hava - Turco Inglés Diccionario
Historia

hava



Significados de "hava" en diccionario inglés turco : 55 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hava weather n.
hava air adj.
General
hava service n.
hava style n.
hava tune n.
hava mien n.
hava tone n.
hava swank n.
hava shades n.
hava aura n.
hava side n.
hava nothing n.
hava ambience n.
hava ambiance n.
hava aroma n.
hava ostentation n.
hava flavor n.
hava spirit n.
hava strain n.
hava vanity n.
hava naught n.
hava wind n.
hava atmosphere n.
hava flavour n.
hava cavatina n.
hava climate n.
hava mood n.
hava music n.
hava splurge n.
hava splash n.
hava airs n.
hava air n.
hava weather n.
hava showing-off n.
hava ether n.
hava surrounding air n.
hava aether n.
hava ambiente n.
hava eyr n.
hava atmospheric adj.
hava aerial adj.
hava air adj.
hava aero pref.
hava wea (weather) abrev.
Colloquial
hava energy n.
Idioms
hava cut of one's jib n.
Trade/Economic
hava common property n.
Technical
hava sky n.
hava weather n.
hava aerial adj.
Automotive
hava aero n.
hava air n.
Linguistics
hava climate n.
Meteorology
hava air n.
Slang
hava blue n.

Significados de "hava" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
taşımak (hava/su) waft v.
hava verme ventilation n.
hava filosu squadron n.
hava durumu weather n.
General
hava atmak put on dog v.
hava ile şişirmek inflate v.
hava vermek fan v.
hava atmak swagger v.
çok soğuk olmak (hava) be perishing v.
dolaşmak (kan/hava) circulate v.
hava basmak put on airs v.
belirli bir hava vermek invest with v.
ele geçirmek (hava korsanı uçağı) skyjack v.
hava atmak give oneself airs v.
hava atmak prank v.
hava almak go for a walk in the fresh air v.
hava atmak put on an act v.
hava yoluyla götürmek airlift v.
hava atmak crow v.
açılmak (gökyüzü/hava) be in the clear v.
uçamamak (uçak hava koşullarından dolayı) ground v.
hava atmak splurge v.
taze hava vermek ventilate v.
kararmak (hava vb) fade v.
hava basmak become haughty v.
içine çekmek (hava/sıvı vb'ni) draw v.
hava atmak make a great display v.
hava vermek tone v.
hava basmak pump air into v.
hava atmak put on side v.
yapış yapış olmak (hava) be sticky v.
hava atmak flaunt v.
hava kararmak get dark v.
hava alamamak suffocate v.
hava basmak pump air v.
hava etkisine uğramak be weathered v.
bir yere sevimli bir hava vermek jolly a place up v.
hava kaçırmak lose air v.
hava almak draw a blank v.
hava atmak put on airs v.
hava almak get nothing v.
daha hoş ve sevimli bir hava vermek brighten v.
hava vermek aerate v.
romantik ve çekici bir hava vermek glamorize v.
hava kabarcığı oluşturmak produce bubble v.
hava basmak pump v.
hava atmak make a show of v.
hava atmak cut a dash v.
bozmak (hava) turn bad v.
hava saldırısıyla yıkmak blitz v.
hava atmak show off v.
hava vermek ventilate v.
hava basmak cut a dash v.
hava basmak pump up v.
hava vermek insufflate v.
düzelmek (hava) clear up v.
hava almak take the air v.
hava yoluyla taşımak airlift v.
hava almak let air in v.
şişirmek (hava ile) inflate v.
hava dalışı yapmak skydive v.
hava sahasını ihlal etmek violate airspace v.
hava almak breathe fresh air v.
hava almak end up getting nothing v.
hava almak go home empty handed v.
hava atmak behave flamboyantly v.
hava vermek blow v.
(hava) açılmak clear up v.
(su/hava vb) geçirmemek repel v.
açık hava ızgarada pişirmek barbecue v.
hava atmak parade v.
(hava) aşındırmak weather v.
