oynamak - Turco Inglés Diccionario
Historia

oynamak



Significados de "oynamak" en diccionario inglés turco : 55 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
oynamak play v.
oynamak perform v.
General
oynamak play around v.
oynamak move v.
oynamak fribble v.
oynamak dance v.
oynamak frisk v.
oynamak frolic v.
oynamak gamble v.
oynamak place one's bet v.
oynamak play at v.
oynamak monkey around v.
oynamak represent v.
oynamak trifle v.
oynamak risk v.
oynamak dally with v.
oynamak back v.
oynamak foot v.
oynamak wobble v.
oynamak juggle v.
oynamak shake a leg v.
oynamak disport v.
oynamak interpret v.
oynamak budge v.
oynamak tamper v.
oynamak work v.
oynamak monkey v.
oynamak flicker v.
oynamak fiddle with v.
oynamak play upon v.
oynamak monkey about v.
oynamak toy v.
oynamak play fast and loose with v.
oynamak play v.
oynamak sport v.
oynamak jig v.
oynamak wiggle v.
oynamak horse v.
oynamak hop v.
oynamak playact v.
oynamak play on v.
oynamak cavort v.
oynamak act v.
oynamak play with v.
oynamak tinker v.
oynamak be on v.
oynamak toy with v.
oynamak perform v.
oynamak mess with v.
Phrasals
oynamak act a part
Colloquial
oynamak play with
Idioms
oynamak put on an act
Theatre
oynamak play
British Slang
oynamak laik
oynamak leck

Significados de "oynamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
suda oynamak dabble v.
General
(at) zıplayıp oynamak prance v.
(birşeyle) (farkında olmadan) oynamak worry v.
(rol) oynamak act v.
abartılı oynamak ham v.
abartılı oynamak overact v.
abartılı oynamak overplay v.
abartmalı bir şekilde oynamak (rolü) overact v.
açık oynamak assure of v.
aktif rol oynamak play an active role in v.
aktif rol oynamak take an active role in v.
altılı oynamak bet on a horse race v.
altılı oynamak play the ponies v.
altılı oynamak bet on horses at the race track v.
altılı oynamak bet on horse racing v.
arkadaşlarla oynamak play with friends v.
aşık oynamak compete with v.
atari oynamak play atari v.
ateş ile oynamak play with fire v.
ateşle oynamak play with fire v.
ayarıyla oynamak play with the adjustment of v.
ayarıyla oynamak play with the adjustment v.
ayarıyla oynamak fiddle with v.
ayarıyla oynamak tamper with the setting v.
ayarla oynamak play with the adjustment v.
ayarla oynamak play with the adjustment of v.
ayarlarıyla oynamak fiddle with v.
ayarlarıyla oynamak play with the adjustment v.
ayıcıkla oynamak play with teddy bear v.
aynı kağıttan oynamak return v.
aynı renkten oynamak follow suit v.
bahçede oynamak play in the garden v.
bahis oynamak place a bet v.
bahis oynamak put up v.
bahis oynamak make a bet v.
bahis oynamak put a bet v.
bahis oynamak make a book v.
bahis oynamak have a bet v.
barutla oynamak play with fire v.
basketbol oynamak play basketball v.
baş rolü oynamak star v.
başrol oynamak play the lead v.
başrol oynamak play leading role v.
beysbol oynamak play baseball v.
bilardo oynamak play a game of billiards v.
bilardo oynamak play pool v.
bilgisayar oynamak play computer games v.
bilgisayar oynamak play computer game v.
bilgisayar oynamak play pc games v.
bilgisayar oyunları oynamak play computer games v.
bilgisayar oyunu oynamak play computer game v.
bilgisayarda oyun oynamak play pc games v.
bilgisayarda oyun oynamak play computer games v.
bilya oynamak play marbles v.
bilye oynamak play marbles v.
bir piyes oynamak give a play v.
bir rolü oynamak play a part v.
bir rolü/olayı (yeniden) oynamak/canlandırmak re-enact v.
bir rolü/olayı (yeniden) oynamak/canlandırmak reenact v.
bir şeye alt oynamak bet something in the under v.
bir şeye üst oynamak bet something in the over v.
birdirbir oynamak play leapfrog v.
birdirbir oynamak leapfrog v.
birine oyun oynamak play someone false v.
birine oyun oynamak play a joke on someone v.
birine oyun oynamak trick v.
birinin üzerine oynamak have someone on v.
bovling oynamak bowl v.
bowling oynamak bowl v.
burnuyla oynamak nose-pick v.
burnuyla oynamak pick one's nose v.
büyük oynamak play for high stakes v.
büyük oynamak (kumar) plunge v.
büyük para için kumar oynamak gamble for high stakes v.
büyük rol oynamak play a big role v.
ceee oynamak peekaboo v.
