oynama - Turco Inglés Diccionario

oynama

Significados de "oynama" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
General
oynama acting n.
Jane saw the students acting well on the stage.
Jane öğrencilerin sahnede çok iyi oynadıklarını gördü.

More Sentences
oynama playing n.
Playing two games at the same time seems a nice idea.
Aynı anda iki oyun oynamak iyi bir fikir gibi görünüyor.

More Sentences
oynama enacting n.
Parliament played its part in enacting the regulations in question.
Parlamento, söz konusu düzenlemelerin yürürlüğe girmesinde üzerine düşen rolü oynamıştır.

More Sentences
oynama holiness n.
oynama falsification n.
oynama frisking n.
oynama play n.
oynama moving n.
oynama showing n.
oynama dancing n.
oynama fluctuation n.
oynama hop n.
oynama wiggle n.
oynama wobble n.
oynama disport n.
oynama move n.
oynama performing n.
oynama rendering n.
oynama movement n.
oynama hopping n.
oynama disportment [obsolete] n.
oynama saltation n.

Significados de "oynama" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sıçrayıp oynama romp n.
birdirbir oynama leapfrogging n.
zar oyunu oynama dicing n.
rolünü oynama portrayal n.
kumar oynama dicing n.
dama oynama sırası move n.
rol oynama role playing n.
sevinçten oynama jig n.
oynama (rolünü) representation n.
açık oynama showdown n.
oynama sırası move n.
oyun oynama gambol n.
internette kumar oynama internet gambling n.
kazandığını sonraki yarışa oynama parlay n.
tekrar oynama reproduction n.
kumar oynama ve suç gambling and crime n.
çocuğun ateşle oynama ilgi duyması juvenile fire involvement n.
sıçrayarak oynama gambol n.
zıplayarak oynama prance n.
üzerinde oynama emending n.
misket oyunu oynama tawing n.
oynama payı play n.
yerinden oynama dislocation n.
(iskambilde) ilk oynama hakkı lead n.
kumar oynama gambling n.
oynama payı tolerance n.
playstation ve benzeri oyun platformalarında kullanılan oyun oynama gereci control pad n.
gülüp oynama frolic n.
oynama (oyunu) performance n.
kumar oynama gaming n.
burnuyla oynama insertion of finger into one's nose n.
oyun yazma ya da oynama sanatı dramatics n.
satranç oynama playing chess n.
gülüp oynama skylarking n.
at yarışı ve kumar oynama imkanı sunan kumarhane racino n.
kapalı gişe oynama capacity audience n.
bir rolü/olayı yeniden oynama reenactment n.
bir rolü/olayı yeniden oynama reenaction n.
bir rolü/olayı yeniden oynama re-enactment n.
(oyun/tiyatro) (rol) oynama enactment n.
dama oynama playing checkers n.
kumar makineleriyle oynama video gaming n.
video veya bilgisayar oyunları oynama video gaming n.
skat oyununda yüksek bahis veren kişi olarak oynama hand-play n.
bilye oynama mib [dialect] n.
saklambaç oynama hide and go seek n.
saklambaç oynama hide and seek n.
(dama, satranç) taş oynama move n.
yeniden oynama replay n.
bilgisayar oyunu oynama gaming n.
yarışmada oynama şekli, niteliği veya tarzı game n.
simülasyon oyunu oynama gaming n.
oyunu kaybetmeyi hedefleyerek oynama giveaway n.
fazlaca oynama overrefinement n.
belirli bir rol oynama roleplaying n.
yerinden oynama dislodgment n.
gülüp oynama frolicking n.
oynama sırası play n.
loto oynama kuponu playslip n.
gülüp oynama figary n.
halk oyunu oynama folk dancing n.
sığ suda oynama plodge n.
çamurda oynama plowter n.
suda oynama plowter n.
çamurda oynama plouter n.
suda oynama plouter n.
sıçrayıp oynama skylark n.
düzeneğin aksamları arasındaki oynama payı veya boşluktan kaynaklı ses slap n.
