steel - Turco Inglés Diccionario

steel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

steel — Definition

Significado:
çelik, dayanıklılık
Pronunciación (IPA):
(AmE /stiːl/ – BrE /stiːl/)
Categoría gramatical:
İsim: steel (uncountable)
Sinónimo:
metal
Antónimos:
fragility

Significados de "steel" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
steel n. çelik
They opened a new factory in the steel town.
Çelik endüstrisinin merkezi olan kasabada yeni bir fabrika açtılar.

More Sentences
General
steel n. çelik
They opened a new factory in the steel town.
Çelik endüstrisinin merkezi olan kasabada yeni bir fabrika açtılar.

More Sentences
steel n. çelik (levha)
A machine carried the giant sheets of steel.
Bir makine dev çelik levhaları taşıdı.

More Sentences
steel adj. çelik gibi
I have a steel bladder.
Çelik gibi bir mesanem var.

More Sentences
Technical
steel n. çelik
They opened a new factory in the steel town.
Çelik endüstrisinin merkezi olan kasabada yeni bir fabrika açtılar.

More Sentences
Construction
steel n. çelik
They opened a new factory in the steel town.
Çelik endüstrisinin merkezi olan kasabada yeni bir fabrika açtılar.

More Sentences
Automotive
steel adj. çelik
This knife is made of stainless steel.
Bu bıçak paslanmaz çelikten yapılmış.

More Sentences
General
steel n. çelik eşya
steel n. pulat
steel n. masat
steel n. çelik kılıç
steel n. çelik telli gitar
steel v. çeliklemek
steel v. katılaştırmak
steel v. sertleştirmek
steel v. hazırlamak
steel v. çelik gibi yapmak
steel v. çakmak
steel v. güçlendirmek
steel v. çelik kaplamak
steel adj. çelik üretimine ait
steel adj. duygusuz
steel adj. çok güçlü
steel adj. katı
steel adj. azimli
steel adj. çelikten yapılmış
steel N. dayanıklılık
Trade/Economic
steel n. çelik hisseleri kotası
Industry
steel n. çelik endüstrisi
steel n. çelik kalitesi
steel n. çelik sektörü
steel n. çelik niteliği
steel n. çelik piyasası
steel n. çelik dayanıklılığı
steel n. çelik firmaları
steel n. çelik sağlamlığı
steel n. çelik balen
steel adj. çelik üretimine ait
steel adj. çelik üretimine özgü
steel adj. çelik ticaretine ait
steel adj. çelik ticaretine özgü
Technical
steel n. kurç
steel n. lineer kızak ray
Dyeing
steel n. çelik grisi
Gastronomy
steel n. biley çubuğu
steel n. masat
Slang
steel n. bıçak
steel n. tabanca

