hop - Turco Inglés Diccionario

hop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hop — Definition

Significado:
zıplamak, şerbetçiotu
Pronunciación (IPA):
(AmE /hɑːp/ – BrE /hɒp/)
Categoría gramatical:
İsim: hop (hops); Fiil: hop (hops – hopped – hopping)
Sinónimo:
leap
Antónimos:
stay

Significados de "hop" en diccionario turco inglés : 74 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hop v. sekmek
General
hop n. zıplama
The gymnast started with hops for the warm-up.
Jimnastikçi ısınmaya zıplayarak başladı.

More Sentences
hop n. uçuş
Rose is afraid of flying, so even an hour of a hop is too much for her.
Rose uçağa binmekten korkuyor, o yüzden de bir saatlik uçuş bile onun için çok fazla.

More Sentences
hop n. atlama
First, adding at most one additional routed hop through your network is not complex.
İlk olarak, ağınız üzerinden en fazla bir ek yönlendirilmiş atlama eklemek karmaşık değildir.

More Sentences
hop n. şerbetçiotu
It was a nice weekend here and so I finally planted the hops today.
Burada güzel bir hafta sonuydu ve ben de nihayet bugün şerbetçiotlarını ektim.

More Sentences
hop v. zıplamak
An ash-colored rabbit appeared and as soon as I drew near, it hopped and ran into the woods again.
Kül rengi bir tavşan belirdi ve ben yaklaşır yaklaşmaz zıplayıp tekrar ormana doğru koşmaya başladı.

More Sentences
hop v. atlamak
You can hop in my car if you need a ride.
Seni bırakmamı istersen arabama atlayabilirsin.

More Sentences
hop v. hoplamak
When the team scored all the fans started to hop and jump.
Takım gol attığında tüm taraftarlar hoplayıp zıplamaya başladı.

More Sentences
Colloquial
hop n. dans partisi
This weekend's hop at Jason's house will be a big event.
Bu hafta sonu Jason'ın evinde yapılacak olan dans partisi büyük bir etkinlik olacak.

More Sentences
General
hop n. sekme
hop n. uçak yolculuğu
hop n. oynama
hop n. bira katkı maddesi
hop n. uyuşturucu
hop n. dans
hop n. bira
hop n. sıçrama
hop n. kısa mesafe
hop n. araba ile bırakma
hop n. kısa seyahat
hop n. yoldan geçen araba ile bir yere bırakılma
hop v. tek bacak üstünde zıplamak
hop v. sıçratmak
hop v. dans etmek
hop v. sekmek
hop v. sıçramak
hop v. binmek
hop v. zıplatmak
hop v. hizmet vermek
hop v. sektirmek
hop v. oynamak
hop v. şerbetçiotu yetiştirmek
hop v. havalanmak
hop v. (özellikle uçakla) kısa seyahat yapmak
hop v. sürekli seyahat etmek
hop v. oradan oraya gezmek
hop v. topallayarak yürümek
hop v. (hayvan) kesik kesik zıplayarak ilerlemek
hop v. geri tepmek
hop v. sıçrayarak çıkmak
hop v. koşmak
hop v. işe koyulmak
hop v. sözlü saldırıda bulunmak
hop v. dil uzatmak
hop v. atlayarak binmek
hop v. bir araca çıkmak
hop v. otostop yapmak
hop v. servis yapmak
hop v. uyarıcı vermek
hop v. doping yapmak
hop v. (yarış atına) doping vermek
hop v. tahrik etmek
Colloquial
hop v. hızla hareket etmek
hop v. çok yoğun olmak
hop v. para ödememek için trene gizlice binmek
hop v. (hava aracıyla) okyanusu aşmak
hop v. daldan dala atlamak
hop v. oradan oraya gezmek
Technical
hop n. telsizle iletişimde radyo dalgasının yer istasyonundan iyonosfere bir kez gidiş dönüşü
hop n. uydu iletişiminde sinyalin yer istasyonundan uzay istasyonuna bir kez gidiş dönüşü
Computer
hop n. durak
hop n. sıçrama noktası
hop n. iki ağ düğümü arasındaki bağ
hop n. ağlarda sinyalin iki cihaz arasında yaptığı gidiş
hop n. bir sunucudan diğerine veri paketi gönderimi
Automotive
hop v. motor gücünü normal değerlerin üstüne çıkarmak
Food Engineering
hop v. şerbetçiotu ile tatlandırmak
hop v. şerbetçiotu ile işlemek
hop v. (bira) şerbetçiotu eklemek
Botanic
hop n. kuşburnu meyvesi
Agriculture
hop n. şerbetçiotu tarlası
Sport
hop n. topun sekmesi
Slang
hop n. (uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu)
hop n. afyon

