sky - Turco Inglés Diccionario

sky

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sky — Definition

Significado:
gökyüzü
Pronunciación (IPA):
(AmE /skaɪ/ – BrE /skaɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: sky (skies)
Sinónimo:
heavens
Antónimos:
ground

Significados de "sky" en diccionario turco inglés : 32 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sky n. gök
Aaron just looked up at the sky with exhaustion.
Aaron bitkin bir halde göğe baktı.

More Sentences
sky n. gökyüzü
The clear blue sky gave him hope once again.
Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı.

More Sentences
General
sky n. sema
At last we can create a truly uniform European area of safety in the European skies.
Nihayet Avrupa semalarında gerçek anlamda tek tip bir Avrupa güvenlik alanı oluşturabiliriz.

More Sentences
sky n. hava sahası
There has been mention of the Single Sky and responsibility for Eurocontrol.
Tek Hava Sahası ve Eurocontrol sorumluluğundan bahsedilmiştir.

More Sentences
sky n. gökyüzü
The clear blue sky gave him hope once again.
Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı.

More Sentences
sky n. sınırsız miktar
The designer felt the sky was the limit as far as what he would design.
Tasarımcı, ne tasarlayacağı konusunda sınırsız miktarda özgürlüğü olduğunu düşünüyordu.

More Sentences
Technical
sky n. gökyüzü
The clear blue sky gave him hope once again.
Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı.

More Sentences
sky n. gök
Aaron just looked up at the sky with exhaustion.
Aaron bitkin bir halde göğe baktı.

More Sentences
sky n. hava
Raise your hand to the sky.
Elini havaya kaldır.

More Sentences
Meteorology
sky n. gökyüzü
The clear blue sky gave him hope once again.
Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı.

More Sentences
General
sky n. kubbe
sky n. bölge
sky n. asuman
sky n. iklim
sky n. felek
sky n. sonsuz ölçü
sky n. arşa değen büyüklük
sky v. havaya atmak
sky v. yükseğe atmak
sky v. (parayı) yazı tura atmak
sky v. (parayı) havaya fırlatmak
sky v. (resim) görünmeyecek kadar tepeye asmak
sky v. hak etmediği şekilde yüceltmek
sky v. göklere çıkarmak
sky v. doğrudan artmak
sky v. dikey yükseliş göstermek
Technical
sky v. (kumaş boyasını) hava ile kurutmak
Dyeing
sky n. gök mavisi
Sport
sky v. (havaya yükselmiş) topa vurmak
sky v. hava vuruşu yapmak
sky v. (küreğin ucunu) fazla yükseğe kaldırmak
Basketball
sky v. çok yükseğe zıplamak

