yerine getirmek - Turkish English Dictionary
History

yerine getirmek



Meanings of "yerine getirmek" in English Turkish Dictionary : 47 result(s)

Turkish English
Common Usage
yerine getirmek carry out v.
yerine getirmek perform v.
yerine getirmek fulfil v.
yerine getirmek fulfill v.
General
yerine getirmek answer v.
yerine getirmek make good v.
yerine getirmek effect v.
yerine getirmek administer v.
yerine getirmek fulfil v.
yerine getirmek acquit oneself v.
yerine getirmek settle v.
yerine getirmek doest v.
yerine getirmek enforce v.
yerine getirmek put in force v.
yerine getirmek exercise v.
yerine getirmek make something good v.
yerine getirmek serve v.
yerine getirmek complete v.
yerine getirmek execute v.
yerine getirmek satisfy v.
yerine getirmek discharge v.
yerine getirmek carry through v.
yerine getirmek grant v.
yerine getirmek accomplish v.
yerine getirmek execute (a task) v.
yerine getirmek bring (something) back v.
yerine getirmek carry out (a task) v.
yerine getirmek perform (a task) v.
yerine getirmek fulfill v.
yerine getirmek fill v.
yerine getirmek implement v.
yerine getirmek perform v.
yerine getirmek consummate v.
yerine getirmek keep v.
yerine getirmek meet v.
yerine getirmek deliver v.
Idioms
yerine getirmek carry out
Trade/Economic
yerine getirmek administer
Law
yerine getirmek perform
yerine getirmek accede
Technical
yerine getirmek implement
yerine getirmek fulfill
yerine getirmek perform
yerine getirmek meet
yerine getirmek observe
yerine getirmek fulfil
Archaic
yerine getirmek doeth v.

Meanings of "yerine getirmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 139 result(s)

