yapmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

yapmak



Significados de "yapmak" en diccionario inglés turco : 104 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yapmak execute v.
yapmak do v.
yapmak make v.
yapmak perform v.
yapmak practice v.
yapmak practise v.
General
yapmak engineer v.
yapmak commit v.
yapmak acquit oneself v.
yapmak have v.
yapmak turn out v.
yapmak profess v.
yapmak perpetrate v.
yapmak put through v.
yapmak frame v.
yapmak go through v.
yapmak weave v.
yapmak establish v.
yapmak land v.
yapmak make of v.
yapmak practice v.
yapmak cause v.
yapmak contrive v.
yapmak deliver v.
yapmak work on v.
yapmak set v.
yapmak form v.
yapmak act v.
yapmak build v.
yapmak fulfil v.
yapmak do v.
yapmak cost v.
yapmak brew v.
yapmak put up v.
yapmak work v.
yapmak take v.
yapmak go over v.
yapmak get v.
yapmak forge v.
yapmak carve out v.
yapmak hold in v.
yapmak architect v.
yapmak turn v.
yapmak transact v.
yapmak ply v.
yapmak draw v.
yapmak cook v.
yapmak repair v.
yapmak fill v.
yapmak mend v.
yapmak concoct v.
yapmak do with v.
yapmak fashion v.
yapmak prepare v.
yapmak construct v.
yapmak practise v.
yapmak make up v.
yapmak perform v.
yapmak ordain v.
yapmak accomplish v.
yapmak bring out v.
yapmak conduct v.
yapmak erect v.
yapmak found v.
yapmak fabricate v.
yapmak manufacture v.
yapmak make v.
yapmak produce v.
yapmak carry on v.
yapmak come close v.
yapmak fulfill v.
Slang
yapmak bust (rap slang)
Trade/Economic
yapmak adhibit v.
yapmak make up
yapmak render
yapmak administer
yapmak make of
yapmak perpetrate
yapmak make
Law
yapmak commit
yapmak construct
Politics
yapmak make a reduction
yapmak apply a reduction
Technical
yapmak erect
yapmak manufacture
yapmak conference
yapmak produce
yapmak implement
yapmak fulfill
yapmak found
yapmak fabricate
yapmak make
yapmak conduct
yapmak construct
yapmak achieve
yapmak meet
yapmak design
yapmak accomplish
yapmak create
yapmak carry out
yapmak fulfil
Latin
yapmak facere
Archaic
yapmak doth
yapmak dost (do)

Significados de "yapmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kazı yapmak excavate v.
çiş yapmak pee v.
mastürbasyon yapmak masturbate v.
modele göre yapmak pattern v.
tanıtımını yapmak promote v.
hata yapmak err v.
anafor yapmak eddy v.
kopyasını yapmak replicate v.
sürterek yara yapmak gall v.
masaj yapmak massage v.
alıştırma yapmak exercise v.
çiş yapmak wee v.
prova yapmak rehearse v.
savunma yapmak plead v.
bakım yapmak maintain v.
hemşirelik yapmak nurse v.
sabotaj yapmak sabotage v.
egzersiz yapmak exercise v.
bakıcılık yapmak nurse v.
aynını yapmak replicate v.
barış yapmak make peace v.
yürüyüş yapmak (topluca) march v.
konuşma yapmak give a speech v.
katkı yapmak contribute v.
çiş yapmak urinate v.
hata yapmak make a mistake v.
baskın yapmak raid v.
çıkıntı yapmak stick out v.
kaçak yapmak ooze v.
çağrışım yapmak evoke v.
şantaj yapmak blackmail v.
kamp yapmak camp v.
iş yapmak deal v.
yaramazlık yapmak act up v.
iş yapmak do business v.
öncülük yapmak lead v.
çekim yapmak (kamera) shoot v.
panik yapmak panic v.
öncülüğünü yapmak lead v.
ayak işleri yapmak run an errand v.
ayrım yapmak discriminate v.
suikast yapmak assassinate v.
fren yapmak brake v.
blöf yapmak bluff v.
işbirliği yapmak collaborate v.
gösteri yapmak demonstrate v.
işbirliği yapmak cooperate v.
yaramazlık yapmak misbehave v.
