grim - Turco Inglés Diccionario

grim

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

grim — Definition

Significado:
kasvetli, sert
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡrɪm/ – BrE /ɡrɪm/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
bleak
Antónimos:
cheerful

Significados de "grim" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
grim adj. nemrut
The soldiers guarding the building were very grim-faced.
Binayı koruyan askerler çok nemrut suratlıydı.

More Sentences
grim adj. ümitsiz
Getting fired from his job, the future looked grim for him.
İşinden kovulduğu için istikbal ona ümitsiz görünüyordu.

More Sentences
grim adj. acımasız
So in this sense, it is good that the political efforts being made on all sides are accompanied by grim determination.
Dolayısıyla bu anlamda tüm tarafların gösterdiği siyasi çabalara acımasız bir kararlılığın eşlik etmesi iyi bir şeydir.

More Sentences
grim adj. gaddar
Tom is grim.
Tom gaddar.

More Sentences
grim adj. korkunç
The outlook is grim.
Görünüm korkunç.

More Sentences
grim adj. sıkıcı
Karabash is a grim industrial town in northern Chelyabinsk.
Karabash, Çelyabinsk'in kuzeyinde sıkıcı bir sanayi kasabasıdır.

More Sentences
grim adj. hasta
I couldn't make it to the school yesterday; I felt grim.
Dün okula gidemedim; kendimi hasta hissediyordum.

More Sentences
grim v. can sıkıcı hale getirmek
grim adj. aman bilmez
grim adj. suratsız
grim adj. zalim
grim adj. asık suratlı
grim adj. kerih
grim adj. merhametsiz
grim adj. gaddarca
grim adj. haşin
grim adj. çirkin
grim adj. yavuz
grim adj. sert
grim adj. amansız (mücadele)
grim adj. katı
grim adj. amansız
grim adj. tatsız
grim adj. sert bir şekilde ironik
grim adj. uğursuz
grim adj. kasvetli

Significados de "grim" con otros términos en diccionario inglés turco: 53 resultado(s)

Inglés Turco
General
the grim reaper n. ölüm
a grim reminder n. acı bir uyarı/hatırlatma
grim reality n. acı gerçek
grim-looking adj. nemrut suratlı
grim-faced adj. nemrut suratlı
grim-faced adj. asık suratlı
Colloquial
grim news n. üzücü haber
grim news n. acı haber
grim news n. kötü haber
grim dig [obsolete] [new zealand] n. inatçı asker
cling on (to) like grim death v. asılmak
hang on (to) like grim death v. asılmak
cling on (to) like grim death v. sıkıca elinden tutmak
hang on (to) like grim death v. sıkıca elinden tutmak
Idioms
the grim reaper n. ölüm
the grim reaper n. ölüm meleği
the grim reaper n. azrail
the grim reaper n. ahiret yolculuğu
grim reaper n. azrail
grim reaper n. ölüm
grim reaper n. ölüm meleği
hold on (to) like grim death v. asılmak
hold on (to) like grim death v. sıkıca elinden tutmak
hang on like grim death (brit) v. bir şeyi sımsıkı tutmak
hold on like grim death (brit) v. bir şeye sımsıkı tutunmak
hang on like grim death (brit) v. bir şeyi sıkıca tutmak
hold on like grim death (brit) v. bir şeyi sıkıca tutmak
hold on like grim death (brit) v. bir şeyi sımsıkı tutmak
hang on like grim death (brit) v. bir şeye sımsıkı tutunmak
reach the grim milestone v. vahim noktaya ulaşmak
hold on (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
hold on (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) asılmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sımsıkı tutunmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birinin/bir şeyin) sıkıca elinden tutmak
hold on (someone or something) like grim death v. (birinin/bir şeyin) sıkıca elinden tutmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) asılmak
hold on (someone or something) like grim death v. (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
hold on (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sımsıkı tutunmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
hold on to (someone or something) like grim death v. düşmemek için (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
hold on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) yapışmak
hold on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
it's grim up north [cliché] expr. ingiltere'nin kuzeyi'nde yaşamak zor
it's grim up north [cliché] expr. kuzeyde hayat zor
like grim death expr. kuvvetle
like grim death expr. sımsıkı
like grim death expr. azimle
like grim death expr. sıkıca
like grim death expr. şiddetle
Botanic
grim-the-collier n. turuncu şahin otu
Mythology
the grim reaper n. tırpan tutan yaşlı insan veya iskelet şeklinde simgelenen ölüm meleği
the grim reaper n. ölüm meleği