çamur içinde oynamak play in the mud v.
çamur içinde oynamak play in the dirt v.
çocuk gibi oynamak laverock v.
çocuk gibi oynamak skylark v.
çok fazla golf oynamak play too much golf v.
daha iyi oynamak outplay v.
daha iyi oynamak outperform v.
daha iyi oynamak outact v.
daha iyi oynamak play better v.
daha küçük (önemsiz) bir rol oynamak play a smaller role v.
dart oynamak play dart v.
-de baş rol oynamak feature in v.
dizde ufak bir rol oynamak have a small part on a tv show v.
dizide oynamak act in a tv show v.
dizide oynamak play in a tv show v.
domino oynamak play dominoes v.
duvar tenisi oynamak play squash v.
duygularıyla oynamak play with one's feelings v.
duygularıyla oynamak toy with one's feelings v.
-e oynamak play to v.
eğlenceli oyunlar oynamak play fun games v.
ekmeğiyle oynamak threaten one's job v.
elim sende oynamak play tag v.
etkin bir rol oynamak play an active role v.
evcilik oynamak play house v.
filmde oynamak perform in a movie v.
filmde oynamak perform in a film v.
filmde oynamak appear on film v.
final oynamak play in final v.
final oynamak meet someone in final v.
final oynamak compete in final v.
futbol oynamak play football v.
futbol oynamak play soccer v.
geniyle oynamak manipulate the genes of v.
genleriyle oynamak manipulate the genes of v.
golf oynamak golf v.
gururuyla oynamak play with somebody's pride v.
gülle oynamak play marbles v.
gülüp oynamak have a good time v.
gülüp oynamak rollick v.
gülüp oynamak frolic v.
gürültü yaparak oynamak horse around v.
gürültüyle oynamak romp v.
halk oyunları oynamak perform folk dances v.
hentbol oynamak play handball v.
hırsız polis oynamak play cops and robbers v.
hisleriyle oynamak play with one's feelings v.
hisleriyle oynamak toy with one's feelings v.
horon oynamak play horon v.
-i oynamak represent v.
için oynamak play for v.
iki rolü birden oynamak double v.
ikili oynamak two-time v.
ikili oynamak double v.
ikili oynamak keep a foot in both camps v.
ikili oynamak have a foot in both camps v.
ikili oynamak play both ends against the middle v.
ikili oynamak play a double game v.
ikinci derecede rol oynamak play second fiddle v.
ile oynamak monkey around with v.
ile oynamak toy with v.
ile oynamak fool around with v.
ile oynamak trifle with v.
ile oynamak tamper with v.
ile oynamak trifle over v.
ile oynamak monkey about with v.
iskambil oynamak play cards v.
iskambilde aynı renkten oynamak follow the suit v.
itibarıyla oynamak commit one's prestige v.
itibarıyla oynamak harm one's reputation v.
itibarıyla oynamak risk one's reputation v.
itibarıyla oynamak damage somebody's reputation v.
iyi oynamak sustain v.
kağıt oynamak play cards v.
kapalı gişe oynamak be a blockbuster v.
kapalı gişe oynamak have a sell-out v.
kapalı gişe oynamak play to a full house v.
kar topu oynamak have a snowball fight v.
kar topu oynamak play snowball v.
kart oyunu oynamak play a card game v.
kartlarını iyi oynamak play one's cards well v.
kartopu oynamak snowball v.
kaybeden ata oynamak bet on a losing racehorse v.
kedi ile oynamak play with the cat v.
kıpır kıpır oynamak wiggle v.
kilit bir rol oynamak play a key role v.
kilit rol oynamak play a key role v.
kovalamaca oynamak play tag v.
kovboyculuk oynamak play cowboy v.
koz oynamak play trump v.
koz oynamak trump v.
kozunu iyi oynamak play one's cards well v.
kozunu oynamak play one's trump card v.
köpekle oynamak play with the dog v.
köpekle oynamak play with the dog v.
körebe oynamak play blind man's buff v.
kötü adamı oynamak play the bad guy v.
kötü oynamak underact v.
kötü oynamak underplay v.
kritik bir rol oynamak play a critical role v.
kritik bir rol oynamak play a crucial role v.
kumar oynamak punt v.
kumar oynamak game v.