milli takımda oynama cap n.
bahis oynama betting n.
şans oyunları oynama betting n.
uzun eşek oynama playing buck buck n.
üzerinde oynama yapmak garble v.
oynama yapmak juggle v.
oynama yapmak cook v.
oynama yapmak falsify v.
üzerinde oynama yapmak doctor v.
üzerinde oynama yapmak fiddle v.
oynama yapmak cook up v.
oynama yapmak bend v.
oynama yapmak juggle with v.
yeniden oynama yapmak rejuggle v.
seçim listesinde oynama yapmak scratch a ticket v.
oynama yapmak fudge v.
üzerinde oynama yapılmamış ungarbled adj.
oynama payı az olan rigid adj.
oyun oynama gaming N.
Colloquial
üzerinde oynama yapmak fiddle v.
ya büyük oyna ya da hiç oynama go big or stay home expr.
ya büyük oyna ya da hiç oynama go big or go home expr.
aptalı oynama stop playing dumb expr.
salağı oynama stop playing dumb expr.
bana oyun oynama don't play (around) with me expr.
bana oyun oynama don't monkey around with me expr.
benimle oyun oynama don't play (around) with me expr.
benimle oynama don't play (around) with me expr.
(sosyal medyada) fotoğrafın üzerinde filtre/herhangi bir oynama olmadığını belirten etiket #nofilter expr.
Idioms
ikili oynama double-crossing n.
seyirciye oynama grandstand play n.
tribünlere oynama grandstand play n.
ikili oynama a foot in both camps n.
rol oynama hand in n.
(bir şeyde) bir rol (oynama) a part in (something) n.
kedinin fareyle oynadığı gibi oynama game of cat and mouse n.
kedinin fareyle oynadığı gibi oynama cat-and-mouse game n.
kedinin fareyle oynadığı gibi oynama cat and mouse n.
ikili oynama foot in both camps n.
tribünlere oynama grandstanding v.
ya büyük oyna ya da hiç oynama go hard or go home expr.
ateşle oynama, yanarsın it's ill jesting with edged tools expr.
ateşle oynama don't poke the bear exclam.
Trade/Economic
döviz kurunda oynama fluctuation n.
rol oynama role playing n.
borsada oynama stockjobbing n.
borsada oynama agiotage n.
hesaplarla oynama padding n.
Technical
ölçüde oynama dimensional variation n.
baraj aksında oynama offset dam axis n.
oynama boşluğu air space n.
oynama payı air gap n.
başlangıçtaki oynama payı initial play n.
eksenel oynama axial play n.
oynama payı play n.
birbirine bitişik olan hareketli aksamların arasındaki boşluk, gevşeklik veya oynama payı lash n.
Computer
savaş oyunu oynama wargaming n.
sosyal ağdaki arkadaşlarla çevrimiçi oyun oynama social gaming n.
Medical
saplantılı şekilde burnuyla oynama rhinotillexomania n.
yerinden oynama depression n.
kısmi yerinden oynama subluxation n.
Psychology
patolojik kumar oynama problem gambling n.
patolojik kumar oynama compulsive gambling n.
patolojik kumar oynama rahatsızlığı pathological gambling disorder n.
saçla oynama takıntısı trichorrhexomania n.
Biology
genetiğiyle oynama genetic modification n.
History
top oynama alanı spheristerion n.
Golf
golf oynama golfing n.
Sport
topu yere düşürmeden havada oynama fly ball n.
standart oynama süresi regulation n.
amerikan futbolunda oyun kurucu olarak oynama quarterbacking n.
hatalı oynama blow n.
(futbol) elle oynama handball n.
(golf) oynama süresi hole n.
taraftar desteğiyle kendi sahasında oynama avantajı homecourt advantage n.
polo oyununda oynama süresi chucker n.
polo oyununda oynama periyodu chukkar n.
polo oyununda oynama süresi chukka n.
polo oyununda oynama süresi chukker n.
Football
topla oynama oranı possession n.
topla oynama yüzdesi possession n.
topla oynama yüzdesi ball possession percentage n.