poke - Turco Inglés Diccionario

poke

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

poke — Definition

Significado:
dürtmek, karıştırmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /poʊk/ – BrE /pəʊk/)
Categoría gramatical:
Fiil: poke (pokes – poked – poking)
Sinónimo:
prod, jab
Antónimos:
soothe

Significados de "poke" en diccionario turco inglés : 107 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
poke v. dürtmek
I poked him three times, but he didn't send any messages.
Onu üç kez dürtmüştüm ama hiçbir mesaj göndermedi.

More Sentences
General
poke n. dürtme
Click on the photo to see the poke button.
Dürtme düğmesini görmek için fotoğrafa tıklayın.

More Sentences
poke n. eleştiri
The boss took a poke at the manager's manners against the customers.
Patron müdürün müşterilere olan tavrına eleştiri getirdi.

More Sentences
poke v. dürtmek
I poked him three times, but he didn't send any messages.
Onu üç kez dürtmüştüm ama hiçbir mesaj göndermedi.

More Sentences
poke v. sokmak
She poked his finger in a hole on the wall.
Parmağını duvardaki bir deliğe soktu.

More Sentences
poke v. karıştırmak
Tom poked the fire with a stick.
Tom bir sopa ile ateşi karıştırdı.

More Sentences
poke v. kurcalamak
Tom poked his finger up through the hole in the wall.
Tom parmağıyla duvardaki deliği kurcaladı.

More Sentences
poke v. uzatmak
Tom poked his pencil through the hole.
Tom delikten kalemini uzattı.

More Sentences
poke v. karıştırmak
Tom poked the fire with a stick.
Tom bir sopa ile ateşi karıştırdı.

More Sentences
poke v. aniden belirmek
I saw the squirrel's head poking out the tree hollow.
Ağacın oyuğundan sincabın kafasının aniden belirdiğini gördüm.

More Sentences
Slang
poke v. sikmek
Did you poke her last night?
Dün gece onu siktin mi?

More Sentences
General
poke n. dirsek vurma
poke n. dürtüş
poke n. ağırkanlı kimse
poke n. şekerciboyası
poke n. uyuşuk tip
poke n. şekerciboyasının yeni çıkan yaprakları
poke n. mıymıy tip
poke n. itme
poke n. torba
poke n. dirsek
poke n. (altın tozu veya keseği taşınan) torba
poke n. (altın tozu veya keseği taşınan) çanta
poke n. cep
poke n. kese
poke n. hızlı darbe
poke n. hamle
poke n. yumruk
poke n. sinir bozucu kimse
poke n. dangalak kimse
poke n. gerzek kimse
poke n. kovboy
poke n. sığır çobanı
poke n. dar alan
poke n. daracık yer
poke n. bone şapkanın çıkıntılı kenarı
poke n. şapka siperi
poke n. eskiden kullanılan siperli bir kadın şapkası
poke n. bone şapka
poke v. araştırmak
poke v. itelemek
poke v. dürterek sokmak
poke v. saplamak
poke v. aramak
poke v. yavaş gitmek
poke v. parmak baston vb ile dürtmek
poke v. dürtüklemek
poke v. çıkarmak
poke v. batırarak delik açmak
poke v. ittirerek hareket ettirmek
poke v. dürterek ilerletmek
poke v. körüklemek
poke v. hararetini artırmak
poke v. harlamak
poke v. yumruk atmak
poke v. darbe indirmek
poke v. yumruk patlatmak
poke v. vurmak
poke v. yumruğunu indirmek
poke v. yumruk savurmak
poke v. fiske vurmak
poke v. yönlendirmek
poke v. çıkıntı yaptırmak
poke v. dışarı çıkarmak
poke v. dışarı uzatmak
poke v. burnunu sokmak
poke v. maydanoz olmak
poke v. arsızca üzerine gitmek
poke v. daracık yere tıkıştırmak
poke v. daracık yere sıkışıp kalmak
poke v. daracık yerde kalmak
poke v. pasaklı bir halde yaşamak
poke v. çıkıntı yapmak
poke v. öne doğru uzanmak
poke v. uzamak
poke v. genişlemek
poke v. aniden görünmek
poke v. birdenbire dikkat çekmek
Computer
poke n. bir değerin bellek adresinde depolanması
poke v. (bellek adresinde depolanan) bir değeri değiştirmek
poke expr. dürt
poke expr. oyna
poke expr. yerleştir
Medical
poke n. (guatr) boyunda şişlik
poke n. karaciğer kelebeği enfeksiyonu kaynaklı bir hastalık
Veterinary
poke n. (koyunlarda) kelebek hastalığı
poke n. distomatoz
Gastronomy
poke n. soya sosu ve susam yağında marine edilmiş küp şeklinde çiğ balıktan oluşan hawaii'ye özgü bir salata/aperitif
Botanic
poke n. amerikan şekerciboyası
Agriculture
poke n. (inek, at) hayvanın çitlerden atlamasını önlemek için tasarlanan bir cihaz
Boxing
poke n. direkt yumruk
poke n. kroşe
Archaic
poke v. kışkırtmak
poke v. ateşlemek
poke v. yükseltmek
Ornithology
poke n. balıkçılgiller familyasından bir kuş
Slang
poke n. seks
poke n. cinsel ilişki
poke n. sikme
poke n. sikiş
poke n. bir fırt
poke n. bir fırt esrar/pipo
poke n. cüzdan
poke n. bir tomar para
poke n. birikmiş para
poke v. seks yapmak
poke v. cinsel ilişkiye girmek

