meet - Turco Inglés Diccionario
Historia

meet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "meet" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
meet v. karşılaşmak
meet v. buluşmak
meet v. görüşme yapmak
meet v. görüşmek
meet v. karşılamak
meet v. tanışmak
Irregular Verb
meet v. met - met
General
meet v. kavuşmak
meet v. ile karşılaşmak
meet v. uğramak
meet v. toplanmak
meet v. yüzyüze gelmek
meet v. spor karşılaşmak
meet v. ödemek (masraf/borç vb'ni)
meet v. rastlamak
meet v. başına gelmek
meet v. görüşme yapmak
meet v. tanışmak
meet v. görüşmek
meet v. yüz yüze gelmek
meet v. içtima etmek
meet v. birleşmek
meet v. karşı karşıya gelmek
meet v. bulmak
meet v. karşılamak
meet v. -e rastlamak
meet v. -e rast gelmek
meet v. rastlaşmak
meet v. rastgelmek
meet v. yerine getirmek
meet v. tesadüf etmek
meet n. karşılaşma
meet n. yarışma
Technical
meet yapmak
meet karşılamak
meet yerine getirmek
Automotive
meet yarış
meet birleşim yeri
Sport
meet karşılaşma (atletizm ve yüzme dallarında)
Archaic
meet uygun

Significados de "meet" con otros términos en diccionario inglés turco: 352 resultado(s)

Inglés Turco
General
make both ends meet v. kıt kanaat geçinmek
be glad to meet you v. tanıştığına memnun olmak
meet the deficit v. açığı kapatmak
meet the deficit v. açık gidermek
meet with a competent person v. adamına düşmek
meet with v. uğramak
meet with difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
meet a demand v. bir talebi karşılamak
meet face to face v. yüzleşmek
meet by chance v. rastlamak
make both ends meet v. geçinmek
cause to meet v. kavuşturmak
meet with difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
have trouble making ends meet v. darlık çekmek
happen to meet v. rastlamak
meet half way v. uzlaşmak
meet a need v. ihtiyacı karşılamak
meet by chance v. rastlaşmak
meet the need v. ihtiyacı gidermek
meet with v. ile karşılaşmak (kötü bir durum)
meet the requirements v. gerekleri yerine getirmek
happen to meet v. tesadüf etmek
meet the demand v. talebe yanıt vermek
make both ends meet v. kazancı masrafına yetişmek
meet by chance v. rastgelmek
meet with v. ile görüşmek
meet with v. uğramak (kötü bir şeye)
meet somebody's requirements v. gereksinimini karşılamak
meet in council v. toplanmak
meet one's match v. hakkından gelebilecek birine rastlamak
meet one's match v. adamına çatmak
make both ends meet v. geliri gidere denkleştirmek
meet a lot of difficulties v. akla karayı seçmek
meet by chance v. rast gelmek
meet the case v. gereğini yapmak
meet with a disaster v. felakete uğramak
meet with v. karşılaşmak
make both ends meet v. idare etmek
meet by chance v. tesadüf etmek
meet the demand v. talebi karşılamak
meet unexpectedly v. gökte ararken yerde bulmak
meet the obligation v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet the liability v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet one's liability v. yükümlülüğünü yerine getirmek
meet the liabilities v. yükümlülükleri yerine getirmek
meet the obligations v. yükümlülükleri yerine getirmek
meet one's obligations v. yükümlülüklerini yerine getirmek
meet one's obligation v. yükümlülüğünü yerine getirmek
meet a liability v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet one's liabilities v. yükümlülüklerini yerine getirmek
meet an obligation v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet the expectations v. beklentileri karşılamak
meet one's need v. ihtiyaç karşılamak
meet face to face v. yüzyüze görüşmek
meet the requirements v. ihtiyaçlara cevap vermek
meet the criteria v. kriterleri yerine getirmek
meet the criteria v. kriterleri karşılamak
meet someone on holiday v. tatilde tanışmak
meet the needs v. ihtiyaçları gidermek
meet the conditions v. şartları yerine getirmek
meet obligation v. yükümlülük yerine getirmek
meet the expense v. masrafını karşılamak
meet someone in final v. final oynamak
try to make ends meet v. geçim derdine düşmek
meet the expenses v. giderleri karşılamak
meet the needs v. ihtiyaçları karşılamak
meet the needs v. ihtiyaçlara cevap vermek
meet the need v. ihtiyaç karşılamak
meet the conditions v. şartları karşılamak
meet a commitment v. taahhüdü yerine getirmek
meet the standards v. standartları karşılamak
meet standards v. standartları karşılamak
meet the demand v. talep karşılamak
meet one's need v. ihtiyacını gidermek