Turkish English
Common Usage
yerine getirmek (plan vb'ni) implement v.
General
amacı yerine getirmek achieve a goal v.
yerine getirmek (bir adeti) observe v.
yerine getirmek (görevi) discharge v.
sözünü yerine getirmek keep one's promise v.
fonksiyonunu yerine getirmek function v.
yerine getirmek (sözü) make good on v.
birinin tüm isteklerini yerine getirmek go all the way with v.
harfi harfine yerine getirmek follow through v.
gerekleri yerine getirmek meet the requirements v.
amacı yerine getirmek fulfill one's goal v.
bir şeyi yerine getirmek carry something through v.
amacı yerine getirmek accomplish one's goal v.
amacı yerine getirmek achieve one's goal v.
yerine getirmek (vaat) redeem v.
görevini yerine getirmek do one's duty v.
sözünü yerine getirmek keep one's word v.
resmi bir görevi yerine getirmek officiate v.
yerine getirmek (arzu, rica vb) indulge v.
sözünü yerine getirmek be as good as one's word v.
sözünü yerine getirmek be true to one's word v.
sözünü yerine getirmek be as good as one's promise v.
görevi yerine getirmek officiate v.
bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefareti yerine getirmek do penance v.
işlevini yerine getirmek function v.
görevini yerine getirmek do one's share of a task v.
kendine düşen görevi yerine getirmek keep one's end up v.
sorumluluğunu yerine getirmek pull one's weight v.
yükümlülükleri yerine getirmek meet the liabilities v.
yükümlülükleri yerine getirmek meet the obligations v.
yükümlülükleri yerine getirmek fulfill the obligations v.
yükümlülüklerini yerine getirmek meet one's obligations v.
yükümlülüklerini yerine getirmek fulfill one's obligations v.
yükümlülüğü yerine getirmek fulfill the obligation v.
yükümlülüğü yerine getirmek meet the liability v.
yükümlülüğünü yerine getirmek meet one's liability v.
yükümlülüğü yerine getirmek meet the obligation v.
adaleti yerine getirmek administer the law v.
adaleti yerine getirmek administer justice v.
yükümlülüğünü yerine getirmek meet one's obligation v.
yükümlülüğü yerine getirmek meet a liability v.
yükümlülüğünü yerine getirmek fulfill one's obligation v.
yükümlülüklerini yerine getirmek meet one's liabilities v.
yükümlülüğü yerine getirmek meet an obligation v.
yükümlülüğü yerine getirmek fulfill an obligation v.
emirleri yerine getirmek carry out the orders v.
fonksiyonlarını yerine getirmek perform one's functions v.
fonksiyonlarını yerine getirmek function v.
kriterleri yerine getirmek fulfil the criteria v.
kriterleri yerine getirmek meet the criteria v.
kriterleri yerine getirmek satisfy the criteria v.
dini vecibeleri yerine getirmek practise the religious duties v.
dini vecibeleri yerine getirmek fulfill the religious duties v.
eksiksiz yerine getirmek amply fulfil v.
eksiksiz yerine getirmek completely fulfil v.
yaşam için gereken koşulları yerine getirmek için bir gezegenin yüzeyinde ve atmosferinde değişiklik yapmak terraform v.
şartları yerine getirmek meet the conditions v.
şartları yerine getirmek fulfil the conditions v.
hayallerini yerine getirmek make one's dream come true v.
yükümlülük yerine getirmek meet obligation v.
yükümlülük yerine getirmek discharge an obligation v.
yükümlülük yerine getirmek fulfil obligation v.
(rica vb) yerine getirmek indulge v.
taahhüdü yerine getirmek honour a commitment v.
taahhüdü yerine getirmek meet a commitment v.
taahhüdü yerine getirmek fulfil a commitment v.
vatani görevini yerine getirmek perform military service v.
talimat yerine getirmek carry out instruction v.
yasal yükümlülüklerini yerine getirmek perform one’s legal obligations v.
kanuni yükümlülüklerini yerine getirmek perform one’s legal obligations v.
hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek perform one’s legal obligations v.
siparişi yerine getirmek fulfil an order v.
isteklerini yerine getirmek indulge v.
gerekleri yerine getirmek do the requirements v.
birinin son arzusunu yerine getirmek honour one's dying wish v.
görevi yerine getirmek fulfil a duty v.
sözünü yerine getirmek fulfil the promise v.
görevlerini yerine getirmek perform one's duties v.
görevlerini yerine getirmek fulfil one's obligations v.
görevlerini yerine getirmek fulfil one's duties v.
görevlerini yerine getirmek do one's duties v.
reformları yerine getirmek live up to reforms v.
fonksiyonlarını gereği gibi yerine getirmek meet functional requirements v.
bir taahhüdü yerine getirmek meet an engagement v.
bir taahhüdü yerine getirmek fulfil an obligation v.
sözünü yerine getirmek keep promise v.
bir taahhüdü yerine getirmek meet an obligation v.
bir taahhüdü yerine getirmek fulfil an engagement v.
bir arzuyu yerine getirmek attend a desire v.
sorumlulukları/yükümlülükleri yerine getirmek fulfil the obligations v.
sorumuluğu yerine getirmek fulfill the responsibility v.
yasal zorunlulukları yerine getirmek fulfill the legal obligations v.
koşulu yerine getirmek fulfil the requirement/specifications v.
koşulu yerine getirmek provide the appropriate conditions v.
bir görevi yerine getirmek perform a task v.
verilen bir sözü/adağı yerine getirmek için yapılan sunu ex-voto v.
sorumlulukları yerine getirmek fulfil the responsibilities v.
talebi yerine getirmek fulfill/meet the demand v.
emirleri yerine getirmek follow orders v.
aynı anda birkaç görevi yerine getirmek multitask v.
sorumluluk yerine getirmek fulfil a responsibility v.
talebi yerine getirmek comply with the request v.
taahhütlerini yerine getirmek deliver commitments v.
başkalarının isteklerini yerine getirmek fulfill the wishes of others v.
belli bir görevi yerine getirmek için gerekli beceriler skillset n.
zor bir görevi yerine getirmek için kurulmuş ekip hit squad n.
Idioms
(vaat vb) yerine getirmek make good
buyruklarını yerine getirmek dance to someone's tune
dinin gereklerini yerine getirmek için savaşmak fight the good fight
yerine başkasını göreve getirmek step into the breach
birisinin tüm isteklerini yerine getirmek spoil somebody rotten
verdiği sözü tutmak/yerine getirmek live up to one's side of the bargain
verdiği sözü tutmak/yerine getirmek keep one's side of the bargain
verdiği sözü tutmak/yerine getirmek live up to one's end of the bargain
verdiği sözü tutmak/yerine getirmek keep one's end of the bargain
verdiği sözü yerine getirmek live up to one's end of the bargain
verdiği sözü yerine getirmek keep one's side of the bargain
verdiği sözü yerine getirmek keep one's end of the bargain
verdiği sözü yerine getirmek live up to one's side of the bargain
başkasının görevini yerine getirmek step into the breach
buyruklarını yerine getirmek dance to the tune of someone
(başkasının) isteğini/ricasını yerine getirmek do someone's bidding
kimsenin üstlenmediği kötü görevleri yerine getirmek play the heavy
verdiği sözü yerine getirmek live up to one's promise
vaatlerini yerine getirmek one's actions follow one's words
Speaking
gereğini yerine getirmek do what is necessary v.
Trade/Economic
belirli görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş devlet dairesi veya makam agency
resmi işlemleri yerine getirmek officiate
Law
kanunları yerine getirmek satisfy laws and regulations
lüzumunu yerine getirmek meet a requirement
bir arzuyu yerine getirmek accede to a desire
Politics
sorumluluklarını yerine getirmek fulfill its responsibilities
sorumluluğu yerine getirmek discharge the responsibility
bir görevi yerine getirmek perform a task
bir koşulu yerine getirmek fulfil a condition
Insurance
sigortacının poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için elinde bulundurduğu fonlar policy reserves
Technical
tekrar yerine getirmek remount
yeniden yerine getirmek remount
uymak yerine getirmek comply with