ucuz - Turco Inglés Diccionario

ucuz

Significados de "ucuz" en diccionario inglés turco : 70 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ucuz cheap adj.
Wind power can be relatively cheaper and also less harmful.
Rüzgar enerjisi nispeten daha ucuz ve daha az zararlı olabilir.

More Sentences
General
ucuz easy adj.
Tom got off easy.
Tom ucuz kurtuldu.

More Sentences
ucuz cheaper adj.
Those countries are invariably poorer and would benefit from these cheaper medicines.
Bu ülkeler her zaman daha fakirdir ve bu ucuz ilaçlardan faydalanacaklardır.

More Sentences
ucuz inexpensive adj.
Public transport is pretty inexpensive in the city.
Bu şehirde toplu taşıma oldukça ucuz.

More Sentences
ucuz giveaway adj.
I bought these shoes for a giveaway price.
Bu ayakkabıları aşırı ucuza aldım.

More Sentences
ucuz cheap adj.
Wind power can be relatively cheaper and also less harmful.
Rüzgar enerjisi nispeten daha ucuz ve daha az zararlı olabilir.

More Sentences
ucuz dirt-cheap adj.
It's dirt-cheap.
Çok ucuz.

More Sentences
Colloquial
ucuz economic adj.
Paige could find a condo at an economic rent in this district.
Paige bu bölgede ucuz bir kiraya apartman dairesi bulabilir.

More Sentences
Technical
ucuz cheap adj.
Wind power can be relatively cheaper and also less harmful.
Rüzgar enerjisi nispeten daha ucuz ve daha az zararlı olabilir.

More Sentences
General
ucuz dime n.
ucuz popular adj.
ucuz facile adj.
ucuz schlock adj.
ucuz keen adj.
ucuz catchpenny adj.
ucuz trumpery adj.
ucuz dirt cheap adj.
ucuz frugal adj.
ucuz cost-effective adj.
ucuz cut-rate adj.
ucuz bargain-priced adj.
ucuz wallet friendly adj.
ucuz blue-sky adj.
ucuz low adj.
ucuz tawdry adj.
ucuz reasonably priced adj.
ucuz cheapjack adj.
ucuz cheap-jack adj.
ucuz trashy adj.
ucuz ten-cent adj.
ucuz uncostly adj.
ucuz unexpensive adj.
ucuz borax adj.
ucuz moderate adj.
ucuz mucky adj.
ucuz chinchy adj.
ucuz dime-store adj.
ucuz dog-cheap adj.
ucuz single-ale adj.
ucuz snide adj.
ucuz cheaply adv.
Colloquial
ucuz half shell [rare] n.
ucuz cheapie adj.
ucuz low-rent adj.
ucuz budget adj.
ucuz generic adj.
ucuz low rent adj.
ucuz pov [australia] adj.
Idioms
ucuz nickel-and-dime adj.
ucuz bargain-bin adj.
ucuz penny-ante adj.
Trade/Economic
ucuz low-priced adj.
ucuz off-brand adj.
Technical
ucuz tinny adj.
Archaic
ucuz gross adj.
Slang
ucuz walmart version (of something) n.
ucuz chicken shit adj.
ucuz shlock adj.
ucuz dreck adj.
ucuz cheezy adj.
ucuz wack (rap slang) adj.
ucuz schlock adj.
ucuz cheapo adj.
ucuz el cheapo adj.
ucuz schlocky adj.
ucuz scrungy adj.
ucuz shlocky adj.
ucuz crumby adj.
ucuz crummy adj.
ucuz (something) from walmart adj.