Significados de "hop" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
hop jump! interj.
hop up! interj.
hop now then! interj.
Colloquial
hop not so fast expr.
Music
hop shoop interj.

Significados de "hop" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hop-picker n. şerbetçiotu toplayan kimse
hop-picker n. şerbetçiotu toplamaya yarayan makine
hop count n. sekme sayısı
hip hop culture n. hip hop kültürü
trip-hop n. temposu düşük bir elektronik müzik türü
hop kiln n. şerbetçiotu işleme tesisi
record hop n. danslı konser
record hop n. dinleyicilerin dans da edebildiği konser
toll hop n. değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak
hip-hop n. 1980'lerde new york'da ortaya çıkmış bir gençlik kültürü
hop-thumb n. cüce
hop-thumb n. çok kısa kimse
hop, step, and jump n. kısa mesafe
lindy hop n. 1920'lerin sonunda ortaya çıkmış, çift olarak yapılan canlı bir caz dansı
lindy hop n. lindy hop dansı
hop on v. binmek
hop up v. sıçramak
hop up v. kamçılamak
cause to hop v. sektirmek
make hop v. sektirmek
hop up v. kuvvetlendirmek
hop off v. gitmek
hop to it v. koyulmak
hop on v. atlamak
hop it v. gitmek
hop it v. yaylanmak
hop up v. uyarıcı vermek
hop off v. yaylanmak
hop on the train v. trene binmek
keep someone on the hop v. diken üstünde tutmak
hop on a bus v. otobüse atlamak
spy-hop v. sudan sıçrayıp etrafı görmek
spy-hop v. etrafı görmek için zıplamak
table-hop v. tanıdık ve arkadaşları selamlamak amacıyla bir lokanta ya da gece kulubündeki masalar arasında dolaşmak
take a hop v. sekmek
take a hop v. çarpma etkisiyle sıçramak
bar hop v. o bar senin bu bar benim gezmek
bed–hop v. önüne gelenle yatmak
hop-skip v. hafifçe zıplamak
island–hop v. adadan adaya seyahat etmek
island hop v. adadan adaya seyahat etmek
island hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
island–hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
hop it! interj. bas git!
-hop suf. ardı ardına bir gruptan diğerine gitme anlamı veren son ek
hop (high oxygen pressure) abrev. yüksek oksijen basıncı
Phrasals
hop on v. üzerine binmek
hop up v. daha sağlam olmasını sağlamak
hop up v. kuvvetlendirmek
hop up v. daha sağlamlaştırmak
hop on v. hop diye atlamak
hop in v. (araba vb'ye) binmek
hop out v. basıp gitmek
hop in v. (araba vb'ye) atlamak
hop out v. çekip gitmek
hop in v. (araba vb'ye) girmek
hop off v. inmek/atlamak (bisikletten/attan)
hop on to v. binmek
hop up to (someone or something) v. sıçrayarak/sekerek (birine veya bir şeye) ulaşmak
hop up to (someone or something) v. sıçrayarak/sekerek (birine veya bir şeye) gelmek
hop off v. uçmak
hop into v. (işe) koyulmak
hop into v. (göreve) başlamak
hop into v. (birine) saldırmak
hop something up v. bir makineyi kuvvetlendirmek
hop in (something) v. (arabaya) girmek
hop onto (something) v. (bir şeye) binmek/atlamak
hop off (of something) v. (bir şeyden) inmek/atlamak
hop something up v. bir şeyin performansını yükseltmek
hop into (something) v. (arabaya) binmek
hop something up v. (daha hızlı gitmesi için) araba motorunu değiştirmek
hop into (something) v. (arabaya) atlamak
hop in (something) v. (arabaya) atlamak
hop into (something) v. (arabaya) girmek
hop something up v. bir şeyi gücünü artırmak için modifiye etmek/değişiklik yapmak
hop something up v. bir şeyin gücünü artırmak
hop in (something) v. (arabaya) binmek
