monkey - Turco Inglés Diccionario

monkey

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

monkey — Definition

Significado:
maymun
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmʌŋki/ – BrE /ˈmʌŋki/)
Categoría gramatical:
İsim: monkey (monkeys)
Sinónimo:
ape (contextual)
Antónimos:
human (contextual)

Significados de "monkey" en diccionario turco inglés : 45 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
monkey n. maymun
Monkeys are very agile climbers.
Maymunlar çok çevik tırmanan canlılardır.

More Sentences
General
monkey n. maymun
Monkeys are very agile climbers.
Maymunlar çok çevik tırmanan canlılardır.

More Sentences
monkey n. yumurcak
It is impossible to stop that little monkey.
O küçük yumurcağı zapt etmek imkansız.

More Sentences
monkey n. canavar
monkey n. tokmak
monkey n. koçbaşı
monkey n. şahmerdan
monkey n. görünüş veya davranış açısından maymuna benzeyen kimse
monkey n. gülünç kimse
monkey n. ahmak kimse
monkey v. oynamak
monkey v. kurcalamak
monkey v. garip davranmak
monkey v. haylaz davranmak
monkey v. işgüzar davranmak
monkey v. maymun gibi davranmak
monkey adj. maymuna ait
monkey adj. maymunla ilgili
monkey adj. maymun özellikleri taşıyan
monkey adj. maymuna benzeyen
monkey adj. küçük boylu
monkey adj. gemide konum, düzenleme veya kullanım açısından küçük veya garip olan
Technical
monkey n. şahmerdan
monkey n. vurmalı çalgılarda kullanılan bir tür ağırlık
monkey n. küçük miktarlarda cam eritmek için kullanılan küçük kap
monkey n. sert cam yapımında kullanılan bir ergitme kabı
Marine
monkey n. 16. yüzyılda kullanılan küçük bir tür ticaret gemisi
monkey adj. acil kullanılma uyarlanmış küçük yapıya ait
Zoology
monkey n. bazı uzun tüylü maymun türlerinin kürkü
Card
monkey n. resimli iskambil kağıdı
monkey n. üzerinde papaz, kız, vale gibi insan resmi olan oyun kartı
Music
monkey n. partnerlerin ellerini direğe tırmanır gibi hareket ettirip başları öne arkaya salladığı bir dans türü
Slang
monkey n. cezaevi görevlisi
monkey n. uyuşturucu bağımlılığı
monkey n. uyuşturucu müptelalığı
monkey n. alay edilen kimse
monkey n. aldatılan kimse
monkey n. aptal gibi gösterilen kimse
monkey n. koyu tenliler için kullanılan aşağılayıcı bir ifade
monkey n. motosiklet yarışında motosiklet sepetindeki kişi
monkey n. motosiklet yarışında motosiklet sepetinde olma
monkey n. düşük zekalı kimse
monkey n. kötü görünüşlü kimse
monkey n. tekrarlayan bir iş yapan hizmetçi
British Slang
monkey n. £500

