sporadic - Turco Inglés Diccionario

sporadic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sporadic — Definition

Significado:
düzensiz, aralıklı
Pronunciación (IPA):
(AmE /spəˈrædɪk/ – BrE /spəˈrædɪk/)
Categoría gramatical:
Sıfat: sporadic
Sinónimo:
intermittent, irregular
Antónimos:
consistent, regular

Significados de "sporadic" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
sporadic adj. sporadik
These cases are described as sporadic and are not inherited.
Bu vakalar sporadik olarak tanımlanır ve kalıtsal değildir.

More Sentences
sporadic adj. ara sıra
His attendance at the meeting is sporadic due to his illness.
Hastalığı nedeniyle toplantıya ara sıra katılımı olmuştur.

More Sentences
sporadic adj. düzensiz
The development of employers' organisations is recent and sporadic and their activities are not always coordinated.
İşveren örgütlerinin gelişimi yeni ve düzensizdir ve faaliyetleri her zaman eşgüdümlü değildir.

More Sentences
Medical
sporadic adj. sporadik
These cases are described as sporadic and are not inherited.
Bu vakalar sporadik olarak tanımlanır ve kalıtsal değildir.

More Sentences
Food Engineering
sporadic adj. sporadik
These cases are described as sporadic and are not inherited.
Bu vakalar sporadik olarak tanımlanır ve kalıtsal değildir.

More Sentences
General
sporadic adj. ara sıra meydana gelen
sporadic adj. münferit
sporadic adj. dağınık
sporadic adj. aralıklı
sporadic adj. ara sıra gözüken
sporadic adj. tek tük
sporadic adj. müstevli olmayan
sporadic adj. seyrek
sporadic adj. arada sırada vuku bulan
sporadic adj. ara sıra olan
sporadic adv. yer yer
Technical
sporadic adj. yerli yersel
Pathology
sporadic adj. sporadik seyirli
sporadic adj. epidemik olmayan
sporadic adj. endemik olmayan
sporadic adj. kalıtsal olmayan
Food Engineering
sporadic adj. seyrek görülen
sporadic adj. zaman ve yere bağlı olmadan tek tük

Significados de "sporadic" con otros términos en diccionario inglés turco: 17 resultado(s)

Inglés Turco
General
sporadic fighting reported from the region v. bölgeden yer yer çatışma haberleri gelmek
sporadic clashes reported from the region v. bölgeden yer yer çatışma haberleri gelmek
reports of sporadic clashes poured from the area v. bölgeden yer yer çatışma haberleri gelmek
sporadic clashes were reported v. bölgeden yer yer çatışma haberleri gelmek
Trade/Economic
sporadic dumping n. arada bir yapılan damping
Technical
sporadic propagation n. sporadik yayılım
Medical
sporadic cases of meningococcal disease n. meningekokal sporadik vakalar
sporadic in nature n. sporadik tabiatta
sporadic creutzfeldt-jakob disease n. sporadik creutzfeldt-jakob hastalığı
Pathology
sporadic disease n. sporadik seyirli hastalık
sporadic cholera n. sporadik ishal hastalığı
sporadic disease n. sporadik hastalık
sporadic disease n. tekli ve dağınık vakalar halinde gelişen hastalık
sporadic cholera n. sporadik kolera
Math
sporadic groups n. seyrek gruplar
Marine Biology
sporadic fish n. düzensiz balıklar
Linguistics
sporadic sound change n. koşulsuz ses değişimi