meet - Turkish English Dictionary
History

meet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "meet" in Turkish English Dictionary : 40 result(s)

English Turkish
Common Usage
meet v. karşılaşmak
meet v. buluşmak
meet v. görüşme yapmak
meet v. görüşmek
meet v. karşılamak
meet v. tanışmak
Irregular Verb
meet v. met - met
General
meet v. kavuşmak
meet v. ile karşılaşmak
meet v. uğramak
meet v. toplanmak
meet v. yüzyüze gelmek
meet v. spor karşılaşmak
meet v. ödemek (masraf/borç vb'ni)
meet v. rastlamak
meet v. başına gelmek
meet v. görüşme yapmak
meet v. tanışmak
meet v. görüşmek
meet v. yüz yüze gelmek
meet v. içtima etmek
meet v. birleşmek
meet v. karşı karşıya gelmek
meet v. bulmak
meet v. karşılamak
meet v. -e rastlamak
meet v. -e rast gelmek
meet v. rastlaşmak
meet v. yerine getirmek
meet v. tesadüf etmek
meet v. rast gelmek
meet n. karşılaşma
meet n. yarışma
Technical
meet v. karşılamak
meet v. yerine getirmek
meet v. yapmak
Automotive
meet n. birleşim yeri
meet n. yarış
Sport
meet n. karşılaşma (atletizm ve yüzme dallarında)
Archaic
meet adj. uygun

Meanings of "meet" with other terms in English Turkish Dictionary : 436 result(s)

English Turkish
General
make both ends meet v. kıt kanaat geçinmek
be glad to meet you v. tanıştığına memnun olmak
meet the deficit v. açığı kapatmak
meet the deficit v. açık gidermek
meet with a competent person v. adamına düşmek
meet with v. uğramak
meet with difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
meet a demand v. bir talebi karşılamak
meet face to face v. yüzleşmek
meet by chance v. rastlamak
make both ends meet v. geçinmek
cause to meet v. kavuşturmak
meet with difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
have trouble making ends meet v. darlık çekmek
meet half way v. uzlaşmak
happen to meet v. rastlamak
meet a need v. ihtiyacı karşılamak
meet by chance v. rastlaşmak
meet the need v. ihtiyacı gidermek
meet with v. ile karşılaşmak (kötü bir durum)
meet the requirements v. gerekleri yerine getirmek
happen to meet v. tesadüf etmek
meet the demand v. talebe yanıt vermek
make both ends meet v. kazancı masrafına yetişmek
meet with v. ile görüşmek
make both ends meet v. geliri gidere denkleştirmek
meet a lot of difficulties v. akla karayı seçmek
meet by chance v. rast gelmek
meet the case v. gereğini yapmak
meet with a disaster v. felakete uğramak
meet with v. karşılaşmak
make both ends meet v. idare etmek
meet by chance v. tesadüf etmek
meet the demand v. talebi karşılamak
meet with v. uğramak (kötü bir şeye)
meet somebody's requirements v. gereksinimini karşılamak
meet in council v. toplanmak
meet one's match v. hakkından gelebilecek birine rastlamak
meet one's match v. adamına çatmak
meet unexpectedly v. gökte ararken yerde bulmak
meet the obligation v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet the liability v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet one's liability v. yükümlülüğünü yerine getirmek
meet the liabilities v. yükümlülükleri yerine getirmek
meet the obligations v. yükümlülükleri yerine getirmek
meet one's obligations v. yükümlülüklerini yerine getirmek
meet one's obligation v. yükümlülüğünü yerine getirmek
meet a liability v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet one's liabilities v. yükümlülüklerini yerine getirmek
meet an obligation v. yükümlülüğü yerine getirmek
meet the expectations v. beklentileri karşılamak
meet one's need v. ihtiyaç karşılamak
meet face to face v. yüzyüze görüşmek
meet the requirements v. ihtiyaçlara cevap vermek
meet the criteria v. kriterleri yerine getirmek
meet the criteria v. kriterleri karşılamak
meet someone on holiday v. tatilde tanışmak
meet the needs v. ihtiyaçları gidermek
meet the conditions v. şartları yerine getirmek
meet obligation v. yükümlülük yerine getirmek
meet someone in final v. final oynamak
