slice - Turco Inglés Diccionario

slice

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "slice" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
slice n. dilim
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake.
Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor.

More Sentences
slice v. dilimlemek
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water.
Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın.

More Sentences
General
slice n. dilim
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake.
Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor.

More Sentences
slice v. bölmek
My mother is slicing the cake into eight pieces.
Annem pastayı sekiz parçaya bölüyor.

More Sentences
slice v. kesmek
Where did you slice them?
Nerelerini kestin?

More Sentences
slice v. dilimlemek
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water.
Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın.

More Sentences
Technical
slice n. dilim
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake.
Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor.

More Sentences
slice v. doğramak
Tom cut himself while slicing onions.
Tom soğan doğrarken kendini kesti.

More Sentences
slice v. dilimlemek
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water.
Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın.

More Sentences
General
slice n. hisse
slice n. pay
slice n. spatula
slice n. servis spatulası
slice n. kesi yarası
slice v. kesme vuruşu yapmak
slice v. biçmek
slice v. dilmek
slice v. dilim dilim etmek
slice v. yol açmak
slice v. geçit açmak
slice v. ayırmak
slice v. açmak
slice v. spatula ile karıştırmak
slice v. spatula ile yaymak
slice v. spatula ile temizlemek
slice v. açıklık yaratmak
Technical
slice n. parça
Medical
slice n. röntgen kesiti
slice n. mrg kesiti
Food Engineering
slice n. pancar cipsi
slice n. ince pancar dilimi
Gastronomy
slice n. içi dolgulu milföylü atıştırmalık
Military
slice n. personel ve malzeme ihtiyacını karşılama amaçlı lojistik planı
Sport
slice n. topun izlediği yol
slice n. vurulduğu yönde giden top
slice v. topa falsolu vurmak
slice v. (oyuncu) topa vurmak
slice v. (top) eğimli yönde ilerlemek
slice v. (kürek ucunu) çaprazlamas suya daldırmak
Tennis
slice n. slice vuruş
slice n. kesme vuruş
slice n. kesik vuruş
Printery
slice n. hamur kasası cetvel ağzı
slice n. yayın öncesi taslakta çıkarılabilir alt bölüm
slice n. mürekkep sıyırma bıçağı
Archaic
slice n. (kürek olarak kullanılan) düz uçlu demir çubuk
Ornithology
slice n. (şahin veya doğan) açı çizerek düşüş

