-hop - Turco Inglés Diccionario

-hop

Significados de "-hop" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
-hop suf. ardı ardına bir gruptan diğerine gitme anlamı veren son ek

Significados de "-hop" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hop v. sekmek
General
hop n. oynama
hop n. zıplama
hop n. dans
hop n. uçak yolculuğu
hop n. bira
hop n. uçuş
hop n. sekme
hop n. atlama
hop n. bira katkı maddesi
hop n. uyuşturucu
hop n. sıçrama
hop n. şerbetçiotu
hop-picker n. şerbetçiotu toplamaya yarayan makine
hop-picker n. şerbetçiotu toplayan kimse
hop count n. sekme sayısı
hip hop culture n. hip hop kültürü
trip-hop n. temposu düşük bir elektronik müzik türü
hop kiln n. şerbetçiotu işleme tesisi
record hop n. danslı konser
record hop n. dinleyicilerin dans da edebildiği konser
toll hop n. değirmenciye yaptığı işin karşılığı olarak verilen tahıl miktarını ölçmekte kullanılan tabak
hip-hop n. 1980'lerde new york'da ortaya çıkmış bir gençlik kültürü
hop n. araba ile bırakma
hop n. kısa seyahat
hop n. yoldan geçen araba ile bir yere bırakılma
hop n. kısa mesafe
hop, step, and jump n. kısa mesafe
hop-thumb n. cüce
hop-thumb n. çok kısa kimse
lindy hop n. lindy hop dansı
lindy hop n. 1920'lerin sonunda ortaya çıkmış, çift olarak yapılan canlı bir caz dansı
hop v. sıçramak
hop v. sekmek
make hop v. sektirmek
hop up v. kamçılamak
hop it v. gitmek
hop v. tek bacak üstünde zıplamak
hop up v. sıçramak
hop v. şerbetçiotu yetiştirmek
hop v. binmek
hop it v. yaylanmak
hop to it v. koyulmak
hop on v. atlamak
hop off v. yaylanmak
hop v. hizmet vermek
hop v. zıplamak
hop v. zıplatmak
hop on v. binmek
hop up v. kuvvetlendirmek
hop v. oynamak
hop v. hoplamak
hop v. dans etmek
hop up v. uyarıcı vermek
cause to hop v. sektirmek
hop v. sıçratmak
hop v. atlamak
hop v. sektirmek
hop off v. gitmek
hop on the train v. trene binmek
hop v. havalanmak
keep someone on the hop v. diken üstünde tutmak
hop on a bus v. otobüse atlamak
spy-hop v. etrafı görmek için zıplamak
spy-hop v. sudan sıçrayıp etrafı görmek
table-hop v. tanıdık ve arkadaşları selamlamak amacıyla bir lokanta ya da gece kulubündeki masalar arasında dolaşmak
take a hop v. sekmek
take a hop v. çarpma etkisiyle sıçramak
bar hop v. o bar senin bu bar benim gezmek
bed–hop v. önüne gelenle yatmak
hop v. otostop yapmak
hop v. uyarıcı vermek
hop v. dil uzatmak
hop v. (hayvan) kesik kesik zıplayarak ilerlemek
hop v. doping yapmak
hop v. tahrik etmek
hop v. topallayarak yürümek
hop v. işe koyulmak
hop v. (özellikle uçakla) kısa seyahat yapmak
hop v. sıçrayarak çıkmak
hop v. atlayarak binmek
hop v. sürekli seyahat etmek
hop v. bir araca çıkmak
hop v. geri tepmek
hop v. servis yapmak
hop v. oradan oraya gezmek
hop v. (yarış atına) doping vermek
hop v. sözlü saldırıda bulunmak
hop v. koşmak
hop-skip v. hafifçe zıplamak
island hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
island–hop v. adadan adaya seyahat etmek
island–hop v. (askeri taarruzda) adaları art arda ele geçirmek
island hop v. adadan adaya seyahat etmek
hop it! interj. bas git!
hop (high oxygen pressure) abrev. yüksek oksijen basıncı
Phrasals
hop on v. üzerine binmek
hop up v. daha sağlamlaştırmak
hop up v. daha sağlam olmasını sağlamak
hop up v. kuvvetlendirmek
hop on v. hop diye atlamak
hop out v. çekip gitmek
hop in v. (araba vb'ye) atlamak
hop in v. (araba vb'ye) girmek
hop in v. (araba vb'ye) binmek
hop out v. basıp gitmek
hop on to v. binmek
hop off v. inmek/atlamak (bisikletten/attan)
hop up to (someone or something) v. sıçrayarak/sekerek (birine veya bir şeye) gelmek
hop up to (someone or something) v. sıçrayarak/sekerek (birine veya bir şeye) ulaşmak
hop into v. (göreve) başlamak
hop into v. (işe) koyulmak
hop off v. uçmak
hop into v. (birine) saldırmak
hop into (something) v. (arabaya) girmek
hop into (something) v. (arabaya) binmek
hop something up v. bir şeyin gücünü artırmak
hop something up v. (daha hızlı gitmesi için) araba motorunu değiştirmek
hop into (something) v. (arabaya) atlamak
hop in (something) v. (arabaya) girmek
hop on (something) v. (bir şeye) binmek/atlamak
hop in (something) v. (arabaya) binmek
hop in (something) v. (arabaya) atlamak
hop something up v. bir makineyi kuvvetlendirmek
hop onto (something) v. (bir şeye) binmek/atlamak
hop off (of something) v. (bir şeyden) inmek/atlamak
hop something up v. bir şeyin performansını yükseltmek
hop something up v. bir şeyi gücünü artırmak için modifiye etmek/değişiklik yapmak
Phrases
hop-by-hop expr. adım adım
hop-by-hop expr. durak durak
Proverb
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) halamın sakalı olsa amcam olurdu
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) teyzemin sakalı olsa dayım olurdu
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) olmayacak duaya amin denmez
if frogs had wings, they wouldn't bump their butts (when they hop) ninemin sakalı olsa dedem olurdu
Colloquial
bunny hop n. buz pateninde bir hareket sırasında veya öncesinde hız kazanmak için yapılan küçük zıplama/sıçrama
bunny hop n. hafifçe çömelmiş durumdayken ileri doğru yapılan hoplama/zıplama
bunny hop n. arabayı hoplatma
bunny hop n. bisikleti zıplatma
bunny hop n. tavşan gibi hoplama/zıplama
bunny hop n. araba giderken ani bir fren yaparak arabayı/içindekileri ileri doğru sarsma
bunny hop n. pedallar üzerinde dururken bisikleti hafifçe zıplatma
bunny hop n. bisiklet rotasında/pistinde üstünden atlayarak geçilen engel
sock hop [dated] n. okulun spor salonunda düzenlenen okul dansı (1950'lerde spor salonunun zemini bozulmasın diye öğrenciler ayakkabılarını çıkarıp çorapla dans ederdi)
sock hop n. herkesin çorapla dans ettiği dans partisi
hop n. dans partisi
hop it v. çabucak kaçmak
hop it v. tüymek
hop it v. fıymak
hop it v. sıvışmak
hop it v. fırlayıp kaçmak