iklim - Turco Inglés Diccionario

iklim

Significados de "iklim" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
iklim climate n.
The town has a warm climate which makes it a popular holiday location.
Kasabanın sıcak bir iklime sahip olması burayı popüler bir tatil yeri haline getiriyor.

More Sentences
General
iklim climatic adj.
France can be divided into three broad climatic regions.
Fransa üç geniş iklim bölgesine ayrılabilir.

More Sentences
Geography
iklim climate n.
The town has a warm climate which makes it a popular holiday location.
Kasabanın sıcak bir iklime sahip olması burayı popüler bir tatil yeri haline getiriyor.

More Sentences
General
iklim clime n.
iklim sky n.
iklim region n.
iklim oecology n.
iklim sun n.
Meteorology
iklim climature [rare] n.
Archaic
iklim temperament n.
iklim heaven n.

Significados de "iklim" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
iklim kontrolü climate control n.
iklim değişiklikleri climatic changes n.
iklim koşulları climatic conditions n.
iklim ilmi climatology n.
iklim değişkenliği climate variability n.
karasal iklim continental climate n.
iklim kuşağı belt n.
küresel iklim modeli global climate model n.
mimarlık ve iklim architecture and climate n.
iklim kuşakları climatic zones n.
iklim değişikliği climate change n.
arktik iklim arctic climate n.
iklim koşulları climatic factors n.
küresel iklim değişiklikleri olgusu la nina n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
tropikal iklim tropical climate n.
iklim bölgesi climatic zone n.
kuru (iklim) arid n.
iklim modeli climate model n.
bölge veya iklim anlamında kullanılan kısa ifade clime n.
kurak iklim arid climate n.
kuru iklim şartlarında yağan kar powder snow n.
iklim modellemesi climate modeling n.
ana iklim bölgeleri main climate zones n.
sıcak iklim hot climate n.
sert iklim severe climate n.
sert iklim inhospitable climate n.
sert iklim harsh climate n.
sert iklim extreme climate n.
değişen iklim changing climate n.
nemli iklim humid climate n.
yıl-iklim year-climate n.
iklim bilim climatology n.
yarı nemli iklim subhumid climate n.
iklim bölgesi climate region n.
yumuşak iklim mild climate n.
yerel iklim şartları local climatic conditions n.
iklim ve arazinin çetin oluşu rigours of climate and terrain n.
ılıman iklim şartları moderate climatic conditions n.
ılıman iklim koşulları moderate climatic conditions n.
doğal iklim natural climate n.
sert iklim koşulları severe climate conditions n.
sert iklim şartları severe climate conditions n.
sert iklim şartları harsh climate conditions n.
sert iklim koşulları severe climatic conditions n.
sert iklim şartları harsh climatic conditions n.
sert iklim koşulları harsh climatic conditions n.
sert iklim koşulları harsh climate conditions n.
sert iklim şartları severe climatic conditions n.
ılıman iklim mild climate n.
sıcak iklim warm climate n.
soğuk iklim cold climate n.
hava ve iklim olayları weather and climate events n.
iklim kuşağı climate zone n.
iklim özellikleri climatic characteristics n.
nemli iklim moist climate n.
iklim bilimci climate scientist n.
iklim koruma climate protection n.
iklim durumu climate condition n.
iklim bilimi topluluğu climate science community n.
iklim mühendisliği climate engineering n.
iklim mühendisi climate engineer n.
iklim koşulları temper [obsolete] n.
iklim riski climate risk n.
yaşanamaz iklim koşulu inhospitableness n.
(özellikle iklim) bozukluk insalubrity n.
(özellikle iklim) elverişsizlik insalubrity n.
iklim ve dönemsel biyolojik fenomenler arasındaki ilişki phenology n.
İklim kaygısı climate anxiety n.
(iklim) değişkenlik inequality n.
yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak acclimatise v.
yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak acclimatize v.
ılıman (iklim) mild adj.
ılıman (iklim) equable adj.
daha önce yaşamadığı bir iklim ve doğa ortamına getirilen ve orada yaşamaya devam eden (canlı) naturalized adj.
yumuşak (iklim) genial adj.
sağlıklı olmayan (iklim) sickly adj.
yumuşak (iklim) benign adj.
tropikal iklimden biraz daha serin olan (iklim kuşağı) subtropical adj.
ılıman (iklim) favonian adj.
iklim zararsız climate neutral adj.