meet the expense v. masrafını karşılamak
try to make ends meet v. geçim derdine düşmek
meet the expenses v. giderleri karşılamak
meet the conditions v. şartları karşılamak
meet the need v. ihtiyaç karşılamak
meet the needs v. ihtiyaçları karşılamak
meet the needs v. ihtiyaçlara cevap vermek
meet a commitment v. taahhüdü yerine getirmek
meet the standards v. standartları karşılamak
meet standards v. standartları karşılamak
meet the demand v. talep karşılamak
meet one's need v. ihtiyacını gidermek
meet (someone/something) by chance v. yoluna çıkmak
go to meet (a traveler) v. yoluna çıkmak
have a hard time making ends meet v. geçim sıkıntısı çekmek
meet the demands v. talepleri karşılamak
meet with resistance v. direnişle karşılaşmak
meet one's needs v. ihtiyaçlarını karşılamak
meet the customer satisfaction v. müşteri memnuniyetini sağlamak
meet the requirement v. ihtiyacı karşılamak
meet the requirement v. gereksinimi karşılamak
meet in the middle v. ortak bir noktada buluşmak
meet in the middle v. ortak bir noktada anlaşmak
meet a requirement v. gereksinim karşılamak
meet a need v. gereksinim karşılamak
meet the criteria v. kriteri karşılamak
meet one's waterloo v. yenilgiye uğramak
make ends meet v. iki ucunu bir araya getirmek
meet one's waterloo v. yolun sonuna gelmek
meet one's end v. sona ulaşmak
meet one's match v. tam adamına çatmak
meet with life-long adversity v. feleğin sillesini yemek
meet the requirements of v. -in gerekli gördüğü şartlara uymak
meet the requirements of v. -in gerekli gördüğü niteliklere sahip olmak
meet the requests v. istekleri karşılamak
meet the audience v. izleyici ile buluşmak
meet the viewers v. izleyici ile buluşmak
meet the audience v. izleyiciyle buluşmak
meet the viewers v. izleyiciyle buluşmak
meet the needs v. ihtiyaçlara yanıt vermek
meet again v. tekrar görüşmek
meet again v. yeniden görüşmek
meet one's needs v. ihtiyaçlarına cevap vermek
meet one's needs requirements v. ihtiyaçlarına cevap vermek
meet due honour v. hüsnü kabul göstermek
meet by chance v. karşılaşmak
meet on a common ground v. asgari müşterekte birleşmek
meet on a common ground v. ortak noktada birleşmek
meet on a common ground v. asgari müştereklerde birleşmek
meet on a common ground v. asgari müşterekte buluşmak
meet all the required standards v. istenen standartlara sahip olmak
have the chance to meet someone v. tanıma fırsatı bulmak
have the chance to meet someone v. tanıma fırsatı yakalamak
meet a need v. ihtiyaç gidermek
meet the expectation v. beklentiyi karşılamak
get the chance to meet somebody v. tanıma fırsatı bulmak
get the chance to meet somebody v. tanıma fırsatı yakalamak
meet functional requirements v. fonksiyonlarını gereği gibi yerine getirmek
meet an engagement v. bir taahhüdü yerine getirmek
meet with someone v. buluşmak
meet with approval v. rağbet görmek
meet with difficulties v. zorlukla karşılaşmak
meet with someone v. birisiyle buluşmak
meet an obligation v. bir taahhüdü yerine getirmek
meet with an obstacle v. engelle karşılaşmak
meet the need v. ihtiyaca cevap vermek
meet the requirement v. gereksinime cevap vermek
meet with reaction v. tepkiyle karşılaşmak
meet the conditions v. koşulları sağlamak
meet up v. toplanmak
meet up v. bir araya gelmek
meet up v. buluşmak
meet basic needs v. temel ihtiyaçları karşılamak
meet one's expectations v. beklentilerini karşılamak
meet someone at the door v. birini kapıda karşılamak
cannot meet v. bir araya gelememek
meet the customers' expectations v. müşteri beklentilerini karşılamak
meet the requirement v. koşulu sağlamak
meet one's own needs v. kendi ihtiyacını karşılamak
meet withdrawals v. para çekimlerini karşılamak
meet on the train v. trende tanışmak
meet with the audience v. seyirci ile buluşmak
meet with the audience v. izleyici ile buluşmak
meet with the audience v. seyirciyle buluşmak