hop on (something) v. (bir şeye) binmek/atlamak
Phrases
hop-by-hop expr. adım adım
hop-by-hop expr. durak durak
Proverb
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) halamın sakalı olsa amcam olurdu
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) ninemin sakalı olsa dedem olurdu
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) teyzemin sakalı olsa dayım olurdu
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) olmayacak duaya amin denmez
Colloquial
bunny hop n. bisikleti zıplatma
bunny hop n. bisiklet rotasında/pistinde üstünden atlayarak geçilen engel
bunny hop n. araba giderken ani bir fren yaparak arabayı/içindekileri ileri doğru sarsma
bunny hop n. buz pateninde bir hareket sırasında veya öncesinde hız kazanmak için yapılan küçük zıplama/sıçrama
bunny hop n. tavşan gibi hoplama/zıplama
bunny hop n. pedallar üzerinde dururken bisikleti hafifçe zıplatma
bunny hop n. hafifçe çömelmiş durumdayken ileri doğru yapılan hoplama/zıplama
bunny hop n. arabayı hoplatma
sock hop n. herkesin çorapla dans ettiği dans partisi
sock hop [dated] n. okulun spor salonunda düzenlenen okul dansı (1950'lerde spor salonunun zemini bozulmasın diye öğrenciler ayakkabılarını çıkarıp çorapla dans ederdi)
hop it v. koşarak gizlice kaçmak
hop it v. çabucak kaçmak
hop it v. fıymak
hop it v. sıvışmak
hop it v. fırlayıp kaçmak
hop it v. tüymek
hop it v. toz olmak
hop it v. savuşmak
hop in the shower v. duşa girmek
hop in the shower v. duş almak
bunny hop v. arabayı hoplatmak
bunny hop v. bisiklet rotasındaki/pistindeki bir engelin üstünden zıplayarak geçmek
bunny hop v. tavşan gibi hoplama/zıplamak
bunny hop v. pedallar üzerinde dururken bisikleti hafifçe zıplatmak
bunny hop v. bisikleti zıplatmak
bunny hop v. araba giderken ani bir fren yaparak arabayı/içindekileri ileri doğru sarsmak
bunny hop v. hafifçe çömelmiş durumdayken ileri doğru yapılan hoplamak/zıplamak
bunny hop v. buz pateninde bir hareket sırasında veya öncesinde hız kazanmak için sıçramak
hop up v. sıçrayarak gelmek
hop up v. ayağa fırlamak
hop up v. sekerek gelmek
hop up v. bir anda kalkmak
hop up v. hızla ayağa kalkmak
job-hop v. sık sık iş değiştirmek
job-hop v. kısa zamanda çok iş almak
hop [us] [canada] v. yoğun şekilde çalışmaya başlamak
hop off v. durmak
hop off v. yere inmek
hop off v. konmak
hop off v. duraklamak
on the hop expr. diken üzerinde
on the hop expr. endişeli
on the hop expr. kaygılı
on the hop expr. hazırlıksız
on the hop expr. ne yapacağını bilmez halde
hop it! expr. yaylan!
hop it! expr. hadi yaylan!
hop it! expr. hadi uza!
hop it! expr. defol git!
Idioms
hop-o`-my-thumb n. bastıbacak
hop-o`-my-thumb n. cüce
catch someone on the hop v. birini gafil avlamak
hop it v. çekip gitmek
hop the twig v. kuyruğu titretmek
hop up v. (daha hızlı gitmesi için) araba motorunu değiştirmek
catch on the hop v. suçüstü yakalamak
catch on the hop v. hazırlıksız yakalamak
catch on the hop v. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch on the hop v. boş anında yakalamak
catch somebody on the hop v. (birini) hazırlıksız yakalamak
catch somebody on the hop v. (birini) gafil avlamak
catch someone on the hop v. hazırlıksız yakalamak
catch someone on the hop v. boş bir anında yakalamak
hop to it v. acele etmek
hop to it v. elini çabuk tutmak
hop on the bandwagon v. bir davaya/harekete/partiye katılmak