Significados de "steel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
steel rope n. çelik halat
steel helmet n. çelik başlık
non-ferrous metallic coatings on steel wire n. çelik tel üzerinde demir dışı metalik kaplamalar
unalloyed structural steel n. alaşımsız yapı çeliği
General
nickel steel n. nikel çeliği
steel concern n. çelik şirketi
magnet steel n. mıknatıs çeliği
medium alloy steel n. orta alaşımlı çelik
low strength steel n. düşük mukavemetli çelik
iron and steel workers n. demir ve çelik işçileri
steel sheet n. çelik sac
structural steel n. inşaat çeliği
steel wool n. çelikpamuğu
steel bars n. çelik kalıp
rail steel n. demiryolu çeliği
steel tape measure n. çelik metre
forged steel n. dövme çelik
non rusting steel n. paslanmaz çelik
low alloy steel n. düşük alaşımlı çelik
steel belt n. çelik bant
steel ring n. çelik çember
raw steel n. ham çelik
sharpening steel n. masat
medium carbon steel n. orta karbonlu çelik
iron and steel building n. demir ve çelik yapı
steel plate n. çelik levha
iron and steel n. demir çelik
killed steel n. sönük çelik
sheet steel n. çelik sac
steel wool n. çelik tel yumağı
steel tape n. çelik şerit
steel toe shoes n. çelik burunlu ayakkabı
stainless steel tableware n. paslanmaz çelikten sofra gereçleri
pressed steel n. prese çelik
cold steel n. kılıç
steel tube n. çelik boru
steel pen n. çelik kalem
steel cable n. çelik kablo
cold steel n. süngü
manganese steel n. mangan çeliği
manganese steel n. manganezli çelik
fist of steel n. demir yumruk
steel construction n. çelik yapı
puddle steel n. ocakta tavlanmış çelik
stainless steel n. paslanmaz çelik
steel vest n. çelik yelek
scrap steel n. çelik hurdası
steel industry and trade n. çelik endüstrisi ve ticareti
mass steel n. kütle çelik
steel case n. çelik kafes
iron-steel n. demir-çelik
tool-steel n. takım çeliği
steel-toe boots n. çelik destekli ayakkabı
miscellaneous steel n. çeşitli demir işleri
unalloyed steel n. alaşımsız çelik
iron and steel plant n. demir çelik fabrikası
iron and steel plant n. demir ve çelik fabrikası
steel door n. çelik kapı
steel cabinet n. çelik dolap
gun barrel steel n. namlu çeliği
steel doors n. çelik kapılar
stainless steel knife n. paslanmaz çelik bıçak
stainless steel blade n. paslanmaz çelik bıçak
steel safe n. çelik kasa
bar steel n. çubuk çeliği
steel mesh n. çelik teller
steel leg n. çelik ayak
stainless steel body n. paslanmaz çelik gövde
steel cage with grey bars n. gri parmaklıklı çelik kafes
steel cooker n. çelik tencere
steel saucepan n. çelik tencere
steel hangar n. çeli̇k hangar
steel hardness n. çelik sertliği
high steel n. yüksek karbonlu çelik
steel factory n. çelik fabrikası
steel trap n. keskin zeka
steel trap n. çelik tuzak
steel oneself v. metin olmak
steel-reinforced adj. çelik takviyeli
steel-consolidated adj. çelik takviyeli
steel framed adj. çelik kafesli
steel framed adj. çelik çerçeveli
steel framed adj. çelik yapılı
steel-hulled adj. çelik gövdeli
steel-trap adj. zehir gibi
steel-trap adj. çok zeki
steel-trap adj. keskin zekalı
steel-trap adj. kıvrak zekalı
Phrasals
steel someone against something v. (birini bir şeye karşı) duygusuz/hissiz hale getirmek
steel someone against something v. birini bir şeye karşı hazırlamak
steel oneself for v. -e karşı kendini hazırlamak
steel (someone or oneself) against (someone or something) v. olumsuz/kötü (birine/bir şeye) karşı güçlü hale gelmek/getirmek
steel (someone or oneself) against (someone or something) v. (birini/kendini) olumsuz/kötü (birine/bir şeye) karşı hazırlamak
steel against v. -e karşı güçlü hale gelmek/getirmek
steel oneself for v. (yaklaşan bir belaya/tehlikeye veya zorlu bir vaziyete) karşı kendini hazırlamak
steel against v. -e karşı hazırlanmak/hazırlamak
Idioms
will of steel n. çelik irade
ring of steel n. şehrin çevresine kurulan güvenlik kamerası sistemi
ring of steel n. birinin/bir şeyin etrafını korumak için ya da kaçmasın diye çeviren silahlı koruma grubu
ring of steel n. giriş çıkışı engellemek için etrafını saran kolluk kuvvetleri
ring of steel n. etten duvar
ring of steel n. genellikle girip çıkan arabaların plakalarını tespit etmek için şehri çevreleyen güvenlik kamerası sistemi
ring of steel n. birinin/bir şeyin etrafını saran silahlı korumalar
ring of steel n. birinin/bir şeyin etrafında halka/duvar oluşturan silahlı korumalar
ring of steel n. şehri çevreleyen güvenlik kamerası sistemi
ring of steel n. silahlı korumalardan oluşan duvar
ring of steel n. giriş çıkışı engelleyen etten duvar
ring of steel n. şehrin çevresindeki güvenlik kamerası sistemi
nerves of steel n. çelik gibi sinirler
have a mind as sharp as a steel trap v. çok zeki olmak
have a mind as sharp as a steel trap v. keskin bir zekaya sahip olmak
have a mind like a steel trap v. keskin/kıvrak bir zekaya sahip olmak
have nerves of steel v. çelik gibi sinirleri olmak
steel oneself for someone or something v. yaklaşan bir belaya/tehlikeye veya zorlu bir vaziyete karşı hazırlanmak/hazır olmak
have a mind as sharp as a steel trap v. zehir gibi akıllı olmak
steel oneself for something v. kendini zor bir şeye karşı hazırlamak
steel onself for v. kendini olumsuz bir şeye hazırlamak
steel oneself against v. kendini olumsuz bir şeye hazırlamak
steel one's heart against v. '-e karşı acımasız olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı merhametsiz olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı acımasız olmak
steel one's heart against v. -e karşı taş kalpli olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı şefkatsiz olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (kendini birine/bir şeye) karşı şefkat duymaktan alıkoymak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (kendini birini/bir şeyi) sevmekten alıkoymak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (kendini birine/bir şeye) karşı şefkat/merhamet duymaktan alıkoymak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı kalpsiz olmak
steel one's heart against v. '-e karşı merhamet etmemek/merhametsiz olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı sevgisiz olmak
steel (one's) heart against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı taş kalpli olmak
steel oneself v. (kötü bir şeye) kendini hazırlamak
(as) sharp as a steel trap adj. kıvrak zekalı
(as) sharp as a steel trap adj. keskin zekalı
(as) sharp as a steel trap adj. hızlı kavrayan
(as) true as steel adj. tamamen doğru
(as) true as steel adj. yanlış payı yok
(as) true as steel adj. yüzde yüz doğru
(as) true as steel adj. kesinlikle doğru
of steel adj. çelikten
of steel adj. demirden
of steel adj. demir gibi
of steel adj. çelik gibi
true as steel adj. güvenilir
true as steel adj. sadık
as true as steel expr. sadık
as true as steel expr. güvenilir
Trade/Economic
steel price n. çelik fiyatı
welded unalloyed steel gas cylinders n. dikişli, alaşımsız çelikten mamul basınçlı gaz tüpleri
steel pen n. çelik kalem
steel cartel n. çelik karteli