| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | sky i. | gök | ||
|
Aaron just looked up at the sky with exhaustion. Aaron bitkin bir halde göğe baktı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | sky i. | gökyüzü | ||
|
The clear blue sky gave him hope once again. Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sky i. | sema | ||
|
At last we can create a truly uniform European area of safety in the European skies. Nihayet Avrupa semalarında gerçek anlamda tek tip bir Avrupa güvenlik alanı oluşturabiliriz. More Sentences |
||||
| Genel | sky i. | hava sahası | ||
|
There has been mention of the Single Sky and responsibility for Eurocontrol. Tek Hava Sahası ve Eurocontrol sorumluluğundan bahsedilmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | sky i. | gökyüzü | ||
|
The clear blue sky gave him hope once again. Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı. More Sentences |
||||
| Genel | sky i. | sınırsız miktar | ||
|
The designer felt the sky was the limit as far as what he would design. Tasarımcı, ne tasarlayacağı konusunda sınırsız miktarda özgürlüğü olduğunu düşünüyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | sky i. | gökyüzü | ||
|
The clear blue sky gave him hope once again. Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı. More Sentences |
||||
| Teknik | sky i. | gök | ||
|
Aaron just looked up at the sky with exhaustion. Aaron bitkin bir halde göğe baktı. More Sentences |
||||
| Teknik | sky i. | hava | ||
|
Raise your hand to the sky. Elini havaya kaldır. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | sky i. | gökyüzü | ||
|
The clear blue sky gave him hope once again. Masmavi gökyüzü onu bir kez daha umutlandırdı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sky i. | kubbe | ||
| Genel | sky i. | bölge | ||
| Genel | sky i. | asuman | ||
| Genel | sky i. | iklim | ||
| Genel | sky i. | felek | ||
| Genel | sky i. | sonsuz ölçü | ||
| Genel | sky i. | arşa değen büyüklük | ||
| Genel | sky f. | havaya atmak | ||
| Genel | sky f. | yükseğe atmak | ||
| Genel | sky f. | (parayı) yazı tura atmak | ||
| Genel | sky f. | (parayı) havaya fırlatmak | ||
| Genel | sky f. | (resim) görünmeyecek kadar tepeye asmak | ||
| Genel | sky f. | hak etmediği şekilde yüceltmek | ||
| Genel | sky f. | göklere çıkarmak | ||
| Genel | sky f. | doğrudan artmak | ||
| Genel | sky f. | dikey yükseliş göstermek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | sky f. | (kumaş boyasını) hava ile kurutmak | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | sky i. | gök mavisi | ||
| Spor | ||||
| Spor | sky f. | (havaya yükselmiş) topa vurmak | ||
| Spor | sky f. | hava vuruşu yapmak | ||
| Spor | sky f. | (küreğin ucunu) fazla yükseğe kaldırmak | ||
| Basketbol | ||||
| Basketbol | sky f. | çok yükseğe zıplamak | ||