katı - Turco Inglés Diccionario

katı

Significados de "katı" en diccionario inglés turco : 105 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
katı solid adj.
The catalyst is placed in a box like a solid reactor.
Katalizör katı bir reaktör gibi bir kutuya yerleştirilir.

More Sentences
katı stiff adj.
It's pretty stiff.
Oldukça katı.

More Sentences
katı hard adj.
This will provide you with the opportunity to shape the hard legislation on animal welfare.
Bu size hayvan refahına ilişkin katı mevzuatı şekillendirme fırsatı sağlayacaktır.

More Sentences
katı strict adj.
North Korea is famous for its strict rules and restrictions.
Kuzey Kore katı kuralları ve kısıtlamalarıyla ünlüdür.

More Sentences
katı firm adj.
We must be firm.
Katı olmalıyız.

More Sentences
katı stern adj.
General
katı stiff n.
Don't be such a stiff; try something new for a change.
Bu kadar katı olmayın; değişiklik olsun diye yeni bir şeyler deneyin.

More Sentences
katı tough adj.
I believe that there must be tough rules in place to prevent conflicts of interest among financial journalists.
Finans gazetecileri arasındaki çıkar çatışmalarını önlemek için katı kurallar getirilmesi gerektiğine inanıyorum.

More Sentences
katı adamant adj.
Why is Tom so adamant?
Tom neden bu kadar katı?

More Sentences
katı inflexible adj.
The rule is utterly inflexible.
Kural çok katı.

More Sentences
katı firm adj.
We must be firm.
Katı olmalıyız.

More Sentences
katı hard adj.
This will provide you with the opportunity to shape the hard legislation on animal welfare.
Bu size hayvan refahına ilişkin katı mevzuatı şekillendirme fırsatı sağlayacaktır.

More Sentences
katı hard-boiled adj.
She likes her eggs hard-boiled.
O, yumurtalarını katı haşlanmış seviyor.

More Sentences
katı stringent adj.
Nor does it mean a compilation of all the stringent existing national provisions.
Bu, mevcut tüm katı ulusal hükümlerin bir araya getirilmesi anlamına da gelmemektedir.

More Sentences
katı stringent adj.
Nor does it mean a compilation of all the stringent existing national provisions.
Bu, mevcut tüm katı ulusal hükümlerin bir araya getirilmesi anlamına da gelmemektedir.

More Sentences
katı heavy adj.
That soil is too heavy to plant anything in it.
Bu toprak, içine bir şey ekilemeyecek kadar katı.

More Sentences
katı hard adv.
This will provide you with the opportunity to shape the hard legislation on animal welfare.
Bu size hayvan refahına ilişkin katı mevzuatı şekillendirme fırsatı sağlayacaktır.

More Sentences
Technical
katı stiff adj.
It's pretty stiff.
Oldukça katı.

More Sentences
katı strict adj.
North Korea is famous for its strict rules and restrictions.
Kuzey Kore katı kuralları ve kısıtlamalarıyla ünlüdür.

More Sentences
katı dry adj.
After it is completely dry, everything is covered with two layers of paint or enamel.
Tamamen kuruduktan sonra her şey iki kat boya veya emaye ile kaplanır.

More Sentences
katı solid adj.
The catalyst is placed in a box like a solid reactor.
Katalizör katı bir reaktör gibi bir kutuya yerleştirilir.

More Sentences
katı rigid adj.
My grandfather has rigid notions about social roles.
Büyükbabamın toplumsal roller hakkında katı fikirleri var.

More Sentences
katı hard adj.
This will provide you with the opportunity to shape the hard legislation on animal welfare.
Bu size hayvan refahına ilişkin katı mevzuatı şekillendirme fırsatı sağlayacaktır.

More Sentences
Construction
katı rigid adj.
My grandfather has rigid notions about social roles.
Büyükbabamın toplumsal roller hakkında katı fikirleri var.

More Sentences
Automotive
katı solid adj.
The catalyst is placed in a box like a solid reactor.
Katalizör katı bir reaktör gibi bir kutuya yerleştirilir.

More Sentences
Food Engineering
katı solid adj.
The catalyst is placed in a box like a solid reactor.
Katalizör katı bir reaktör gibi bir kutuya yerleştirilir.

