dirsek - Turco Inglés Diccionario

dirsek

Significados de "dirsek" en diccionario inglés turco : 34 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dirsek elbow n.
The elbows are a different colour than the rest of the jacket.
Dirsekler ceketin geri kalanından farklı bir renkte.

More Sentences
General
dirsek elbow n.
The elbows are a different colour than the rest of the jacket.
Dirsekler ceketin geri kalanından farklı bir renkte.

More Sentences
Medical
dirsek elbow n.
The elbows are a different colour than the rest of the jacket.
Dirsekler ceketin geri kalanından farklı bir renkte.

More Sentences
Anatomy
dirsek elbow n.
The elbows are a different colour than the rest of the jacket.
Dirsekler ceketin geri kalanından farklı bir renkte.

More Sentences
General
dirsek angle n.
dirsek poke n.
dirsek cantilever n.
dirsek crook n.
dirsek cubitus n.
dirsek flexion n.
dirsek flexure n.
dirsek ancon n.
dirsek console n.
dirsek turn n.
dirsek crank n.
dirsek bend n.
dirsek knee n.
Technical
dirsek coign n.
dirsek bracket n.
dirsek offset n.
dirsek bend n.
dirsek corner n.
dirsek toggle n.
dirsek tappet n.
dirsek pipe bend n.
dirsek quarter bend n.
Mechanic
dirsek bracket n.
Architecture
dirsek cantalever n.
dirsek cantilever n.
Construction
dirsek console n.
Anatomy
dirsek ancone n.
dirsek cubit n.
dirsek cubital n.
Food Engineering
dirsek bend n.

