air - Turco Inglés Diccionario

air

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

air — Definition

Significado:
hava
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɛr/ – BrE /eə/)
Categoría gramatical:
İsim: air (uncountable)
Sinónimo:
atmosphere
Antónimos:
vacuum

Significados de "air" en diccionario turco inglés : 68 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
air n. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
air v. havalandırmak
The room needs to be aired.
Odanın havalandırılması gerekiyor.

More Sentences
air adj. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
air v. yayına girmek
General
air n. yayın
Last month, their channel was taken off the air by judicial order.
Geçtiğimiz ay, kanalları yargı kararıyla yayından kaldırıldı.

More Sentences
air n. nefes
I woke up gasping for air.
Nefes nefese uyandım.

More Sentences
air n. melodi
Air can be associated with many musical styles.
Melodiyi birçok müzik tarzıyla ilişkilendirmek mümkün.

More Sentences
air n. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
air n. yayın
Last month, their channel was taken off the air by judicial order.
Geçtiğimiz ay, kanalları yargı kararıyla yayından kaldırıldı.

More Sentences
air n. hava yolu
Travelling by air is still the safest way.
Hava yoluyla seyahat etmek hâlâ en güvenli yol.

More Sentences
air v. yayınlamak
They will air a podcast on the radio.
Radyoda bir podcast yayınlayacaklar.

More Sentences
air v. dile getirmek
Customers can air their complaints thanks to the expo.
Fuar sayesinde müşteriler şikayetlerini dile getirebilecekler.

More Sentences
air adj. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
air adj. havalı
Shotguns and air rifles are the only firearms you can legally buy in Japan.
Av tüfeği ve havalı tüfekler, Japonya'da yasal olarak satın alabileceğiniz tek ateşli silahlardır.

More Sentences
Technical
air v. havalandırmak
The room needs to be aired.
Odanın havalandırılması gerekiyor.

More Sentences
Textile
air v. havalandırmak
The room needs to be aired.
Odanın havalandırılması gerekiyor.

More Sentences
Automotive
air n. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
Meteorology
air n. hava
He has some air of mystery.
Biraz gizemli bir havası var.

More Sentences
Military
air n. uçak
Two hundred people died in the air crash.
Uçak kazasında 200 kişi öldü.

More Sentences
Music
air n. melodi
Air can be associated with many musical styles.
Melodiyi birçok müzik tarzıyla ilişkilendirmek mümkün.

More Sentences
Archaic
air n. nefes
I woke up gasping for air.
Nefes nefese uyandım.

More Sentences
General
air n. caka
air n. gökyüzü
air n. çalım
air n. fiyaka
air n. eda
air n. dolaşım
air n. arya
air n. hafif rüzgar
air n. esinti
air n. tavır
air n. nağme
air n. hava ulaşımı
air n. algıladığımız atmosfer
air n. algıladığımız ortam durumu
air n. görünüş (abd) havalandırma sistemi
air n. klima
air n. görünüm
air n. yayınlama
air n. davranış
air n. tutum
air n. hal
air n. eda
air n. görünüş
air n. davranış biçimi
air n. soluk
air n. boşluk
air n. hiçlik
air n. aura
air v. güneşe sermek
air v. herkese söylemek
air v. ortaya dökmek
air v. kurutmak
air v. açılmak
air v. söylemek
air v. yayına sokmak
air v. açıklamak
air v. ifade etmek
air adj. uçak (hava yolu)
Media
air v. yayınlamak (tv yayını)
Technical
air n. algıladığımız ortam durumu
Military
air n. hava aracı
Sport
air n. yükseklik
air n. zıplayarak çıkılan yükseklik
Music
air n. ezgi
air n. nağme
air n. solo
Archaic
air n. soluk

