soluk - Turco Inglés Diccionario

soluk

Significados de "soluk" en diccionario inglés turco : 84 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
soluk breath n.
We shall always have to say these two in one breath.
Bu ikisini daima bir solukta söylemek zorunda kalacağız.

More Sentences
soluk faded adj.
A positive value results in more vivid colors, while a negative value presents faded colors.
Pozitif bir değer daha canlı renklerle sonuçlanırken, negatif bir değer soluk renkler sunar.

More Sentences
soluk pale adj.
The sky turned pale pink as the sunset.
Gökyüzü gün batımı gibi soluk pembeye döndü.

More Sentences
General
soluk breath n.
We shall always have to say these two in one breath.
Bu ikisini daima bir solukta söylemek zorunda kalacağız.

More Sentences
soluk sallow adj.
A tall man with a sallow complexion walked into the room and sat down next to Tom.
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.

More Sentences
soluk sickly adj.
The sofa was sickly yellow.
Kanepe soluk sarı renkteydi.

More Sentences
soluk pale adj.
The sky turned pale pink as the sunset.
Gökyüzü gün batımı gibi soluk pembeye döndü.

More Sentences
soluk livid adj.
I knew he had an illness when I saw his livid face.
Soluk yüzünü gördüğümde bir hastalığı olduğunu anlamıştım.

More Sentences
soluk muted adj.
The muted colours of the painting gave it a subtle appearance.
Soluk renkleri sayesinde tablo, incelikli bir görünüm kazanmıştı.

More Sentences
soluk subdued adj.
The male workers are supposed to wear suits in subdued colors.
Erkek işçilerin soluk renkli takımlar giymesi gerekiyor.

More Sentences
Technical
soluk breath n.
We shall always have to say these two in one breath.
Bu ikisini daima bir solukta söylemek zorunda kalacağız.

More Sentences
soluk sallow adj.
A tall man with a sallow complexion walked into the room and sat down next to Tom.
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.

More Sentences
soluk faded adj.
A positive value results in more vivid colors, while a negative value presents faded colors.
Pozitif bir değer daha canlı renklerle sonuçlanırken, negatif bir değer soluk renkler sunar.

More Sentences
soluk pale adj.
The sky turned pale pink as the sunset.
Gökyüzü gün batımı gibi soluk pembeye döndü.

More Sentences
Textile
soluk pale adj.
The sky turned pale pink as the sunset.
Gökyüzü gün batımı gibi soluk pembeye döndü.

More Sentences
General
soluk respiration n.
soluk wind n.
soluk exhalation n.
soluk puff n.
soluk inspiration n.
soluk spiro n.
soluk breathing n.
soluk air n.
soluk onde [dialect] n.
soluk flatus n.
soluk spiracle [obsolete] n.
soluk colourless adj.
soluk pallid adj.
soluk cadaverous adj.
soluk lurid adj.
soluk thin adj.
soluk white adj.
soluk green adj.
soluk colorless adj.
soluk pasty adj.
soluk washy adj.
soluk dull adj.
soluk ashy adj.
soluk wax adj.
soluk wan adj.
soluk decoloured adj.
soluk sick adj.
soluk watery adj.
soluk faint adj.
soluk fade adj.
soluk dim adj.
soluk dimmed adj.
soluk dingy adj.
soluk washed-out adj.
soluk lifeless adj.
soluk decolored adj.
soluk limp adj.
soluk blasted adj.
soluk blate [obsolete] adj.
soluk whey-faced adj.
soluk hoar adj.
soluk hoary adj.
soluk dogsick adj.
soluk paly adj.
soluk sanguineless adj.
soluk stanck adj.
soluk pastel adj.
soluk pallescent adj.
soluk pasty adj.
Colloquial
soluk beige adj.
Idioms
soluk a bit off adj.
soluk a little off adj.
soluk as pale as death expr.
Technical
soluk breathing n.
soluk faint adj.
soluk colourless adj.
soluk lifeless adj.
soluk exhalation adj.
soluk colorless adj.
soluk ambly- pref.
soluk amblyo- pref.
Computer
soluk dimmed adj.
soluk dim adj.
Philosophy
soluk prana n.
Military
soluk flat adj.
Archaic
soluk air n.
soluk foul adj.
Slang
soluk peely-wally [scotland] adj.
soluk peelie-wallie [scotland] adj.