Significados de "poke" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
poke bonnet n. eskiden popüler olan bir tür siperli kadın şapkası
poke one's nose into everything v. vara yoğa karışmak
poke something at v. bir şeyi bir yere doğru uzatmak
poke fun v. alay etmek
poke up v. kurcalamak
poke fun at v. alay etmek
poke along v. aylak aylak dolaşmak
poke one's nose into v. burnunu sokmak
poke one's nose into v. karışmak
poke fun at somebody v. makaraya sarmak
poke out of v. çıkmak
poke around in v. bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak
poke up v. karıştırmak
poke about v. el yordamıyla aramak
poke fun at v. birine takılmak (şaka)
poke one's nose into something v. bir işe burnunu sokmak
buy a pig in a poke v. bir şeyi görmeden satın almak
poke fun at v. bir kimse ile alay etmek
poke out v. uzaya ulaşmak
poke one's nose in v. burnunu sokmak
poke about v. bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak
poke and pry v. işlere burnunu sokup casusluk etmek
poke and pry v. gizlice araştırmak
poke fun at v. dalgaya almak
poke fun at v. tiye almak
poke about v. burnunu sokmak
poke about v. kolaçan etmek
poke out v. çıkıntılı hale getirmek
poke into v. fiziki muayene etmek
poke out v. parmakla oyarak çıkarmak
poke out v. zar zor görünmek
poke into v. üstünkörü girmek
poke out v. (bir şeyin) çıkıntı yapmasına yol açmak
poke into v. kısaca giriş yapmak
poke into v. prob ile incelemek
poke out v. çıkıntı yapmak
poke out v. dışarı uzanmak
Phrasals
poke around v. bakınmak
poke around v. el yordamıyla aranmak
poke fun at v. alay etmek
poke about v. bakınmak
poke about v. el yordamıyla aranmak
poke fun at v. kafa bulmak
poke fun at v. dalga geçmek
poke someone with something v. birini bir şeyi ile dürtmek
poke someone v. birini dürtmek
poke along v. ayak sürümek
poke along v. ağır davranmak
poke about in v. bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak
poke out of something v. (topraktan/tarladan vb) çıkmak
poke something out v. bir şeyi bir şeyin dışına doğru uzatmak/çıkarmak
poke something out of something v. bir şeyi bir şeyin dışına doğru uzatmak/çıkarmak
poke at someone v. birine hafifçe dokunmak
poke at someone v. birini dürtmek
poke someone in something v. birisinin bir yerine bir şey sokmak/bir şey batırmak
poke (one) in (some body part) v. (bir yerini) çıkarmak
poke (one) in (some body part) v. dürtmek
poke (one) in (some body part) v. (birisini bir yerine) bir şey sokmak/bir şey batırmak
poke someone in something v. birisini bir yerini çıkarmak
poke someone in something v. dürtmek
poke something into something v. bir şeyi bir şeye saplamak
poke something into something v. bir şeyi bir şeye sokmak
poke something in v. bir şeyi bir şeye batırmak/daldırmak
poke something in v. bir şeyi bir şeye saplamak
poke into (someone or something) v. (birini/bir şeyi) dürtmek
poke into (someone or something) v. (birine/bir şeye) batmak
poke into (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) itmek/sokmak
poke something into something v. bir şeyi bir şeye batırmak/daldırmak
poke something in v. bir şeyi bir şeye sokmak
poke into (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) dürtüklemek
poke into (someone or something) v. bir şeyi (birine/bir şeye) batırmak
poke into (someone or something) v. (birini/bir şeyi) itmek
poke out of (something) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
poke around in (something) v. (bir yerde) aranmak
poke in v. -e saplamak
poke through (something) v. (bir şeyi) delip geçmek
poke out of (something) v. (bir yerden/bir şeyden) dışarı uzatmak
poke at v. -i itmek
poke through (something) v. (bir şeyi) delip geçirmek
poke out of (something) v. (bir şeyden/bir yerden) fırlamak