go to meet (a traveler) v. yoluna çıkmak
meet (someone/something) by chance v. yoluna çıkmak
have a hard time making ends meet v. geçim sıkıntısı çekmek
meet the demands v. talepleri karşılamak
meet with resistance v. direnişle karşılaşmak
meet the customer satisfaction v. müşteri memnuniyetini sağlamak
meet one's needs v. ihtiyaçlarını karşılamak
meet the requirement v. gereksinimi karşılamak
meet the requirement v. ihtiyacı karşılamak
meet in the middle v. ortak bir noktada buluşmak
meet in the middle v. ortak bir noktada anlaşmak
meet a need v. gereksinim karşılamak
meet a requirement v. gereksinim karşılamak
meet the criteria v. kriteri karşılamak
meet one's waterloo v. yenilgiye uğramak
meet one's waterloo v. yolun sonuna gelmek
meet one's end v. sona ulaşmak
meet one's match v. tam adamına çatmak
make ends meet v. iki ucunu bir araya getirmek
meet the requirements of v. -in gerekli gördüğü şartlara uymak
meet with life-long adversity v. feleğin sillesini yemek
meet the requirements of v. -in gerekli gördüğü niteliklere sahip olmak
meet the requests v. istekleri karşılamak
meet the audience v. izleyici ile buluşmak
meet the viewers v. izleyici ile buluşmak
meet the viewers v. izleyiciyle buluşmak
meet the audience v. izleyiciyle buluşmak
meet the needs v. ihtiyaçlara yanıt vermek
meet again v. tekrar görüşmek
meet again v. yeniden görüşmek
meet one's needs v. ihtiyaçlarına cevap vermek
meet one's needs requirements v. ihtiyaçlarına cevap vermek
meet due honour v. hüsnü kabul göstermek
meet by chance v. karşılaşmak
meet on a common ground v. asgari müşterekte birleşmek
meet on a common ground v. asgari müştereklerde birleşmek
meet on a common ground v. ortak noktada birleşmek
meet on a common ground v. asgari müşterekte buluşmak
meet all the required standards v. istenen standartlara sahip olmak
have the chance to meet someone v. tanıma fırsatı bulmak
meet a need v. ihtiyaç gidermek
have the chance to meet someone v. tanıma fırsatı yakalamak
meet the expectation v. beklentiyi karşılamak
get the chance to meet somebody v. tanıma fırsatı bulmak
get the chance to meet somebody v. tanıma fırsatı yakalamak
meet functional requirements v. fonksiyonlarını gereği gibi yerine getirmek
meet an engagement v. bir taahhüdü yerine getirmek
meet with approval v. rağbet görmek
meet with someone v. birisiyle buluşmak
meet with someone v. buluşmak
meet an obligation v. bir taahhüdü yerine getirmek
meet with difficulties v. zorlukla karşılaşmak
meet with an obstacle v. engelle karşılaşmak
meet the need v. ihtiyaca cevap vermek
meet the requirement v. gereksinime cevap vermek
meet with reaction v. tepkiyle karşılaşmak
meet the conditions v. koşulları sağlamak
meet up v. buluşmak
meet up v. bir araya gelmek
meet up v. toplanmak
meet basic needs v. temel ihtiyaçları karşılamak
meet one's expectations v. beklentilerini karşılamak
meet someone at the door v. birini kapıda karşılamak
cannot meet v. bir araya gelememek
meet the customers' expectations v. müşteri beklentilerini karşılamak
meet the requirement v. koşulu sağlamak
meet one's own needs v. kendi ihtiyacını karşılamak
meet withdrawals v. para çekimlerini karşılamak
meet on the train v. trende tanışmak
meet with the audience v. seyirci ile buluşmak
meet with the audience v. seyirciyle buluşmak
meet with the audience v. izleyici ile buluşmak
meet with the audience v. izleyiciyle buluşmak
meet the president of the united states v. birleşik devletler başkanıyla tanışmak
meet deadlines v. teslim tarihlerine uymak
meet a challenge v. bir zorluğa göğüs germek
fulfill/meet the demand v. talebi yerine getirmek
meet with new people v. yeni insanlarla tanışmak
meet an expectation v. beklenti karşılamak
can not meet/talk v. görüşememek
meet a target v. hedefi tutturmak
meet passenger v. yolcu karşılamak
meet new cultures v. yeni kültürlerle tanışmak
meet new people v. yeni insanlarla tanışmak
meet new people v. yeni kişilerle tanışmak
meet the expenses v. masrafları karşılamak
meet in person v. bizzat karşılamak
meet the need v. ihtiyacı karşılamak
meet friends v. arkadaşlarla buluşmak
meet on common ground v. ortak paydada buluşmak
meet relatives v. akrabalarla buluşmak
meet with the relatives v. akrabalarla buluşmak
meet the objective v. amacına ulaşmak
meet the objective v. hedefine ulaşmak