kumar oynamak gamble v.
kuralına göre oynamak play by rules v.
liderliğe oynamak race to the top v.
liderliğe oynamak race to be the best v.
logo oynamak play logo v.
loto oynamak play the lottery v.
loto oynamak play lotto v.
maç oynamak play a football match v.
mağdura oynamak pile on the agony v.
mağduru oynamak pile on the agony v.
mağduru oynamak play the victim v.
marco polo oynamak play marco polo v.
maske ile oynamak mum v.
mazlumu oynamak pile on the agony v.
merkezi bir rol oynamak play a central part v.
merkezi bir rol oynamak play a central role v.
mim oynamak mime v.
misket oynamak play marbles v.
neredeyse zil takıp oynamak have a fit v.
okey oynamak play okey game v.
okey oynamak play okey v.
ortada sıçan oynamak play piggy in the middle v.
ortada sıçan oynamak play pig in the middle v.
oynamak (bir takımla) take on v.
oynamak (biriyle/bir takımla) take on v.
oynamak (çocuk dilinde) play at v.
oynamak (ışık/gölge) flicker v.
oynamak (misket/bilardo) shoot v.
oynamak (oyuncu/sanatçı) perform v.
oynamak (oyunda/filmde) appear in v.
oynamak (oyunu) put on v.
oynamak (oyunu) perform v.
oynamak (rol) act v.
oynamak (rol) perform v.
oynamak istemek want to play v.
oyun kurucu olarak oynamak play as a playmaker v.
oyun kurucu olarak oynamak playmake v.
oyun oynamak play a joke on somebody v.
oyun oynamak play a game v.
oyun oynamak play a trick on somebody v.
oyun oynamak play a prank on somebody v.
oyuncakla oynamak play with toy v.
oyunu kurallarına göre oynamak play the game by the rules v.
oyunu kurallarına göre oynamak play the game by its rules v.
önemli bir rol oynamak play a key role v.
önemli bir rol oynamak play a significant role v.
önemli bir rol oynamak play a fundamental role v.
önemli bir rol oynamak play a crucial role v.
önemli bir rol oynamak play an essential role v.
önemli bir rol oynamak play an important role v.
önemli rol oynamak play a significant role v.
önemli rol oynamak play an important role v.
önemli rol oynamak play a fundamental role v.
önemli rol oynamak play a crucial role v.
önemli rol oynamak play an essential role v.
pandomim oynamak pantomime v.
pantomim oynamak pantomime v.
parkta oynamak play in the park v.
pes oynamak play playstation v.
plaj voleybolu oynamak play beach volley v.
playstation oynamak play playstation v.
playstation oynamak play playstation v.
poker oynamak play poker v.
polyannacılık oynamak play the glad game v.
polyannacılık oynamak be pollyannaish v.
polyannacılık oynamak be an extreme optimist v.
polyannacılık oynamak look on the bright side v.
rakamlarla oynamak juggle the figures v.
reklam filminde oynamak act in a commercial film v.
reklamda oynamak act in a commercial film v.
rol oynamak figure v.
rol oynamak have a role in v.
rol oynamak enter into v.
rol oynamak play a role v.
rol oynamak act v.
rol oynamak act a part v.
rol oynamak play a part in v.
rol oynamak play a part v.
rolü çok inandırıcı oynamak play the role so convincingly v.
rolünde oynamak represent v.
rolünü oynamak play the part of v.
rolünü oynamak represent v.
rolünü oynamak personate v.
rolünü oynamak act v.
rolünü oynamak portray v.
sağlığı ile oynamak play with one's health v.
saklambaç oynamak play hide-and-seek v.
saklambaç oynamak play hide and seek v.
salağı oynamak act the fool v.
satranç oynamak play chess v.
sayılarla oynamak play with the numbers v.
seksek oynamak play hopscotch v.
sert çocuğu oynamak play the tough guy v.
sert oynamak hack v.
sevinçten oynamak jig v.
sıçrayıp oynamak romp about v.
sıçrayıp oynamak frolic v.
sıçrayıp oynamak gambol v.
sıçrayıp oynamak prance at v.
sıçrayıp oynamak romp around v.
sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde) frisk v.
sığ suda oynamak wade v.
sınıfta oyun oynamak play in the classroom v.
siniri oynamak get angry v.
squash oynamak play squash v.
suçta rol oynamak take part in crime v.
suda oynamak paddle v.
suyla oynamak dabble v.