poke at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bir şeyle dürtmek
poke at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) dürtmek
poke around in (something) v. (bir yere) bakınmak
poke about in (something) v. (bir yerde) aranmak
poke out of (something) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkıvermek
poke around in (something) v. (bir yeri) karıştırmak
poke at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bir şeyle itmek
poke through (something) v. (bir şeyi) delmek
poke in v. -i dürtmek
poke about in (something) v. (bir yere) bakınmak
poke at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) itmek
poke at v. -i dürtmek
poke in v. -i itmek
poke in v. -e sokmak
poke in v. -i delmek
poke about in (something) v. (bir yeri) karıştırmak
poke through (something) v. (bir şeyin) içinden geçirmek
poke at (someone or something) v. (birine/bir şeye) bir şey batırmak
Colloquial
poke into v. maydanoz olmak
poke one's nose into v. maydanoz olmak
poke (one's) bib in [australia] v. üstüne vazife olmayan işlere karışmak
poke (one's) bib in [australia] v. işgüzarlık yapmak
poke (one's) bib in [australia] v. başkasının işine maydanoz olmak
poke (one's) bib in [australia] v. birine ya da bir başkasının işine salça olmak
poke (one's) bib in [australia] v. burnunu başkasının işine sokmak
poke (one's) bib in [australia] v. burnunu sokmak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. (biriyle ya da bir şeyle) dalga geçmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. kafa bulmak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. tiye almak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. alaya almak
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. gırgır geçmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. maskara etmek
poke borak at (someone or something) [old-fashioned] [australia] v. maytap geçmek
Idioms
a pig in a poke [old-fashioned] n. körü körüne alışveriş
a pig in a poke [old-fashioned] n. gözü kabul etme
a pig in a poke [old-fashioned] n. iyice kontrol etmeden yapılan alışveriş
a pig in a poke [old-fashioned] n. kandırılma
a pig in a poke [old-fashioned] n. göz boyama
a pig in a poke [old-fashioned] n. gözü kapalı alışveriş
a pig in a poke [old-fashioned] n. iyice kontrol etmeden kabul etme
a pig in a poke [old-fashioned] n. körü körüne kabul etme
a pig in a poke [old-fashioned] n. sağına soluna bakmadan kabul etme/alma
a pig in a poke [old-fashioned] n. dikkatsizce yapılan alışveriş
pig in a poke n. sürpriz yumurta
buy a pig in a poke v. gözü kapalı almak
poke fun at someone v. biriyle kafa bulmak
poke one's nose into v. bir işe burnunu sokmak
poke fun at someone v. biriyle dalga geçmek
poke fun at someone v. biriyle gırgır geçmek
poke one's nose into v. vara yoğa karışmak
buy a pig in a poke v. körü körüne alışveriş etmek
buy a pig in a poke v. gözü kapalı satın almak
poke into v. burnunu sokmak
poke one's nose into v. lafa karışmak
poke into v. lafa karışmak
poke one's nose into v. burnunu sokmak
buy a pig in a poke v. iyice kontrol etmeden satın almak
buy a pig in a poke v. körü körüne satın almak
poke one's nose into v. karışmak
poke into v. salça olmak
poke one's nose into v. salça olmak
poke one's nose in (to something) v. burnunu başkasının işine sokmak
poke a hole through something v. bir yerde bir delik açmak
poke a hole in something v. bir yerde bir delik açmak
poke one's nose into something v. (başkasının işine) burnunu sokmak
poke one's nose in to something v. (başkasının işine) burnunu sokmak
take a poke at someone v. birine vurmak/yumruk atmak/geçirmek
poke one's nose into everything v. her şeye burnunu sokmak
be sold a pig in a poke v. kandırılmak
buy a pig in a poke v. kandırılmak