make up - Turco Inglés Diccionario
Historia

make up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "make up" en diccionario turco inglés : 59 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
make up v. uydurmak
General
make up v. düzmek
make up v. sallamak
make up v. kıvırmak
make up v. atmak
make up v. toplamak
make up v. düzenlemek
make up v. barışmak
make up v. toparlamak
make up v. bir araya getirmek
make up v. makyaj yapmak
make up v. uyduruvermek
make up v. kafadan uydurmak
make up v. karar vermek
make up v. boyanmak
make up v. icat etmek
make up v. hazırlamak
make up v. yapmak
make up v. yatak yapmak
make up v. tamamlamak
make up v. yarışta aradaki mesafeyi kapatmak
make up v. oluşturmak
make up v. geri vermek
make up v. ödemek
make up v. düzeltmek
Colloquial
make up v. yerine getirmek
make up v. yapıp bitirmek
Idioms
make up v. açmak
make up v. bütünü oluşturmak
make up v. barışmak
make up v. bütünleşmek
make up v. bütün oluşturmak
make up v. dostluğu yeniden kurmak
make up v. hazırlamak
make up v. icat etmek
make up v. katılmak
make up v. karıştırarak hazırlamak
make up v. kafadan atmak
make up v. mizanpaj yapmak
make up v. makyaj yapmak
make up v. sayfa düzeni yapmak
make up v. reçete hazırlamak
make up v. sayfayı hazırlamak
make up v. (özür/neden) bulmak
make up v. uydurmak
make up v. (ilacı) hazırlamak
make up v. hazır etmek
make up v. siparişi hazırlamak
make up n. kaybı telafi etme
make up n. (para/zaman) kaybı giderme
Trade/Economic
make up v. hazırlamak
make up v. tamamlamak
make up v. telafi etmek
make up v. yapmak
Technical
make up v. oluşturmak
make up v. meydana getirmek
Military
make up v. tertip etmek
make up n. maket
Slang
make up v. katakofti atmak

Significados de "make up" con otros términos en diccionario inglés turco: 245 resultado(s)

Inglés Turco
General
make it up v. barışmak
make up for lost time v. kaybedilen zamanı telafi etmek
make blow up v. patlatmak
make up for something v. telafi etmek
make somebody to dig up v. eştirmek
put away make up v. makyajı temizlemek
make up for v. telafi etmek
make it up to somebody v. altında kalmamak
put on make up v. makyaj yapmak
make up one's mind v. karara varmak
make up a balance sheet v. bilanço düzenlemek
make up with v. barışmak
make up one's mind v. karar vermek
make it up v. uzlaşmak
make up to v. yaranmak
make up one's mind v. kararını vermek
make up a shortage v. eksikleri gidermek
kiss and make up v. barışmak
make up one's mind v. seçmek
make up the difference v. farkı kapatmak
make up to someone v. yaranmak
make something up v. paket yapmak
make something up v. yerini doldurmak
make something up to someone v. telafi etmek
make something up v. tamamlamak
make up for something v. karşılamak
make something up v. karşılamak
make up to someone v. gözüne girmeye çalışmak
make something up v. uydurmak
make something up v. hazırlamak
make someone up v. birine makyaj yapmak
make up with v. gönlünü almak
have one's make up running v. makyajı akmak
make up unsupported stories v. desteksiz atmak
make up one's bed v. yatağını yapmak
make up one's bed v. yatağını toplamak
make up the bed v. yatağı toplamak
make up an excuse v. bahane uydurmak
make up an excuse v. bahane göstermek
make up for a mistake v. hatayı telafi etmek
make up a prescription v. reçete hazırlamak
make (someone) straighten up and do as he is supposed to do v. yola getirmek
make up the deficiency v. yetersizliği gidermek
make up the deficiency v. eksiklik gidermek
make up a shortage v. eksiklik gidermek
make up to someone v. birinin gönlünü almak
apply make-up v. makyaj yapmak
make up with v. ile arayı düzeltmek
fail the final exam and need to sit for the make-up exam v. bütünlemeye kalmak
take one's make-up off v. makyajını temizlemek
take the make-up off v. makyajını temizlemek
take the make-up off v. makyajını silmek
take off the make-up v. makyaj temizlemek
put on make-up v. makyaj yapmak
remove one's make-up v. makyajını silmek