(hava ile) aşınmak weather v.
hava etkisiyle değişmek weather v.
hava etkisine tutmak weather v.
hava kapanmak cloud over v.
hava kapanmak cloud up v.
hava kapanmak overcloud v.
olumlu hava estirmek create a positive atmosphere v.
olumlu bir hava estirmek create a positive atmosphere v.
temiz hava almaya çıkmak go out for fresh air v.
biraz temiz hava almak get some fresh air v.
hava tahmini yapmak make a forecast of the weather v.
hava tahmininde bulunmak make a forecast of the weather v.
hava çıkarmak queef v.
erotik bir hava yaratmak create an erotic tension v.
hava yolu ile seyahat etmek travel by air v.
hava almak air oneself v.
romantik ve çekici bir hava vermek glamorise v.
romantik ve çekici bir hava vermek glamourise v.
romantik ve çekici bir hava vermek glamourize v.
hava durumunu dinlemek listen to the weather forecast v.
hava geçirmez yapmak caulk v.
hava geçirmez yapmak calk v.
hava ile birleştirmek aerify v.
hava ile doldurmak aerify v.
hava vermek air out v.
ağızdan almak (besin, hava vb.) receive v.
hoş bir hava katmak add a pleasant mood to something v.
(belirli bir) hava vermek perfume v.
hava atmak ostentate v.
hava nedeniyle rengi solmak weather v.
hava nedeniyle rengi atmak weather v.
(hava) rengini soldurmak weather v.
hava etkisine dayanmak weather v.
(gaz, hava, su) kaçırmak leak v.
(hava aracını) karaya indirmek land v.
(hava aracını) denize indirmek land v.
hava yoluyla taşımak wing v.
hava yoluyla nakletmek wing v.
hava yoluyla götürmek wing v.
hava akımı ile hareket ettirmek blow v.
içinden hava geçirerek temizlemek blow v.
(tozlu bir yeri) basınçlı hava ile temizlemek blow off v.
(hava) kaynamak boil v.
(hava) aşırı sıcak olmak boil v.
(hava) açmak fair v.
hava geçirmezlik airtightness n.
değişken hava unsettled weather n.
hava savaşı air battle n.
püskürtmeli kurutucularda hava besleme düzenleri spray dryers n.
hava hattından elektrik alarak çalışan otobüs trolley n.
sıcak hava kütlesi warm front n.
hava mili air miles n.
soğuk hava kütlesi mass of cold air n.
hava sahası sky n.
iyi hava fair weather n.
rezidüel hava residual air n.
hava deliği blowhole n.
hava aralığı airspace n.
soğuk hava deposu cold storage depot n.
hava atma flatulence n.
hava inversiyonu air inversion n.
içe çekilen hava sniff n.
akım (hava/sıvı için) circulation n.
hava şartlarına dayanıklılık weatherability n.
bir yüksek basınç alanından dışa doğru dairesel esen ve genellikle güzel hava getiren rüzgar sistemi anticyclone n.
elverişsiz hava unfavorable weather n.
hava savunması aerial defense n.
hava meydanı airfield n.
hava bacası uptake n.
hava tahmincisi weatherman n.
hava kuvvetleri air forces n.
hava deliği air bleed n.
hava bacası airway n.
hava parası ingoing n.
hava gücü air power n.
açık hava fresh air n.
açık hava toplantısı public protest meeting n.
hava akımı draught n.
hava radarı airborne radar n.
hava ve gazlar mekaniği bilimi pneumatics n.
hava basılmış lastik pneumatic n.
hava bilgisi meteorology n.
hava cereyanı draft n.
sahne (geçici açık hava sahnesi) stand n.
kirli hava kütlesi smog n.
hava savaşı aerial warfare n.
hava savaşı aerial war n.
hava rutubeti atmospheric moisture n.
açık hava clear weather n.
hava haritası weather chart n.
hava savaşı air war n.
satıhtan hava hedeflerine atılan füze surface to air missile n.
sıcak hava balonu hot air balloon n.
hava yolları airlines n.
hava fotoğrafcılığı aerial photography n.
hava alma airing n.
hava korsanı hijacker n.
hava gazı nonsense n.
açık hava ocağı opencast mine n.
hava tahmin raporu weather forecast n.
hava postası airmail n.
yatay hava akımları ile ısının aktarılması advection n.
sıcak hava dalgası heat wave n.
kanadın kenarındaki hava çalkantısı burble n.
su veya hava gibi bir ortamda taşıma wafting n.
hava verme insufflation n.
dolaşım (kan/hava için) circulation n.
hava karıştırma yöntemi air stirring method n.
ılıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü depression n.