daha önce yaşamadığı bir iklim ve doğa ortamına getirilen ve orada yaşamaya devam eden (canlı) naturalised adj.
İklim nötr climate neutral adj.
yaşanması zor olan (yer veya iklim) desert adj.
iklim dostu climate-friendly adj.
iklim düzenleyici climatarchic adj.
yedi iklim dört bucak everywhere adv.
Colloquial
memleketi soğuk iklim bölgesi olan kadın ice maiden n.
soğuk iklim bölgesinden gelen kadın ice maiden n.
Idioms
ılıman iklim (one's) comfort zone n.
Trade/Economic
iklim türev araçları weather derivatives n.
iklim sigortası climate risk n.
genel ekonomik iklim overall economic climate n.
Politics
iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi climate change framework convention n.
birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi united nations framework convention on climate change (unfccc) n.
iklim zirvesi climate summit n.
hükümetler arası iklim değişikliği paneli intergovernmental panel on climate change n.
iklim değişikliği komitesi climate change committee n.
bm iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi un framework convention on climate change (unfccc) n.
iklim politikası climate policy n.
iklim tahvili climate bond n.
avrupa iklim değişikliği programı european climate change programme n.
iklim değişikliği climate change n.
birleşmiş milletler hükümetlerarası iklim değişikliği paneli united nations intergovernmental panel on climate change n.
birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesi united nations framework convention on climate change n.
iklim değişikliği climate change n.
iklim değişikliği finansmanı üst düzey danışma grubu high-level advisory group on climate change financing n.
yeşil iklim fonu green climate fund (gfc) n.
g20 iklim finansmanı çalışma grubu g20 climate finance study group n.
hükümetlerarası iklim değişikliği paneli ipcc (intergovernmental panel on climate change) abrev.
Institutes
su ve iklim işbirliği programı cooperative program on water and climate (cpwc) n.
hükümetlerarası iklim değişimi paneli ıntergovernmental panel on climate change (ıpcc) n.
Industry
iklim dostu climate-smart adj.
iklim açısından akıllı climate-smart adj.
Technical
iklim yuvası climate housing n.
iklim kutusu climate box n.
iklim kontrol paneli climate control panel n.
iklim ünitesi climate unit n.
iklim verileri weather data n.
iklim kontrol sürücü bilgi merkezi climate control driver information center n.
iklim diyagramı climagram n.
soğuk iklim deneyi cold climate test n.
iklim bilimi climatology n.
soğuk iklim yağı arctic lubricant n.
sıcak iklim kireç kaymağı supertropical bleach n.
farklı iki iklim arasına yerleştirilmiş kapı kanatlarının davranışları behaviours of door leaves placed between two different climates n.
iklim deneyleri climatic tests n.
atmosferik iklim atmospheric climate n.
mekanik ve iklim deney metotları mechanical and climatic test methods n.
art arda uniform iklim şartlarına maruz bırakılan kapı kanatlarının nem değişimlerine karşı davranışı behavior under humidity variations of door leaves placed in successive uniform climates n.
art arda uniform iklim şartlarına maruz bırakılan kapı kanatlarının nem değişimleri karşısındaki davranışı behavior under humidity variations of door leaves exposed to successive uniform climates n.
ürünlerin içindeki sınırlı iklim şartları microclimates inside products n.
iklim dizisi climatic sequence n.
iklim deneyi climatic test n.
mekanik ve iklim deneyi mechanical and climatic test n.
direkt doğal iklim şartlarına maruz bırakma exposure to direct natural weathering n.
iklim odası climate chamber n.
sabit iklim constant climate n.
kararlı iklim constant climate n.
iklim tabanlı günışığı modeli climate-based daylight model n.
tropik iklim koşullarına dayanıklı tropics-proof adj.
iklim kontrollü climate-controlled adj.
iklim bakımından climatically adv.
Textile
soğuk iklim kumaşı cold climate fabric n.
tropikal iklim koşullarına dayanıklı tropics-proof adj.
Architecture
mimari ve iklim architecture and climate n.
Construction
iklim etkileri climatic influences n.
Aeronautic
soğuk iklim alaşımı cryogenic alloy n.
soğuk iklim yakıtı cryogenic propellant n.
Marine
iklim tipleri climatic type n.