Significados de "air" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
air conditioning n. klima
air conditioning n. havalandırma
General
air bleed n. hava deliği
air miles n. hava mili
castle in the air n. hulya
ambient air n. çevre havası
air mileage n. hava mili
hot air n. martaval
air show n. uçakların havada yaptığı gösteri
air power n. hava gücü
festive air n. bayram havası
air stirring method n. hava karıştırma yöntemi
air show n. uçuş gösterisi
air crash n. uçak kazası
hot air n. hava gazı
air conditioner n. iklimleme aygıtı
air law n. hava hukuku
air exhauster n. vantilatör
open air n. açık
universal air travel plan n. evrensel hava yolculuğu planı
air company n. hava şirketi
residual air n. rezidüel hava
air jet wiping n. havalı çinko sıyırma sistemi
air dates n. gösterim tarihleri
air shaft n. hava boşluğu
air battle n. hava savaşı
foul air n. grizu
mass of cold air n. soğuk hava kütlesi
change of air n. hava değişimi
air conditioning system n. iklimleme sistemi
air of mystery n. esrarengizlik
castle in the air n. hayal
dry air n. kuru hava
instrument air n. cihaz havası
any of three radiations of heat falling in succession from the sun to the air n. cemre
hot air n. havagazı
clean air duct n. temiz hava kanalı
air rifle n. hava tüfeği
air raid n. hava akını
air law and legislation n. hava hukuku
universal air travel plan n. iata'nın yürüttüğü kredi kartı planı
air legislation n. hava hukuku
air conditioner n. iklimlendirici
positive air system n. pozitif hava sistemi
air ministry n. hava bakanlığı
bad air n. kötü hava
air freshener n. oda spreyi
surface to air missile n. satıhtan hava hedeflerine atılan füze
hot air n. havacıva
air supply n. hava besleme
air conditioning n. hava düzenleme
air conditioner n. klima
liquid air n. sıvı hava
damp air n. çok nemli hava
air mass modification n. hava kütlesi farklılaşımı
air wave n. hava dalgası
hot air n. palavra
air valve n. hava supabı
solar air conditioning n. güneşle hava düzenleme
air pollution n. hava kirlenmesi
air grill n. hava ızgarası
air carriers' liability n. hava taşıyıcılarının sorumluluğu
still air n. durgun hava
turkish air association n. türk hava kurumu
air current n. kurander
hot air n. boş laf
air cushion vehicle n. aeroglisör
indoor air pollution n. ev içi hava kirliliği
air forces n. hava kuvvetleri
air horn n. korna
air traffic control n. hava trafik kontrol
arctic air n. arktik hava
air transportation n. hava taşıması
taking air n. kayak yaparken kişinin havaya zıplaması
air inversion n. hava inversiyonu
air officer n. hava subayı
light air n. hafif hava
air charter contracts n. hava çarter sözleşmeleri
a breath of fresh air n. yeni bir soluk
air insulation n. hava yalıtımı
air hostess n. hostes
air war n. hava savaşı
fresh air n. açık hava
hot air balloon n. sıcak hava balonu
air's ship n. hava gemisi
air navigation n. hava trafiği
air port n. havaalanı
executive air charter n. özel çarter uçağı
open air concert n. açıkhava konseri
open air concert n. açık hava konseri
vitiated air n. kötü hava
air defense purpose n. hava savunma maksatlı
ambient air n. ortam havası
ambient air humidity n. ortam havası nemi
ambient air humidity n. çevre havası nemi
stratified air flow n. tabakalı hava akışı
open air transformer n. açık hava trafosu
air inlet duct n. hava girişi kanalı
air force base n. hava kuvvetleri üssü
air show n. hava gösterisi
air quality n. hava kalitesi
open air theatre n. açık hava tiyatrosu
internal air pressure n. iç hava basıncı
additional air n. ilave hava
air temperature n. hava sıcaklığı
air drop n. havanın düşmesi
air mail n. uçak postası
air map n. hava haritası
air freshener n. oda parfümü
change of air n. hava değişikliği
clean air act n. havanın temiz tutulması kanunu
clean air n. temiz hava
comfort air conditioning system n. konfor amaçlı klima sistemi
condition of the air n. havanın durumu
cooled air n. soğutulmuş hava
residential air conditioning n. ev klima tesisi
console air conditioner n. duvar tipi klima cihazı
air conditioning n. klima tesisatı
excess air n. fazla hava
entrained air n. sürüklenen hava
entrained air n. katılmış hava
excess air n. hava fazlalığı
foul air n. pis hava
foul air n. bozuk hava
fresh air n. taze hava
fresh air n. temiz hava
air-bladder n. yüzme kesesi
air kiss n. kişinin karşısındakiyle vedalaşırken onu yanağına değmeden öpmesi
air-tube n. iç lastik
air-raid shelter n. sığınak
air-raid warden n. hava alarm görevlisi
all-air conditioning system n. havalı klima sistemi
air-conditioning n. havalandırma
air vice-marshal n. tümgeneral
air-tube n. nefes borusu
air-conditioner n. klima
air-sea rescue n. denizdeki kimseyi havadan kurtarma
air-conditioned room n. klimalı oda
air-freshener n. oda spreyi
air-frame n. uçak gövdesi
air-condition n. klima
air-cover n. havadan koruma
clear-air turbulence n. açık hava türbülansı
dust-laden air n. tozlu hava
hot-air setting n. termofiksaj
dust-laden air n. toz yüklü hava
foul-air flue n. kirli hava kanalı
dust-loaden air n. toz yüklü hava
dust-loaden air n. tozlu hava
open-air meeting n. açık hava toplantısı