kese - Turco Inglés Diccionario

kese

Significados de "kese" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kese sac n.
Sac of the camels is involved in absorption, fermentation, and secretion functions.
Develerin kesesi emilim, fermantasyon ve salgılama işlevlerinde rol oynar.

More Sentences
kese pouch n.
The baby kangaroo looked at the camera from its mother's pouch.
Yavru kanguru annesinin kesesinden kameraya baktı.

More Sentences
General
kese purse n.
Well, they mean money for research activities, money which - let there be no mistake - comes from the public purse.
Burada kastedilen, araştırma faaliyetleri için - yanlış anlaşılmasın - kamu kesesinden gelen paradır.

More Sentences
kese bladder n.
So, how much liquid money is in his bladder?
Yani, adamın kesesinde ne kadar nakit para var?

More Sentences
Medical
kese bladder n.
So, how much liquid money is in his bladder?
Yani, adamın kesesinde ne kadar nakit para var?

More Sentences
Biology
kese sac n.
Sac of the camels is involved in absorption, fermentation, and secretion functions.
Develerin kesesi emilim, fermantasyon ve salgılama işlevlerinde rol oynar.

More Sentences
General
kese money bag n.
kese bag n.
kese cyst n.
kese small bag n.
kese saccus n.
kese pocket n.
kese scrip n.
kese vesicle n.
kese short cut n.
kese marsupium n.
kese bursa n.
kese scrub mitt n.
kese bath glove n.
kese crumenal [obsolete] n.
kese poke n.
kese sachet N.
Textile
kese washing glove n.
Biology
kese crumen n.
kese pod n.
Marine Biology
kese cecum n.
kese caecum n.
Botanic
kese cyst n.