Significados de "ucuz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ucuz mal knockdown n.
ucuz kağıda basılmış sansasyonel (roman/dergi) pulp n.
çok ucuz otel dosshouse n.
ucuz kurtulma narrow escape n.
genç turistler için ucuz otel hostel n.
ucuz gece kulübü honky tonk n.
ucuz numara cheap shot n.
ucuz ve adi süs eşyası trifle n.
çok ucuz şey snip n.
ucuz edebiyat kitsch n.
ucuz süs trifle n.
sudan ucuz şey bargain n.
geceleri ucuz fiyatla gönderilen telgraf night letter n.
(gazete vb.) ucuz hediye giveaway n.
ucuz dergi pulp n.
heyecanlı ucuz roman dime novel n.
ucuz ev cheesy condo n.
kiralanmış ucuz tarifeli uçak charter plane n.
çok ucuz otel flophouse n.
ucuz bar veya gece klubü barrelhouse n.
ucuz tarifeli bölme coach n.
ucuz atlatma brush n.
ucuz giyim üretimi slopwork n.
ucuz mücevher bauble n.
sudan ucuz fiyat bargain price n.
ucuz olan dekorasyon ya da süs gaudery n.
ucuz sigara gasper n.
ucuz fiyat low price n.
ucuz mal ticareti petty trade n.
ucuz işçilik shoddy workmanship n.
ucuz şey bargain n.
düşük kaliteli ve ucuz ürünler low-end goods n.
ucuz şarap plonk n.
çok kiracılı ucuz apartman tenement n.
ucuz lokanta joint n.
ucuz kurgu pulp fiction n.
ucuz malzeme ticky tacky n.
ucuz semt tenement district n.
ucuz cicili bicili hediyelik eşya tchotchke n.
ucuz sofra şarabı jug wine n.
fransa'da tatil için kiralanan ucuz yazlık kulübe gite n.
ucuz uçuş cheap flight n.
ucuz bilet cheap ticket n.
ucuz viski red eye n.
ucuz otel cheap hotel n.
ucuz pansiyon flophouse n.
ucuz pansiyon doss-house n.
ucuz pansiyon dosshouse n.
ucuz mal satan seyyar satıcı cheap jack n.
ucuz matine bargain matinee n.
ucuz şarap cheap wine n.
ses getiren ucuz roman yellowback n.
kalitesiz kağıda basılmış ucuz dergi pulp n.
kalitesiz kağıda basılmış ucuz dergi pulp magazine n.
ucuz kredi cheap credit n.
genelde kızartma menüsü sunan küçük ve ucuz restoran greasy spoon n.
melas ve atık şekerden yapılan orta amerikaya özgü ucuz bir tür rom tafia n.
melas ve atık şekerden yapılan orta amerika'ya özgü ucuz bir tür rom taffia n.
ucuz, süslü püslü elbise tawdry n.
ucuz cicili bicili hediyelik eşya chachka n.
sıkıntılı ekonomik döneme uygun ucuz, ikinci el kıyafet giyen kimse recessionista n.
ucuz taşın arkasına daha fazla parlaklık sağlamak için uygulanan kaplama chaton n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheap-jack n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheapjack n.
ucuz veya adi şey cheese n.
ucuz malzeme ticky-tack n.
ucuz ve iddialı kimse tinhorn n.
ucuz ve gösterişli şey tinsel n.
ucuz cicili bicili hediyelik eşya tshatshke n.
ucuz cicili bicili hediyelik eşya tsatske n.
ucuz mal twofer n.
ucuz çakı barlow n.
ucuz değersiz eşya folderal n.
ucuz değersiz eşya frill n.
ucuz değersiz eşya jimcrack n.
ucuz değersiz eşya falderol n.
ucuz, kalitesiz bar dive bar n.
lav görünümünde ucuz çömlek lava ware n.
kötü ve ucuz macera blood [uk] n.
kötü ve ucuz polisiye roman blood [uk] n.
ucuz süs miniment n.
ucuz mal borax n.
ürün yelpazesindeki ucuz ürünleri satmaya odaklı şirket broadline n.
ucuz mekanların olduğu semt honkytonk n.
ucuz gece kulübü honkytonk n.
ucuz gece kulübü honky-tonk n.
ucuz mekanların olduğu semt honky-tonk n.
ucuz eğlence mekanı penny gaff [uk] n.
ucuz eğlence mekanı gaff [uk] n.
tiyatroda en ucuz koltukların olduğu üst platform gallery n.
ucuz ve gösterişli parlaklık glare n.
tiyatronun ucuz sırasında oturan izleyici groundling n.
ucuz mal off-brand n.
ucuz içki satan yer one-armed bandit [us] n.
ucuz alkol karışımlarını içen kimse rubby n.
ucuz şarapla karıştırılan tuvalet ispirtosu rubby n.
(özellikle kaçak getirilmiş gibi yapılan ucuz ve gösterişli mallar satan) seyyar satıcı dudder [dated] [uk] n.
(jamaika'da) rastafarilerin yediği ucuz, tuzsuz ve doğal bir yiyecek ital n.
ucuz giysilerde kullanılan düşük kaliteli kürk parçası plate n.
göz kamaştıran ucuz şey flamfew [obsolete] n.
ucuz şarap plunk [australia] n.
ucuz makale pulp n.
ucuz içerikli dergi pulpy n.
sökülerek yeniden örülmüş ucuz yün kumaş shoddy n.
sodyum silikatlı ucuz sabun silicated soap n.
ucuz hazır giyim slop n.
ucuz kıyafet slops n.
ucuz giyim slopwork n.
(britanya'da) denizcilere satılan ucuz kıyafet slops n.
(karnaval gibi yerlerde) şans oyunlarında ödül olarak verilen ucuz eşyalar slum n.
ucuz duygusallık içeren eser slush n.
ucuz bar snack counter n.
ucuz restoran beanery n.
ucuz kafe beanery n.
ucuz alternatifi seçme eğilimi substitution n.
ucuz ürün tercihi substitution n.
(restoranın kendi markası olan) ucuz jenerik şarap house wine n.
(restoranın kendi markası olan) ucuz jenerik şarap house n.
(restoranın kendi markası olan) ucuz jenerik şarap house n.
ucuz şarap swankey [dialect] [uk] n.
ucuz şarap swanky [dialect] [uk] n.
ucuz elma şarabı swanky [dialect] [uk] n.
ucuz elma şarabı swankey [dialect] [uk] n.
ucuz kurtulmak get off cheap v.
ucuz atlatmak get off cheap v.
ucuz kurtulmak have a narrow escape v.
rahatlamak için ucuz mağazalardan alışveriş yapmak retail therapy v.
oldukça ucuz olmak be on the low side v.
ucuz kurtulmak (kazadan) walk away from v.
ucuz kurtulmak escape (from a dangerous situation) with little or no harm v.
ucuz kurtulmak get off lightly v.
ucuz atlatmak get off lightly v.
ucuz atlatmak escape (from a dangerous situation) with little or no harm v.
dayanaksız ucuz evler inşa etmek jerry-build v.
ucuz atlatmak get off to v.
ucuz olmak be inexpensive v.
ucuz olmak be cheap v.
ucuz almak buy cheap v.
ucuz alıp pahalı satmak buy cheap sell dear v.
ucuz alıp pahalı satmak buy cheap sell high v.
ucuz eğlence mekanlarına gitmek honkytonk v.
ucuz eğlence mekanlarına gitmek honky-tonk v.
(yazılı eseri) ucuz kağıda yeniden basmak pulp v.
sudan ucuz very cheap adj.
sade ve ucuz frugal adj.
ucuz ve pis (yer) sleazy adj.
daha ucuz cheaper adj.
sudan ucuz dirt cheap adj.
en ucuz cheapest adj.
çok ucuz dirt cheap adj.