| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | slice i. | dilim | ||
|
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake. Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | slice f. | dilimlemek | ||
|
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water. Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | slice i. | dilim | ||
|
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake. Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor. More Sentences |
||||
| Genel | slice f. | bölmek | ||
|
My mother is slicing the cake into eight pieces. Annem pastayı sekiz parçaya bölüyor. More Sentences |
||||
| Genel | slice f. | kesmek | ||
|
Where did you slice them? Nerelerini kestin? More Sentences |
||||
| Genel | slice f. | dilimlemek | ||
|
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water. Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | slice i. | dilim | ||
|
Everyone wants as large a slice as possible of this huge cake. Herkes bu büyük pastadan mümkün olduğunca büyük bir dilim istiyor. More Sentences |
||||
| Teknik | slice f. | doğramak | ||
|
Tom cut himself while slicing onions. Tom soğan doğrarken kendini kesti. More Sentences |
||||
| Teknik | slice f. | dilimlemek | ||
|
Slice four lemons and boil in a pot filled with one liter of water. Dört limonu dilimleyin ve bir litre su dolu bir tencerede kaynatın. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | slice i. | hisse | ||
| Genel | slice i. | pay | ||
| Genel | slice i. | spatula | ||
| Genel | slice i. | servis spatulası | ||
| Genel | slice i. | kesi yarası | ||
| Genel | slice f. | kesme vuruşu yapmak | ||
| Genel | slice f. | biçmek | ||
| Genel | slice f. | dilmek | ||
| Genel | slice f. | dilim dilim etmek | ||
| Genel | slice f. | yol açmak | ||
| Genel | slice f. | geçit açmak | ||
| Genel | slice f. | ayırmak | ||
| Genel | slice f. | açmak | ||
| Genel | slice f. | spatula ile karıştırmak | ||
| Genel | slice f. | spatula ile yaymak | ||
| Genel | slice f. | spatula ile temizlemek | ||
| Genel | slice f. | açıklık yaratmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | slice i. | parça | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | slice i. | röntgen kesiti | ||
| Medikal | slice i. | mrg kesiti | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | slice i. | pancar cipsi | ||
| Gıda | slice i. | ince pancar dilimi | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | slice i. | içi dolgulu milföylü atıştırmalık | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | slice i. | personel ve malzeme ihtiyacını karşılama amaçlı lojistik planı | ||
| Spor | ||||
| Spor | slice i. | topun izlediği yol | ||
| Spor | slice i. | vurulduğu yönde giden top | ||
| Spor | slice f. | topa falsolu vurmak | ||
| Spor | slice f. | (oyuncu) topa vurmak | ||
| Spor | slice f. | (top) eğimli yönde ilerlemek | ||
| Spor | slice f. | (kürek ucunu) çaprazlamas suya daldırmak | ||
| Tenis | ||||
| Tenis | slice i. | slice vuruş | ||
| Tenis | slice i. | kesme vuruş | ||
| Tenis | slice i. | kesik vuruş | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | slice i. | hamur kasası cetvel ağzı | ||
| Matbaa | slice i. | yayın öncesi taslakta çıkarılabilir alt bölüm | ||
| Matbaa | slice i. | mürekkep sıyırma bıçağı | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | slice i. | (kürek olarak kullanılan) düz uçlu demir çubuk | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | slice i. | (şahin veya doğan) açı çizerek düşüş | ||