Significados de "kese" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kese kağıdı paper bag n.
General
çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese sachet n.
bir kese veya torbayı doldurabilecek miktar sacksful n.
ipe bağlı şekilde süvarinin kemerinden sarkan küçük kese sabretache n.
kese kağıdı sack n.
kese kağıdı brownbag n.
kese kağıdı brown-bag n.
bazı komedi gösterilerinde sopa gibi kullanılan içi hava dolu kese bladder n.
doğumda bebeğin kafasını kaplayan amniyotik kese hoo [dialect] n.
(dekoratif amaçla kese kağıdına koyulan) dilek mumu farolito n.
(dekoratif amaçla kese kağıdına koyulan) dilek mumu luminaria n.
dayanıklı kese kağıdı overslip n.
büzme ipiyle ağzı kapanan kese biçimli çanta drawstring bag n.
(içine bir şeyler koymak için) kese şekline getirilen kağıt paper n.
(torba, kese) bağ tie n.
(dekoratif amaçla kese kağıdına koyulan) dilek mumu farolito [new mexico] n.
kese benzeri şekle sahip olmak be saclike v.
kese içine almak encyst v.
kese kağıdına koymak brownbag v.
kese kağıdına koymak brown-bag v.
kese yapmak rub with a coarse bath-glove v.
kese oluşturmak pouch v.
kese yaratmak pouch v.
kese haline getirmek pocket v.
kese içinde iltihap biriktirmek pocket v.
kese benzeri saclike adj.
kese gibi saclike adj.
kese şeklinde pouch-shaped adj.
kese şeklinde saclike adj.
kese biçiminde pouch-shaped adj.
kese şeklinde bursiform adj.
kese biçiminde bursiform adj.
kese biçiminde saclike adj.
kese biçiminde pouchlike adj.
kese şeklinde pouchlike adj.
kese dolusu pouchful adj.
Colloquial
(yemeği vb.) kese kağıdına koymak bag it v.
Idioms
kese kağıdında öğlen yemeği brown-bag n.
kese boş the cupboard is bare expr.
kese boş cupboard is bare expr.
Technical
kese biçiminde çıkıntı sacculation n.
kese kağıdı kalıplaması bag moulding n.
kese kağıdı bag n.
kese kalınlığı capsule thickness n.
sıvı dolu kese fluid-filled sac n.
kese kağıdı cap paper n.
kese şeklinde sacciform adj.
kese gibi saclike adj.
kese biçimli sacciform adj.
Automotive
sinyal kesici kese signal blocker bag n.
Medical
endolenfatik kese endolymphatic sac n.
vücutta herhangi bir sıvının toplandığı kese cistern n.
zarsal kese membranous sac n.
kör kese cecum n.
pouch suprapatellar kese supra patellar n.
kese yangısı bursitis n.
perikardiyal kese pericardial sac n.
kanalikül ve lakrimal kese dokular canaliculi and lacrimal sac tissues n.
konjunktival kese conjunctival sac n.
kör kese caecum n.
erkekte, rektum ile mesane arasındaki kese şeklinde boşluk recto-vesical pouch n.
dural kese dural sac n.
kese ağzı (dikişi) purse string n.
salgılama sürecinde etkin rol oynayan hücre içi kese secernent n.
Anatomy
tek açıklığı bulunan vücut boşluğu ya da kese caeca n.
kalp kulakçıklarının üst kısmından çıkıntı yapan küçük bir konik kese atrial auricle n.
iç kulağın gelişiminde ortaya çıkan kese biçiminde oluşum otic vesicle n.
seröz sıvı ile dolu kese water bag n.
anatomik kese utriculus n.
kese formundaki vücut bölümü utriculus n.
iç kulaktaki kese utriculus n.
birçok geyikte ve geyiğe akraba hayvanlarda bulunan, alt göz kapağının altında korucu bir salgı üreten kese veya çukur larmier n.
bazı balıklarda beynin altında bulunan bir tür kese haematosac n.
büyük peritoneal kese greater peritoneal sac n.
organizmanın gövdesinde yer alan içi sıvı dolu kese veya oyuk reservoir n.
kör kese cul-de-sac n.
yalnızca bir ucu açık olan kese benzeri yapı cul de sac n.
olgunlaşmakta olan bir döllenmiş yumurtayı içeren küçük kese follicle n.
Physiology
sinir ucunda yer alan kese benzeri yapı synaptosome n.
sinir ucunda yer alan kese benzeri yapıya ait synaptosomal adj.
Pathology
amniotik kese ve membranların enfeksiyonu infection of amniotic sac and membranes n.
Parasitology
planarya sınıfına mensup kese şeklinde sindirim boşluğu olan çeşitli küçük yassıkurtlara verilen ad rhabdocoele n.
pectostraca takımının içinde bulunan ve eklembacaklı kabukluların kese biçimindeki parazitlerini içeren bölümüne verilen ad rhizocephala n.
Optics
kese içi in the bag adj.
Gastronomy
pişirme sırasında eklenip servis öncesi çıkarılan baharat dolu kese sachet n.
Biology
amniyotik kese amniotic sac n.
koruyucu kese capsule n.
bitki hücrelerinin kloroplastlarındaki kese benzeri bir zar thylakoid n.
