stony - Turco Inglés Diccionario

stony

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stony — Definition

Significado:
taşlı, duygusuz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈstoʊni/ – BrE /ˈstəʊni/)
Categoría gramatical:
Sıfat: stony
Sinónimo:
hard
Antónimos:
soft

Significados de "stony" en diccionario turco inglés : 28 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
stony adj. taşlı
General
stony adj. taş gibi
Despite her plea for help, he remained stony.
Yardım diye yalvarmasına rağmen adam taş gibi durmaya devam etti.

More Sentences
stony adj. taşlık
The path through the mountains was covered in stony terrain.
Dağlardan geçen yol taşlık araziyle kaplıydı.

More Sentences
stony adj. duygusuz
stony adj. taştan yapılmış
stony adj. taşı çok olan
stony adj. zalim
stony adj. sert
stony adj. taş kalpli
stony adj. soğuk
stony adj. katı
stony adj. ilgi çekici
stony adj. (meyve) çekirdekli
stony adj. merak uyandırıcı
stony adj. saran
stony adj. merak uyandıran
stony adj. taşlaştıran
stony adj. katı
stony adj. kazık gibi
stony adj. kazık gibi
stony adj. beş parasız
stony adj. çulsuz
stony adj. meteliksiz
stony adj. fakir
stony adj. parasız
Technical
stony adj. bir çok taşla kaplanmış
Slang
stony adj. esrar ile ilgili
stony adj. esrar yapımında kullanılan

Significados de "stony" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Inglés Turco
General
stony place n. taşlık
stony slope n. palandöken
a stony face n. taş gibi ifadesiz yüz
be stony broke v. meteliğe kurşun atmak
stony [obsolete] v. (birini) uyuşturmak
stony [obsolete] v. (birini) hissizleştirmek
stony [obsolete] v. (birini) aptallaştırmak
stony [obsolete] v. (birini kendinden geçirmek
stony [obsolete] v. (birini) sersemletmek
stony [obsolete] v. (birini) afallatmak
stony hearted adj. taş kalpli
stony broke adj. parasız
stony-broke adj. beş parasız
stony-faced adj. duygularını belli etmeyecek şekilde ifadesiz bir yüzle/suratla
stony-faced adj. duygusuz/soğuk
Colloquial
a stony expression n. taş gibi bir ifade
stony-broke adj. parasız kalmış
stony-broke adj. meteliksiz
stony-broke expr. çulsuz
Idioms
fall on stony ground v. (öğüt vb) dinlenmemek
fall on stony ground v. dikkate alınmamak
fall on stony ground v. bir kulağından girip öbüründen çıkmak
fall on stony ground v. üzerinde durulmamak
fall on stony ground v. boşa gitmek
stony broke adj. meteleksiz
stony broke adj. meteliğe kurşun atan
stony broke adj. cebidelik
stony-broke adj. meteliksiz (cebi delik)
stony-hearted adj. acımasız
stony-hearted adj. zalim
stony-hearted adj. sevgisiz
stony-hearted adj. merhametsiz
stony-hearted adj. kalpsiz
stony-hearted adj. taş kalpli
stony broke expr. ip ipullah sivri külah
Construction
stony ground n. taşlı zemin
stony ground n. taşlık
Marine Biology
stony substrata n. taşlı zemin
stony coral n. bir araya gelere resif ve adaları oluşturan, kalkerli iskeletlere sahip mercanlar
stony coral n. taş mercanı
Astronomy
stony meteorite n. taşımsı göktaşı
stony-iron meteorite n. taşsı-demirli göktaşı
Geography
stony area n. taşlık arazi
stony creek n. virginia eyaletinde yerleşim yeri
stony stratford n. ingiltere'de yerleşim yeri
stony creek n. new york eyaletinde yerleşim yeri
stony point n. new york eyaletinde yerleşim yeri
stony tunguska n. sibirya'da bir nehir
Geology
stony corals n. taş mercanları