intermittent - Turco Inglés Diccionario

intermittent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

intermittent — Definition

Significado:
aralıklı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌɪntərˈmɪtənt/ – BrE /ˌɪntəˈmɪtənt/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
sporadic, periodic
Antónimos:
continuous, constant

Significados de "intermittent" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
intermittent adj. aralıklı
I heard on the news that there will be intermittent rainfall tomorrow.
Haberlerde yarın aralıklı yağışlar olacağını duydum.

More Sentences
intermittent adj. kesikli
General
intermittent adj. kesintili
Suitable for Android, TensorFlow Mobile is also ideal for situations where network access is intermittent or expensive.
Android için uygun olan TensorFlow Mobile, ağ erişiminin kesintili veya pahalı olduğu durumlar için de idealdir.

More Sentences
Trade/Economic
intermittent adj. aralıklı
I heard on the news that there will be intermittent rainfall tomorrow.
Haberlerde yarın aralıklı yağışlar olacağını duydum.

More Sentences
Technical
intermittent adj. aralıklı
I heard on the news that there will be intermittent rainfall tomorrow.
Haberlerde yarın aralıklı yağışlar olacağını duydum.

More Sentences
General
intermittent adj. durup yine işleyen
intermittent adj. aralı
intermittent adj. kesik kesik
intermittent adj. gayrimuntazam
intermittent adj. fasılalı
intermittent adj. gidip gelen
intermittent adj. intizamsız
Trade/Economic
intermittent adj. fasılalı
intermittent adj. kesikli
Technical
intermittent n. aralıklı olarak durma ve tekrar çalışma
intermittent n. kesik kesik
intermittent adj. sürekli olmayan
Medical
intermittent adj. aralıklarla meydana gelen
intermittent adj. intermitan
intermittent adj. intermitan
Geography
intermittent adj. (akarsu, su kütlesi) mevsimsel olarak ortaya çıkıp kaybolma

Significados de "intermittent" con otros términos en diccionario inglés turco: 112 resultado(s)