Significados de "slice" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
cake slice n. kek dilimi
slice of cake n. basit iş
slice of cake n. çok kolay
slice of cake n. çocuk oyuncağı
slice of cake n. kolay iş
slice of life n. hayattan bir kesit
slice of life n. yaşamdan bir kesit
a thin slice of melted cheese n. ince bir dilim eritilmiş peynir
a slice of pie n. bir dilim turta
a slice of cold meat n. bir dilim soğuk et
two-slice toaster n. ikili ekmek kızartma makinesi
four-slice toaster n. dörtlü ekmek kızartma makinesi
two-slice toaster n. iki dilimli ekmek kızartma makinesi
four-slice toaster n. dört dilimli ekmek kızartma makinesi
a slice of bread n. bir dilim ekmek
cake slice n. pasta dilimi
fish slice [uk] n. spatula
a slice of pizza n. bir dilim pizza
slice into v. dilimlere ayırmak
get a slice of the cake v. pastadan pay almak
grab a slice of history v. önemli bir başarıya imza atmak
slice up v. dilimlemek
slice up v. dilim dilim etmek
slice it up v. dilim dilim etmek
slice it up v. dilimlemek
slice a watermelon v. karpuz dilimlemek
slice someone's throat v. birinin boğazını kesmek/doğramak
top-slice v. (ücreti) kısmak/kesmek
slice the bread v. ekmek dilimlemek
slice the cucumber v. salatalığı dilimlemek
slice the cucumber v. salatalık dilimlemek
slice and dice v. dilimlemek ve doğramak
a slice of adj. bir dilim
slice of adj. dilim
slice-of-life adj. gerçek hayattan alınmış kesitler ile öne çıkan
slice-of-life adj. gerçek hayattan kesitlere ait veya ilişkin
Phrasals
slice something off v. dilimleyerek kesmek
slice through something v. dilimlemek
slice off v. dilimleyerek kesmek
slice into (something) v. (bir şeyi) dilimlemek
slice into (someone) v. (birini) delip geçmek
slice into (someone) v. (birini) ameliyat etmek
slice into (someone) v. (birinin) içine işlemek
slice into (something) v. (bir şeyi) dilimlere ayırmak
slice into (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kesmek
slice through v. -i bıçak gibi kesmek/yarmak
slice through v. -i yarmak
slice through v. -i kesmek
slice through v. -i dilimlemek
slice in v. -e bölmek
slice in v. dilimlemek
Colloquial
slice of the cake n. kardan pay
slice of the cake n. pastadan pay
no matter how thin you slice it, it's still baloney expr. ne kadar süslersen süsle hala aynı zırvalık
no matter how thin you slice it, it's still baloney expr. ne kadar boyarsan boya hala aynı saçmalık
whichever way you slice it expr. neresinden baksan
whichever way you slice it expr. nasıl bakarsan bak
whichever way you slice it expr. her şekilde
whichever way you slice it expr. nereden bakarsan bak
whichever way you slice it expr. her açıdan
whichever way you slice it expr. hangi bakış açısıyla bakarsan bak
Idioms
slice of the cake n. pastadan pay
slice of the pie n. pastadan pay
slice of the action n. (eylemde/faaliyette) pay
a slice of life n. hayattan bir kesit
a slice of life n. yaşamdan bir kesit
a slice of the cake n. pastadan pay
a slice of the pie n. pastadan pay
slice of the action n. pay
a slice of the pie n. pastadan pay
a slice of the action [uk] n. eyleme/faaliyete dahil olma
a slice of the action [uk] n. eylemin/faaliyetin bir parçası olma
a slice of the action [uk] n. eylemde/faaliyette bir pay
a slice of the action [uk] n. karlı olacağı düşünülen bir şeyden pay
a slice of the action [uk] n. karlı olacağı düşünülen bir şeye ortak olma
a slice of the pie n. pastadan pay
a slice of the cake [us] n. kardan pay
a slice of the cake [us] n. pastadan pay
slice the pie v. pastadan pay almak
slice the pie v. bölüşmek
slice the pie v. kırışmak
slice the pie v. karı paylaşmak
slice the pie v. karı bölüşmek
slice and dice v. ayrıntılı olarak incelemek
any way you slice it expr. ne söylersen söyle
no matter how you slice it expr. neresinden bakarsan bak
any way you slice it expr. neresinden bakarsan bak
no matter how you slice it expr. ne dersen de
any way you slice it expr. ne yaparsan yap
no matter how you slice it expr. ne yaparsan yap
any way you slice it expr. ne dersen de
no matter how you slice it expr. ne söylersen söyle
no matter how you slice it expr. nasıl olursa
no matter how you slice it expr. her şekilde
however you slice it expr. nereden/neresinden bakarsan bak
however you slice it expr. her bakımdan
however you slice it expr. her yönden/açıdan
however you slice it expr. hangi yönden/açıdan bakarsan bak
whatever way you slice it expr. ne dersen de
whatever way you slice it expr. ne söylersen söyle
whatever way you slice it expr. ne yaparsan yap
whatever way you slice it expr. neresinden bakarsan bak
Speaking
it's been a slice! expr. harikaydı!
it's been a slice! expr. çok güzeldi!
slice the bread in half expr. ekmeği ikiye böl
Trade/Economic
slice gate price n. set fiyatı
slice-gate price n. set fiyatı
Technical
slice bar n. maşa
slice bar n. süngü
time slice n. zaman dilimi
slice method n. dilim yöntemi
slice method n. dilim metodu
slice bar n. ateş kontrol çubuğu
multi-slice adj. çok kesitli
Computer
slice label n. dilim içi etiket
slice of cake n. pasta dilimi
angle of first slice n. ilk dilimin açısı
explode slice n. dilimi dağıt
offset pie slice n. ayrılmış dilim
time slice n. zaman dilimi
slice and dice v. bir veri setini küçük parçalara ayırıp analiz etmek
bit–slice adj. (bilgisayar işlemcisi) bir görevin belirli bir bölümünü aynı anda gerçekleştiren mikro işlemcilerden oluşan
bit slice adj. (merkezi işlemci birimleri) bölümlere ayrılabilir
vary colors by slice expr. dilimlerde renk değiştir
select slice expr. dilim seç
for pie slice labels expr. pasta dilimi etiketleri için
for doughnut slice labels expr. halka dilimi etiketleri için
Informatics
time-slice multitasking n. çok işli işletim
time-slice multitasking n. zaman dilimli
slice imaging n. kesit imgelemesi
time slice n. zaman dilimi
Telecom
time slice n. zaman dilimi
Medical
thin-slice imaging n. ince kesit görüntüleme
Printing
galley slice [obsolete] n. geniş bir galeye açılan kaymalı sahte taban
Gastronomy
ham slice n. jambon dilimi
slice of bread n. ekmek dilimi
a slice of bread n. bir dilim ekmek
lemon slice n. limon dilimi
fish slice n. balık servis bıçağı
custard slice n. milföy
vanilla slice n. milföy
cream slice n. milföy
egg slice n. yumurta spatulası
slice [australia/new zealand] n. dilimlenmiş tepsi tatlısı
Agriculture
furrow slice n. sürüm dilimi
Literature
slice of life story n. hayattan bir kesit hikaye
Geology
newly discovered tectonic slice n. yeni saptanan tektonik dilim
tectonic slice n. tektonik dilim
Military
division slice n. tümen dilimi
Printery
head box slice lip n. hamur kasası cetvel dudağı