Significados de "sky" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sky blue n. havai
pie in the sky n. boş vaat
sky blue n. gökçe
the highest point of the sky n. ayyuk
pie in the sky n. olmayacak şey
water sky n. su göğü
cloudy sky n. bulutlu hava
dark sky n. karanlık hava
dark sky n. karanlık gökyüzü
sky god n. gök tanrısı
silvering sky n. gümüşi bir renge bürünen gökyüzü
sky surfing n. gökyüzü kayağı
sky surfing n. gökyüzü sörfü
sky-high transfer fee n. astronomik transfer ücreti
sky-map n. yıldız haritası
sky surfing n. hava sörfü
blue sky n. temiz gökyüzü
blue sky n. mavi gökyüzü
blue sky n. açık gökyüzü
sky lantern n. dilek balonu
sky diving n. hava dalışı
sky diving n. paraşütle atlama
sky lantern n. uçan fener
sky lantern n. uçan dilek feneri
sky lantern n. uçan dilek balonu
sky lantern n. dilek feneri
captains of the sky n. gökyüzünün kaptanları
earth and sky n. yer gök
stars in the sky n. gökyüzündeki yıldızlar
sky tram n. teleferik
blue sky n. önü açık durum
blue sky n. gelecekle ilgili gerçekçi olmayan düşünceleri olan
blue sky n. önü açık dönem
blue sky n. gelecekle ilgili aşırı derecede iyimser
starry sky n. yıldızlı gökyüzü
sky [obsolete] n. bulut
sky show [australia] n. havai fişek gösterisi
sky clad n. (modern cadılık uygulamalarında) çıplak olma
ride through the sky v. gökyüzünde dolaşmak
be poised in the sky v. (kuş) havada hareketsizmiş gibi durmak
ascend to the sky v. gökyüzüne çıkmak
lie down under blue sky v. masmavi gökyüzünün altında uzanıp yatmak
fly in the sky v. havada uçmak
drop out of the sky v. gökten düşmek
dispread through the sky v. gökyüzüne uzanmak
return to the sky v. gökyüzüne geri dönmek
look up at the sky v. gökyüzüne bakmak
push the prices sky-high v. fiyatları aşırı yükseltmek
blue-sky v. hayal aleminde gezmek
blue-sky v. gerçekçi olmayan öngörülere sahip olmak
blue-sky adj. gerçekdışı
sky-blue adj. gök mavisi
sky-high adj. çok yüksek
sky-high adj. çok yüksekte
blue-sky adj. para etmeyen
blue-sky adj. ucuz
blue-sky adj. uygulanamaz
blue-sky adj. realist olmayan
blue-sky adj. kullanışsız
blue-sky adj. çok değeri olmayan
blue-sky adj. teorik
blue-sky adj. gerçekçi olmayan
blue-sky adj. gökyüzünün bulutsuz olduğu
out of a clear sky adv. birdenbire
out of clear sky adv. birdenbire
under the open sky adv. açık havada
out of a clear sky adv. tepeden inme
under the open sky adv. gök kubbe altında
out of clear sky adv. aniden
sky-high adv. eşi benzeri görülmemiş derecede
sky-high adv. havaya doğru
sky-high adv. çok yüksek derecede
sky-high adv. olağandışı biçimde
sky-high adv. coşkuyla
sky-high adv. parça parça
sky-high adv. şevkle
sky-high adv. paramparça
Phrasals
build castles in the sky v. olmayacak duaya amin demek
build castles in the sky v. hayal kurmak
build castles in the sky v. ayakları yere basmamak
build castles in the sky v. hayallere kapılmak
build castles in the sky v. hayal dünyasında yaşamak
build castles in the sky v. olmayacak hayaller peşinde koşmak
sky up v. (av) doğrudan yukarı uçmak
Phrases
red sky at night, shepherd's delight expr. geceleyin gökyüzü kırmızıysa çobanın yüzü güler
red sky at night, shepherd's delight expr. güzel havanın habercisi
red sky at night, shepherd's delight expr. güneş gökyüzünü kızıla boyarsa, yarın hava güzel olacak demektir
red sky at night, sailor's delight expr. günbatımı esnasında kızıllaşmış gökyüzü (sonraki gün havanın güzel olacağına yorulur)
Proverb
if a dog's prayers were answered, bones would rain from the sky köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı
red sky in the morning, shepherd's warning kızıl doğan gün, kötü hava habercisi
Colloquial
a pie in the sky n. boş umut
eye in the sky n. güvenlik kamerası
the sky n. erişilebilecek/gelinebilecek en üst nokta
the sky n. erişilebilecek en zirve nokta
sky-blue pink n. var olmayan renk
sky-blue pink n. saçma sapan renk
sky-blue pink n. her ne renkse
sky-blue pink adj. saçma sapan renkte olan
sky-blue pink adj. garip renkli
sky-blue pink adj. rengi belli olmayan
spy-in-the-sky adj. gizli uçak kamerası ile ilgili
spy-in-the-sky adj. gizli uçak kamerasına ait
a pie in the sky expr. boş vaat
sky is the limit expr. sınır yok
sky is the limit expr. sınırsız
Idioms
pie in the sky n. olmayacak dua
blue-sky research n. gerçekdışı araştırma
blue-sky thinking n. açık fikirli/kural dışı düşünme
blue-sky thinking n. sınırsız/özgürce düşünme
blue-sky research n. belirli bir amacı ya da uygulaması olmayan araştırma
blue-sky research n. ayakları yere basmayan araştırma
blue-sky thinking n. normlarla ya da yerleşik inançlarla sınırlı kalmadan düşünme
castles in the sky n. hayal dünyası
castles in the sky n. olmayacak hayaller
castles in the sky n. boş hayaller
sky hook n. hayali/gerçekte var olmayan bir alet
sky hook n. hayali/gerçekte var olmayan vinç
pie in the sky n. öbür dünyadaki mükafat
pie in the sky n. öldükten sonraki ödül
pie in the sky n. ilahi mükafat
sky-piece [dated] n. erkek şapkası
sky rug n. küçük erkek perukası
sky rug n. peruka
sky rug n. erkek peruğu
sky rug n. peruk
sky-piece [dated] n. şapka
blue-sky research n. belirli bir ticari amaca yönelik olmayan araştırma
blue-sky research n. belirli bir ticari amaç gütmeyen araştırma
eye-in-the-sky n. tepede asılı güvenlik kamerası
eye-in-the-sky n. trafik polisi helikopteri
come out of the clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of the clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out of a clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out of a clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of a clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out of the clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
go sky-high v. aşırı yükselmek
blow something sky-high v. yerle bir etmek
blow something sky-high v. havaya uçurmak
aim for the sky v. hedefi yüksek tutmak
shoot for the sky v. hedef büyütmek
aim for the sky v. hedef büyütmek
reach for the sky v. hedefi yüksek tutmak
shoot for the sky v. hedefi yüksek tutmak
reach for the sky v. hedef büyütmek
aim for the sky v. hedeflerini yüksek tutmak
shoot for the sky v. hedeflerini yüksek tutmak
blow something sky-high v. bir çuval inciri berbat etmek
blow (something) sky-high v. çürütmek
blow sky-high v. geçersiz kılmak