Inglés Turco
General
intermittent fever n. sıtma
intermittent current n. kesikli akım
intermittent rain n. aralıklı yağış
intermittent fasting n. aralıklı oruç
intermittent fasting n. aralıklı oruç
intermittent clouds adj. parçalı bulutlu
Trade/Economic
intermittent process n. aralıklı süreç
Law
intermittent easement n. aralıklı irtifak hakkı
Technical
intermittent lubrication n. fasılalı yağlama
intermittent relay n. zaman rölesi
intermittent welding n. aralıklı kaynak
intermittent current n. belini aralıklarla kesilen fakat daima aynı yönde akan bir elektrik akımı
intermittent operation n. aralıklı çalışma
intermittent artesian condition n. aralıklı artezyen hali
intermittent artesian flow n. aralıklı artezyen akımı
intermittent current n. kesintili akım
intermittent relay n. fasılalı röle
intermittent switch n. fasılalı siviç
intermittent wiper relay n. fasılalı silecek rölesi
intermittent artesian well n. aralıklı artezyen kuyusu
intermittent wiper n. fasılalı silecek
intermittent channel n. aralıklı çalışan kanal
intermittent weld n. aralıklı elektrik kaynağı
intermittent horsepower n. bir dizel motorunun iyi işletme koşullarında aralıklı olarak geliştirdiği güç
intermittent heating n. kesintili ısıtma
intermittent heating n. süreksiz ısıtma
intermittent-flow irrigation n. aralıklı sulama
intermittent light n. kesintili ışık
intermittent movement n. kesintili hareket
intermittent flow n. aralı akış
intermittent flow n. kesintili akış
intermittent light n. aralı ışık
intermittent duty n. kesintili çalışma
intermittent weld n. adım kaynağı
intermittent movement n. aralı hareket
intermittent weld n. kesintili kaynak
intermittent well n. aralı su verir kuyu
intermittent duty n. aralıklı hizmet
intermittent illumination n. fasılalı aydınlatma
intermittent kiln n. aralıklı çalışan fırın
intermittent weld n. aralıklı kaynak
intermittent process n. aralıklı süreç
intermittent-pull machine n. aralıklı çekme makinesi
chain intermittent fillet welding n. zincirleme dolgu kaynağı
staggered-intermittent fillet weld n. zigzag kaynak
intermittent process n. kesintili süreç
intermittent kiln n. kesintili çalışan fırın
intermittent failure n. geçici işgörmezlik
intermittent-pull machine n. kesik kesik çeken makine
intermittent fluctuating sound n. kesikli dalgalanan ses
intermittent spraying of a salt solution n. aralıklı olarak tuz çözeltisi püskürtme
intermittent welding n. metot kaynak
intermittent welding n. aralıklı kaynak
emitting a continuous or regular intermittent light adj. sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan
Computer
intermittent duty n. kesintili çalışma
Informatics
intermittent pattern n. kesintili örüntü
intermittent fault n. kesintili arıza
intermittent duty n. aralıklı çalışma
Telecom
intermittent operation n. kesintili çalışma
Electric
intermittent current n. fasılalı akım
Mechanic
intermittent gearing n. duraklamalı hareket dişlisi
Automotive
windshield intermittent wiper control unit n. ön cam fasılalı silecek kontrol birimi
rear intermittent wiper control unit n. arka cam fasılalı silecek kontrol birimi
maximum intermittent engine speed n. maksimum fasılalı motor devri
maximum intermittent engine speed n. maksimum değişken motor devri
intermittent wiping n. fasılalı silme
intermittent wiper control switch n. zaman ayarlı cam silecek anahtarı
intermittent throttle body injection n. fasılalı boğazdan enjektör
intermittent multi-port fuel injection n. fasılalı çok noktadan enjektör
automatic intermittent wiper n. otomatik fasılalı silecek
intermittent weld n. aralıklı kaynak
intermittent fault n. fasılalı arıza
intermittent cycle n. fasılalı çevrim
intermittent wiper n. fasılalı silecek
Aeronautic
intermittent jet n. fasılalı jet motor
intermittent failure n. fasılalı arıza
intermittent jet n. puls jet motoru
intermittent wind tunnel n. fasılalı akımlı rüzgar tüneli
intermittent green light n. kesik kesik yeşil ışık
intermittent white light n. kesik kesik beyaz ışık
intermittent red light n. kesik kesik kırmızı ışık
intermittent flight duty period n. kesintili uçuş görev süresi
Medical
intermittent positive pressure breathing n. intermitan pozitif basınç solunumu
intermittent claudication n. arasıra olan topallama
intermittent fever n. belirli aralıklarla meydana gelen ateş
intermittent claudication n. klodikasyon intermitant
intermittent claudication n. intermittan klodikasyon
intermittent fever n. belirli aralıklarla gelen ateş
intermittent positive-pressure ventilation n. aralıklı pozitif basınçlı ventilasyon
intermittent catecholamine secretion n. aralıklı katekolamin salınımı
intermittent fever n. ara sıra olan yüksek ateş
intermittent aminoaciduria n. aralıklı aminoasidüri
intermittent complete obstruction n. aralıklı tam kapanma
cic (clean intermittent catheterization) n. temiz ve aralıklı kateterizasyon
intermittent aortic cross-clamping n. aralıklı aortik kros klempleme
intermittent hypobaric exposure n. aralıklı hipobarik maruziyet
intermittent nodal rhythm n. aralıklı nodal ritim
Psychology
intermittent reinforcement n. aralıklı pekiştirme
intermittent explosive disorder n. aralıklı taşkınlık rahatsızlığı
Pathology
intermittent tetanus n. kas seğirmesi, kramp ve nöbet ile tanımlanan bir nörolojik sendrom
intermittent cramp n. kas seğirmesi, kramp ve nöbet ile tanımlanan bir nörolojik sendrom
intermittent [dated] n. aralıklı ateş
intermittent [dated] n. aralıklarla ortaya çıkan hastalık
Marine Biology
intermittent spawning n. aralıklı yumurtalama
Environment
intermittent eruptions n. aralıklı püskürme
intermittent stream n. mevsimlik dere
Geography
intermittent springs n. düzensiz akışlı akarsu
Military
intermittent arming device n. fasılalı ateşleme durumuna getirme cihazı
intermittent illumination n. fasılalı aydınlatma
Cinema
intermittent sprocket n. aralı devinim dişlisi
intermittent sprocket n. fasılalı hareket dişlisi
Photography
intermittent printer n. aralı basıcı