ızgara yapmak grill v.
hafriyat yapmak excavate v.
görüşme yapmak meet v.
düşük yapmak miscarry v.
yatırım yapmak invest v.
alıntı yapmak quote v.
rol yapmak perform v.
pratik yapmak practise v.
kaynak yapmak weld v.
gözlem yapmak observe v.
reform yapmak reform v.
hırsızlık yapmak steal v.
misilleme yapmak retaliate v.
taslağını yapmak sketch v.
devir yapmak revolve v.
yeniden yapmak redo v.
çocuk yapmak make a baby v.
sınav yapmak quiz v.
büyü yapmak cast a spell over v.
büyü yapmak witch v.
baskı yapmak force v.
araştırma yapmak research v.
alıştırma yapmak practice v.
sıra ile yapmak alternate v.
değişimli olarak yapmak alternate v.
baskı yapmak press v.
oylama yapmak ballot v.
alıştırma yapmak practise v.
iki misli yapmak double v.
ağırlık yapmak weight v.
iş yapmak work v.
reklamını yapmak advertize v.
reklamını yapmak advertise v.
General
otostop yapmak thumb a lift v.
konuşma yapmak address v.
bir işi tamamıyla yapmak go the whole hog v.
dersini yapmak do one's homework v.
bip bip yapmak bleep v.
ticaret yapmak ply a trade v.
bağlantı yapmak make an agreement with v.
tekerleklerle iz yapmak rut v.
dublörlüğünü yapmak stand in for v.
çene yapmak gab v.
kompostosunu yapmak put up v.
şekerleme yapmak have a snooze v.
ağız dalaşı yapmak have a row v.
aynı anda yapmak accompany v.
karanlık yapmak obscure v.
kaza yapmak have an accident v.
ev sahipliği yapmak receive v.
reklamını yapmak boom v.
kaka yapmak defecate v.
birinden gizli yapmak do something behind one's back v.
kesinti yapmak cut something back v.
propaganda yapmak propagate v.
soruşturma yapmak inquire into v.
sahtekarlık yapmak defraud v.
dersini yapmak prepare one's lesson v.
kompliman yapmak pay a compliment v.
zum yapmak zoom v.
taslağını yapmak roughcast v.
oynama yapmak juggle with v.
doya doya yapmak feast v.
kıyak yapmak do somebody a great favour v.
erken doğum yapmak cast v.
tatil yapmak take a holiday v.
fedakarlık yapmak make a sacrifice v.
rock yapmak (müzik) rock v.
yargısız infaz yapmak execute with extreme prejudice v.
ile röportaj yapmak interview v.
reverans yapmak drop a curtsy v.
yalıtım yapmak insulate v.
numara yapmak pretend v.
is yapmak smut v.
yardımcı oyunculuk yapmak understudy v.
inanır gibi yapmak pay lip service to v.
gösteriş yapmak chuck one's weight about v.
reasürans yapmak reinsure v.
ağır işler yapmak drudge v.
acemice iş yapmak bungle v.
kırış kırış yapmak shrivel v.
mastürbasyon yapmak jerk off v.
kabataslak yapmak rough out v.
beceriksizce yapmak fumble v.
kalpazanlık yapmak falsify v.
gibi yapmak simulate v.
sıcak kompres yapmak stupe v.
reklam yapmak boom v.
gösteriş yapmak sport v.
temizlik yapmak clean up v.
isim yapmak become famous v.
tahkikat yapmak investigate v.
zikzak yapmak weave v.
gösteriş yapmak splurge v.
jöle yapmak jell v.
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between v.
gererek işkence yapmak rack v.
tahkikat yapmak inquire into v.
paten yapmak skate v.
rol yapmak feign v.
damalı yapmak checker v.
poz yapmak attitudinize v.
çıkıntı yapmak run out v.
iki misli yapmak double v.
baştan savma yapmak botch v.
falso yapmak play a false note v.
üzerine düşeni yapmak pull one's weight v.
friksiyon yapmak rub v.
uydurup yapmak improvise v.
iş yapmak traffic v.
mukavele yapmak make a contract v.
hile yapmak rook v.
diş dolgusu yapmak fill a tooth v.
kangal yapmak coil v.
plan yapmak make a plan v.
sorti yapmak sortie v.
falso yapmak make a blunder v.
alem yapmak revel v.
bir şeyi yapmak için çok masraf etmek go to great expense v.
propagandasını yapmak propagandize v.
mukavele yapmak covenant v.