çevrinti (hava akıntısının oluşturduğu) whirlwind n.
kuru hava dry air n.
hava hattı aerial line n.
hava fotoğrafı aerial photo n.
güneşle hava düzenleme solar air conditioning n.
hava seyrüseferi aerial navigation n.
hava ızgarası air grill n.
çok özel hava koşullarında güneş veya ay etrafında ışık çemberi halo n.
temiz hava kanalı clean air duct n.
hava alanları airports n.
hareket nedeniyle hava akımı oluşan yüzey periptery n.
hava haritası aerial map n.
uzun süreli hava tahmini long range forecast n.
hava durumu tahmini weather forecasting n.
hava boşluğu vacuum n.
hava bacası jackhead pit n.
hava korsanı skyjacker n.
hava gazı wind n.
hava kirlenmesi air pollution n.
hava kütlesi farklılaşımı air mass modification n.
hava kelebeği choke n.
hava dalgası air wave n.
hava subayı air officer n.
güzel hava fine weather n.
hava çarter sözleşmeleri air charter contracts n.
soğuk hava vagonu reefer n.
hava menfezi vent n.
hava raporu weather forecast n.
hava besleme air supply n.
hava durumu haritaları weather map n.
hava raporu weather report n.
hava yalıtımı air insulation n.
hava ulaşımı air n.
hava fotoğrafları aerial photographs n.
oynak hava lilt n.
hava tazyiki ölçen alet barograph n.
ana hava girişi main intake n.
hava azotu atmospheric nitrogen n.
ev içi hava kirliliği indoor air pollution n.
pozitif hava sistemi positive air system n.
kirli hava smog n.
hava köprüsü airlift n.
yağmurlu hava wet n.
gizemli bir hava verme mystification n.
hava gözlem istasyonu meteorological observation station n.
hava cıva gas n.
hava mühendisliği aeronautical engineering n.
hafif hava light air n.
hava yönetimi greenhouses management n.
alçak basınçlı dar ve uzun hava sahası low pressure trough n.
hava (bir yere özgü manevi) tone n.
hava şartlarına dayanıklılık sağlama weatherproofing n.
hava hukuku air law and legislation n.
sıvı hava liquid air n.
çok nemli hava damp air n.
hava değişimi change of air n.
hava saldırısı strike n.
hava akımı draft n.
esrarlı hava mystique n.
hava kamerası aerial camera n.
mikroplu hava miasma n.
hava direnci drag n.
hava tüfeği air rifle n.
aniden gelen soğuk hava cold snap n.
hava borusu flue n.
hava emişli temizleyici vacuum cleaner n.
hava triyangulasyonu aerial triangulation n.
hava supabı air valve n.
hava düzenleme air conditioning n.
hava hukuku air legislation n.
hava şartlarından koruma da sağlayan küçük motosiklet motor scooter n.
hava tuzağı aerial trap n.
yerel hava local weather n.
hava borusu breather n.
hava akını air raid n.
hava hukuku air law n.
hava fotogrametrisi aerial photogrammetry n.
hava gazı hot air n.
hava payı margin of safety n.
açık hava outdoors n.
durgun hava still air n.
türk hava kurumu turkish air association n.
hava boşluğu air shaft n.
hava nemi atmospheric moisture n.
hava durumu radarı weather radar n.
hava geçidi airlane n.
hava gazı coal gas n.
hava durumu weather forecast n.
hava pisti airstrip n.
hava atan bragger n.
hava gazı town gas n.
hava gözlemi meteorological observation n.
hava gemisi zeppelin n.
hava fotoğrafları aerial photos n.
hava mektubu aerogramme n.
su ve hava gibi bir ortamda taşıma waftage n.
hava motoru atmospheric engine n.
hava mühendisi aeronautical engineer n.
hava şirketi air company n.
pis hava miasma n.
kuruluk (iklim/hava için) aridity n.
yatay akım (su/hava vb) advection n.
iyi hava good weather n.
arktik hava arctic air n.
hava gemisi airship n.
hava taşıması air transportation n.
hava mili air mileage n.
kötü hava bad air n.
hava parası key money n.
hava tahmincisi weather forecaster n.
hava haritası weather map n.
hava savaşı serial war n.
soğuk hava cold weather n.
hava boşluğu turbulence n.
sıcak hava ve gaz karışımlı balon rozier n.
gezilip hava alınacak yer journey n.