meet with the audience v. izleyiciyle buluşmak
meet the president of the united states v. birleşik devletler başkanıyla tanışmak
meet deadlines v. teslim tarihlerine uymak
meet a challenge v. bir zorluğa göğüs germek
fulfill/meet the demand v. talebi yerine getirmek
meet with new people v. yeni insanlarla tanışmak
meet an expectation v. beklenti karşılamak
can not meet/talk v. görüşememek
meet a target v. hedefi tutturmak
meet passenger v. yolcu karşılamak
meet new cultures v. yeni kültürlerle tanışmak
meet new people v. yeni insanlarla tanışmak
meet new people v. yeni kişilerle tanışmak
meet the expenses v. masrafları karşılamak
meet in person v. bizzat karşılamak
meet the need v. ihtiyacı karşılamak
meet friends v. arkadaşlarla buluşmak
meet on common ground v. ortak paydada buluşmak
meet relatives v. akrabalarla buluşmak
meet with the relatives v. akrabalarla buluşmak
meet the objective v. amacına ulaşmak
meet the objective v. hedefine ulaşmak
meet with readers v. okuyucuları ile buluşmak
meet a condition v. şart sağlamak
meet a condition v. şart karşılamak
be meet with v. ödeşmek
be meet with v. eşitlenmek
swap meet n. bit pazarı
meet and greet n. (bir spor turnuvasında ya da ortak çalışılacak bir projede yapılan) tanışma toplantısı
swap meet n. bitpazarı
meet and greet n. sanatçıların ve ünlülerin hayranlarıyla buluşup imza dağıttıkları etkinlik
until we meet again adv. yeniden buluşuncaya kadar
until we meet again adv. tekrar buluşuncaya kadar
Phrasals
meet with v. bulmak
meet with [obsolete] v. karşı karşıya gelmek
meet with [obsolete] v. çatışmak
meet with v. eşlik etmek
meet with v. buluşmak
meet with v. tecrübe etmek
meet with v. hedef olmak, rastlamak
meet up with someone v. biriyle karşılaşmak
meet up v. burun buruna gelmek
meet up with someone v. birine rastlamak
meet up v. rastlaşmak
meet up v. tesadüfen karşılaşmak
Phrases
when we first met(meet) expr. ilk görüştüğümüzde
Proverb
east is east, and west is west, and never the twain shall meet doğu doğudur, batı batıdır, bir araya gelemezler
friends may meet but mountains never greet dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur
good and quickly seldom meet hızlı/acele yapılan şeyin iyi olması pek mümkün değildir
good and quickly seldom meet genelde yavaş ve dikkatlice yapılan şeyler iyi olur
good and quickly seldom meet acele işe şeytan karışır
Colloquial
gone to meet one's maker expr. ölmüş
gone to meet one's maker expr. ölü
meet me in the parking lot expr. otoparkta buluşalım
once again we meet expr. tekrar karşılaştık
hello pot, meet kettle expr. tencere dibin kara seninki benden kara
pot, meet kettle expr. tencere dibin kara seninki benden kara
Idioms
meet one halfway v. taviz vermek
meet one halfway v. uzlaşmak
make buckle and tongue meet v. ucu ucuna geçinmek
make buckle and tongue meet v. kıt kanaat geçinmek
make buckle and tongue meet v. iki yakası bir araya gelmek
meet halfway v. alttan almak
make ends meet v. ay sonunu getirmek
hardly make both ends meet v. ayın sonunu zor getirmek
barely make both ends meet v. ayın sonunu zor getirmek
meet the same fate v. aynı kaderi paylaşmak
meet one's match v. baltayı taşa vurmak
meet one's match v. belasını bulmak
meet a deadline v. bir işi belirtilen zamanda bitirmek
meet one's match v. çetin cevize çatmak
fail to make end meet v. geçinememek
meet a sticky end v. hoş olmayan bir şekilde ölmek
make ends meet v. geçimini sağlamak
be unable to make two ends meet v. geçim sıkıntısı çekmek
meet halfway v. işi yokuşa sürmemek
not to make both ends meet v. iki yakası bir araya gelmemek
make both ends meet v. iki ucunu bir araya getirmek
make both ends meet v. iki yakası bir araya gelmek
meet halfway v. orta noktada buluşmak
meet one's death v. ölmek
meet one's doom v. kaderine boyun eğmek
barely make both ends meet v. kıt kanaat geçinmek