şekerleme yapmak doze v.
küre şeklinde yapmak orb v.
ağ yapmak net v.
ticareti yapmak traffic v.
benek yapmak speckle v.
soygun yapmak rob v.
ad yapmak make a name for oneself v.
taklidini yapmak imitate v.
karışım yapmak alloy v.
uşaklık yapmak valet v.
gezinti yapmak go for a stroll v.
gaf yapmak blunder v.
gaz yapmak fart v.
aktarma yapmak change v.
protokol yapmak protocol v.
abone yapmak subscribe someone to v.
isteyerek yapmak volunteer v.
parazit yapmak bother someone v.
şike yapmak rig a game v.
doğaçlama yapmak improvise v.
on katı yapmak decuple v.
flu yapmak blur v.
çabuk (yapmak) istemek be in a hurry to v.
konuşma yapmak confer v.
balans ayarını yapmak equalize v.
oylama yapmak take the vote v.
çeviri yapmak construe v.
açık oturum yapmak make a panel v.
faul yapmak foul v.
kırma yapmak crease v.
hile yapmak cheat v.
deste yapmak bunch v.
ayrı seçi yapmak differentiate v.
ağırlık yapmak weight v.
keşif yapmak reconnoitre v.
demet yapmak shock v.
kemer yapmak vault v.
analiz yapmak analyse v.
bukle yapmak curl v.
birine şaka yapmak play a joke on someone v.
turnuva yapmak tourney v.
bağış yapmak give away v.
kakma işi yapmak (taş) set v.
bakım yapmak renew v.
atılım yapmak spurt v.
katalog yapmak catalogue v.
oynama yapmak cook up v.
tabela yapmak be placed v.
galvanize klişe yapmak electrotype v.
kare yapmak square v.
banyo yapmak have a bath v.
seğirdim yapmak kick v.
kesinti yapmak cut back v.
kur yapmak pay court to v.
işkence yapmak torment v.
meç yapmak (saça) streak v.
bir işi kendiliğinden yapmak take something upon oneself v.
konuşma yapmak perorate v.
uğultu yapmak whirry v.
giriş yapmak preface v.
temizlik yapmak do cleaning v.
fiyatta indirim yapmak knock something off the price v.
gelişigüzel yapmak make random v.
alışveriş yapmak shop v.
sert ve ani çıkış yapmak lash out at v.
sırayla yapmak alternate v.
işbirliği yapmak make common cause with v.
dört kopya yapmak quadruplicate v.
nakliye yapmak dispatch v.
arıza yapmak go wrong v.
banyo yapmak bathe v.
tekrar yapmak do over v.
icat yapmak contrivance v.
çıkış yapmak scold v.
caz yapmak yammer v.
servis yapmak serve food v.
askerlik yapmak do one's military service v.
boks yapmak box v.
konservesini yapmak put up v.
anlaşma yapmak strike a deal v.
çift yapmak geminate v.
ayrıcalık yapmak discriminate v.
ikmal yapmak take on supplies v.
kur yapmak flirt v.
cızırtı yapmak splutter v.
daha kolay bir çözüm varken bir şeyi zor bir şekilde yapmak do something the hard way v.
gereğini yapmak meet the case v.
din propagandası yapmak proselytize v.
çeviri yapmak translate v.
çizgi çizgi yapmak striate v.
atak yapmak spurt v.
yazılı açıklama yapmak make a written statement v.
içki alemi yapmak binge v.
gezinti yapmak hike v.
geçerli yapmak validate v.
demet yapmak truss v.
espri yapmak crack a joke v.
tahrifat yapmak falsify v.
lütfedip yapmak vouchsafe v.
hamallığını yapmak do the donkeywork v.
malt yapmak malt v.
ağırlık yapmak weigh down v.
canı bir şeyi yapmak istemek be in the mood to v.
baskı yapmak keep down v.
envanterini yapmak inventory v.
egzersiz yapmak do exercise v.
merserize yapmak mercerize v.
aktarma yapmak change trains v.
kompliman yapmak pay somebody a compliment v.
iskonto yapmak make a reduction v.
üzerinde oynama yapmak fiddle v.
benek yapmak speck v.