şerefli bir rol oynamak play a noble part v.
tam desteyle oynamak play with a full deck v.
tanrı'yı oynamak play god v.
tavla oynamak play backgammon v.
tekrar oynamak play again v.
tenis oynamak play tennis v.
tiyatro oynamak play v.
top oynamak play ball v.
top oynamak play football v.
toprak içinde oynamak play in the dirt v.
toprakta oynamak play in the dirt v.
toto oynamak play the pools v.
toto oynamak do the pools v.
tribünlere oynamak play to the crowd v.
tribünlere oynamak show off v.
tribünlere oynamak play to the audience v.
üzerinde oynamak falsify v.
üzerinde oynamak juggle with v.
üzerinde oynamak doctor v.
üzerinde oynamak (fotoğraf vb) block out v.
üzerinde oynamak (hesaplar) cook v.
üzerine kumar/bahis oynamak gamble on something v.
video oyunları oynamak play video games v.
voleybol oynamak play volleyball v.
yakalamaç oynamak play catch v.
yakartop oynamak play dodgeball v.
yapboz oynamak play jigsaw v.
yeniden oynamak play again v.
yeniden oynamak (maç) replay v.
yerinden oynamak get loose v.
yerinden oynamak come loose v.
yerinden oynamak come away v.
yolda oynamak play on the road v.
zarla oyun oynamak dice v.
zıplayarak oynamak prance v.
zil takıp oynamak dance a jig v.
zil takıp oynamak jump for joy v.
zilsiz oynamak jump for joy v.
zirveye oynamak rise to the peak v.
adam asmaca oynamak play hangman
bilgisayar oyununa yeni başlayıp da çok kötü oynamak noob
Phrasals
(bir filmde) rol almak/oynamak star in something
...'de/da oynamak play in
...'na oynamak play for
bir şey ile oynamak play with something
bir şey ile oynamak diddle with something
birine oynamak/çalmak play to someone
birisi ya da bir şey olarak başrolde oynamak star as someone or something
final oynamak play off
ile oynamak play with
lokmalarla oynamak pick at
sonuna kadar oynamak play something out
üzerine bahis oynamak wager on
üzerine bahis oynamak bet on
Colloquial
aptalı oynamak play the daft laddie (scottish)
at yarışı oynamak play the horses
at yarışı oynamak play the ponies
basket oynamak play basketball
basketbol oynamak play basketball
gibi oynamak make a show of
golf oynamak play golf
kazanma şansı az olana oynamak take odds
mutluluk oyunu oynamak count one's blessings
oyun oynamak pull a trick
oyun oynamak take someone for a ride
oyun oynamak pull a fast one
ölümle kumar oynamak dice with death
ölümle oynamak dice with death
polyannacılık oynamak count one's blessings
tüm parasıyla bahis oynamak put one's shirt on
Idioms
siniri oynamak get one's dander up v.
(kendi) hayatıyla oynamak dice with death
(son) kozunu oynamak play one's trump card
3 maymunu oynamak see no evil, hear no evil, speak no evil
açık oynamak put one's cards on the table
açık oynamak lay one's card on the table
açık oynamak lay one's cards on the table
altılı oynamak play the horses
aptalı oynamak play ignorant
aptalı oynamak play dumb
aptalı oynamak play the fool
aptalı oynamak act the fool
ateşle oynamak be in the line of fire
ateşle oynamak play with fire
basketbol oynamak shoot hoops
başkanlığa oynamak play first chair
bir şeyle oynamak fiddle about with something
bir şeyle oynamak fiddle around with something
birine oyun oynamak pull something on someone
birine oyun oynamak pull one over on
birinin üzerine para koymak/bahis oynamak put one's money on someone
birisiyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak play cat and mouse with someone
borsada oynamak play the (stock) market
büyük bir rol oynamak play a large part in something
büyük bir rol oynamak play a big part in something
büyükler liginde oynamak play in the big leagues
devler liginde/arenasında oynamak play in the big leagues
ekmeğiyle oynamak quarrel with one's bread and butter
ekmeğiyle oynamak take the bread out of someone's mouth
ekmek parası ile oynamak quarrel with one's bread and butter
elindeki en büyük kozu masaya sürmek/oynamak pull out the big guns
elindeki kozları oynamak pull out the big guns
ırk kozunu oynamak/kullanmak deal the race card
ırk kozunu oynamak/kullanmak use race card
ırk kozunu oynamak/kullanmak play race card
iki oynamak straddle the fence
ikili oynamak have a foot in both camps
ikili oynamak play both sides
ikili oynamak keep a foot in both camps
in cin top oynamak not be a soul in sight