hardly make both ends meet v. kın kanaat geçinmek
meet one's end v. ölmek
meet one's maker v. ölmek
meet a sticky end v. kötü bir şekilde ölmek
meet someone halfway v. orta noktada buluşmak
meet halfway v. ödün vermek
make both ends meet v. kıt kanaat geçinmek
meet halfway v. kapıyı aralık tutmak
meet one's match v. sert kayaya çatmak
meet a sticky end v. sonu fena olmak
meet somebody in the flesh v. şahsen tanışmak
make both ends meet v. ucu ucuna yetişmek
meet one's match v. (tam) adamına çatmak
hardly make both ends meet v. zar zor geçinmek
barely make both ends meet v. zar zor geçinmek
meet one's match v. ustasına çatmak
make both ends meet v. zar zor iki yakasını bir araya getirmek
meet (one's) eye(s) v. (biriyle) göz göze gelmek
meet (one's) eye(s) v. (birinin) gözüne bakmak
meet someone's eyes v. birine direkt bakmak
meet someone's eyes v. birinin direkt gözüne bakmak
meet someone's eyes v. karşılıklı birbirinin gözüne bakmak
meet someone's eyes v. göz göze bakmak
meet someone's eyes v. biriyle göz göze gelmek
meet someone's eyes v. biriyle göz teması kurmak
meet someone's eyes v. gözleri buluşmak
meet someone's eyes v. birbirlerinin gözünün içine bakmak
meet someone's eye v. birine direkt bakmak
meet someone's eye v. birinin direkt gözüne bakmak
meet someone's eye v. karşılıklı birbirinin gözüne bakmak
meet someone's eye v. göz göze bakmak
meet someone's eye v. biriyle göz göze gelmek
meet someone's eye v. biriyle göz teması kurmak
meet someone's eye v. gözleri buluşmak
meet someone's eye v. birbirlerinin gözünün içine bakmak
meet someone's gaze v. birine direkt bakmak
meet someone's gaze v. birinin direkt gözüne bakmak
meet someone's gaze v. karşılıklı birbirinin gözüne bakmak
meet someone's gaze v. göz göze bakmak
meet someone's gaze v. biriyle göz göze gelmek
meet someone's gaze v. biriyle göz teması kurmak
meet someone's gaze v. gözleri buluşmak
meet someone's gaze v. birbirlerinin gözünün içine bakmak
meet the eye v. görünür olmak
meet the eye v. fark edilir olmak
meet the eye v. göze çarpmak
meet the eye(s) v. göze çarpmak
meet the eye(s) v. görünmek
meet the eye(s) v. görülmek
meet your eye(s) v. göze çarpmak
meet your eye(s) v. görünmek
meet your eye(s) v. görülmek
meet (one's) gaze v. (biriyle) göz teması kurmak
meet (one's) gaze v. (biriyle) göz göze gelmek
meet (one's) gaze v. (birinin) gözlerinin içine bakmak
meet someone halfway v. ortada/orta yolda buluşmak
meet trouble halfway v. ortada henüz bir şey yokken gereksiz yere endişelenmeye başlamak
meet trouble halfway v. ortada fol yok yumurta yokken endişelenmek
meet head-on v. göğüs germek
meet head-on v. yüz yüze gelmek
meet head-on v. üstüne gitmek
meet head-on v. başa çıkmak
meet your match (in somebody) v. kendi dengi olan birini bulmak
meet your match (in somebody) v. kendi dengi biriyle karşılaşmak
meet your match (in somebody) v. kendiyle eşit seviyede birini bulmak
meet your match (in somebody) v. kendiyle eşit seviyede biriyle karşılaşmak
meet your match (in somebody) v. kendisi kadar/kendisinden daha iyi biriyle karşılaşmak
meet your match (in somebody) v. kendisi kadar/kedisinden daha iyi birini bulmak
meet your match (in somebody) v. (birinde) kendini bulmak
meet the case v. davayı görmek
meet the case v. davada bulunmak
meet the case v. davaya katılmak
meet the case v. uygun olmak
meet the case v. elverişli olmak
meet the case v. yeterli olmak
meet the case v. gerektiği gibi olmak
never the twain shall meet expr. iki zıt kutup bir araya gelmez
never the twain shall meet expr. iki zıt kutup birleşmez
when two sundays meet expr. çıkmaz ayın son çarşambası
when two sundays meet expr. balık kavağa çıkınca
when two sundays meet expr. asla
when two sundays meet expr. hiçbir zaman
when two sundays meet expr. iki cihan bir araya gelse
Speaking
I want you to meet my mom expr. annemle tanışmanı istiyorum