remove the make-up v. makyaj temizlemek
remove the make-up from v. makyajını silmek
remove one's make-up v. makyajını temizlemek
put on make-up v. boyanmak
take off one's make-up v. makyajını silmek
remove the make-up from v. makyajını temizlemek
take one's make-up off v. makyajını silmek
make up one's mind to v. karar vermek
make up one's mind to v. aklına koymak
make up to v. gözüne girmeye çalışmak
make up to v. yaranmaya çalışmak
make up one's mind v. kafasını toplamak
make up the deficiencies v. eksik gidermek
make up for something v. eksiği gidermek
make up the deficiencies v. eksiklerini gidermek
make up a deficiency v. bir eksikliği tamamlamak
make (up) a whole v. bir bütün teşkil etmek
wear make-up v. makyaj yapmak
make up a bed v. yatak düzeltmek
make someone's bed up v. yatağını toplamak
make up the bed v. yatak toplamak
make up a story v. hikaye uydurmak
make up a foursome v. dörtlüyü kurmak
make up a foursome v. bir dörtlü oluşturmak
make up for it v. telafi etmek
touch up her make-up v. makyajını tazelemek
make someone feel like giving up v. cesaretini kırmak
make up stories v. hikayeler uydurmak
reapply make-up v. makyajını tazelemek
make yourself up v. kendine makyaj yapmak
make-up n. mizanpaj
make-up n. doğa
make-up n. düzenleme
make-up n. makyaj malzemesi
make-up n. huy
make-up n. tasarım
make-up artist n. makyajcı
make-up n. bileşim
make-up n. yapı
make-up n. maya
make-up n. kişilik
make-up remover n. makyaj temizleyicisi
make-up base n. makyaj bazı
make-up n. yapım
make-up examination n. bütünleme
make-up n. süs
make-up n. telafi çalışması
eye make-up n. göz makyajı
make-up n. tertip
make-up n. plan
make-up n. uydurma hikaye
make-up n. yaradılış
make-up n. yurt
make-up n. makyaj
make-up n. yapılış
make-up room n. makyaj odası
make-up n. düzen
make-up n. terkip
make up water n. katma suyu
make up water n. ilave su
cultural make up n. kültürel doku
make-up news n. şişirme haber
make-up news n. uydurma haber
heavy make-up n. ağır makyaj
make-up man n. erkek makyöz
make-up man n. erkek güzellik uzmanı
make up kit n. makyaj takımı
make up kit n. makyaj seti
make-up table n. makyaj masası
woman make-up artist n. kadın makyöz
woman make-up artist n. kadın makyöz
make-up artist n. makyöz
make-up artist n. makyör
make-up artist n. makyaj sanatçısı
make-up bag n. makyaj çantası
without make-up adj. boyasız
make-up-free adj. makyajsız
in psychological make-up adv. psikoljik bünye itibarıyla
Phrasals
make it up to v. hakkını ödemek
make up (something) from (something) v. (bir şeyden başka bir şey) uydurmak/yapmak
make up (something) from (something) v. (bir şeyleri) bir araya getirip (başka bir şey) yapmak
make up (something) from (something) v. (bir şeyleri) bir araya getirip (başka bir şey) yaratmak
make up (something) from (something) v. (bir şeyleri) bir araya getirip (başka bir şeyler) uydurmak
make up (something) from (something) v. (bir şeyler) uydurup yapmak
make something up from something v. bir şeyden başka bir şey yapmak/yaratmak
Phrases
make it up as you go along expr. kervan yolda düzülür
Colloquial
make it up v. araları düzelmek
make it up v. barışmak
make someone feel like giving up v. bırakma/pes etme noktası getirmek
make up a story v. bir hikaye uydurmak
make someone feel like giving up v. canından bezdirmek
make up the leeway v. gecikmeyi telafi etmek
make up leeway v. gecikmeyi telafi etmek
make up the leeway v. kaybedilen zamanı telafi etmek
make up leeway v. kaybedilen zamanı telafi etmek
make it up v. sorunu çözmek
make it up v. sorunu tatlıya bağlamak
make cock-up of something v. yüzüne gözüne bulaştırmak
make up your mind expr. karar ver
make up your mind expr. kararını ver
make sure the x is facing up like this expr. x ile işaretli kısmın şu şekilde üstte olmasına dikkat et
make your mind up expr. ver kararını
Idioms
make (something) up as (one) goes (along) v. yaptıkça/ilerledikçe doğaçlama yapmak
make (something) up as (one) goes (along) v. yaptıkça/ilerledikçe uydurmak