belirli hava şartlarında güneşin veya ayın etrafında beliren ışık çemberi corona n.
hava bacası shaft n.
evrensel hava yolculuğu planı universal air travel plan n.
hava taşıyıcılarının sorumluluğu air carriers' liability n.
ana hava dönüş yolu main return airway n.
soğuk hava deposu chill store n.
hava yolu airline n.
hava tahmin haritası synoptic weather chart n.
hava durumu weather condition n.
hava trafik kontrol air traffic control n.
hava perisi sylph n.
hava bakanlığı air ministry n.
hava saldırısı blitz n.
kötü hava bad weather n.
normal hava koşulları normal weather conditions n.
hava borusu vent stack n.
soğuk hava gemisi reefer n.
hava bacası upcast n.
hava kabarcığı bead n.
deniz araçlarında zor hava şartlarına ve uzun fırtınalara dayanıklılık seakeeping n.
olumlu hava positive atmosphere n.
hava durumu tahlili weather analysis n.
hava dalışı skydiving n.
hava tahmini weather forecast n.
hava dalışçısı skydiver n.
hava kuvvetleri airforce n.
hava taşımacılığı aerial transportation n.
hava yoluyla gönderilen posta airmail n.
hava trafiği air navigation n.
hava gemisi air's ship n.
çalkantılı hava turbulence n.
hava kabarcığı bubble n.
hava gemisi dirigible n.
hava durumu (hava tahmini) weather forecast n.
havadurumu (hava tahmini) weather forecast n.
hava taşıtı aircraft n.
hava taşıtları aeroplanes n.
üç motorlu hava taşıtı trimotor n.
üç jetli hava taşıtı trijet n.
açık hava konseri open air concert n.
açık hava eğitimi outdoor education n.
açık hava etkinlikleri outdoor recreation n.
iskandinav hava yolları sistemi scandinavian airlines system n.
açık hava yüzme havuzu outdoor pool n.
kötü hava vitiated air n.
hava muhalefeti adverse weather conditions n.
hava muhalefeti adverse weather condition n.
hava savunma maksatlı air defense purpose n.
tabakalı hava akışı stratified air flow n.
hava boşaltma tapası vent plug n.
hava tahliye vanası venting device n.
hava penceresi ventlight n.
hava boşaltma deliği vent hole n.
hava alma deliği vent hole n.
hava boşaltma vidası vent screw n.
açık hava trafosu open air transformer n.
hava kuvvetleri üssü air force base n.
hava tedavisi aerotherapy n.
hava sahası kontrolü airspace control n.
hava girişi kanalı air inlet duct n.
hava kargosu aircraft cargo n.
hava kargosu plane cargo n.
gizemli bir hava verme bemusement n.
tüp içine basınç altında hava verilmesi pertubation n.
hava gösterisi air show n.
hava kalitesi air quality n.
açık hava tiyatrosu open air theatre n.
yağışlı hava rainy weather n.
iç hava basıncı internal air pressure n.
hava durumu sunucusu weather man n.
hava durumu sunucusu weather presenter n.
hava kabarcıklı naylon bubblewrap n.
şiddetli hava akımı blast n.
ilave hava additional air n.
hava haritası air map n.
hava sıcaklığı air temperature n.
sert hava asperity n.
kötü hava asperity n.
basınçlı hava üfleci blower n.
hava deliği breather n.
hava değişikliği change of air n.
bulutlu hava cloudy sky n.
temiz hava clean air n.
soğuk hava önlemleri cold weather precautions n.
soğutulmuş hava cooled air n.
krikete benzer bir açık hava oyunu croquet n.
hava kaçırma deflation n.
sürüklenen hava entrained air n.
fazla hava excess air n.
hava fazlalığı excess air n.
katılmış hava entrained air n.
bozuk hava foul air n.
temiz hava fresh air n.
pis hava foul air n.
taze hava fresh air n.
hava tahmini forecast n.
soğuk hava freeze n.
hava alarm görevlisi air-raid warden n.
her türlü hava koşullarında uçabilen uçak all-weather aircraft n.
toz yüklü hava dust-laden air n.
sıcak hava balonu hot-air ballon n.
seyircilerin arabaları içinde oturarak film seyrettikleri açık hava sineması drive-in n.
hava terminalinde bilet ve bagajın kontrol edildiği tezgah check-in desk n.
açık hava türbülansı clear-air turbulence n.
tozlu hava dust-laden air n.
kirli hava kanalı foul-air flue n.
toz yüklü hava dust-loaden air n.
tozlu hava dust-loaden air n.
açık hava müzesi open-air museum n.
açık hava tiyatrosu open-air theater n.
açık hava tiyatrosu open-air theatre n.
gerçek zamanda hava radyoaktivitesi gözlemi real-time air monitoring n.
