markets - Turco Inglés Diccionario

markets

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "markets" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
markets n. pazarlar
Most Union countries have extensive competition in the field of mobile-phone markets.
Birlik ülkelerinin çoğunda mobil telefon pazarları alanında yoğun bir rekabet vardır.

More Sentences
Trade/Economic
markets n. piyasalar
It effectively closes off the pension markets of many Member States.
Birçok Üye Devletin emeklilik piyasalarını etkin bir şekilde kapatmaktadır.

More Sentences
markets n. pazarlar
Most Union countries have extensive competition in the field of mobile-phone markets.
Birlik ülkelerinin çoğunda mobil telefon pazarları alanında yoğun bir rekabet vardır.

More Sentences

Significados de "markets" con otros términos en diccionario inglés turco: 120 resultado(s)

Inglés Turco
General
over-the-counter markets n. tezgah üstü hisse senedi piyasaları
international markets n. uluslararası piyasalar
enter the foreign markets v. yurtdışı pazarlara açılmak
command the markets v. piyasalarda hakim olmak
dominate the markets v. piyasalarda hakim olmak
have negative impact on the markets v. piyasalara olumsuz yansımak
have negative effect on the markets v. piyasalara olumsuz yansımak
in the world markets adv. dünya pazarlarında
Trade/Economic
unified markets n. birleşik tek piyasa
netting between different markets n. mahsup
law of markets n. mahreçler kanunu
futures markets n. futures piyasaları
over the counter markets n. tezgah üstü piyasalar
public securities markets n. halka açık menkul kıymetler piyasaları
alternative markets n. alternatif piyasalar
cash markets n. nakit piyasalar
secondary labor markets n. ikincil emek piyasaları
world markets n. dünya pazarları
securities markets n. menkul kıymetler piyasaları
fragmented markets n. piyasa bölümleri
imperfect markets theory n. aksak piyasalar teorisi
derivatives markets n. türev ürünlerin alım satım yapıldığı piyasalar
unified markets n. birleştirilmiş piyasalar
gains from the increase stock markets n. borsada oluşan değer artışları
over the counter markets n. borsa dışı piyasalar
theory of contestable markets n. göreceli düşük masraflarla endüstriye girilebildiği durumlarda endüstrideki firma sayısı ne olursa olsun rekabetçi sonuçlara yaklaşılacağını savunan teori
regional markets n. bölgesel pazarlar
input markets n. girdi piyasaları
secondary markets n. ikincil piyasalar
enter into new markets (product) n. bir ürünün yeni pazarlara girişi
emerging markets n. gelişen pazarlar
primary markets n. birincil piyasalar
financial markets n. para ve sermaye piyasaları
capital markets n. menkul kıymetler piyasası
capital markets n. sermaye piyasaları
forward exchange markets n. vadeli teslim döviz piyasası
derivatives markets n. vadeli işlem piyasaları
financial markets n. mali piyasalar
capital markets law n. sermaye piyasası kanunu
cross markets n. çapraz pazarlar
law of markets n. mahreç kanunu
sharing the markets n. pazarları paylaşma
factor markets n. faktör piyasaları
exporting markets n. ihracat pazarları
national markets n. ulusal pazarlar
integration of markets n. pazarların entegrasyonu
world-produce markets n. dünya üretim piyasaları
consumer markets n. tüketici pazarları
consumer markets n. tüketici piyasaları
untouched markets n. bakir piyasalar
untouched markets n. dokunulmamış piyasalar
law of markets n. piyasalar kanunu
export markets n. ihraç pazarları
eastern europe markets n. doğu avrupa piyasaları
new markets n. yeni pazarlar
wholesale markets for fresh fruits and vegetables n. yaş meyve ve sebze toptancı halleri
currency markets n. döviz piyasaları
foreign markets n. yabancı piyasalar
searching for markets n. pazar araştırma
co-movement of financial markets n. mali piyasaların birlikte hareketi
frontier markets n. gelişme ihtimali olan pazarlar
bull markets n. boğa piyasaları
the said markets n. adı geçen piyasalar
the given markets n. adı geçen piyasalar
the given markets n. söz konusu piyasalar/pazarlar
the given markets n. adı geçen pazarlar
the said markets n. adı geçen pazarlar
the said markets n. söz konusu piyasalar/pazarlar
markets in financial instruments directive n. finansal araç piyasaları direktifi
emerging markets committee n. gelişmekte olan piyasalar komitesi
stocks in emerging markets n. gelişmekte olan piyasalardaki hisseler
winner-takes-all markets n. kazananın her şeyi aldığı piyasa
financial markets n. mali piyasalar
Capital Markets Board n. sermaye piyasası kurulu
over the counter markets n. tezgah üstü piyasalar
over the counter markets n. üçüncül piyasa
subprime markets n. eşikaltı piyasalar
capital markets association n. sermaye piyasaları birliği
capital markets union n. sermaye piyasaları birliği
cause uncertainty in the markets v. piyasalarda belirsizlik oluşturmak
relieve the markets v. piyasaları rahatlatmak
ofgem (office of gas and electricity markets) [uk] abrev. 1999'da farklı gaz ve elektrik düzenleyici kuruluşlarının birleşmesiyle oluşan bir devlet kurumu
Law
national securities markets improvement act n. ulusal sermaye piyasası ıslah kanunu
Politics
common organization of the markets n. ortak piyasa düzeni
common organisations of the agricultural markets n. ortak tarım piyasaları düzeni
common organisation of agricultural markets n. ortak tarım piyasaları düzeni
agricultural markets n. tarımsal piyasalar
management committee for the common organisation of agricultural markets n. ortak tarım piyasaları düzeni yönetim komitesi
financial markets n. finansal piyasalar
funding markets n. fon piyasaları
international money markets n. uluslararası para piyasaları
capital markets board (cmb) n. sermaye piyasası kurulu (spk)
money markets n. para piyasaları
capital markets analysis n. sermaye piyasaları analizi
interbank markets n. bankalar arası piyasalar
global financial markets n. küresel finansal piyasalar
international financial markets n. uluslararası finansal piyasalar
credit markets n. kredi piyasaları
capital markets n. sermaye piyasaları
monetary and capital markets department n. para ve sermaye piyasaları bölümü
oecd committee on financial markets n. oecd mali piyasalar komitesi
physical markets n. fiziki piyasalar
fragmentation of markets n. piyasaların ayrışması
openness of markets n. piyasa açıklığı
principles for stable capital flows and fair debt restructuring in emerging markets n. yükselen piyasalarda istikrarlı sermaye akımları ve adil borç yeniden yapılanma prensipleri
openness of markets n. piyasaların açıklığı
ofwat (office of gas and electricity markets) [uk] abrev. 1989'da ingiltere ve galler'deki su şirketlerinin faaliyetlerini düzenleyip tüketici haklarını korumak için kurulmuş bir devlet kurumu
Institutes
capital markets board n. sermaye piyasası kurulu
wholesale food markets n. toptancı halleri
common organization of agricultural markets n. ortak tarım piyasaları düzeni
world union of wholesale markets (wuwm) n. dünya haller birliği
capital markets board n. sermaye piyasası kurulu
capital markets board n. sermaye piyasası kurulu
Insurance
capital markets board n. sermaye piyasası kurulu
capital markets law n. sermaye piyasası kanunu
Telecom
emerging markets n. yeni yükselen piyasalar
emerging markets n. gelişmekte olan piyasalar
factor markets n. faktör piyasaları
Petrol
upstream markets n. yukarı pazarlar
downstream markets n. aşağı pazarlar