Significados de "monkey" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
grease monkey n. yağlayıcı
monkey business n. düzenbazlık
gelade monkey n. jelada
monkey business n. dolap
monkey business n. kirli iş
monkey business n. dalavere
monkey tricks n. uyanıklık
grease monkey n. araba ustası
grease monkey n. oto tamircisi
monkey business n. üçkağıt
cynomolgus monkey n. sinomolgus maymunu
green monkey n. yeşil maymun
african green monkey n. afrika yeşil maymunu
monkey in the middle n. ortada sıçan oyunu
monkey bars n. oyun parkı demirleri
monkey bars n. oyun parkındaki demirler
research monkey n. araştırma maymunu
chunky monkey n. muzlu dondurma
dead monkey n. ölü maymun
capuchin monkey n. başlıklı maymun
baby monkey n. maymun yavrusu
monkey [uk] n. sinir
monkey [uk] n. öfke
monkey [uk] n. hiddet
monkey shine n. sinsice yapılan şaka
monkey shine n. sinsi numara
monkey trick n. muzip şaka
monkey bridge n. güverte üzerindeki yüksek ve dar platform
monkey-pot n. eskiden sert cam yapımında kullanılan silindirik ergitme kabı
monkey shine n. muzip şaka
monkey bridge n. kazan dairesindeki yüksek ve dar platform
monkey bridge n. makine dairesindeki yüksek ve dar platform
monkey wrench n. bozan şey
monkey trick n. sinsi şaka
monkey suit n. çeşitli üniformalara verilen ad
monkey warrior n. maymun savaşçı
monkey warrior n. savaşçı maymun
monkey about with v. ile oynamak
monkey around with v. ellemek
monkey about with v. ellemek
monkey around v. oyalanmak
monkey about v. vakit geçirmek
monkey around with v. ile oynamak
monkey with v. karıştırmak
monkey with v. kurcalamak
monkey around v. dalga geçmek
monkey around with v. uğraşmak
monkey around v. vakit geçirmek
monkey around with v. karıştırmak
monkey with v. uğraşmak
throw a monkey wrench in the works v. işi bozmak
be a monkey wrench in something v. çomak sokmak
monkey about v. yaramazlık yapmak
monkey around v. oynamak
monkey about v. oynamak
monkey around v. haylazlık etmek
monkey about v. haylazlık etmek
monkey around v. yaramazlık yapmak
fall off the monkey bars v. oyun parkındaki demirlerden düşmek
monkey-like adj. maymun gibi
Phrasals
monkey with v. kaba bir şekilde ele almak
Phrases
suck the monkey [uk] v. şişeyi kafaya dikmek
suck the monkey [uk] v. fıçıdan içki içmek
suck the monkey [uk] v. şişeden içmek
suck the monkey [uk] v. hindistan cevizi kabuğundan rom içmek
every monkey knows what tree to climb expr. herkes ne yapacağını bilir
a monkey knows what tree to climb expr. herkes ne yapacağını bilir
Proverb
monkey see monkey do maymun düşünmez ne görürse onu taklit eder
every monkey knows what tree to climb herkes ne yapacağını bilir
a monkey knows what tree to climb herkes ne yapacağını bilir
every monkey knows what tree to climb tecrübeli insanlar/tecrübeli biri ne yapıp yapmayacağını bilir
a monkey knows what tree to climb tecrübeli insanlar/tecrübeli biri ne yapıp yapmayacağını bilir
Colloquial
monkey business n. maymun işi
monkey business n. karanlık iş
monkey business n. düzenbazlık
monkey business n. hile
monkey business n. dolap döndürme
monkey business n. üçkağıt
monkey business n. yalan dolan
monkey island n. maymun adası
monkey's wedding n. güneş varken yağan yağmur
monkey bite n. ciltte iz ya da leke bırakan öpücük
monkey bite n. maymun ısırığı
monkey bite n. öpüşme sonrası ciltte oluşan kızarıklık
monkey bite n. sevişme izleri
crotch-monkey n. kasıklardaki bit
crotch-monkey n. kasık maymunu
crotch-monkey n. kasık biti
road monkey n. kütük yolunu denetleyip tamir eden işçi
monkey branching n. kişinin, halihazırda bir ilişki içinde olsa da yeni bir ilişki arayışında olması
monkey tricks n. el şakaları
monkey tricks n. yaramazlıklar
monkey tricks n. muzip davranışlar
left-handed monkey wrench n. sol elle kullanılan ingiliz anahtarı (böyle bir alet yoktur, acemi biriyle dalga geçmek için kullanılır)
powder monkey n. yumuşak ve temiz kar bölgeleri arayıp duran kayakçı
monkey with (something) v. (bir şeyle) oynayıp durmak
monkey around with (someone) v. (birinin) zamanını boşa harcamak
monkey around (with someone) v. (birini) işletmek
monkey around (with someone) v. (biriyle) vakit öldürmek
monkey with (something) v. (bir şeyle) oyalanmak
monkey around (with something) v. (bir şeyle) oynamak
monkey around (with someone) v. (biriyle) oynaşmak
monkey with (someone) v. (birini) kandırmak
monkey around (with someone) v. (biriyle) aylaklık etmek
monkey around (with someone) v. (biriyle) matrak geçmek
monkey with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aylaklık etmek
monkey around (with someone) v. (birinin) zamanını almak
monkey around (with someone) v. (biriyle) sekse dayalı bir ilişkisi olmak
monkey around (with someone) v. (birine) muziplik yapmak
monkey around with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) vakit harcamak
monkey around (with someone) v. (biriyle) takılmak
monkey with (someone) v. (birine) muziplik yapmak
monkey with (something) v. (bir şeyle) boşa vakit geçirmek
monkey with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) vakit harcamak
monkey with (someone) v. (birine) şaka yapmak
monkey off (one's) back v. sırtındaki/üzerindeki yükten kurtulmak
monkey off (one's) back v. sürekli bir problemden kurtulmak
monkey around with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aylaklık etmek
monkey around with (someone) v. (birinin) zamanını almak
monkey with (someone) v. (birine) oyun oynamak
monkey around (with someone) v. (birinin) zamanını boşa harcamak
monkey with (something) v. (bir şeyle) oynamak
monkey around with (something) v. (bir şeyle) oynamak
monkey with (someone) v. (birini) işletmek
monkey off (one's) back v. sırtındaki/üzerindeki yükü atmak
monkey with (someone) v. (birine) takılmak
monkey around with (something) v. (bir şeyle) oyalanmak
monkey around (with someone) v. (birinin) orasını burasını ellemek
monkey with (someone) v. (biriyle) matrak geçmek
monkey around (with someone) v. (birine) şaka yapmak
monkey around (with someone) v. (biriyle) cilveleşmek
monkey around (with something) v. (bir şeyle) oyalanmak
monkey around (with someone) v. (birine) takılmak
monkey with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) vakit öldürmek
monkey around (with something) v. (bir şeyle) boşa vakit geçirmek
monkey with (something) v. (bir şeyi) kurcalamak
monkey around with (something) v. (bir şeyi) kurcalamak
monkey around (with someone) v. (birini) kandırmak
monkey around with (something) v. (bir şeyle) boşa vakit geçirmek
monkey around with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) vakit öldürmek
monkey around (with someone) v. (birine) oyun oynamak
monkey around (with someone) v. (biriyle) günlük takılmak
monkey around (with someone) v. (biriyle) zaman harcamak
monkey off (one's) back v. sırtından/üzerinden yük kalkmak
monkey around with (something) v. (bir şeyi) karıştırmak
don't monkey around with me expr. bana oyun oynama
don't monkey around with me expr. benimle dalga geçme
(well) I'll be a monkey's uncle! exclam. yok daha neler!
(well) I'll be a monkey's uncle! exclam. nutkum tutuldu!
(well) I'll be a monkey's uncle! exclam. yok artık!