crank - Turco Inglés Diccionario

crank

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crank — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /kræŋk/ – BrE /kræŋk/)
Categoría gramatical:
İsim: crank (cranks); Fiil: crank (cranks – cranked – cranking)
Sinónimo:
crank handle, eccentric
Antónimos:
normal person, conformist

Significados de "crank" en diccionario turco inglés : 84 resultado(s)

Inglés Turco
General
crank n. krank
A cast-iron drive shaft supported the handles and crankshafts.
Kolları ve krank millerini dökme demirden bir tahrik mili destekliyordu.

More Sentences
crank adj. deli
She must be a crank to assert being right.
Haklı olduğunu iddia edebilmesi için deli olması lazım.

More Sentences
crank adj. garip fikirleri olan
The city has a high tolerance for political cranks and eccentrics.
Şehrin siyasi açıdan garip fikirleri olanlara ve ilginç tiplere karşı toleransı yüksek.

More Sentences
Colloquial
crank n. deli
She must be a crank to assert being right.
Haklı olduğunu iddia edebilmesi için deli olması lazım.

More Sentences
crank n. (işletmek için yapılan) arama
Harper felt dispirited following her crank call.
Harper, işletmek için yapılan aramanın ardından moralinin bozulduğunu hissetti.

More Sentences
Technical
crank n. krank
A cast-iron drive shaft supported the handles and crankshafts.
Kolları ve krank millerini dökme demirden bir tahrik mili destekliyordu.

More Sentences
crank n. marş
The larger engines required higher cranking torque.
Daha büyük motorlar daha yüksek marş torku gerektiriyordu.

More Sentences
Automotive
crank n. krank
A cast-iron drive shaft supported the handles and crankshafts.
Kolları ve krank millerini dökme demirden bir tahrik mili destekliyordu.

More Sentences
crank v. krankla çalıştırmak
Sebastian cranked the engine as we tried to connect these cables.
Biz bu kabloları bağlamaya çalışırken Sebastian motoru krankla çalıştırdı.

More Sentences
Marine
crank n. krank
A cast-iron drive shaft supported the handles and crankshafts.
Kolları ve krank millerini dökme demirden bir tahrik mili destekliyordu.

More Sentences
General
crank n. çevirme kolu
crank n. garip adam
crank n. levye
crank n. kaçık
crank n. manivela
crank n. kelime oyunu
crank n. kol
crank n. dirsek
crank n. takıntılı kimse
crank n. saplantılı kimse
crank n. kanırtmaç
crank n. saplantı
crank n. acayip kimse
crank n. sabit fikir
crank n. garip kimse
crank n. kulak tırmalayan ses
crank n. gıcırtı sesi
crank v. krankla bağlamak
crank v. kıvırmak
crank v. yol vermek
crank v. krank kolu çevirmek
crank v. dolanarak koşmak
crank v. dolanarak hareket etmek
crank v. zikzak çizmek
crank v. kıvrılmak
crank v. gıcırdamak
crank v. kulak tırmalayıcı ses çıkarmak
crank v. huysuzluk yapmak
crank v. fevri hareket etmek
crank adj. düşkün
crank adj. huysuz
crank adj. gevşek
crank adj. güçsüz
crank adj. dengesi bozulabilir
crank adj. laçka
crank adj. bükük
crank adj. ayarsız
crank adj. zor çalışan
crank adj. gevşek
crank N. tuhaf tip
crank N. huysuz kişi
Colloquial
crank n. çatlak
crank n. manyak
crank n. kaçık
crank n. sahte
crank n. düzmece
crank n. gıcık tip
crank n. heyheyleri üstünde kimse
crank n. aksi tip
crank n. sözde bilim hareketi savunucusu
Technical
crank n. anadingil
crank n. krank mili
crank n. manivela
crank v. dirsekli kolu çevrimek
crank v. kranklamak
crank v. yol vermek
Automotive
crank n. krank kolu
crank n. kol
crank n. manivela
crank v. krankla hareket ettirmek
crank v. krankla bağlamak
crank v. kolu çevirmek
crank v. motoru çalıştırmak
Railway
crank n. çıkrık
Archaic
crank n. (yol, kanal, patika) dönüşü
Slang
crank n. aptal
crank n. kafasız
crank n. kuş beyinli
crank n. kristal meth
crank n. met
crank n. sersem
crank n. çük
crank n. sik
crank n. metamfetamin