çukur yapmak pit v.
hamle yapmak attack v.
gaf yapmak flub v.
vuruş yapmak strike out v.
tekrar yapmak redo v.
giriş yapmak enter v.
kaçakçılık yapmak bootleg v.
yazmanlık yapmak clerk v.
balya yapmak make inbales v.
yalpa yapmak shimmy v.
ödemeli telefon görüşmesi yapmak reverse the charges v.
gaf yapmak put one's foot in one's mouth v.
kritiğini yapmak criticize v.
şamata yapmak make a noise v.
hırsızlık yapmak rob v.
açıklama yapmak explain v.
çit yapmak fence in v.
tadilat yapmak (bir yerde) remodel v.
devir yapmak revolve v.
defans yapmak play defensively v.
belirli bir amaca göre bir şeyi yapmak/değiştirmek tailor v.
redaksiyon yapmak edit v.
taklidini yapmak impersonate v.
sesli yapmak vowelize v.
kum yapmak sand v.
giriş yapmak check in v.
tümsek yapmak mound v.
manikür yapmak manicure v.
röportaj yapmak do an interview v.
alışverişini yapmak do one's shopping v.
iğneardı dikiş yapmak backstitch v.
işbirliği yapmak go ahead with v.
gönderme yapmak refer to v.
kare kare yapmak square v.
öğretmenlik yapmak teach v.
düzenleme yapmak regulate v.
araştırma yapmak shop v.
otostop yapmak hitchhike v.
baskı yapmak (dergi vb) print v.
fuhuş yapmak whore v.
yemek yapmak make food v.
gezinti yapmak go for a jaunt v.
yalandan yapmak simulate v.
sinir yapmak get angry v.
mavi yapmak blue v.
ayrım yapmak differentiate v.
özetini yapmak epitomize v.
sinir yapmak be riled at v.
kitabın çıkış kaydını yapmak check out of v.
deve yapmak pocket v.
reklamını yapmak (radyo) plug v.
tutukluk yapmak misfire v.
yaraya pansuman yapmak dress v.
tur yapmak tour v.
işbirliği yapmak associate v.
solo yapmak solo v.
aşk yapmak make love v.
şekerleme yapmak snooze v.
harmonisini yapmak harmonize v.
çevirisini yapmak put v.
grev yapmak be on strike v.
bir iş için ön hazırlık yapmak lay the groundwork for v.
elinden geleni yapmak step up to the plate v.
modellik yapmak sit v.
benekli yapmak fleck v.
sükse yapmak make a name for oneself v.
hata yapmak commit an error v.
birşeyi gözden geçirerek gereken tamirleri yapmak overhaul v.
ferma yapmak (av köpeği) point v.
kamp yapmak set up a camp v.
bir işi keyif almadan yapmak go through the motions v.
simsarlık yapmak tout v.
görev yapmak do a job v.
değiş tokuş yapmak barter v.
hırsızlık yapmak commit a theft v.
görüşme yapmak have an interview v.
baskı yapmak press v.
rol yapmak put on an act v.
çentik yapmak jag v.
yumak yapmak ball v.
nakliye yapmak freight v.
mangalda ızgara yapmak charbroil v.
temizlikçilik yapmak char v.
bir şeyi iyi yapmak be skilled in v.
büyü yapmak witch v.
saygısızlık yapmak disregard v.
bir deri bir kemik yapmak emaciate v.
tercüme yapmak translate v.
hacetini yapmak go to the toilet v.
telepati yapmak telepathize v.
askeri darbe yapmak make a military coup v.
ütü yapmak iron v.
nükte yapmak make witty remarks v.
birine sürpriz yapmak surprise v.
olası yanlış anlaşılmaları önlemek için açıklama yapmak set the record straight v.
parazit yapmak stray v.
jimnastik yapmak do gymnastic exercises v.
ameliyat yapmak operate v.
yeni baştan yapmak reconstruct v.
gemi yolculuğu yapmak navigate v.
büyük bir gaf yapmak pull a boner v.
döküm yapmak smelt v.
saldırı yapmak attack v.
alıştırma yapmak drill v.
salamura yapmak salt v.
deve yapmak appropriate v.
büyücülük yapmak conjure v.
genelleme yapmak generalize v.
yetersiz yapmak unfit v.
dört nüsha yapmak quadruplicate v.
grev yapmak strike v.