More Sentences
General
katı glassy n.
katı steely adj.
katı emphatical adj.
katı ironclad adj.
katı grim adj.
katı steel adj.
katı toughminded adj.
katı unfeeling adj.
katı obdurate adj.
katı insensitive adj.
katı emphatic adj.
katı indurate adj.
katı gruff adj.
katı uncompromising adj.
katı rocky adj.
katı stricter adj.
katı square adj.
katı sclerous adj.
katı callous adj.
katı stark adj.
katı adamant on adj.
katı nonindulgent adj.
katı unpermissive adj.
katı austere adj.
katı hard-and-fast adj.
katı hard-line adj.
katı wooden adj.
katı stony adj.
katı starchy adj.
katı substantial adj.
katı thick adj.
katı torved [obsolete] adj.
katı austere adj.
katı unsoft adj.
katı hard-set adj.
katı head-on adj.
katı brassbound adj.
katı high adj.
katı lockstep adj.
katı musclebound adj.
katı muscle-bound adj.
katı rigorist adj.
katı depectible [obsolete] adj.
katı grimly adj.
katı inexorable adj.
katı aggressive adj.
katı district [obsolete] adj.
katı irresilient adj.
katı constipated adj.
katı findy [obsolete] adj.
katı pugnacious adj.
katı staffish adj.
katı stretchless adj.
katı substant adj.
katı perjink [scotland] adj.
katı perjinkety [scotland] adj.
katı perjinkity [scotland] adj.
katı steeve adj.
katı resolute adj.
katı stone adj.
katı stony adj.
katı stoor adj.
katı stoney adj.
katı stonish adj.
katı hidebound adj.
Colloquial
katı hard-featured adj.
katı hardboiled adj.
Idioms
katı (as) tough as (old) (shoe) leather adj.
katı (as) tough as an old boot adj.
Technical
katı substantial adj.
katı fixed adj.
katı severe adj.
Marine
katı stern adj.
Biology
katı gizzard adj.
Zoology
katı crop n.
katı maw n.
katı gizzard n.
Latin
katı duro adj.
Archaic
katı groundly adj.