Significados de "crank" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
crank handle n. çalıştırma kolu
bell crank n. mafsal
bell crank n. manivela
crank call n. telefon şakası
crank [obsolete] n. şefkat ve para için sara hastasıymış gibi yapan kimse
crank up the music/volume v. müziğin sesini açmak
crank up v. krankla çalıştırmak
crank (up) v. hızlanmak
crank (up) v. yüksek miktarda artmak
crank (up) v. ivmelenmek
crank (up) v. yoğunluk kazanmak
crank [dialect] adj. neşeli
crank [dialect] adj. kendinden emin
crank [dialect] adj. şen
crank [dialect] adj. ukala
crank [dialect] adj. sevinçli
crank [obsolete] adv. güçlü bir şekilde
crank [obsolete] adv. dinç bir şekilde
crank [obsolete] adv. cesurca
Phrasals
crank out v. kalitesine bakmaksızın çok sayıda üretmek
yank (one's) crank v. erkeği baştan çıkarmaya çalışmak
yank (one's) crank v. bir erkeği cinsel anlamda tahrik etmek
crank in/into (something) v. göz önüne bulundurmak
crank in/into (something) v. dikkate almak
crank in/into (something) v. hesaba katmak
crank up v. canlandırmak
crank up v. düğmeyi çevirerek sesini açmak
crank someone up v. birini teşvik etmek
crank up v. faaliyete geçirmek
crank up v. çevirme koluyla çalıştırmak
crank up v. yoğunlaştırmak
crank up v. kuvvetlendirmek
crank something up v. bir şeyi krank kolunu çevirerek çalıştırmak/harekete geçirmek
crank something up v. bir şeyi çevirme koluyla çalıştırmak
crank up v. devreye sokmak
crank up v. sesini açmak
crank someone up v. birinin başlamasını sağlamak
crank up v. harekete geçirmek
crank up v. hızlandırmak
crank up v. başlatmak
crank someone up v. birini başlatmak
crank something up v. bir şeyi harekete geçirmek
crank up v. krank kolunu çevirerek çalıştırmak/hareket ettirmek
crank up v. teşvik etmek
crank up v. motive etmek
crank up v. artırmak
crank up v. aktif hale getirmek
crank up v. faaliyete sokmak
crank something up v. bir şeyin sesini açmak
crank up v. yürürlüğe koymak
crank up v. faaliyete girmek
crank up v. fiiliyata geçirmek
crank up v. faaliyete geçmek
crank something up v. bir şeyi çalıştırmak
crank someone up v. birini motive etmek
crank up v. kolu çevirerek çalıştırmak
crank someone up v. birini harekete geçirmek
crank something up v. bir şeyi kolu çevirerek çalıştırmak
crank up v. hız kazandırmak
crank something up v. düğmeyi çevirerek bir cihazın sesini açmak
Colloquial
crank bugs n. kişinin uyuşturucu etkisiyle vücudunda böcekler gezdiğini sanması
crank bugs n. vücudunda böcekler gezdiğine dair uyuşturucunun tetiklediği bir halüsinasyon
crank bugs n. derinin altında ya da üstünde böcek geziyormuş hissi
bathtub crank n. küvet krankı
crank letter n. kafa bulmak için yazılan mektup
bathtub crank n. merdiven altı krank
bathtub crank n. merdiven altı met
bathtub crank n. merdiven altı kristal meth
bathtub crank n. amatörlerin evde ya da uygunsuz koşullarda ürettikleri amfetamin
crank letter n. şaka ya da işletmek için yazılmış imzasız mektup
crank bugs n. uyuşturucuya bağlı halüsinasyonun yarattığı kaşınma hissi
bathtub crank n. ev yapımı amfetamin
crank bugs n. krank böcekleri
bathtub crank n. merdiven altı uyuşturucu
bathtub crank n. evde yapılan amfetamin
bathtub crank n. merdiven altı uyarıcılar
crank in v. hesaba katmak
turn (someone's) crank v. ruhuna hitap etmek
crank out v. baştan savma iş yapmak
turn (someone's) crank v. hoşlaşmak
crank out v. yalapşap iş yapmak
crank out v. motor gibi üretmek
crank out v. hızla ve kalitesizce üretmek
turn (someone's) crank v. (birini) sarmak
turn (someone's) crank v. (birinin) ruhuna seslenmek
crank in v. göz önüne bulundurmak
crank out v. üstünkörü üretim yapmak
crank out v. hızla ve kalitesizce üretmek
crank something out v. bir şeyi hızlıca yapmak
crank something out v. bir şeyden çokça üretmek
crank out v. alelacele bir şeyi bitirmek
crank in v. dikkate almak
crank something out v. bir şeye otomatiğe bağlayarak yapmak
crank out v. motor gibi üretmek
turn (someone's) crank v. (birini) yakalamak
turn (someone's) crank v. heyecanlandırmak
crank something out v. delicesine üretmek
crank something out v. bir şey üretmek
crank out v. üstünkörü üretim yapmak
Idioms
crank call n. tuhaf arama
crank call n. kimliği belirsiz kişilerin telefonla yaptığı tuhaf arama
crank call n. şaka telefonu
crank letter n. tuhaf mektup
crank letter n. şaka mektubu
crank letter n. göndereni belirsiz tuhaf mektup
crank it up a notch v. bir seviye yukarı taşımak/çıkarmak
Technical
bell crank n. manivela
arrangement of crank n. krankların dizilişi
crank case assy n. motor bloğu
crank angle n. krank açısı
crank arrangements n. krank dizilişleri
crank journal n. krank jurnali
rear crank case n. krank kapak keçesi
crank pin bearing shell n. krank kol yatak muylusu
starter crank n. krank kolu
bell crank n. dirsekli mafsal
crank disc n. krank diski
crank arm n. krank kolu
crank handle n. dirsek sapı
crank mechanism n. ilk çalıştırma tertibatı
bell crank n. mafsallı levye
crank pin n. biyel kolu muylusu
crank pin n. krank kol muylusu
bell crank n. dirsekli krank
bell crank lever n. dirsekli manivela
window crank n. cam açma kolu
ratchet crank n. mandallı krank
crank handle n. çalıştırma kolu
crank handle n. krank kolu
crank dead center n. alt ölü noktası
crank case breather n. karter havalandırıcısı
inside crank n. iç krank
crank circle n. krank çemberi
crank throw n. krank kolu
crank throw n. anadingil kolu
changeover crank lever n. çatal manivela
crank lever n. manivela
crank arm n. anadingil kolu
crank axle n. kol dingili
crank web n. krank kolu
crank arm bearing n. krank kolu yatağı
double crank n. çifte dirsek
hand crank n. döndürme kolu
bell crank n. hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan manivela
bell crank n. kol
crank capstan n. krank kollarıyla hareket ettirilen tertibat
crank shaft pulley n. krank kasnağı
outside crank n. dış krank
starting crank n. ilk hareket kolu
rotating crank n. kama döndürme kolu