Significados de "dirsek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
çeyrek dirsek quarter bend n.
boru vb dirsek offset n.
dirsek vurma poke n.
dirsek mafsalı knee joint n.
çift dirsek double bend n.
t dirsek tee n.
dirsek çıkıntısı olecranon n.
dirsek teması close contact n.
(boru) dirsek ell n.
açık dirsek gored elbow n.
şaşırtma dirsek offset bend n.
plastik dirsek plastic elbow n.
bükülmüş dirsek hareketleri içeren bir dans ratchet n.
dirsek şeklinde büküntü elbow n.
dirsek makarna elbow [us] n.
dirsek biçiminde parça knee n.
kadınların abiye kıyafetlerle giydiği, parmakları açıkta bırakan ve genellikle dirsek ve üstüne kadar uzanan eldiven mit n.
dirsek teması osculation n.
dirsek çevirmek drop v.
dirsek çevirmek turn one's back on v.
boruya dirsek koymak offset v.
dirsek ile dürtmek nudge v.
dirsek atmak elbow v.
dirsek çürütmek study hard v.
boru vb dirsek takmak offset v.
dirsek çevirmek fob v.
rakibine dirsek atmak elbow the opponent v.
dirsek ile desteklemek oxter [scotland] v.
dirsek atmak pote [dialect] [uk] v.
(alet) dirsek gibi bükülmüş coudé adj.
dirsek teması at close interval adv.
Phrases
(biriyle/bir şeyle) dirsek temasında in conjunction with (someone or something) expr.
Colloquial
kalabalıkta dirsek ata ata ilerlemek elbow (one's) way v.
Idioms
dirsek çürütmek keep one's nose to the grindstone v.
bir şeyle dirsek temasında olmak have a brush with something v.
dirsek temasında bulunmak rub elbows with v.
dirsek temasında bulunmak rub shoulders with v.
ile dirsek temasında bulunmak rub elbows/shoulders with somebody v.
dirsek temasına geçmek work hand in glove with somebody v.
dirsek temasında olmak work hand in glove with somebody v.
dirsek temasında olmak work hand in hand v.
dirsek çürütmek keep nose to the grindstone v.
(biriyle/birileriyle) dirsek temasında bulunmak rub elbows with (someone) v.
birine dirsek çevirmek turn your back on someone v.
'-e dirsek çevirmek turn your back on v.
birine/bir şeye dirsek çevirmek turn your back on somebody/something v.
(biriyle/bir şeyle) dirsek temasında olmak/çalışmak work hand in glove with (someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) dirsek temasında olmak/çalışmak work hand and glove with (someone or something) v.
(biriyle) dirsek temasında hand in glove (with somebody) expr.
(biriyle/bir şeyle) dirsek temasında hand in glove with (someone or something) expr.
dirsek çürüten nose to the grindstone expr.
Technical
dirsek sapı crank handle n.
dirsek (boru için) elbow n.
kaynaklı dirsek welding elbow n.
dirsek bağlantısı elbow joint n.
dirsek nipeli elbow nipple n.
lastik dirsek rubber hook n.
dirsek boru elbow pipe n.
döner dirsek swivelling elbow n.
mafsallı dirsek mesnedi bracket n.
dirsek kaybı bend lose n.
vanalı dirsek valve elbow n.
dirsek bağlantı parçası elbow n.
çelik dirsek toggle joint n.
dirsek kaya ledge rock n.
dirsek açısı bend angle n.
dirsek şeklinde spiral boru corrugated elbow n.
(boru) dirsek ell n.
omega dirsek return offset n.
kuyruklu dirsek street elbow n.
iki başlı kırdöküm dirsek angle collar n.
redüksiyon dirsek reducing bend n.
daraltıcı dirsek reducing elbow n.
redüksiyon dirsek reducing elbow n.
redüksiyonlu dirsek reducing elbow n.
yapma dirsek mitered bend n.
köşeli dirsek miter elbow n.
çift dirsek return bend n.
kısa dirsek tahtası corbel block n.
çifte dirsek double crank n.
kulaklı dirsek drop elbow n.
flanşlı dirsek flanged bend n.
açık dirsek one-eight bend n.
u-dirsek return bend n.
t dirsek t-elbow n.
dirsek şeklindeki bağlantı elemanı elbow fitting n.
bir parçanın diğerinin üstüne geçmesini sağlayan metal dirsek joggle n.
mafsallı dirsek knee joint n.
açık dirsek long-radius bend n.
geniş dirsek long-radius elbow n.
geniş dirsek long-radius bend n.
erkek dirsek male bend n.
normal dirsek normal bend n.
çeyrek dirsek quarter bend n.
normal dirsek quarter bend n.
deveboynu dirsek swan neck bend n.
rakorlu dirsek union elbow n.
rakorlu dirsek union bend n.
dirsek mafsalı toggle joint n.
çift dirsek u-bend n.
dirsek koltuk değneği elbow crutch n.
dirsek borusu elbow hose n.
dirsek çıkıntısı olecranon n.
dirsek hareketi knee action n.
dirsek maçası bend core n.
paslanmaz çelik dirsek stainless steel bend n.
dişli dirsek threaded elbow n.
çelik dirsek steel elbows n.
dirsek mafsalı toggle n.
çelik dirsek toggle n.
çelik dirsek çubuğu toggle n.
(süpürgelik, tırabzan vs. için) dirsek easement n.
(boruda, çubukta) dirsek offset n.
(duvara, çubuğa, boruya) dirsek koymak offset v.
Computer
dirsek bağlayıcısı elbow connector n.
Mechanic
mafsallı dirsek kneejoint n.
dirsek mafsalı kneejoint n.
Textile
dirsek yaması elbow patch n.
dirsek kol elbow n.
Architecture
pervazı destekleyen dirsek ancon n.
pervazı destekleyen dirsek ancone n.
(pencerelerde) dirsek levha elbowboard n.
çatının çıkıntı yapan kısmını, cumbayı veya balkonu destekleyen kısa ahşap dirsek veya konsol look-out n.
çatının çıkıntı yapan kısmını, cumbayı veya balkonu destekleyen kısa ahşap dirsek veya konsol lookout n.
Construction
kısa dirsek tahtası corbel block n.
çift dirsek double bend n.
açık dirsek one-eight bend n.
kuyruklu dirsek street elbow n.
geniş u-dirsek wide return bend n.
patent dirsek mitered bend n.
(gemi inşa) dirsek bracket n.
Automotive
arka süspansiyon dirsek modulü tertibatı rear suspension corner module assembly n.
dirsek bağlantı angle connector n.
dirsek mesafesi elbow room n.
dirsek izi mechanic's elbow n.
dirsek kirişli süspansiyon cantilevered suspension n.
Railway
dirsek ray joggled rail n.
Marine
gemide bulunan dirsek şeklinde bir kereste parçası kneepiece n.
alabora olmaması için çıkıntılı dirsek eklenmiş deniz kanosu outrigger canoe n.
(tekne) yan kısmına çıkıntılı dirsek eklenmiş outrigged adj.
Medical
dirsek eklemi elbow joint n.
dirsek kemiği ulna n.
dirsek kemiği siniri ulnar nerve n.
dirsek eklemi iltihabı olecranarthritis n.
alt dirsek lower elbow n.
dirsek ağrısı elbow pain n.
dirsek ağrıması elbow pain n.
dirsek dış kısmındaki çıkıntı çevresinin ağrılı bir hastalığı tennis elbow n.
dirsek dış kısmındaki çıkıntı çevresinin ağrılı bir hastalığı archer's elbow n.
dirsek dış kısmındaki çıkıntı çevresinin ağrılı bir hastalığı hooter's elbow n.