ünlü insanları tanıyormuş gibi hava atan name-dropper n.
açık hava yüzme havuzu open-air pool n.
açık hava sineması open-air cinema n.
açık hava toplantısı open-air meeting n.
kötü hava şartlarından dolayı limanda mahsur kalmış (gemi) weather-bound n.
yer-hava iletişimi ground air communications n.
sıcak hava hot air n.
nemli hava humid air n.
kötü hava inclement weather n.
soğuk hava inclement weather n.
yaş hava humid air n.
hava yoluyla taşıma airlift n.
hava fişeği firework n.
açık hava yüzme havuzu lido n.
nemli hava moist air n.
dış hava outside air n.
dış hava outdoor air n.
hava toplama kutusu plenum n.
hava boşluğu pocket n.
hava panjuru register n.
açık hava müzesi outdoor museum n.
hava deliği vent n.
hava etkisiyle aşınma weathering n.
hava etkisiyle parçalanma weathering n.
hava etkisi weather n.
hava limanı airport n.
hava bükücü air bender n.
anormal hava koşulları abnormal weather conditions n.
anormal hava şartları abnormal weather conditions n.
değişken hava changeable weather n.
normalin dışında hava şartları marginal weather n.
kötü hava koşulları adverse weather conditions n.
hava şartları weather conditions n.
hava koşulları weather conditions n.
hava atma flaunting n.
hava durumu programı sunan kimse forecastman n.
dumansız hava sahası smoke-free zone n.
dumansız hava sahası smokeless zone n.
dumansız hava sahası smoke-free air zone n.
rüzgarlı hava windy weather n.
taze hava ihtiyacı fresh air need n.
hava durumu sunucusu weather reporter n.
sıcak hava hot spell n.
hava değişikliği change of scenery n.
karanlık hava dark weather n.
karanlık hava dark sky n.
bunaltıcı bir hava a muggy weather n.
sert hava şartları severe weather conditions n.
sert hava şartları harsh weather conditions n.
sert hava koşulları harsh weather conditions n.
sert hava koşulları severe weather conditions n.
ılık hava warm air n.
ılık hava warm weather n.
ılık hava mild air n.
tanımlanamayan hava aracı/taşıtı bogie n.
tanımlanamayan hava aracı/taşıtı bogey n.
tanımlanamayan hava aracı/taşıtı bogy n.
bunaltıcı hava muggy weather n.
bunaltıcı hava sultry weather n.
hava kurtarma air rescue n.
yerel hava durumu local weather forecast n.
büyük bir soğuk hava cephesi a massive cold front n.
açık hava dans pisti open-air dance floor n.
sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası siberian cold front (to affect) n.
hava öfkesi air rage n.
yağmurlu hava rainy weather n.
yağmurlu hava wet weather n.
şiddetli/ağır/sert hava şartları extreme weather conditions n.
kamu oyunda hakim olan hava the public's mood n.
kamu oyunda hakim olan hava public mood n.
bir tür hava keseli su yosunu bladderwrack n.
kapalı hava overcast n.
kapalı hava overcast weather n.
olumsuz hava şartları unfavorable weather conditions n.
olumsuz hava koşulları bad weather conditions n.
kötü hava koşulları unfavorable weather conditions n.
kötü hava şartları bad weather conditions n.
kötü hava koşulları bad weather conditions n.
olumsuz hava koşulları unfavorable weather conditions n.
kötü hava şartları unfavorable weather conditions n.
olumsuz hava şartları bad weather conditions n.
hava ve iklim olayları weather and climate events n.
hava elementi air element n.
hava durumu sunucusu weathergirl n.
hava durumu sözlüğü weather dictionary n.
insansız hava aracı drone n.
hava sörfü skysurfing n.
hava sörfü sky surfing n.
iyimser hava mood of optimism n.
olumlu hava mood of optimism n.
hava değiştirici air exhauster n.