bazı birgözelilerde içinde kıl benzeri iğne olan küçük kese trichocyst n.
amniyotik kese amnios n.
kese mantarları sınıfı ascomycetes n.
kese mantarları sınıfı class ascomycetes n.
amniyotik kese embryonal sac n.
amniyotik kese embryonic sac n.
amniyotik kese amnios sac n.
endoplazmik retikulumu kaplayan kese cisterna n.
(toprak solucanında) taşlığın önündeki ince duvarlı kese proventriculus n.
(toprak solucanında) taşlığın önündeki ince duvarlı kese proventricule n.
(birçok trematodada) kese benzeri larva evresi sporocyst n.
vücutta kese vb. yapıları yerinde tutan bağ yapısı suspensory n.
kese benzeri uzantılara sahip olmak veya oluşturmak sacculate v.
kese mantarları sınıfıyla ilgili ascomycetous adj.
kese biçiminde sacciform adj.
kese biçiminde saccular adj.
kese anlamı veren ön ek cysto- pref.
kese anlamı veren ön ek cyst- pref.
kese anlamı veren ön ek cysti- pref.
Biochemistry
heksoz monofosfat kese-yolu pentozphoshate shunt n.
Marine Biology
heksoz monofosfat kese yolu pentose phosphate shunt n.
dikenli kese horny capsule n.
heksoz monofosfat kese yolu hexose monophosphate shunt n.
heksoz monofosfat kese-yolu hexose monophosphate shunt n.
arktik ve kuzey atlantik sularında görülen, kafasında şişik, büyük bir kese olan orta boy, siyahımsı gri bir fok hooded seal n.
arktik ve kuzey atlantik sularında görülen, kafasında şişik, büyük bir kese olan orta boy, siyahımsı gri bir fok cystophora cristata n.
arktik ve kuzey atlantik sularında görülen, kafasında şişik, büyük bir kese olan orta boy, siyahımsı gri bir fok bladdernose n.
selentere ve taraklılarda kese şeklindeki gastrovasküler boşluk coelentera n.
hidroit gonoforunda üreme organlarını saran kese perigone n.
Zoology
kese kemikleri marsupial bones n.
sürüngenlerin, kuşların ve memelilerin embriyolarında beslenme kanalının alt ucundan büyüyen zarımsı kese allantois n.
hayvanların vücudundaki kese veya kese oluşturan yapılara verilen ad bag n.
keseli dişilerinin karınlarında yer alan ve süt bezi içeren, yavruların doğduktan sonra içinde büyüme devam ettikleri dış kese incubatorium n.
bazı balıklarda, amfibilerde ve omurgasızlarda bulunan, yumurtaların çatlayana kadar taşındığı geçici bir kese marsupion n.
dişilerin karınlarında yer alan ve süt bezi içeren, yavruların doğduktan sonra içinde büyüme devam ettikleri dış kese marsupion n.
pek çok omurgasız hayvanda bulunan, kalkerli kitle içeren bir kese lithocyst n.
(bazı tulumlularda) yumurtanın geliştiği kese ovicyst n.
bazı hayvanların yemek borusunda bulunan kese ingluvies n.
hayvan vücudunda üretilen kese veya kapsül cyst n.
kese gibi saclike adj.
kanadın ön kenarına yakın bir yerde kese olan (yarasa) sack-winged adj.
Botanic
kese çiçeği ceanothus n.
kese çiçeği cinsinden morumsu renklere sahip bir çalı california lilac (ceanothus thyrsiflorus) n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek ladies' slipper (cypripedium) n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek slipper orchids n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek moccasin flower n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek lady's slipper n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek ladys-slipper n.
amerika'ya özgü, kese benzeri şişkin dudaklı ve bahçede yetiştirilmesi çok zor olan bir yabani çiçek lady-slipper n.
kese çiçeği cinsi çalılara verilen ad tree myrtle n.
araceae takımına ait bazı bitkilerin yapraklarında bulunan oval bir kese veya hücre biforine n.
kareks cinsi sazların pistilli çiçeklerine karşılık gelen veya meyvenin içinde tüp benzeri bir kılıf halini alan kese benzeri bürgü perigynium n.
(bazidyomiset ve kese mantarları sınıfında) hücre tabakası hymenium n.
bazı kese mantarlarında görülen disk şeklindeki siyah bir doku çeşidi clypeus n.
solucanın buğday üzerinde oluşturduğu küçük kese cockle n.
(polip gonoforunda) jeneratif oluşumları çevreleyen kese perigonium n.
(bazı orkidelerde) periyantta kese benzeri kısım perula n.
(bazı orkidelerde) periyantta kese benzeri kısım perule n.
erkek gametleri oluşturan kese spermary n.
kese gibi şişmiş utriculoid adj.
kese gibi şişmiş utriculate adj.
Agriculture
safra sineğinin böğürtlen kamışlarında oluşturduğu kese pithy gall n.