everlasting - Turco Inglés Diccionario

everlasting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

everlasting — Definition

Significado:
sonsuz, kalıcı, ölümsüz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌɛvərˈlæstɪŋ/ – BrE /ˌevəˈlɑːstɪŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
eternal, perpetual
Antónimos:
temporary, short-lived

Significados de "everlasting" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
everlasting adj. ebedi
Mitteleuropa is here, everlasting in its geography and its history.
Mitteleuropa burada coğrafyası ve tarihiyle ebedidir.

More Sentences
General
everlasting adj. sonsuz
There is an everlasting life after death in many religions.
Pek çok dinde, ölümden sonra sonsuz bir yaşam var.

More Sentences
everlasting n. ebediyet
everlasting adj. çok dayanıklı
everlasting adj. baki
everlasting adj. bitmek bilmeyen
everlasting adj. kör olası
everlasting adj. ebediyen
everlasting adj. ardı arkası kesilmeyen
everlasting adj. sonsuzluk
everlasting adj. daima
everlasting adj. sonu gelmeyen
everlasting adj. ölümsüz
everlasting adj. sürekli
everlasting adj. hiç bitmeyen
everlasting adj. sıkıcı
everlasting adj. devamlı
everlasting adj. uzun süren
everlasting adj. dayanıklı
everlasting adj. sonsuza dek
everlasting adj. bitmek tükenmek bilmeyen
everlasting adj. bitmek tükenmek bilmez
everlasting adj. uçsuz bucaksız
everlasting adj. can sıkıcı
everlasting adj. bıktırıcı
everlasting adj. bıktıran
everlasting adj. bezdiren
everlasting adj. bezdirici
everlasting adj. can sıkan
everlasting adj. usandırıcı
everlasting adj. yorucu
everlasting adj. vasıfsız
everlasting adj. kalıcı
Colloquial
everlasting adv. son derece
everlasting adv. aşırı miktarda
Textile
everlasting n. (ayakkabı, terlik için) dayanıklı kumaş
Botanic
everlasting n. papatyagiller familyasına ait, kuruduktan sonra dahi şeklini koruyan bitkilere verilen ad

Significados de "everlasting" con otros términos en diccionario inglés turco: 28 resultado(s)

Inglés Turco
General
everlasting energy n. bitmez tükenmez enerji
everlasting life n. ölümden sonraki hayat
everlasting life n. ahiret
be everlasting v. payidar olmak
be everlasting v. daim olmak
be everlasting v. baki olmak
Botanic
everlasting flower n. ölmezotu
golden everlasting n. kağıt çiçeği
pink-and-white everlasting n. pembe papatya
pink-and-white everlasting n. pembe beyaz ölmezotu
cascade everlasting (helichrysum secundiflorum) n. tüylü dalları ve yaprakları olan, kokulu çiçekli bitki
mountain everlasting n. kedi ayağı otu
narrow-leaved everlasting pea (lathyrus sylvestris) n. orman külürü
narrow-leaved everlasting pea (lathyrus sylvestris) n. mor ve pembe benekli çiçekleri olan, bazen yem veya yeşil gübre olarak da yetiştirilen çok yıllık bir bitki
winged everlasting n. avustralya'da yetişen uzun sapları gümüş-beyaz renkli çiçekleri olan yaygın bir bitki
winged everlasting (ammobium alatum) n. avustralya'da yetişen uzun sapları gümüş-beyaz renkli çiçekleri olan yaygın bir bitki
western pearly everlasting n. amerika'da yetişen yumuşak tüyleri ve inci beyazı yaprakları olan bir bitki
pearly everlasting (anaphalis margaritacea) n. amerika'da yetişen yumuşak tüyleri ve inci beyazı yaprakları olan bir bitki
everlasting pea n. gelecekte
everlasting pea n. gelecek zamanda
broad-leaved everlasting pea n. sonsuz bezelye
broad-leaved everlasting pea n. ebedi bezelye
broad-leaved everlasting pea n. güney avrupa'ya özgü olup kuzey amerika'da da yetiştirilen, mor pembe veya beyaz çiçekli çok yıllık tırmanıcı bir bitki
swan river everlasting n. avustralya'ya özgü açık pembe çiçekleri olan yıllık veya çok yıllık bir bitki
mouse–ear everlasting n. kuzey amerika'ya özgü, ulaklar aracılığıyla yayılmış olan çok yıllık bir bitki
life everlasting n. çiçekliklerinde beyaz veya sarı renkte kalıcı pullar bulunan bir bitki
life everlasting n. tüylü ve soluk yeşil yaprakları olan, kuzey ılıman bölgelerde yetişen çok yıllık yabani bir ot
Religious
(the) everlasting n. tanrı