nudge - Turco Inglés Diccionario

nudge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nudge — Definition

Significado:
dürtmek, hafifçe itmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /nʌdʒ/ – BrE /nʌdʒ/)
Categoría gramatical:
Fiil: nudge (nudges – nudged – nudging); İsim: nudge (nudges)
Sinónimo:
prod, prompt
Antónimos:
restrain

Significados de "nudge" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
nudge v. dürtmek
Barbara nudged Noah to warn him.
Barbara Noah'ı uyarmak için dürttü.

More Sentences
nudge v. dirseklemek
General
nudge v. hafifçe dürtmek
Tom gently nudged Mary.
Tom, Mary'yi hafifçe dürttü.

More Sentences
nudge v. itelemek
Jake nudged some money towards Carol.
Jake Carol'a doğru biraz para iteledi.

More Sentences
nudge v. dirsekle dürtmek
The politician nudged his way through the protesters.
Politikacı protestocuları dirsekle dürterek aralarından geçti.

More Sentences
nudge v. artmak
The profits nudged up substantially as a result of the new investment.
Yeni yatırımın bir sonucu olarak kârlar önemli ölçüde arttı.

More Sentences
nudge v. yaklaşmak
His followers are nudging 40k.
Takipçileri 40 bine yaklaştı.

More Sentences
nudge n. dürtme
nudge n. hafifçe dürtme
nudge n. nazikçe yapılan hatırlatma
nudge v. dürtüklemek
nudge v. dirsek ile dürtmek
nudge v. kibarca ısrar ederek bir şeyi hatırlatmak
nudge v. hafifçe itmek
Computer
nudge expr. sürükle
Slang
nudge n. baş belası
nudge n. dırdır eden kimse
nudge v. rahatsız etmek
nudge v. kafa ütülemek
nudge v. dırdır etmek

Significados de "nudge" con otros términos en diccionario inglés turco: 60 resultado(s)

Inglés Turco
General
nudge somebody in direction v. yön göstermek
nudge into v. bir şeye yönlendirmek
Phrasals
nudge aside v. kenara itmek
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birini bir şey yapması için) tatlı sözle kandırmak
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birini bir şey yapmaya) ikna etmek
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birini bir şey yapması için) tatlılıkla ikna etmek
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birini bir şey yapmaya) razı etmek
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birinin bir şey yapması için) aklını çelmek
nudge (someone) into (doing) (something) v. (birini bir şey yapmaya) itmek
nudge aside v. ayağını kaydırmak
nudge aside v. makamından etmek
nudge aside v. ekarte etmek
nudge aside v. yerinden/pozisyonundan etmek
nudge out v. bırakmaya itmek
nudge out v. az bir farkla geride bırakmak/geçmek
nudge out v. '-den dışarı doğru dürtüklemek
nudge out v. (aracı) yavaşça bir yerin dışına doğru sürmek
nudge out v. yavaş yavaş saf dışı bırakmak
nudge out v. -den yavaş yavaş itmek
nudge out v. (aracı) yavaşça bir yerden dışarı çıkarmak/sürmek
nudge (someone or something) (somewhere) v. (birini/bir şeyi bir yere) itmek
nudge (someone or something) (somewhere) v. (birini/bir şeyi bir yere) sürüklemek
nudge out v. -den ekarte etmek
nudge out v. kıl payı farkla geride bırakmak/geçmek
nudge out v. '-in dışına sürmek/çıkarmak
nudge out v. yavaş yavaş gitmesini sağlamak
nudge out v. yavaş yavaş bıraktırmak
nudge into v. kibarca ısrar ederek bir şeyi hatırlatmak
Colloquial
wink wink nudge nudge expr. anlarsın ya
nudge nudge expr. anlarsın ya
nudge nudge (wink wink) expr. anlarsın işte
nudge nudge (wink wink) expr. anlarsın ya
nudge nudge expr. bilirsin işte
nudge nudge expr. anlarsın işte
nudge nudge (wink wink) expr. bilirsin işte
Idioms
a nudge and a wink n. üstü kapalı konuşma
a nudge and a wink n. selam çakma
a nudge and a wink n. gizli destek
a nudge and a wink n. kaş göz etme
a nudge and a wink n. üstü kapalı teşvik
a nudge and a wink n. imalı konuşma
a nudge and a wink n. göz etme
a nudge and a wink n. dolaylı olarak yapılan destek
a nudge and a wink n. çaktırmadan konuşma
a nudge and a wink n. çıtlatma
a nudge and a wink n. göz ardı etme
a nudge and a wink n. görmemiş gibi davranma
a nudge and a wink n. çıtlatma
give (someone) a nudge v. (birini) nazikçe dürtmek
give (someone) a nudge v. (birini) nazikçe cesaretlendirmek/yüreklendirmek
give (someone) a nudge v. (birine) nazikçe bir talimat vermek
give (someone) a nudge v. (birine) nazik bir hatırlatmada bulunmak
Computer
nudge left expr. sola sürükle
nudge shadow up expr. gölgeyi yukarı sürükle
nudge shadow expr. gölge sürükle
nudge up expr. yukarı sürükle
nudge object expr. nesne sürükle
nudge down expr. aşağı sürükle
nudge right expr. sağa sürükle
Automotive
nudge test n. dürtme testi