meet with readers v. okuyucuları ile buluşmak
meet a condition v. şart sağlamak
meet a condition v. şart karşılamak
swap meet n. bit pazarı
meet and greet n. (bir spor turnuvasında ya da ortak çalışılacak bir projede yapılan) tanışma toplantısı
swap meet n. bitpazarı
meet and greet n. sanatçıların ve ünlülerin hayranlarıyla buluşup imza dağıttıkları etkinlik
until we meet again adv. yeniden buluşuncaya kadar
until we meet again adv. tekrar buluşuncaya kadar
Phrasals
meet up rastlaşmak
meet up tesadüfen karşılaşmak
meet up burun buruna gelmek
meet up with someone birine rastlamak
meet up with someone biriyle karşılaşmak
Phrases
when we first met(meet) ilk görüştüğümüzde
Proverb
east is east, and west is west, and never the twain shall meet doğu doğudur, batı batıdır, bir araya gelemezler
Colloquial
once again we meet tekrar karşılaştık
gone to meet one's maker ölmüş
gone to meet one's maker ölü
meet me in the parking lot otoparkta buluşalım
Idioms
meet one's match (tam) adamına çatmak
make both ends meet iki ucunu bir araya getirmek
make both ends meet iki yakası bir araya gelmek
meet one's doom kaderine boyun eğmek
meet the same fate aynı kaderi paylaşmak
make both ends meet zar zor iki yakasını bir araya getirmek
make both ends meet ucu ucuna yetişmek
make both ends meet kıt kanaat geçinmek
meet one's match sert kayaya çatmak
meet one's match belasını bulmak
meet one's match çetin cevize çatmak
meet one's match baltayı taşa vurmak
meet one's match ustasına çatmak
meet halfway alttan almak
meet halfway işi yokuşa sürmemek
meet halfway orta noktada buluşmak
meet halfway kapıyı aralık tutmak
meet halfway ödün vermek
be unable to make two ends meet geçim sıkıntısı çekmek
meet a sticky end kötü bir şekilde ölmek
meet a sticky end hoş olmayan bir şekilde ölmek
never the twain shall meet iki zıt kutup bir araya gelmez
never the twain shall meet iki zıt kutup birleşmez
meet one's death ölmek
meet one's end ölmek
meet somebody in the flesh şahsen tanışmak
not to make both ends meet iki yakası bir araya gelmemek
meet a deadline bir işi belirtilen zamanda bitirmek
meet one's maker ölmek
meet someone halfway orta noktada buluşmak
meet a sticky end sonu fena olmak
make ends meet geçimini sağlamak
make ends meet ay sonunu getirmek
fail to make end meet geçinememek
hardly make both ends meet zar zor geçinmek
hardly make both ends meet ayın sonunu zor getirmek
hardly make both ends meet kın kanaat geçinmek
barely make both ends meet zar zor geçinmek
barely make both ends meet ayın sonunu zor getirmek
barely make both ends meet kın kanaat geçinmek
Speaking
nice to meet you, too ben de memnun oldum
i am glad to meet you tanıştığımıza memnun oldum
i would like to meet you seninle tanışmak isterim
glad to meet you memnun oldum
pleased to meet you tanıştığımıza memnun oldum
it's good to meet you tanıştığıma memnun oldum
i'm glad to meet you tanıştığıma memnun oldum
pleased to meet you tanıştığıma memnun oldum
nice to meet you tanıştığıma memnun oldum
where shall we meet? nerede buluşalım?
i would like to meet you seninle tanışmak istiyorum
let's meet at ten past three üçü on geçe buluşalım
i'm pleased to meet you tanıştığımıza memnun oldum
it's good to meet you sizinle tanışmak güzel
it's good to meet you sizi tanımak güzel
it's nice to meet you seni tanıdığıma sevindim
where will we meet nerede buluşalım
where shall we meet nerede buluşalım
where shall we meet nerede görüşelim
where will we meet nerede görüşelim
let's meet up sometime bir ara görüşelim
nice to meet you tanıştığımıza memnun oldum
it was good to meet you sizinle tanışmak güzeldi
let's meet on saturday cumartesi buluşalım
let's meet on saturday cumartesi görüşelim
when will we meet ne zaman görüşeceğiz
shall we meet görüşelim mi
it was nice to meet you seninle tanışmak güzeldi
i am glad to meet you sizinle tanıştığıma memnun oldum
I am so glad to meet you tanıştığımıza çok memnun oldum
when will we meet? ne zaman buluşacağız?
when shall we meet? ne zaman buluşalım?
when will we meet? ne zaman buluşalım?
when shall we meet? ne zaman buluşacağız?
meet me halfway ortada buluşalım
good-bye until we meet again şimdilik hoşça kal
good-bye till we meet again şimdilik hoşça kal
good-bye till we meet again şimdilik güle güle
good-bye until we meet again şimdilik güle güle
how did they meet? nasıl tanışmışlar?