Significados de "katı" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çatı katı attic n.
katı cisim solid adj.
katı bir biçimde strictly adv.
General
katı yüreklilik hardness n.
sallama (katı maddeyi) shake n.
katı parçacık particulate n.
apartman katı flat n.
zemin katı ground floor n.
alçak frekans katı low frequency stage n.
evsel katı atık domestic solid waste n.
katı kalplilik obdurateness n.
katı meteor lithometeor n.
çatı katı garret n.
katı tortu solid residue n.
manastırdan olan kimse katı ve kurallı cistercian n.
menfur şekilde katı kuralcı wowser n.
katı yüreklilik ironness n.
katı maddeler solids n.
merdiven (iki katı birbirine bağlayan) stairway n.
katı kalplilik coldheartedness n.
çatı katı loft n.
ana nakliyat katı main haulage level n.
reçine (katı) rosin n.
seçici katı besiyeri selective agar n.
katı söz harsh word n.
havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi precipitation n.
katı hal fiziği solids state physics n.
katı hal fiziği solid state physics n.
apartman katı apartment n.
katı balçık clunch n.
katı sönümleme critical damping n.
merdiven (iki katı birbirine bağlayan) staircase n.
bina katı storey n.
teras katı penthouse n.
zemin katı first floor n.
katı tutum obdurate stance n.
beş düzlem yüzü olan katı bir şekil pentahedron n.
katı yoğunluğu solid density n.
katı madde solid n.
katı yakıtlı güdümsüz roket zuni n.
çatı katı penthouse n.
katı yağ (hamur yapımında kullanılan) shortening n.
katı geometri solid geometry n.
katı roket yakıtı solid rocket fuel n.
katı yakıt solid propellant n.
katı yakıt solid fuel n.
katı diyet strict diet n.
bahçe katı garden floor n.
bahçe katı apartman dairesi garden floor flat n.
apartman katı storey n.
çatı katı cockloft n.
çatıarası katı attic floor n.
bodrum katı basement floor n.
yatak odaları katı bedroom story n.
bodrum katı basement story n.
boya katı coat n.
ilk boya katı first coat n.
apartman katı story n.
bina katı story n.
çatı katı garret story n.
tavanarası katı garret story n.
katı yumurta hard-boiled egg n.
katı tutum hard-line n.
kısmen zeminin altında bulunan bina katı semi-basement n.
katı kural strict rule n.
bodrum katı basement n.
mutfak katı kitchen story n.
ince püskürtme boya katı mist coat n.
dört katı quadruple n.
katı asıltı (donanımı) suspension n.
tipik katı öğretmen typical stiff teacher n.
asansör katı lift lobby n.
katı disiplin strict discipline n.
katı yiyecek solid food n.
binanın ikinci katı the second floor of the building n.
otoparkın ikinci katı second floor of the parking garage n.
otoparkın beşinci katı fifth floor of the parking garage n.
otoparkın üçüncü katı third floor of the parking garage n.
otoparkın dördüncü katı fourth floor of the parking garage n.
katı yasalar strict laws n.
çatı katı süiti penthouse suite n.
çatı katı dairesi penthouse apartment n.
katı kalplilik cold-heartedness n.
katı vejetaryen strict vegetarian n.
katı şeyler solids n.
(alışveriş merkezinde) yemek katı food court n.
katı sabun solid soap n.
katı tutum firm position n.
katı duruş firm position n.
kat (apartmanın katı) flights up n.
9 katlı binanın 4. katı 4th floor of 9-story building n.
9 katlı binanın 4. katı 4th story of 9-story building n.
9 katlı binanın 4. katı 4th storey of 9-storey building n.
törelere ve geleneklere katı bir şekilde bağlılık babbittism n.
katı disiplin kuran kimse ramrod n.
bir sayının dokuz katı olan sayı nonuple n.
zemin katı the downstairs n.
giriş katı the downstairs n.
üç katı olma threefoldness n.
üç katı olma trebleness n.
üç katı olan şey triality n.
katı olmama unsolidity n.
dantelin katı olan kısmı mat n.
kumaş katı lay n.
katı duruş hard line n.
katı yumurta hard-cooked egg n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı mazut n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı masut n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı mazout n.
havanın zemine bitişik olmayan veya altında katı veya sıvı yüzey bulunmayan herhangi bir noktası veya bölgesi mid-air n.
havanın zemine bitişik olmayıp altında katı veya sıvı yüzey bulunmayan herhangi bir bölgesi midair n.
viyola veya ud telinin üç katı inceliğinde bağırsak minikin [obsolete] n.
normal kartpostalın iki katı büyüklüğünde olup iki parçadan oluşan, parçalardan birinin yırtılarak göndericiye cevap olarak ücretsiz gönderilebildiği bir kartpostal reply postal card n.
normal kartpostalın iki katı büyüklüğünde olup iki parçadan oluşan, parçalardan birinin yırtılarak göndericiye cevap olarak ücretsiz gönderilebildiği bir kartpostal reply card n.
(koloni döneminde) üst katı alt katına göre öne doğru çıkık olan ev garrison house n.
gök cisminin katı maddesini inceleyen bilim dalı geology n.
sabun kalıplarının kesildiği katı sabun kütlesi loaf n.
katı eş zamanlılık lockstep n.
katı bir adam grimsir [obsolete] n.
sekiz katı octuple n.
emdirme sonucu oluşan katı-sıvı karışımı imbibition [obsolete] n.
katı planlama clock n.
katı kütlenin kalınlığı crassitude [obsolete] n.
katı ve otoriter bir şekilde dragonism n.
katı kurallar koyan eğitmen drillmaster n.
katı ve sağlam olmama insubstantiality n.
çatı katı penhouse [obsolete] n.
bütün bir katı kaplayan daire floor-through n.
tiyatronun ana katı orchestra n.
katı disiplin scleragogy n.
(katı veya jelatinli nesne yüzeyindeki) sümüksü tabaka scum n.
(antik dönem yapılarında) çatı katı solarium n.
çatı katı soler n.
katı şey solidity n.
katı halde olma solidness n.
katı cisim solidity n.
vücudun katı bölümleri solid body substance n.
katı ast-üst ilişkisi protocol n.
çamaşır yıkarken kullanılan küçük katı sabun veya deterjan parçaları soapflakes n.
katı şey solidity n.
katı cisim solidity n.
katı açının büyüklüğü spherical opening n.
katı yönetim strict hand n.
katı cisimlere yönelik bir hacim ölçüm birimi strike [dialect] n.
katı (madde) solid n.
(katı cisimde) içeri girilebilen açık alan step-thru n.
katı hale getirmek solidify v.
çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler) settle v.
katı olmak harden v.
on katı yapmak decuple v.