bıçakla yapılmış gibi incised adj.
kuyruğu kesik crop-tailed adj.
kulakları kesik crop-eared adj.
kuyruğu kesik curtal adj.
kesik saplı short adj.
kesik pipetli short adj.
kesik esen (rüzgar) fretful adj.
kesik kesik choppy adj.
kesik kesik intermittently adv.
kesik kesik by snatches adv.
kesik kesik brokenly adv.
kesik kesik fitfully adv.
kesik kesik by jerks adv.
kesik kesik interruptedly adv.
kesik olarak disconnectedly adv.
kesik nefes alarak puffingly adv.
kesik kesik staccato adv.
elektrikler kesik there's no electricity expr.
elektrikler kesik there is no electricity expr.
derin kesik gash N.
Phrasals
sesi kesik kesik gelmek break up v.
Phrases
kesik kesik by spells adv.
Colloquial
ses kesik kesik gelmek cut out v.
kesik kesik çalışmak go in and out v.
kesik olmak be out v.
kesik kesik nefes alan puffed adj.
Idioms
kulağı kesik old bird n.
kulağı kesik old hand n.
başı kesik tavuk gibi etrafta dolanmak run around like a chicken with its head cut off v.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak run about like a headless chicken v.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak be rushing about like a headless chicken v.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak be running about like a headless chicken v.
(birini/bir şeyi) kesik kesik dinlemek listen (to someone or something) with half an ear v.
kesik kesik dinlemek listen with half an ear v.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak run about like a chicken with its head cut off v.
kesik kesik in snatches adv.
başı kesik tavuk gibi like a chicken with its head cut off expr.
kesik kesik by fits and starts expr.
kesik kesik in fits and starts expr.
kesik kesik fits and starts expr.
Speaking
sular kesik water supply has been cut off expr.
başı kesik şekilde bulundu he was found decapitated expr.
başı kesik şekilde bulundu she was found decapitated expr.
başı kesik şekilde bulunmuş she was found decapitated expr.
başı kesik şekilde bulunmuş he was found decapitated expr.
Technical
kesik çizgiler boundary lines n.
kesik koni frustum of cone n.
kesik dalga testi chopped wave test n.
tepesi kesik piramit truncated pyramid n.
kesik iplik thrown off yarn n.
sürekli kesik dalga interrupted continuous wave n.
kesik koni frustum n.
kesik çizgili doğru dotted line n.
şev kesik miter cut n.
kesik koni elek conical screen n.
kesik piramit frustum-pyramid n.
kesik dikiş tack weld n.
kesik kesik intermittent n.
uzun kesik veya açıklık slash n.
kesik olma discontinuity n.
kesik çizgi interrupted line n.
ucu kesik tuğla clip n.
ucu kesik tuğla end-cut brick n.
kesik taş sawn stone n.
kesik süt suyu whey n.
kesik cam eşya incised glassware n.
kesik cam chopped glass n.
kesik şey truncation n.
kesik kesik çeken makine intermittent-pull machine n.
eğri kesik bevel cut n.
kesik elyaf chopped fibre n.
kesik kenar cut edge n.
kesik taşıyıcı crop conveyor n.
kesik lifli iplikler staple fibre yarns n.
kondisyonlandırılmış kesik tel conditioned cut wire n.
kondüsyonlandırılmış kesik tel conditioned cut wire n.
(takım tezgahı) kesik derinliği bite n.
halı dokumada kesik veya ilmekli iplik yapmak için kullanılan uzun çubuk wire n.
rüzgar yönünü göstermek için kullanılan bir direğin ucuna takılmış ucu kesik koni şekilli kumaş wind sleeve n.
fıçı çıtasının üst ve alt kısmındaki yuvarlak kesik howel n.