make (something) up as (one) goes (along) v. yaptıkça/ilerledikçe sallamak
make (something) up as (one) goes (along) v. kafadan atmak
make (something) up as (one) goes (along) v. bir işi yapmaya devam ederken doğaçlama yapmak/uydurmak/sallamak
make (something) up as (one) goes (along) v. bir işin kalanını doğaçlama/uydurma/sallama ile tamamlamak
make (something) up as (one) goes (along) v. kervanı yolda düzmek
make up to v. beğeni kazanmaya çalışmak
make something up out of whole cloth v. bol keseden atmak
make up to v. birinden yararlanmaya çalışmak
make somebody sit up and take notice v. dikkatini çekmek
make up to v. gönlünü almak
make up to v. gözüne girmeye çalışmak
make it up to v. gönlünü almak
make up for lost time v. eksiklerini kapatmaya çalışmak
make something up out of whole cloth v. işkembeden atmak
make a right badge-up of something v. içine etmek
kiss and make up v. öpüşüp barışmak
make it up to v. kendini affettirmek
make up/recover lost ground v. kayıpları telafi etmek
make up for lost time v. kaybedilen zamanı telafi etmek için sıkı çalışmak
make up one's mind v. karar vermek
make it up to somebody v. (birine yaptığı) (hatasını vb) telafi etmek
make up for lost time v. yitirilen zamanı kapatmak için yoğun çalışmak
make something up out of whole cloth v. uydurmak
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
Speaking
like you make up everything n. her şeyi uydurduğun gibi
I'll make it up to you expr. bunu sana telafi edeceğim
I just can't make up my mind expr. bir türlü karar veremiyorum
did you make up your mind? expr. karar verdin mi?
did you make up your mind? expr. kararını verdin mi?
I'll make it up to you expr. kendimi affettireceğim
I can't make up my mind expr. karar veremiyorum
you can not make water flow up hill expr. suyu yokuş yukarı akıtamazsınız
I'll make it up to you expr. telafi edeceğim
I thought I could make it up expr. telafi ederim diye düşündüm
Trade/Economic
make up a balance sheet v. bilanço düzenlemek
make up a deficiency v. bir eksikliği tamamlamak
make up a deficiency v. bir eksikliği gidermek
make up the difference v. farkı kapatmak
make up work n. devamsızlıklar nedeniyle yitirilen zamanı telafi etmek maksadıyla normal çalışma programı dışında yapılan iş
make up pay n. götürü ücret ödemesi
Technical
make up time n. düzeltme süresi
make up air handling unit n. harici hava işleme ünitesi
make-up air handling unit n. harici hava işleme ünitesi
make up water n. ilave su
make-up feed water n. katma suyu
make-up water system n. katma suyu tesisi
make-up water tank n. katma suyu tankı
boiler feed make-up n. kazan katma suyu
make-up water treatment plant n. katma suyu arıtma tesisi
make-up water pump n. katma suyu pompası
make-up water treatment plant n. katma suyu hazırlama tesisi
make-up water conditioning n. katma suyu şartlandırması
make up water n. katma suyu
make-up water line n. katma suyu hattı
make-up water n. katma suyu
make-up base n. makyaj astarı
make up mirror n. makyaj aynası
cooling water make-up n. soğutma suyu takviyesi
circulating water make-up n. soğutma suyu ilavesi
fresh air make up n. taze hava oranı
make-up water n. tamamlama suyu
make up air unit n. taze hava hazırlama cihazı
Computer
make up time n. düzeltme süresi
Automotive
make-up mirror n. makyaj aynası
Railway
make-up rail n. kupon ray
Aeronautic
baggage make-up area n. bagaj toplama (uçaktan terminale) alanı
Education
fail a course but have the right to a make-up examination v. bütünlemeye kalmak
fail a course but have the right to a make-up v. bütünlemeye kalmak
make-up examination n. bütünleme sınavı
make-up n. bütünleme sınavı
make-up exam n. mazeret sınavı
make-up exam n. telafi sınavı
Environment
make-up water n. ilave su
Art
make-up artist n. makyajcı
Printery
make-up n. sayfa düzeni
Slang
make stuff up v. şişirmek/abartmak
make stuff up v. uydurmak
make-up freak n. makyaj manyağı
make-up freak n. makyaj delisi