steal - Turco Inglés Diccionario
Historia

steal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "steal" en diccionario turco inglés : 32 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
steal v. aşırmak
steal v. hırsızlık yapmak
steal v. çalmak
Irregular Verb
steal v. stole - stolen
General
steal v. hırsızlama yapmak
steal v. zula etmek
steal v. çaktırmadan yapmak
steal v. tırtıklamak
steal v. süzülmek
steal v. uğrulamak
steal v. iyi etmek
steal v. hırsızlık yapmak
steal v. kaparozlamak
steal v. gizlice koymak
steal v. kaldırmak
steal v. yürütmek
steal v. çarpmak
steal v. para veya eşya çalmak
steal v. kaçırmak
steal v. hırsızlık etmek
steal v. çalmak
steal v. gizlice veya dikkati çekmeden yapmak
steal n. konuşma dili
steal n. kelepir
steal n. çalma
steal n. hırsızlık
steal n. çalıntı eşya
Colloquial
steal hacılamak
Slang
steal v. cebellezi etmek
Trade/Economic
steal hırsızlık yapmak
Law
steal çalmak
Basketball
steal top çalma

Significados de "steal" con otros términos en diccionario inglés turco: 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
steal someone's heart v. kalbini çalmak
General
steal into v. gizlice sokulmak
steal a car v. araba çalmak
steal one's heart v. birini tavlamak
steal into v. gizlice koymak
steal cars v. araba çalmak
steal out of v. sessizçe sıvışmak
steal away from v. sessizçe sıvışmak
steal something v. bomba patlatmak
steal one's heart v. tavlamak (birini)
steal a wallet v. cüzdan çalmak
steal one's heart v. gönlünü çalmak
steal one's heart v. kalbini fethetmek
steal someone's time v. vakit çalmak
steal someone's time v. vaktini çalmak
steal time v. zaman çalmak
steal milk v. süt çalmak
steal something v. bir şeyi çalmak/aşırmak
steal a role v. rol çalmak
steal biscuits v. bisküvi çalmak
steal money from someone's bag v. birinin çantasından para çalmak
steal money from someone's pocket v. birinin cebinden para çalmak
steal a base v. kale çalmak
steal fruit from a garden v. bahçeden meyve çalmak
steal a vehicle v. bir araç/araba çalmak
steal time v. zamandan çalmak
steal by snatching n. kapkaç
Phrasals
steal away from someone birinin elinden kaçmak/sıvışmak
steal something off someone birinden bir şey çalmak
steal a glance at someone birine gözünün ucuyla bakmak
steal from someone birinden çalmak
steal something from someone birinden bir şey çalmak
steal from someone birini soymak
steal over someone (bir duygu/his) yavaş yavaş sarmak/bürümek
steal up on someone birine sessizce/sinsice yaklaşmak
steal out of some place sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak
steal down sıvışmak
Colloquial
steal one’s money all away birisinin tüm parasını çalmak
that's a steal çok ucuz
that's a steal sudan ucuz
that's a steal çalan vermez
it's a steal! sudan ucuz!
Idioms
he who will steal the eggs, will steal the hen. azı çalan çoğu da çalar
steal one's thunder galebe çalmak
steal someone's heart kalbini çalmak
steal a glance göz ucuyla bakmak
steal the show parsayı toplamak
steal a march on baskın çıkmak
steal the show tüm ilgiyi üzerine çekmek
steal someone's heart (away) aşık etmek
steal someone's heart (away) sevdalandırmak
steal someone's heart (away) kalbini çalmak
steal someone's heart (away) aklını çelmek
steal a march on erken davranarak ileri geçmek
steal a march on erken davranarak avantaj sağlamak
steal a march on erken davranıp bir adım öne geçmek
steal the spotlight tüm ilgiyi üzerine çekmek
steal someone's heart birinin kalbini çalmak
steal someone's heart birinin gönlünü çalmak
steal someone's thunder dikkati başkasının üzerinden (kendi üzerine) çekmek
steal the show (bir oyunda vb) tüm dikkatleri üzerine çekmek
steal the spotlight (bir oyunda vb) tüm dikkatleri üzerine çekmek
steal someone's thunder otoritesini/yetkisini sarsmak
steal someone's thunder gölgede bırakmak
beg, borrow, or steal ne gerekirse yapmak
steal someone's thunder başkasının yaptığı işi/eseri kendi işi/eseri gibi göstermek
Speaking
we didn't steal it onu çalmadık
he tends to steal o hırsızlık yapma eğilimindedir
Medical
coronary steal koroner çalma
steal phenomene çalma fenomeni
coronary steal phenomenon koroner çalma olayı