şamata yapmak make a commotion v.
şaka yapmak lark v.
pandomim yapmak mime v.
ondüle yapmak wave v.
propaganda yapmak canvass v.
sınav yapmak examine v.
banyo yapmak bath v.
hile yapmak load the dice v.
yatırım yapmak make an investment v.
yanıltıcı reklam yapmak hype v.
taklidini yapmak simulate v.
şaka yapmak fool v.
rejim yapmak be on a diet v.
dalış yapmak dip v.
zam yapmak raise v.
son bir hazırlık yapmak (konserden/temsilden önce) warm up v.
espri yapmak make a wisecrack v.
yürüyüş yapmak go on a walk v.
misilleme yapmak hit back v.
kampanya yapmak campaign v.
pencere yalıtımı yapmak weather strip v.
gaf yapmak make a blunder v.
yan saldırısı yapmak flank v.
katakulli yapmak cheat v.
sondaj yapmak probe v.
zamanlama hatası yapmak mistime v.
tezahürat yapmak (sözle) cheer v.
kağıt hamuru yapmak pulp v.
deniz yolculuğu yapmak voyage v.
seyyar satıcılık yapmak peddle v.
top yapmak ball v.
garsonluk yapmak wait tables v.
liste yapmak itemize v.
yolculuk yapmak journey v.
balo yapmak ball v.
dağcılık yapmak mountaineer v.
poz yapmak affect v.
rol yapmak role v.
gaf yapmak put one's foot into it v.
görüşme yapmak meet v.
önceden yapmak anticipate v.
pli yapmak kilt v.
bir şey yapmak itiyadında olmak be given to v.
şaka yapmak quip v.
anlaşma yapmak contract v.
ses sınavı yapmak audition v.
birine reverans yapmak make someone a curtsy v.
tasarruf yapmak practice economy v.
duş yapmak shower v.
antrenman yapmak practice v.
basamaklı yapmak step v.
su geçirmez yapmak rubber v.
kardeş payı yapmak divide equally v.
çapkınlık yapmak have one's fling v.
yürüyüş yapmak take for a walk v.
spekülasyon yapmak operate v.
ayrım yapmak discriminate between v.
kompliman yapmak sugar v.
yanlış yapmak go astray v.
fuhuş yapmak act as a prostitute v.
baskı yapmak tyrannize v.
kıyak yapmak do somebody a favour v.
reçelini yapmak preserve v.
kopyasını yapmak copy v.
fiziki iş yapmak turn a hand v.
satıcılık yapmak vend v.
alıntı yapmak quote v.
ayrım yapmak segregate v.
tatil yapmak vacation v.
işini üstünkörü yapmak goldbrick v.
soru sorarak sondaj yapmak probe v.
grev gözcülüğü yapmak picket v.
briç deklarasyon yapmak bid v.
üstüne gölge yapmak cast a shadow upon v.
kroki yapmak sketch v.
komisyonculuk yapmak job v.
püre yapmak mash v.
resmini yapmak picture v.
gaf yapmak drop a clanger v.
uluslararası yapmak internationalize v.
dolgu yapmak plug v.
kötülük yapmak misdo v.
yorum yapmak comment v.
daha iyi yapmak outperform v.
büyü yapmak put a spell v.
fazla rezervasyon yapmak overbook v.
rol dağıtımı yapmak cast v.
yapmak (hata) perpetrate v.
işportacılık yapmak vend v.
çiş yapmak spend a penny v.
başkasının vazifesini yapmak act as v.
kulis yapmak work behind the scenes v.
rodaj yapmak grind v.
aracılık yapmak stand between v.
takıntı yapmak (bir şeyi) be obsessed with v.
çıkıntı yapmak jut v.
iade yapmak refund v.
çiş yapmak do number one v.
acemice iş yapmak muff v.
dublaj yapmak dub v.
izin istemeden bir şeyi yapmak take the liberty of doing something v.
spekülasyon yapmak play the market v.
işbirliği yapmak aline oneself with v.
gösteriş yapmak make a demonstration v.
yuva yapmak nidificate v.
ihmal edilmiş bir işi yapmak catch up on v.
doğuya doğru yapmak orient v.
zamanlama yapmak time v.