let's meet up sometime expr. bir ara görüşelim
you will meet somebody special this week expr. bu hafta özel birisiyle tanışacaksın
I would like you to meet someone expr. birisiyle tanışmanı istiyorum
it's nice to meet you also expr. ben de tanıştığımıza memnun oldum
when we meet expr. buluştuğumuz zaman
I would like you to meet someone expr. birisiyle tanışmanızı istiyorum
we're happy to meet you too expr. biz de sizinle tanıştığımıza sevindik
how did you two meet? expr. birbirinizle nasıl tanıştınız?
meet somewhere else expr. başka bir yerde buluşalım
I would like you to meet someone expr. biriyle tanışmanı istiyorum
nice to meet you, too expr. ben de memnun oldum
I would like you to meet someone expr. biriyle tanışmanızı istiyorum
let's meet on saturday expr. cumartesi buluşalım
let's meet on saturday expr. cumartesi görüşelim
shall we meet? expr. görüşelim mi?
I don't usually meet with women expr. genelde kadınlarla buluşmam
meet me halfway here expr. gel orta yolu bulalım
when shall we meet? expr. ne zaman buluşalım?
who'd you meet with? expr. kiminle buluştun?
good to meet you at last expr. nihayet tanıştığımıza sevindim
where will we meet expr. nerede görüşelim
where will we meet expr. nerede buluşalım
when will we meet? expr. ne zaman buluşalım?
at what time will you meet? expr. kaçta buluşacaksınız?
when shall we meet? expr. ne zaman buluşacağız?
glad to meet you expr. memnun oldum
when will we meet expr. ne zaman görüşeceğiz
when did we meet? expr. ne zaman tanıştık?
I can't wait to meet her expr. onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum
how did they meet? expr. nasıl tanışmışlar?
where shall we meet? expr. nerede buluşalım?
how did you meet him/her? expr. onunla nasıl tanıştın?
how'd you meet her? expr. onunla nasıl tanıştın?
where did you meet her? expr. onunla nerede tanıştın?
you should meet him expr. onunla tanışmalısın
where shall we meet? expr. nerede görüşelim?
I can't wait to meet him expr. onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum
how'd you meet him? expr. onunla nasıl tanıştın?
when will we meet? expr. ne zaman buluşacağız?
where shall we meet? expr. nerede buluşalım?
meet me halfway expr. ortada buluşalım
where did you meet him? expr. onunla nerede tanıştın?
I really want to meet you expr. sizinle mutlaka görüşmek istiyorum
I really want to meet you expr. seninle gerçekten tanışmak istiyorum
I really want to meet you expr. sizinle gerçekten tanışmak istiyorum
I really want to meet you expr. sizinle gerçekten görüşmek istiyorum
I would like you to meet someone expr. sizi birisiyle tanıştırmak istiyorum
it's good to meet you expr. sizi tanımak güzel
I'll meet you there expr. seninle orada buluşurum
I would like to meet you expr. seninle tanışmak istiyorum
good-bye until we meet again expr. şimdilik hoşça kal
you will meet with someone new today expr. sen bugün yeni biriyle tanışacaksın
good-bye until we meet again expr. şimdilik güle güle
I would like you to meet someone expr. seni birisiyle tanıştırmak istiyorum
it's nice to meet you expr. seni tanıdığıma sevindim
it was good to meet you expr. sizinle tanışmak güzeldi
what a pleasure to meet you expr. sizinle tanışmak büyük zevk
there are some people I want you to meet expr. seni tanıştırmak istediğim birkaç kişi var
good-bye till we meet again expr. şimdilik güle güle
I'm honored to meet expr. sizinle tanışmak bir şerefti
I'll meet you there expr. sizinle orada buluşurum
I would like you to meet someone expr. sizi biriyle tanıştırmak istiyorum
it's good to meet you expr. sizinle tanışmak güzel
good-bye till we meet again expr. şimdilik hoşça kal
I am glad to meet you expr. sizinle tanıştığıma memnun oldum
we'll meet you over there expr. sizinle orada buluşuruz
it's an honor to meet you expr. sizinle tanışmak bir şerefti
how did you two meet? expr. siz ikiniz nasıl tanıştınız?