in cin top oynamak (there's) not a soul around
kapalı oynamak keep one's cards close to one's chest
kapalı oynamak hold one's cards close to one's chest
kapalı oynamak keep one's cards close to one's vest
kapalı oynamak play one's cards close to one's chest
kapalı oynamak play one's cards close to one's vest
kartlarını açık oynamak place one's cards on the table
kedi fare gibi oynamak play cat and mouse with
kedi-fare oyunu oynamak play a game of cat and mouse
kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak play someone like a fish
kendi oyununu oynamak play one's own game
kendi oyununu oynamak beat one's own game
kendini vererek/tüm benliğiyle çalmak/oynamak play one's heart out
kitabına göre oynamak play it by the book
kozunu iyi oynamak play one's cards right
kozunu iyi oynamak play one's cards well
kozunu oynamak play one's trump card
kozunu oynamak show one's hand
kozunu oynamak play one's ace
kör adamı oynamak play blind man
kötü adamı oynamak play the heavy
kötü oynamak be off one's game
kuralına göre oynamak go by the book
kurallarına göre oynamak play the game
küçük bir rol almak/oynamak play a bit part
liderliğe oynamak play first chair
masumu oynamak play innocent
merkezi bir rol oynamak play a central role
muhasebe kayıtlarıyla oynamak cook the accounts
muhasebe kayıtlarıyla oynamak cook the books
oyunu kuralına göre oynamak work through channels
oyunu kurallarına göre oynamak go by the book
ölümle oynamak dice with death
öncü bir rol oynamak take a leading part
önemli bir rol oynamak be instrumental in doing something
polyannacılık oynamak be pollyannaish
polyannacılık oynamak play the glad game
polyannacılık oynamak be an extreme optimist
rızkıyla oynamak take the bread out of someone's mouth
rızkıyla oynamak quarrel with one's bread and butter
rol oynamak have a hand in
rol oynamak serve a function in
rol oynamak take a hand in
rol oynamak play a role in
rus ruleti oynamak play russian roulette
sefilleri oynamak be reduced to rags
sert oynamak play hardball
sert oynamak play tough
son kozunu oynamak play one's last card
şeytanın avukatını oynamak play devil's advocate
tiyatroda oynamak tread the boards
top çevirerek zamana oynamak run out the clock
top çevirerek zamana oynamak kill the clock
tribünlere oynamak play to the gallery
üç maymunu oynamak play ostrich
üç maymunu oynamak see no evil, hear no evil, speak no evil
üçüncü kişiyi oynamak play gooseberry
üzerine bahis oynamak lay it around on
üzerine oynamak play upon
yalancı çobanı oynamak cry wolf
yanlış ata oynamak back the wrong horse
zamana oynamak run out the clock
zamana oynamak kill the clock
zirveye oynamak aim for the top
Speaking
artık bu oyunu oynamak istemiyorum i don't want to play this game anymore
bir oyun oynamak istiyorum I want to play a game
hangi oyunu oynamak istiyorsun? which game do you want to play?
hangi oyunu oynamak istiyorsunuz? which game do you want to play?
tekrar oynamak istiyorum I want to play again
yeniden oynamak istiyorum I want to play again
Slang
ağır abiyi oynamak act like a big shot
ağır abiyi oynamak act like hot shit
basket oynamak shoot hoops
basketbol oynamak play hoops
basketbol oynamak play hoop
birkaç el oynamak hit a few games
bitikleri oynamak be fucked up
bitikleri oynamak be screwed up
kumar oynamak shoot hoop
meşgul rolü oynamak tap-dance like mad
tribünlere oynamak play to the gallery
Trade/Economic
başrol oynamak play a key role
başrol oynamak play a major role
başrol oynamak play a vital role
borsada oynamak job in stock
borsada oynamak speculate
borsada oynamak gamble in stock
Law
üzerinde oynamak falsify
Technical
yerinden oynamak come loose
Computer
yeniden oynamak istiyor musunuz? play again?
Medical
yaşamsal rol oynamak play a vital role
Sport
finalde oynamak meet somebody in final
hali hazırda görev yaptığı takımda daha fazla oynamak istemeyen futbolcu wantaway
hazırlık maçı oynamak scrimmage
kurallara göre oynamak play fair
masa tenisi oynamak play table tennis
oyun kurucu olarak oynamak play quarterback
saldırgan oynamak hustle
sert oynamak play rough
Football
beraberliğe oynamak play for a draw
beraberliğe razı bir oyun oynamak play for a draw
deplasmanda oynamak play an away match
ligde oynamak play in league