i'll meet you there sizinle orada buluşurum
i hope we meet again umarım tekrar görüşürüz
i'll meet you there seninle orada buluşurum
where did you two meet? siz ikiniz nerede tanışmıştınız?
it's a pleasure to meet you sizinle tanışmak bir zevk
there are some people i want you to meet seni tanıştırmak istediğim birkaç kişi var
there are some people i want you to meet tanışmanı istediğim birkaç kişi var
I'm honored to meet sizinle tanışmak bir şerefti
it's an honor to meet you sizinle tanışmak bir şerefti
you should meet him onunla tanışmalısın
we'll meet you over there sizinle orada buluşuruz
i'm glad to meet you tanıştığıma sevindim
i don't usually meet with women genelde kadınlarla buluşmam
we meet again yine karşılaştık
how did you meet him/her? onunla nasıl tanıştın?
i would like you to meet someone seni birisiyle tanıştırmak istiyorum
i would like you to meet someone seni biriyle tanıştırmak istiyorum
i would like you to meet someone birisiyle tanışmanı istiyorum
i would like you to meet someone biriyle tanışmanı istiyorum
I'd like for you to meet him (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
i'd like you to meet her (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
i'd like you to meet him (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I'd like for you to meet her (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
i would like you to meet someone sizi biriyle tanıştırmak istiyorum
i would like you to meet someone birisiyle tanışmanızı istiyorum
i'm very glad to meet you tanıştığımıza çok memnun oldum
i would like you to meet someone biriyle tanışmanızı istiyorum
i would like you to meet someone sizi birisiyle tanıştırmak istiyorum
it's nice to meet you tanıştığımıza memnun oldum
where did you meet him? onunla nerede tanıştın?
where did you meet her? onunla nerede tanıştın?
i'm pleased to meet you tanıştığıma memnun oldum
you will meet somebody special this week bu hafta özel birisiyle tanışacaksın
when we meet buluştuğumuz zaman
it's nice to meet you also ben de tanıştığımıza memnun oldum
good to meet you at last nihayet tanıştığımıza sevindim
i can't wait to meet him onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum
i can't wait to meet her onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum
i want you to meet my mom annemle tanışmanı istiyorum
hope to meet you again tekrar görüşmek üzere
what a pleasure to meet you sizinle tanışmak büyük zevk
who'd you meet with? kiminle buluştun?
you will meet with someone new today sen bugün yeni biriyle tanışacaksın
how'd you meet him? onunla nasıl tanıştın?
how'd you meet her? onunla nasıl tanıştın?
meet somewhere else başka bir yerde buluşalım
when did we meet? ne zaman tanıştık?
when we meet new people yeni insanlarla tanıştığınızda
it was a pleasure to meet you sizinle tanışmak bir zevkti
we're happy to meet you too biz de sizinle tanıştığımıza sevindik
at what time will you meet? kaçta buluşacaksınız?
how did you two meet? siz ikiniz nasıl tanıştınız?
how did you two meet? birbirinizle nasıl tanıştınız?
i hope that one day we can meet again umarım bir gün yeniden bulaşabiliriz
i hope that one day we can meet again umarım bir gün tekrar bir araya gelebiliriz
I really want to meet you sizinle mutlaka görüşmek istiyorum
I really want to meet you seninle gerçekten tanışmak istiyorum
I really want to meet you sizinle gerçekten tanışmak istiyorum
I really want to meet you sizinle gerçekten görüşmek istiyorum
Chat Usage
I would really like to meet you seninle tanışmayı çok isterdim
I would really like to meet you seninle buluşmayı çok isterdim
wltm (would like to meet) görüşmek/tanışmak isterim
Trade/Economic
meet a loss zarara uğramak
meet the expense masraf karşılamak
meet quota kotayı karşılamak
meet the demand talebini karşılamak
Law
failure to meet a financial obligation temerrüt
fail to meet financial obligations temerrüde düşmek
meet a requirement lüzumunu yerine getirmek
meet an accident kazaya uğramak
meet a requirement şartı karşılamak
Politics
meet-the-expert meetings uzmanına danışın toplantıları
Tourism
meet and greet yolcuların geldikleri havaalanı, liman veya terminalde karşılanması hizmetleri
Technical
meet operation karşılaşma işlemi
Computer
meet now şimdi toplantı yap
meet market tanışma merkezi
meet operation karşılaşma işlemi
Automotive
swap meet oto panayırı
Sport
meet somebody in final finalde karşılaşmak
meet somebody in final finalde oynamak
quadrangular meet dörtlü yarışma
track meet birden fazla takımın katıldığı atletizm karşılaşması
swimming meet iki veya daha fazla takım arasında düzenlenen yüzme müsabakası
swim meet iki veya daha fazla takım arasında düzenlenen yüzme müsabakası