I would like to meet you expr. seninle tanışmak isterim
it was a pleasure to meet you expr. sizinle tanışmak bir zevkti
it was nice to meet you expr. seninle tanışmak güzeldi
I would like you to meet someone expr. seni biriyle tanıştırmak istiyorum
it's a pleasure to meet you expr. sizinle tanışmak bir zevk
where did you two meet? expr. siz ikiniz nerede tanışmıştınız?
I'm very glad to meet you expr. tanıştığımıza çok memnun oldum
it's nice to meet you expr. tanıştığımıza memnun oldum
hope to meet you again expr. tekrar görüşmek üzere
I'm pleased to meet you expr. tanıştığımıza memnun oldum
pleased to meet you expr. tanıştığımıza memnun oldum
it's good to meet you expr. tanıştığıma memnun oldum
I'm pleased to meet you expr. tanıştığıma memnun oldum
pleased to meet you expr. tanıştığıma memnun oldum
nice to meet you expr. tanıştığımıza memnun oldum
I am glad to meet you expr. tanıştığımıza memnun oldum
I'm glad to meet you expr. tanıştığıma sevindim
nice to meet you expr. tanıştığıma memnun oldum
there are some people I want you to meet expr. tanışmanı istediğim birkaç kişi var
I am so glad to meet you expr. tanıştığımıza çok memnun oldum
I'm glad to meet you expr. tanıştığıma memnun oldum
I'd like you to meet her expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I'd like for you to meet him expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
when we meet new people expr. yeni insanlarla tanıştığınızda
let's meet at ten past three expr. üçü on geçe buluşalım
I'd like for you to meet her expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I hope we meet again expr. umarım tekrar görüşürüz
we meet again expr. yine karşılaştık
I hope that one day we can meet again expr. umarım bir gün tekrar bir araya gelebiliriz
I hope that one day we can meet again expr. umarım bir gün yeniden bulaşabiliriz
I'd like you to meet him expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
Chat Usage
wltm (would like to meet) expr. görüşmek/tanışmak isterim
I would really like to meet you expr. seninle buluşmayı çok isterdim
I would really like to meet you expr. seninle tanışmayı çok isterdim
Trade/Economic
meet quota v. kotayı karşılamak
meet the expense v. masraf karşılamak
meet the demand v. talebini karşılamak
meet a loss v. zarara uğramak
Law
meet an accident v. kazaya uğramak
meet a requirement v. lüzumunu yerine getirmek
meet a requirement v. şartı karşılamak
fail to meet financial obligations v. temerrüde düşmek
failure to meet a financial obligation n. temerrüt
Politics
meet-the-expert meetings n. uzmanına danışın toplantıları
Tourism
meet and greet n. yolcuların geldikleri havaalanı, liman veya terminalde karşılanması hizmetleri
Technical
meet operation n. karşılaşma işlemi
Computer
meet operation n. karşılaşma işlemi
meet market n. tanışma merkezi
meet now expr. şimdi toplantı yap
Automotive
swap meet n. oto panayırı
Sport
meet somebody in final v. finalde karşılaşmak
meet somebody in final v. finalde oynamak
track meet n. birden fazla takımın katıldığı atletizm karşılaşması
quadrangular meet n. dörtlü yarışma
swim meet n. iki veya daha fazla takım arasında düzenlenen yüzme müsabakası
swimming meet n. iki veya daha fazla takım arasında düzenlenen yüzme müsabakası