Significados de "soluk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
soluk almak breathe v.
soluk vermek exhale v.
soluk almak inhale v.
General
soluk benizli sallow n.
rengi soluk oluş dinginess n.
soluk benizlilik pallor n.
soluk aldırma cihazı inhaler n.
soluk benizlilik pastiness n.
soluk çeken inhalant n.
yeni bir soluk a breath of fresh air n.
soluk alma respite n.
soluk verme expiration n.
soluk borusu windpipe n.
soluk mavi pale blue n.
soluk soluğa kalan gasper n.
soluk sarı straw yellow n.
soluk alma breathing n.
soluk renk lose colour n.
soluk renk pastel n.
soluk mavimsi gri renk pearl-gray n.
soluk deri pale skin n.
soluk beniz pale skin n.
yeni soluk a new breath n.
yeni bir soluk a new breath n.
soluk alamama asphyxiation n.
soluk mavimsi gri renk pearl-grey n.
soluk ten pale skin n.
soluk pembe incarnadine n.
soluk yeşil-gri sırlı porselen celadon ware n.
çivit mavisinden daha yeşil ve soluk koyu grimsi mavi night blue n.
soluk bronzluk almond n.
soluk ten anemia n.
soluk ten anaemia n.
soluk alma embreathement n.
hırıltılı soluk wheeziness n.
hırıltılı soluk wheezing n.
bazı köpek ırklarına özgü soluk sarı veya kahverengi renk wheaten n.
soluk benizli kimse whey-face n.
florida'ya özgü olup sayıları azalmış olan bir yengecin soluk renkli ve lezzetli eti stone crab n.
soluk, ince ve belli belirsiz şey wraith n.
soluk şey wraith n.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgi faint n.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgi feint n.
soluk, dumna mavisi sırlı bir çin porseleni clair de lune n.
soluk alma inflatus n.
soluk yeşil ingenue n.
meksika'ya özgü bir yuka türünün yapraklarından elde edilen soluk ve sert lif palma n.
soluk çekme inhale n.
soluk soluğa kalan kimse panter n.
hızlı ve kısa soluk pant n.
kesik soluk pant n.
maviye çalan soluk grimsi bir renk tonu pearly [dated] n.
soluk sarı port orford cedar n.
soluk mavi skipper n.
soluk yeşil pale green n.
soluk benizli olma paleness n.
soluk zeytin yeşili reseda n.
soluk vermek expire v.
soluk almak respire v.
soluk soluğa kalmak blow v.
soluk soluğa (belirli bir yöne doğru) yürümek puff v.
soluk soluğa bırakmak puff somebody out v.
soluk almak breathe in v.
soluk aldırmak respite v.
soluk soluğa olmak be out of breath v.
soluk almasını zorlaştırmak stifle v.
soluk alıp vermek breathe v.
soluk vermek breathe out v.
soluk almak rest v.
soluk soluğa kalmak gasp v.
soluk almak take a breath v.
soluk soluğa söylemek gasp v.
soluk almak inhale v.
soluk almak draw breath v.
soluk almak breathe v.
soluk aldırmamak give no respite v.
soluk almasını engellemek stifle v.
soluk almak inspire v.
soluk almak have a rest v.
soluk almak catch one's breath v.
kuvvetle soluk vermek blow away v.
soluk almak take a breather v.
soluk almak inbreathe v.
zorlukla soluk alabilmek gasp for breath v.
boşuna soluk tüketmemek save one's breath v.
soluk soluğa kalmak pant for air v.
soluk alıp vermek ventilate v.
soluk alıp vermek ventilate v.
soluk almasını engellemek querken [dialect] v.
boğuk soluk sesleri çıkarmak wheezle [scotland/uk] v.
soluk şekilde belirmek glimmer v.
soluk hale getirmek dinge v.
nefessiz kalmışçasına soluk almak gulp v.
soluk almak onde [dialect] [obsolete] v.
soluk almak fetch v.
soluk vermek outbreathe v.
soluk soluğa kalmak pant v.
soluk soluğa kalmış breathless adj.
çok soluk ashen adj.
soluk kesici breathtaking adj.
daha soluk duller adj.
soluk yüzlü sallow adj.
soluk sarı flaxen adj.
soluk soluğa out of breath adj.
dışarı verilmiş (soluk vb) exhaled adj.
en soluk olanı dullest adj.
daha soluk sicklier adj.
soluk olmayan unfaded adj.
rengi soluk dingy adj.
soluk gri ashen adj.
(ten) soluk sallow adj.
soluk tenli pale-skinned adj.
(soluk) düzensiz catchy adj.
soluk benizli tallow-faced adj.
soluk benizli kimse tallow-face adj.
soluk cildi olan kimse tallow-face adj.
rengi soluk achromatic adj.
soluk renkli achromatic adj.
soluk renkli tinct adj.
soluk aldırmayan unrespited adj.
soluk (renk) light adj.
soluk görünen etiolated adj.
soluk yüzlü (kimse) white-faced adj.
soluk sarı renkli olan wheaten adj.
(belirli bir türden) soluk veya nefesi olan -winded adj.
soluk soluğa olan windless adj.
(alev) soluk blue adj.
unla kaplanmışçasına soluk (ten rengi) mealy adj.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgilere ait veya ilişkin feint adj.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgilere ait veya ilişkin faint adj.
soluk bej oyster adj.
soluk bej renkli oyster adj.
soluk alan inhalant adj.
arkasındaki parlak ışığın veya soluk renkli fonun oluşturduğu dış hatlara sahip (üç boyutlu şekil) silhouetted adj.
soluk (ışık) flat adj.
soluk benizli sallow adj.
soluk soluğa kalmış winded adj.
soluk (renk) light adj.
soluk renkli pale-colored adj.
soluk renkli pale-hued adj.
soluk renkli pastelike adj.
benzi soluk pale-faced adj.
soluk mavi pale blue adj.
soluk renkli pastel-coloured adj.
soluk renkli pastel-colored adj.
soluk renkli pastel adj.
soluk soluğa breathlessly adv.
soluk bir halde lifelessly adv.
benzi soluk bir biçimde wanly adv.
soluk bir şekilde cadaverously adv.